Alüminyum cephede yerli üretimin başarısı

Türkiye'de yüksek miktarda bulunan alüminyum, yapı sektörünün önemli cephe elemanlarından biri olarak modern mimari uygulamalarda kullanılmaya devam ediyor.
Alüminyum cephede yerli üretimin başarısı

Türkiye’de yüksek miktarda bulunan alüminyum, yapı sektörünün önemli cephe elemanlarından biri olarak modern mimari uygulamalarda kullanılmaya devam ediyor. Yüzde 100 geri dönüştürülebilir özelliğe sahip alüminyum, yerli üretimin de katkısıyla tasarımda mimarlara özgün uygulama yapma imkânı da tanıyor.

TOKİ Haber – Türkiye’nin önemli sanayi kollarından biri hâline gelen alüminyum, inşaat ve mimarideki kullanımını artırıyor. Yüzde 100 geri dönüştürülebilir olması, kolay şekil alması, hızlı uygulanabilmesi ve estetik oluşu alüminyumu inşaatın farklı alanlarına taşıyor. Giydirme cephe, kompozit panel kaplaması, pencere ve kapılar, balkon korkuluk ve cam balkon kapamaları, çatılar, alt konstrüksiyonu, görsel temalar, güneş kırıcılar, ısıtma-soğutma üniteleri bu alanlar arasında yer alıyor.

Cephe uygulamalarında ise genellikle bina dışındaki kompoze levhalarında ve profillerde alüminyum kullanılıyor. Ayrıca cephede tercih edilen pek çok malzemeyle birlikte de kullanılıyor. Alüminyum; cam cephe, seramik cephe, ahşap cephe, fibercement, doğal taş sistemleri, sinterflex ve neolight gibi büyük ebatlı malzemelerin uygulanması, güneş panelleri, gölgelendirme sistemleri, denizlik ve söveler, otomasyon ve pergola sistemlerinde de kullanım alanı buluyor.

ALÜMİNYUM İLE GÖRKEMLİ CEPHELER

Alüminyum, dünya genelinde özellikle yüksek yapıların vazgeçilmezi hâline geldi. 1934 yılında inşa edilen, 1970 yılına kadar da dünyanın en yüksek gökdeleni olan ABD’ deki Empire State Building, alüminyum kullanılan en ünlü binalardan biri. Alüminyumun Türkiye’deki binaların cephelerinde yaygınlaşmaya başlaması ise 1990’lara dayanıyor. 1990’ların başında İstanbul’un Şişli-Levent-Maslak hattında inşa edilen gökdelenlerin cephesinde ağırlıklı alüminyum kullanıldı. 1989 yılında inşa edilen Yapı Kredi Plaza’yı, 1993’te açılan Sabancı Center binası izledi. 2000’li yıllar, yüksek karma binaların ve dolayısıyla alüminyum cephenin daha da yaygınlaştığı yıllar oldu. 2000 yılında açılan İş Bankası Kulelerini, Tekfen Tower, Elit Residence, Kanyon, Levent 199, Sabancı Üniversitesi Eğitim Binası ve Nanoteknoloji Merkezi Binası, Adnan Menderes Havalimanı Terminal Binası gibi çok sayıda binayı eğitim yapıları ve AVM’ler izledi.

ALÜMİNYUM CEPHENİN AVANTAJLARI

Alüminyumun dayanıklı, emniyetli, sağlıklı, hijyenik ve sürdürülebilir olması gibi özellikleri mimarların tercihinde etkili oluyor. CEPHEDER, alüminyum cephenin avantajlarını; yapılara ekstra yük getirmemesi, korozyona karşı (nem, rutubet vb.) dayanaklı olması, kolay şekil alması, estetik uygulamalara imkân tanıması, çevre dostu olması, uzun yıllar bakım onarım ihtiyacının olmaması, renklendirilebilir olması ve enerji tasarrufu sağlaması şeklinde sıralıyor.

YÜZDE 100 YERLİ ALÜMİNYUM İLE EKONOMİYE KATKI

Alüminyum, oksijen ve silisyumdan sonra dünyada en çok bulunan üçüncü element. Doğada bileşikler hâlinde bulunan bu metalin keşfi ortalama 200 yıl öncesine dayanıyor. Son 100 yıldır inşaat sektöründe yoğun kullanılıyor. Ülkemizde ise çelikten sonra en çok kullanılan malzeme olan alüminyum, 4 milyar dolar civarındaki iş hacmi, bin 500’ü aşkın firma ve 30 binin üstünde istihdamla en önemli sanayi kolları arasında yer alıyor. Üretim kalitesi ve teknolojisinin gelişmiş olması alüminyum cephe sistemleri sektörünün işini kolaylaştırıyor. Malzemenin yerli ve istenen kalitede olmasının yanı sıra yüzde 100 geri dönüştürülebilir olması alüminyumun, sadece günümüzün değil, geleceğin dış cephelerinde de tercih edileceğine işaret ediyor.

ALÜMİNYUM ENDÜSTRİ 4.0’A CEVAP VERİYOR

Alüminyum uygulama alanlarındaki 65 yıllık deneyimiyle sektöre öncülük yapan Çuhadaroğlu Grubu’na bağlı Çuhadaroğlu Metal Pazarlama Satış, Ar-Ge ve Üretimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Atsız, alüminyumun endüstriyel kullanımdaki önemine vurgu yaptı.

Alüminyumun sınırsız tasarım özgürlüğüyle tüm inovatif çözümlere cevap verebildiğini aktaran Atsız, “Dünyadaki değişime ayak uydurmak zorundayız. Her sektörde Endüstri 4.0 alanında yapılmakta olan uygulamalar mutlaka alüminyumla kesişmekte ve bu ihtiyaca cevap verebilen yegane metal olarak alüminyum karşımıza çıkmaktadır” dedi.

Gökhan Atsız, Çuhadaroğlu’nun bu değişime Çuhadaroğlu Metal bünyesindeki Alüminyum Mimari Sistemler Evi adını taşıyan Ar-Ge merkeziyle cevap verdiğini dile getirdi. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak onaylı Ar-Ge merkezinde, alüminyum metalinin ham maddesi olan külçe temininden başlayarak dökümhane, ekstrüzyon, mekanik işleme, yüzey işlemler, Kapedam test laboratuvarı birimleriyle entegre tesis olarak hizmet veren tek firma olduklarının altını çizen Atsız, burada yapı ve inşaat sektörü için ürün ve sistemlerin de geliştirildiğini söyledi.

Çuhadaroğlu’nun bu ürünleri; alüminyum mimari sistemler (giydirme cepheler, sürme ve doğrama sistemleri), otomatik döner ve kayar kapılar, ofis bölme sistemleri, güvenlik doğramaları (kurşun geçirmez ve yangına dayanaklı doğramalar) ve bombaya dayanıklı cepheler olarak sıralayan Atsız, savunma sanayisi için güvenlik kabinleri sistemlerinin testlerinin yapıldığını, ayrıca endüstriyel profil ürünlerinin bulunduğunu da aktardı. Atsız, Ar-Ge merkezinde, sürme sistemler başta olmak üzere cephe sistemleri ve katlanır sistemler geliştirdiklerini kaydetti.

Çuhadaroğlu, ürünlerini Amerika, Avrupa, Asya, Afrika ve Avustralya dahil 5 kıtada 35 ülkeye ihraç ediyor. 2019’un ilk 3 ayında satış cirosunda ihracatın payının yüzde 45’e geldiğini söyleyen Atsız, bu oranı yıl sonuna kadar yüzde 60’a çıkarmayı, ABD ve Avrupa ülkelerindeki satış paylarını artırmayı hedeflediklerini kaydetti.

ALÜMİNYUM CEPHEDE YERLİ ÜRETİMİN BAŞARISI

Cephe Sanayici ve İş İnsanları Derneği (CEPHEDER) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Baştanoğlu, ülkemizde 40 sene önce yaygınlaşmaya başlayan alüminyum cephenin, 2012 yılından itibaren inşaat sektöründeki gelişmenin de etkisiyle daha hızlı yol aldığını dile getirdi. Alüminyum cephenin yeni binalarda kullanım oranının yüzde 60’lara yükseldiğini kaydeden Baştanoğlu, yerli üretimin gelişmesine dikkat çekti.

Geçmişte alüminyum cephede yurt dışında geliştirilen detay ve tasarımlar kullanılırken, artık yerli üreticilerin kendi sistem ve detaylarını geliştirebildiğini dile getiren Baştanoğlu, “Özellikle uygulamalarda dünyada çok güzel işlere imza atan firmalarımız var. Bu firmalar normlar ve standartlar bakımından fazlaca detaylı talepleri olan ülkelerde bile tasarım ve iş yapabilme kabiliyetine erişti” diye konuştu.

Baştanoğlu, ürün kalitesinin yanı sıra yeni ürün ve sistemlerin arttığını; daha ince ve zarif profillerin, rahat ve kullanışlı prefabrik elemanların tasarlandığını, birbirlerine geçiş ve bağlantı elemanlarının geliştirildiğini aktardı.

UYGUN PROJE VE KALİTELİ MALZEME

Adil Baştanoğlu, kaliteli bir alüminyum cephe için öncelikle ihtiyaca uygun proje (fonksiyonel ve estetik vb.), taşıyıcılık anlamında doğru ve kaliteli malzeme, ardından dikkatli uygulama ve denetim unsurlarının önemli olduğunun altını çizdi. Baştanoğlu, malzeme üreten firmaların TSE ve CE standartlarında üretim yapmasını, cephe normlarını karşılayan standartlara sahip olması gerektiğini, montaj aşamasındaki teknik şartnamelere ve iş güvenliğine uyulması gerektiğini vurguladı.

ÜÇÜNCÜ ÇEYREKTE BÜYÜME HIZLANACAK

Alüminyum cephenin bina maliyetindeki oranının, mimari tasarıma bağlı olarak değiştiğini belirten Baştanoğlu, cephe maliyetlerinin genel oranının ise yüzde 25 civarında olduğunu ifade etti. Baştanoğlu, cephe ve alüminyum cephe sektöründe 2018 yılı ilk çeyreğinde yüzde 20 büyüme yaşandığını ancak son üç çeyrekte ivmenin tersine döndüğünü belirtti. Cephe ve alüminyum sektörünün 2018 yılı ekonomik büyüklüğünü de kapsayan CEPHEDER Sektörel Büyüklük Araştırması’nın yıl içinde tamamlanacağını aktaran Baştanoğlu, “2019 yılı tahminlerimize göre üçüncü çeyrekte büyümesi hızlanarak ağırlıklarından kurtulan sektörümüzün kendini toparlayarak eski ihtişamına kavuşma yoluna gireceğine inanıyoruz” diye konuştu.