İnşaatta “nano mimarlık” devrimi

Uludağ Üniversitesi'nden Öğretim Üyesi Dr. Miray Gür, nanoteknolojinin nano mimarlığa katkılarını anlattı.
İnşaatta “nano mimarlık” devrimi

Uludağ Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Bina Bilgisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Miray Gür, dergimizin temmuz sayısında teknolojik devrim niteliğindeki nanoteknolojinin nano mimarlığa katkılarını anlattı.

21’inci yüzyılın en önemli teknolojilerinden olan nanoteknoloji nedir? Hangi alanlarda kullanılıyor?
Nanoteknolojinin tanımlanmasında öncelikle “nano” kelimesinin ifade ettiği anlama değinilmelidir. “Bir fiziksel büyüklüğün milyarda biri” olarak tanımlanan nano kelimesinin ölçüsünü ifade etmek için genellikle saç teli örneği kullanılmaktadır. Buna göre metrenin milyarda biri kadar uzunluğa sahip olan 1 nanometre, bir saç teli kalınlığının 10 binde biri kadar kalınlıktadır.

Nanoteknoloji ise atom ve moleküllerin sözü edilen en küçük birimlerinin ifade edilmesi yönünde kullanılmakta ve maddelerin en küçük yapı taşını oluşturan atomlar üzerinde deneyler yapmakla ilgilenmektedir. “Nano” yapı taşlarının deneyler aracılığıyla çalışıldığı bu teknolojik platform, farklı bilim ve uzmanlık alanlarından insanların, hayatın kolaylaştırılması ve hızlandırılması amacıyla birtakım sorunlara çözüm üretebilecek buluş ve keşifler yapmalarını hedeflemektedir. Bu deneyler, maddeyi atomik boyutuyla kontrol etmek amacı gütmekte; atomların birleştirilmesi, mevcut moleküllerin değiştirilmesi gibi yöntemlerle yeni maddeler oluşturulmasını amaçlamaktadır. Nanoteknolojiye farklı alanlardan duyulan ilgiyi artıran bu hedef, birtakım problemlere çözüm geliştirir, zaman, enerji ve para tasarrufu sağlar, ürün ve yaşam kalitesini artırır.

“TÜM ENDÜSTRİ KOLLARI NANOTEKNOLOJİDEN YARARLANIR”

Nitekim mevcut moleküllerin değiştirilmesi veya doğada var olan yapıların üretilebilmesi, çoğaltılması veya yeni maddelerin üretilmesi gibi heyecan ve ilgi uyandıran olası keşifler, bilimde yeni gelişmelere potansiyel oluşturmaktadır. Nanoteknolojiyle üretilen nanometre ölçekli yapılar, cihazlar ve sistemler; bilgisayar teknolojileri, elektronik, savunma sanayisi, havacılık ve uzay, tıp, tekstil, ziraat, biyoloji, mimarlık, malzeme ve inşaat teknolojileri gibi çeşitli uzmanlık alanları ve sektörlerde kullanılmakta ve geliştirilmektedir. Günlük yaşantımızı kolaylaştıran teknolojik aletlerin gittikçe küçülmesinde nanoteknolojik gelişmelerin payı büyüktür.

Multidisipliner bir çalışma alanı olan ve geniş bir uygulama alanına sahip nanoteknoloji, bazı bilim dallarında daha fazla öne çıkmaktadır. Nanoteknoloji, biyoloji ve fizik alanında ortaya çıkardığı önemli gelişmelerle farklı bilim dallarına katkı sağlamakta, endüstriyel ülkelerin rekabetinde ivme kazandıran bir güç olarak teknolojik bir devrim niteliği taşımaktadır. Güncel durumda neredeyse tüm endüstri kolları inovatif ve yaşam kalitesini artıran nanomalzemelerden ve nanoteknolojiden yararlanmaktadır.

Çalışmanızda “nanomimarlık” kavramından bahsediyorsunuz. Nanoteknolojinin mimarlığa etkisi ve yapı sektörüne getirdiği yenilikler neler?
Nanomimarlık anlamında nanoteknolojinin mimarlığa olan katkıları; yapı ve tasarım alanlarındaki uygulamalar, sürdürülebilirlik ve yeşil bina üretimi, restorasyon uygulamaları ve bilişim aracılığıyla bilgi ve teknoloji entegrasyonuna kadar farklı ölçeklerde görülmektedir. Yapı üretiminde en yaygın kullanılan ve nanomimarlık ortamında geçmişi en eski olan uygulama alanının nano malzemeler olduğunu belirtmek mümkündür.

Yapı ve tasarım alanında hem altyapı hem de bina üretiminde nanoteknoloji yer almaktadır. Nanoteknoloji otoyol ve köprü uygulamalarında beton ya da çelik kompozit nano malzemeler performansın artırılmasına yönelik uygulanırken, akıllı yapılar üretilmesinde nanomalzemelerin yanı sıra cihaz teknolojilerinden de faydalanılmaktadır.

NANOMALZEMELERİN UYGULAMA ALANLARI

Nanomalzemeler farklı amaçlarla beton, çelik veya seramik kompozit malzemeler, boya veya kaplamalar olarak karşımıza çıkmaktadır. Nanoteknolojik malzemeler boya veya yüzey olarak kendi kendini temizleme (kirlenmeyen, parmak izi tutmayan, çizilmeyen, aşınmayan, antibakteriyel yüzeyler dâhil), UV ışınlarından korunma, ısı, koku ve hava kalitesi anlamında konfor koşullarının iyileştirilmesiyle mekân kalitesini artırma, yangın, gürültü ve darbe korunumu gibi işlevlerle farklı konfor koşullarını iyileştirme ve yapı güvenliğini artırma gibi amaçlarla uygulanmaktadır. Ayrıca ısıl ve ses yalıtımı kapsamında hem yüzeylerde malzemenin bir katman olarak uygulanmasında hem de yalıtım boyası uygulamalarında faydalanılmaktadır. Sürdürülebilirlik ve enerji korunumu çerçevesinde karbon salınımının azaltılması, geri dönüşüm, enerji depolama veya üretme amacıyla da nanoteknolojinin kullanıldığı görülmektedir.

RÖPORTAJIN TAMAMINA AŞAĞIDAKİ LİNKTEN ULAŞABİLİRSİNİZ…

https://www.tokihaber.com.tr/sayi-113/