Mermerde dünyanın gözdesi: Elazığ Vişne

Elazığ Vişne mermeri parlak bordo rengi ve eşsiz deseniyle Kâbe'den Beyaz Saray'a çok sayıda prestijli mekâna değer katıyor.

Elazığ Vişne mermeri parlak bordo rengi ve eşsiz deseniyle Kâbe’den Beyaz Saray’a çok sayıda prestijli mekâna değer katıyor.

Dünyadaki mermer rezervinin yaklaşık üçte birini barındıran Türkiye, mermerde çeşit ve kalite bakımından da dünyanın en zengin ülkelerinden biri. Ülkemizde 400’ün üzerinde doğal taş çeşidi ve 120’nin üzerinde farklı renk ve desende mermer rezervi bulunuyor. Akşehir Siyah, Manyas Beyaz, Bilecik Bej, Kaplan Postu, Denizli Traverten, Ege Bordo, Milas Leylak, Gemlik Diyabaz, Afyon Şeker, Muğla Beyaz, Burdur Bej, Açık Emprador Süpren ve açıktan koyuya ahenkle dağılan parlak bordo rengi ve beyaz damarlarıyla öne çıkan Elazığ Vişne, Türkiye’nin en kıymetli taşları arasında.

Muğla’da çıkan Ege Bordo, Eskişehir’in Salome taşı ve Bilecik’in kızıl damarlarıyla Rozalya Dark taşı Elazığ Vişne’ye benzetilse de hiç biri Elazığ Vişne’nin yerini tutmuyor. Kendine has renk, damar ve desen özellikleriyle vişne mermeri kendini fark ettiriyor.

60’DAN FAZLA ÜLKEYE ULAŞTI

Vişne mermeri Elazığ’dan önce Türkiye geneline ardından İtalya’ya ulaşıyor. İtalya’da üretilen Rosso Levanto’ya çok benzeyen Elazığ Vişne, rengi ve kalitesiyle öne çıkıyor. Dünyada Rosso Levanto, Rosso Lepanto ve Elazig Cherry isimleriyle de bilinen Elazığ Vişne, dört kıtada 60’dan fazla ülkeye yayılıyor ve en prestijli binaları süslüyor. Kâbe, ABD’deki Beyaz Saray, lüks oteller ve mağazalar Elazığ Vişne ile renkleniyor.

ELAZIĞ VİŞNE, 50 YIL ÖNCE GÜN YÜZÜNE ÇIKTI

Anadolu topraklarında yaşayan uygarlıkların pek çoğu mermeri mimaride ve sanatta yüzyıllar boyunca kullandı. Ancak Elazığ Vişne taşının antik geçmişine şimdiye kadar rastlanmadı. Jeoloji Y. Mühendisi Dr. Serkan Angı, Türkiye genelindeki tarihi eserlerde bu taşın görülmediğine dikkat çekiyor.

Elazığ Vişne’nin oluşumu yerin altında milyonlarca yıl öncesine dayansa da yeryüzü öyküsü 1969 yılında başlıyor. Elazığ’da krom ocağı işleten Mehmet Arslan, bundan 50 yıl önce ocakta bordo bir taş fark ediyor. Mermer sektörünün fabrikasyona geçmediği ve geride olduğu o yıllarda Arslan, kendi olanaklarıyla çıkardığı taşı plaka hâline getirip pazarlıyor. Ne var ki o dönemde kimse renkli mermer bilmiyor, Vişne taşı rağbet görmüyor. Denemeye devam eden Mehmet Arslan, 1975 yılında çıkardığı bir miktar mermeri Elazığ’da fabrika olmadığı için Kayseri’de işliyor. Ve Vişne mermeri ilk kez Elazığ’da yapılan İzzetpaşa Camisi’nin kolon ve sütunlarında kullanılıyor.

VİŞNE TAŞIN YÜKSELİŞİ

1984 yılında madenle uğraşan Yaşlı ve Arslan ailesi birleşerek Alacakaya Mermer’i kuruyor ve böylelikle Vişne taşının yükselişi başlıyor. İlk olarak İtalya’ya ihraç edilen taş, Beyaz Saray’da kullanılmasıyla dünya çapında ününü artıyor ve 60 ülkeye yayılıyor.

ELAZIĞ VİŞNE OCAKLARI

Bugün Türkiye genelinde biri büyük beş adet Elazığ Vişne ocağı ve üretim yapan beş firma bulunuyor. Alacakaya Mermer Genel Müdürü Oğuzhan Arslan, 2018 yılında toplam 120 bin ton mermer ihraç ettiklerini, bunun 20 bin tonunu Elazığ Vişne’nin oluşturduğunu söyledi. Şimdiye kadar Elazığ Vişne’yi dört kıtada 60 ülkeye ihraç ettiklerini belirten Arslan, yurt içi ve yurt dışındaki Elazığ Vişne uygulamalarından bazılarını şöyle aktarıyor: Mekke’de Safa-Merve arasındaki kolon ve duvar kaplamaları, ABD’de Eventi Hotel (lobi), Victoria Secret’in tüm dünyadaki mağazaları (zeminde), Beyaz Saray ve Disneyland, Güney Afrika Cumhuriyeti’ndeki Dolce Gabbana mağazaları (zemin ve duvar), Suudi Arabistan’da Galleria Shopping Mall (zemin), Dubia’de Bonnington Jumeirah ve Emirates Tower (zemin), Türkiye’de ise Antalya’daki Mardan Palace (lobi) ve İstanbul Topkapı’daki Mercure Otel (duvar).

TÜRKİYE MERMER REZERVİNİN YÜZDE 8’İ ELAZIĞ’DA

Türkiye genelinde mermer ve doğal taş ihracatı ortalama 2 milyar dolar civarında ve Elazığ, Türkiye mermer rezervlerinin yüzde 8’ini barındırıyor. Elazığ’ın Vişne haricindeki belli başlı taşlarını ise Elazığ Sunta, Oniks, Sarı Traverten, Petrol Yeşili, Siyah İnci, Hazar Pembe, Açık Traverten, Bej mermer oluşturuyor. Yurt dışında Moca adıyla bilinen, yapısı itibariyle suntayı andırdığı için Sunta olarak isimlendirilen taş, özellikle homojen yapısı nedeniyle son yıllarda dünya çapında ilgi görüyor ve bu ilgi taşın fiyatını yükseltiyor. Yine lüks mekânların tercihi oniks de oldukça pahalı bir taş.

Buna karşın dünyada sadece Elazığ’da üretilen Elazığ Vişne, kentin kalkınmasında önemli rol oynuyor. Taşın yüksek katma değeri, Elazığ Vişne’yi aynı zamanda Türkiye ekonomisi için de önemli bir konuma yükseltiyor. Tüm bu unsurlar, Elazığ Ticaret Odası’nın da gündeminde yer alıyor.

“BEŞ YILDA 250 BİN TON ELAZIĞ VİŞNE İHRAÇ EDİLDİ”

Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Asilhan Arslan, son 5 yılda yaklaşık 100.000 ton blok, 150.000 ton moloz, 350.000 metrekare plaka ve ebatlı ürün hâlinde Elazığ Vişne ihraç edildiğini söyledi. Ürünün yüzde 75 ila 80’inin işlenmemiş ham blok ve moloz olarak, yüzde 20 ila 25’inin fabrikada işlenmiş ürün olarak satıldığını, işlenmiş ürünün metrekare birim fiyat aralığının 70 ila 120 dolar, ton birim fiyatının da 500 ila 600 dolar şeklinde değiştiğini kaydeden Arslan, “Vişne’nin jeolojik yapısı gereği fiyatı diğer mermerlerden farklıdır. Ancak şu anki satış değerleri istenilen seviyede değildir” diye konuştu.

Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Asilhan Arslan

İç piyasaya daha çok işlenmiş ürün verdiklerini ifade eden Arslan, ürünün satışının iç ve dış pazarda artırılması için bir pazarlama stratejisi geliştirilmesine dikkat çekerek, şunları söyledi: “Dünyadaki doğal taş rezervlerinin yüzde 35’i Türkiye’de bulunuyor. Her renk ve desende mermer çeşitliliğine sahip durumdayız. Ancak satış ve pazarlama konusundaki eksikliklerimiz nedeniyle istenilen rakamlara ulaşamıyoruz. Tonaj olarak daha fazla ürün satıyoruz ancak elde ettiğimiz gelir daha az. İtalya bizden daha az miktarda ürün göndermesine rağmen ton başına satış rakamları bizden yüksek. Bunun için ürün pazarlama stratejileri geliştirmeliyiz. Dünya piyasasıyla rekabet edilebilmesi için ürünün birim maliyet değerini düşürecek tedbir ve teşviklerin devlet tarafından uygulanması gerekiyor.”

Elazığ Vişne’nin alıcıları arasında ham madde olarak Çin, Hindistan, Tayvan, İtalya; plaka ve ebatlı olarak ise Dubai, Suudi Arabistan, Katar, ABD, Rusya, Avrupa ülkelerinin başta geldiğini aktaran Arslan, “2019’da yeni pazarlar eklemek adına Meksika, Brezilya, Arjantin, Şili ve Panama’da görüşmeler yaptık” açıklamasında bulundu. Arslan, bu alanda en büyük pazar olan Rusya’ya ulaşmak için de Türk müteahhitleriyle irtibat hâlinde olduklarını kaydetti.

“HİNDİSTAN GELİŞEN BİR PAZAR”

Elazığ Mermerciler ve Madenciler Derneği Genel Sekreteri Maden Y. Mühendisi Hayri Günay, Elazığ Vişne üretimi yapan beş firma olduğunu ve yıllık 90.000 ton üretim yapıldığını kaydetti. Ürünün 2018 yılı ihracat miktarının ise 40.000 ila 45.000 ton blok-moloz ve 70.000 metrekare civarında ebatlı plaka (levha) olduğunu aktardı.

Ürünün en büyük alıcıları arasında Çin, Suudi Arabistan, ABD’nin bulunduğunu, hedefin yeni pazarlar arasında gelişen ve büyüyen Hindistan olduğuna işaret eden Günay, “Tüm dünya pazar aslında. Bu ürün diğer mermer çeşitlerinden ayrıdır, prestijli işlerde kullanılır” diye konuştu. Günay, yeni pazarlara ulaşılması için gelişmiş ülkelerdeki projelerin takip edilmesi, uluslararası ticaret heyetleriyle irtibata geçilmesi ve fuarlara katılımın artırılması gerektiğini söyledi.

Elazığ Vişne’nin İtalya’nın Rosso Levanto taşıyla farklarına değinen Günay, Elazığ Vişne’de yeşilin biraz daha fazla olduğunu aktardı. Ürünün dış mekânda rengi solduğundan iç mekân için daha uygun olduğunu hatırlatan Günay, lüks rezidans ve AVM’lerin iç mekânlarında, kolonlarda, köşelerde, asansör kenarlarında, otellerin resepsiyon önü gibi daha görünür alanlarında tercih edildiğini aktardı.

DÜRDANE SEVİNÇ – TOKİ Haber Dergisi

İlgili Konular:
TOKİ Haber
TOKİ Haber

Fırat’ın kıyısındaki ilham perileri

Gaziantep Zeugma Antik Kenti'nde sivil halkın yaşadığı "Mousalar (İlham Perileri) Evi" olarak adlandırılan Roma evleri gün yüzüne çıkarılıyor.
Fırat Nehri kıyısında yer alan ve “Çingene Kızı” mozaiğiyle gündeme gelen Gaziantep Zeugma Antik Kenti’nde Prof. Dr. Kutalmış Görkay liderliğinde yürütülen kazılar, 14’üncü yılına girdi. Kültürel etkileşim ve dönüşümlerin araştırılması bakımından büyük önem taşıyan Zeugma’da 2005’te başlayan ilk kurtarma kazılarıyla Roma evlerindeki zarif mozaikler gün yüzüne çıkarılmıştı. 2007’den bu yana ise sivil halkın yaşadığı konut alanında Mousalar Evi olarak adlandırılan Roma evleri kazısı yürütülüyor. Prof. Dr. Kutalmış Görkay Zeugma Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı, Ankara Üniversitesi Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Ziyaretçilerin antik dönem konut mimarisi hakkında bilgi sahibi olabileceği Mousalar Evi, adını dönemin yazarları, şairleri, müzisyenleri, tarihçileri ve filozofları için resmedilmiş dokuz ilham perisinin yer aldığı Mousalar Mozaiğinden alıyor. Zengin mimari dekorasyonu, iyi korunmuş mozaik ve freskleriyle Zeugma’daki en önemli Roma konut örneklerinden biri olan Mousalar (İlham Perileri) Evi’nin gelecek yılın sonunda ziyaretçilere açılması hedefleniyor. Kazı Başkanı Prof. Dr. Kutalmış Görkay, “Oldukça iyi korunmuş bir Roma konutu” diye ifade ettiği Mousalar Evi’nin Zeugma’daki diğer evlere oranla topoğrafyaya göre ince ve uzun bir planla tasarlandığını söylüyor. Görkay, 2005’ten bu yana kazı çalışmaları devam eden, Antik dönemin stratejik kentlerinden biri olan Zeugma’da farklı sentezlerin izlerini aradıkları kazı sürecini anlatıyor. Mousalar Evi, bizim bildiğimiz anlamda (odaları, salonu, mutfağı vb. olan) bir

Ekolojik mimarlık ve Türk evi

"Geleneksel mimaride amaç doğaya hükmetmek değil, ona uyum sağlamaktır" diyen Prof. Dr. Füsun Seçer Kariptaş, Türk evindeki sürdürülebilir tasarım uygulamalarını anlattı.
Geleneksel Türk evi çatı ve cephelerini sürdürülebilirlik açısından inceleyen Prof. Dr. Füsun Seçer Kariptaş, “Geleneksel mimaride amaç doğaya hükmetmek değil, ona uyum sağlamaktır” diyor ve Türk evindeki sürdürülebilir tasarım uygulamalarını anlatıyor. Ekolojik mimarlık nedir ve hangi uygulamaları içerir? Ekolojik mimarlık, doğal kaynakları verimli kullanan, çevreye duyarlı bir mimari tasarım yaklaşımıdır. Son yıllarda, yapıların sahip olması istenen çevresel koşulların tanımlanarak etrafına duyarlı tasarımın önemine dikkat çekilmektedir. Ekolojik mimarlık prensipleri arasında; doğal kaynakların etkin kullanılması, yapı materyalinin üretimden kullanıma kadar tüm aşamalarda neden olduğu enerji kullanımının az olması, enerji-etkin bina sistemleri, yenilenebilir enerji kullanımı, su koruma ve gri suyun kullanımı, doğal ortamın korunması ve onarımı, bina arazisinde sel kontrolü, geri dönüşüm içeriğinin değerlendirilmesi, zararlı olmayan ve özellikle yerel materyallerin kullanılması bulunmaktadır. Bu prensipler göz önünde bulundurularak tasarlanan yapıların sağlıklı iç mekân ortamına sahip olması, yapının dayanım ve devamlılığı, değişime karşı esnekliği ve en önemlisi çevreyle uyumu yüksek olacaktır. “GELENEKSEL MİMARİDE AMAÇ DOĞAYA HÜKMETMEK DEĞİL, ONA UYUM SAĞLAMAK” İnsana ve bulunduğu bölgeye uyum sağlayan mimarisi ve çatı-cephe-saçak sistemleriyle bilinen geleneksel Türk evinin ekolojik bir yapıda olduğunu hangi özelliklerden anlıyoruz? Bir mimari yapının yerleşiminde doğal çevre, mevcut arazi ve iklimsel veriler göz önünde bulundurularak enerji ihtiyacını en aza indirgemeyi amaçlayacak bir çalışma yapıldığında, ekolojik

Çatıda kadın ustalar

Erkek iş gücünün hakim olduğu inşaat sektöründe bundan böyle kadınlar da usta olmak için kolları sıvadı.
Meslek lisesinde okuyan altı liseli genç kız, ÇATIDER’in desteğiyle Ulusal Çatıcılar Yarışması’na katılarak erkek adaylara taş çıkardı. Erkek iş gücünün hakim olduğu inşaat sektöründe bundan böyle kadınlar da çatı ustası olmak için kolları sıvadı. Çatı sektörünün meslek örgütü Çatı Sanayici ve İş Adamları Derneği (ÇATIDER), çatı ustası olması için meslek liseli kızlarımızı teşvik ediyor. Sektördeki kalifiye iş gücünü artırmayı amaçlayan ÇATIDER, nitelikli personel arayışını erkeklerle sınırlı tutmuyor. Kadın çalışanların yaygınlaşmasını destekleyen dernek, kalifiye kadın usta sayısını artırmak için Ulusal Çatıcılar Yarışması’na bu yıl ilk kez kadın ustaları da dâhil etti. ULUSAL ÇATICILAR YARIŞMASI Yapı Fuarı Turkeybuild 2019 İstanbul kapsamında düzenlenen 2. Ulusal Çatıcılar Yarışması, sektörün en iyi çatı ustalarını ekipler hâlinde belirledi. Yarışmanın ürün sponsorluğunu Dörken Sistem, Işıklar Yapı Ürünleri, Onduline Avrasya, Rheinzink ve Standart İzolasyon; yardımcı ürünler-tespit elemanları sponsorluğunu ise Ejot, Egger ve Ytong firmaları üstlendi. Üçer kişiden oluşan her bir ekip farklı kategorilerde yarıştı. Bitümlü membran kategorisinde dört ekip, bitümlü levhalarda iki ekip, metal kategorisinde üç ekip ve kiremit uygulamalarında dört ekip olmak üzere toplam 13 takım mücadele etti. Ekipler, kendilerine verilen zaman içinde uygulama yaptı. En kaliteli uygulamayı yapan, iş güvenliği ve alan temizliğine en uygun hareket edenler ödüllendirildi. KADIN ADAYLAR FİZİKSEL KUVVET GEREKTİREN İŞLERİ DE TAMAMLADI