Çağın malzemesi: Kompozit

Yüksek katma değerli ürünlere dönüşen kompozit malzeme, yüksek mukavemet, düşük yoğunluk, kolay şekil alma gibi özellikleriyle yapı sektörünün vazgeçilmezi oldu.

Günümüzde yüksek katma değerli ürünlere dönüşen kompozit malzeme, yüksek mukavemet, düşük yoğunluk, kolay şekil alma gibi özellikleriyle yapı sektörünün pek çok uygulama alanında tercih ediliyor.

Eski çağlardan bu yana ahşap, kum, toprak ve maden gibi doğadaki temel malzemeler kullanılarak beton, cam, tuğla, seramik gibi ürünler geliştirildi. Teknolojinin ilerlemesiyle ürünler daha da gelişirken temel malzemelere son yüzyılda kompozit eklendi.

Kompozit, Fransızcadan dilimize geçen bir kelime. Kompozitin ilk tanımı “karma”, ikinci tanımı mimarlık terimi olarak “değişik tarzları bir araya taşıyan” olarak ifade ediliyor. Dolayısıyla kompozit malzeme, genellikle farklı özelliklere sahip olan iki veya daha fazla malzemenin kontrollü koşullar altında ve belirli oranlarda birleştirilmesiyle elde ediliyor. Karışıma giren ürünler birbirine karışmıyor; kendi kimyasal, fiziksel ve mekanik özelliklerini koruyor. Bileşenlerden ana malzeme “matris”, diğeri ise “takviye elemanı” olarak adlandırılıyor.

Kompoziti oluştururken kimi zaman katkı ve dolgu maddelerine de ihtiyaç duyuluyor. Matris malzemeler genellikle polimer, metal, metal alaşımlı veya seramik gibi malzemelerden; takviye elemanları ise çelik, karbür, aramid, naylon gibi malzemelerden (lif, tabaka veya parçacık biçiminde) oluşuyor.

Kompozit malzemeler konusunda çalışması bulunan Y. Mimar Fikriye Filiz Arduç, “Kompozit Malzemeler” isimli araştırmasında, kompozitleri doğal ve yapay olarak iki gruba ayırıyor. Doğal kompozitler içinde ahşap ve kemik yer alıyor. İnsan yapımı olan yapay kompozitlerin ilki kerpiç, ardından beton (agrega, çimento ve kumdan oluşan bir karışım) geliyor. Modern kompozit üretiminin başlangıcı ise 1930’lu yıllarda Amerika’da cam elyafın bulunmasına dayanıyor.

UZAY VE ROBOT TEKNOLOJİSİNDEN SPOR MALZEMESİNE KOMPOZİT KULLANIMI

Çağın ve geleceğin malzemesi olan kompozitin kullanıldığı alanlar hayli geniş. Uzay, robot, elektrik-elektronik teknolojisi, inşaat ve inşaat malzemeleri, kimya, gıda, tarım, otomotiv, savunma sanayisi ve havacılık, denizcilik sektörleri, müzik aletleri endüstrisi, tıbbi cihaz imalatı, spor malzemeleri imalatı (yüksek atlama sırıkları, tenis raketleri, sörf, yarış tekneleri, kayak vs.)…

Kompozit malzeme dünyada en çok taşımacılık ve otomotiv (yüzde 28 oranla), yapı/inşaat (yüzde 19) ve elektrik-elektronik (yüzde 16) alanlarında kullanılıyor. Bu sıralama ülkemizde boru ve tank (yüzde 36), taşımacılık ve otomotiv (yüzde 24) ve yapı/inşaat (yüzde 21) olarak sıralanıyor.

KOMPOZİT İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN HER ALANINDA KULLANILIYOR

Kompozit malzemelerin inşaatlarda oldukça geniş kullanım alanı bulunuyor. Saniter malzemeler (banyo küvetleri, lavabolar, banyo tezgâhları), yağmur suyu taşıma sistemleri (yağmur oluğu, su indirme boruları), yüzme havuzları, soğutma kule yapıları, beton kalıpları, temel kazıkları, giydirme cepheler, prefabrik binalar, modüler kabinler, yalıtım, çatı ve cephe kaplama levhaları, taşıyıcı profiller, köprü platformu ve ayakları, otoyol korkulukları ve işaret levhaları, borular, dekoratif elemanlar ve sera panellerde kompozit malzemeden yararlanılıyor.

Kompozit ürünler içinde FRP (cam elyaf takviyeli plastik) ve GFRC (cam elyaf takviyeli beton) malzemelerin inşaattaki kullanımı ise giderek yükseliyor.

İNŞAATTA CAM ELYAF TAKVİYELİ KOMPOZİTLER

FRP (cam elyaf takviyeli plastik), Türkiye’de CTP adıyla da biliniyor. Cam elyaf takviyeli plastik; yüksek mekanik dayanımlı “cam elyafı” ile “plastik reçinenin” (örneğin polyesterin) bir araya getirilmesiyle üstün nitelikli kompozit mühendislik malzemelere dönüşüyor. Türkiye’de daha çok Fibrobeton markasıyla bilinen GFRC (cam elyaf takviyeli beton), “cam elyafı” ile “beyaz çimento” içeriyor. Her iki ürün de ülkemizde istenen kalite ve miktarda üretilebiliyor. Pek çok avantajından dolayı cam elyaf takviyeli plastik (FRP), inşaatta daha fazla tercih ediliyor.

KOMPOZİT MALZEME PAZARI 114,7 MİLYAR DOLARA ULAŞIYOR

Yakın zamana kadar Türkiye’de kompozit olarak akla önce alüminyum kompozit geliyordu. İnşaatta ve sanayide değişik kompozit çeşitleri geliştirilmesiyle buna yenileri ekleniyor. Yüksek katma değerli oluşuyla geleceğin malzemesi olarak görülen kompozitlerin pazardaki varlığı da giderek büyüyor. 2024 yılına kadar kompozit malzeme pazarının 40,2 milyar dolara, kompozit nihai ürün pazarının 114,7 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.

Teknolojik ve maddi değeri, kompoziti Türkiye için de çok önemli bir endüstri hâline getiriyor. Havacılık, uzay ve otomotiv endüstrilerinde enerji ve fosil yakıt tüketiminin azalması, kompozit malzeme kullanımından kaynaklanıyor. Gelişimini sürdüren kompozit teknolojisiyle birlikte malzemenin diğer endüstrilere de girdi sunan ve çözüm üreten bir endüstri olacağı öngörülüyor.

KOMPOZİTİN HAYAT VERDİĞİ GÖRKEMLİ BİR KÜLTÜR SANAT ESERİ:
BAKÜ HAYDAR ALİYEV KÜLTÜR MERKEZİ

İlginç mimarisiyle dünyanın en güzel kültür merkezleri arasında yer alan Haydar Aliyev Kültür Merkezi, aynı zamanda mimaride kompozit kullanımına da güzel bir örnek oluşturuyor. Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de 2013 yılında Türk firması DİA Holding tarafından 3,5 yılda inşa edilen binanın mimari tasarımı yarışmayla belirlendi. Azerbaycan devleti tarafından 2007 yılında açılan yarışmayı, Iraklı ünlü kadın mimar Zaha Hadid kazandı. 101 bin metrekarelik kültür merkezi, ülkenin kültür programlarının merkez binası olarak tasarlandı. Konser salonu, konferans salonu, kütüphane, müze, sanat galerileri içeren binanın mimarisi, Azerbaycan mitolojisinde geçen Hazar Denizi’nin yükselişini yansıtıyor. Binanın farklı mimarisi, Bakü’de yaygın olan anıtsal Sovyet mimarisinden sıyrılıyor.

Maliyeti 200 milyon avroyu geçen binanın kabuğunda yüksek rüzgâr, sismik yükler, kaplama ve diğer yükleri taşıyabilecek uzay kafes sistemi yer alıyor. Cam elyaf takviyeli plastik (GFRP) ve cam elyaf takviyeli beton (GFRC) paneller, cephe sisteminde kullanılan ana bitiş malzemelerini oluşturuyor. GFRC paneller, cam elyaf katmanlarla güçlendirilmiş, çeşitli ince taneli yüksek performanslı beyaz çimento betonu katmanları içeriyor. Her biri farklı geometrilere sahip 15 bin panel bulunuyor. Konferans salonunun akustik tavan ve duvar kaplamaları da kompozit malzeme uygulamasına örnek teşkil ediyor.

DÜRDANE SEVİNÇ – TOKİ HABER DERGİSİ

İlgili Konular:
TOKİ Haber
TOKİ Haber

Anadolu’nun kapı tokmakları

Geleneksel Anadolu evlerinin kapı tokmakları, işlevsel bir amaca hizmet etmenin yanında Anadolu'nun yaşam tarzını, sanat zevkini ve zanaat inceliklerini yansıtıyor.
Geleneksel Anadolu evlerinin kapı tokmakları, işlevsel bir amaca hizmet etmenin yanında Anadolu’nun yaşam tarzını, sanat zevkini ve zanaat inceliklerini yansıtıyor. Anadolu’da yakın geçmiş yaşamın izlerini sürebilmek için en önemli verilerden birisi mimari mirastır. Mimari bize sadece yapılı çevre hakkında fikir vermekle kalmaz, aynı zamanda kültürel ve sosyoekonomik alanda da pek çok ipucu verir. Bu sebeple mimari mirasın belgelenmesi hem mimarlık tarihi bilimine katkı sunacak hem de gelecek kuşaklar için sağlam bir başvuru kaynağı olacaktır. Mimari mirasımızın önemli bir parçası olan geleneksel konutlar, kültürümüzün özünü taşıyan, bunu bize ve gelecek nesillere aktaracak olan en önemli varlıklarımızın başında gelir. Kültürümüzün kaybolmaması için bu konutların özenle korunması, bu ülkede yaşayan her bireyin görevi olmalıdır. Y. MİMAR GÖKÇEK BOYRAZ DIŞ KAPILAR CEPHE SÜSLEMELERİNİN VAZGEÇİLMEZİ Anadolu şehirlerinde çok sık gördüğümüz, genellikle 19. yüzyıla tarihlenen geleneksel konutların cephe süslemelerinin vazgeçilmez ögelerinden biri de dış kapılardır. Evlerin sokakla ilişkisini sağlayan dış kapılar, mahrem olanı umumi olandan ayıran, hem özel hem tüzel sayabileceğimiz yapı elemanlarıdır. Evlerdeki kapılar bir avlu kapısı olabileceği gibi doğrudan evin taşlığına açılan bir kapı da olabilir. Cephede bulunma konumları, cepheyle aynı yüzeyde veya cepheden içe çekilmiş durumdadır. Konut mimarisinde cepheden dışa doğru çıkan kapılara çok rastlanmaz. Kapıda bekleyen kişilerin hava şartlarından etkilenmemesi için cepheden

Geçmişten günümüze “su mimarisi”

Suyun mekân ve çevreyle ilişkisini ele alan uzmanlar, su ve peyzaj ilişkisi, tasarıma etkisi, İstanbul ve Osmanlı'daki su mimarisi ve sürdürülebilir su kültürünü anlatıyor.
Suyun mekân ve çevreyle ilişkisini ele alan uzmanlar, su ve peyzaj ilişkisi, mimari bir öge olan suyun tasarıma etkisi, İstanbul’un su mimarisi, Osmanlı’daki su yapıları ve sürdürülebilir su kültürünü anlatıyor. SU KÜLTÜRÜ VE MİMARİ Fatih BahçeciUzman Sanat Tarihçisi İnsanoğlunun suyla ilişkisi ne zaman başladı? Geçmişten bugüne su kültürünü anlatır mısınız? İnsanlık tarihinde su, yaşamın vazgeçilmez bir unsuru olmuştur. Hayat için su kadar hiçbir maddenin ihtiyaç ve önemi olmamış, maddi ve manevi dünyada her şey suya dayalı olarak gelişmiştir. Medeniyet tarihinde toplumların bir araya geldiği noktalar hep su kenarları olmuş, su için savaşlar yapılmış, politikalar güdülmüştür. İlk çağlarda kentleşmeler ve daha sonra devletin çekirdeğini oluşturacak örgütlenmeler nehir boylarına yerleşmiş halklarda görülmüştür. Yerleşik hayata geçişte şehre veya sulama için araziye su temini tüm medeniyetlerin ana problemlerinden biri olmuştur. İnsanoğlunun suyla ilişkisi uygarlık tarihi kadar eskidir. Su tesisleri yaklaşık 6 bin yıl öncesinde kurulmuş ve suyla gelen medeniyet ilk olarak Nil, Fırat, Dicle, İndüs ve Huang-ho nehirlerinin geçtiği alanlarda başlamıştır. Mısır’da bulunan ve üzerinde sulamayla ilgili bir töreni gösteren MÖ 3200 tarihli vazo, su kültünün ilk izlerini taşır. Anadolu’da ise suyla ilgili yapıların tarihi Hititler ile Frigler’e kadar uzanmaktadır. Antik Çağ’ın ve Yunan mitolojisinin en önemli kaynaklarından Homeros, başlangıçta yalnızca su olduğunu yazar.

Mekansız bir hareket: Sokak sanatı

Sanatı galeri ve müzayedelerden çekip çıkararak gündelik yaşamın tam ortasına yerleştiren sokak sanatı, duvarları, asfaltı, direkleri, yolları, kaldırımları tablo hâline getiriyor.
Sanatı galeri ve müzayedelerden çekip çıkararak gündelik yaşamın tam ortasına yerleştiren sokak sanatı (Street Art), tüm dünyada hızla yayılıyor. Duvarları, asfaltı, direkleri, yolları, kaldırımları tablo hâline getiren sanatçıların farklı motivasyonları var; kimisi politik bir duruş sergiliyor kimisi modern insanın sorunlarını anlatıyor. Kimi de sadece eğlence ve mizah peşinde. “Sanat nedir” kadar eski değilse bile uzun süredir tartışılan bir soru var: “Sanatın mekânı var mıdır?” Resim, heykel, müzik, tiyatro gibi sanat dalları tarih boyunca kendi özel şartlarına sahip olsa da günümüz dünyası tüm kuralları esneten, hatta yıkan sanatçıların oyun alanına dönüşüyor. Yıkık bir duvar, eski bir çöp tenekesi, cılız bir ağaç ya da boş bir apartman cephesi yaratıcı dokunuşlarla birden bulunduğu çevrenin en dikkat çekici nesnesine dönüşebiliyor. Ve buna kısaca “sokak sanatı” deniyor. Sokak sanatını teorik anlamda incelemek kolay değil. Görece yeni denebilecek bu akımın hem geleneksel hem de modern sanat anlayışının önümüze koyduğu kalıpların dışında durması işi biraz zorlaştırıyor. Buna karşın duvarları, asfaltı, direkleri, yolları, kaldırımları tablo hâline getirerek sanatını bedava sunan, insanlığın her türden sorununa kayıtsız kalmayan sokak sanatçılarının sayısı günden güne artıyor. DÜNYANIN EN BÜYÜK MEDYASI: SOKAK Sokak sanatının günlük hayatın sıkça karşılaştığımız bir parçası hâline gelerek belli bir üne kavuşması yeni sayılsa da geçmişi 1920’lere kadar uzanıyor.