“1999 Depremi’nden önemli dersler çıkardık”

Türkiye'nin 1999 depreminden çok önemli dersler çıkardığını anlatan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bu dersler neticesinde önemli kurumsal yapılanmalar ve mevzuat adımlarının atıldığını ifade etti.

Türkiye’nin 1999 depreminden çok önemli dersler çıkardığını anlatan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bu dersler neticesinde önemli kurumsal yapılanmalar ve mevzuat adımlarının atıldığını ifade etti.

Türkiye Afet Müdahale Planı’nın geliştirilmesi için düzenlenen 2019 yılı AFAD İl Müdürleri 2. Değerlendirme Toplantısı, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı ve AFAD Başkanı Dr. Mehmet Güllüoğlu’nun katılımıyla Antalya’da gerçekleştirildi.

Toplantıda bir konuşma yapan Bakan Soylu, afetlere karşı hazırlıklı olmanın ve toplumda afet bilinci oluşturmanın insani bir görev olduğunu söyledi. Katılımcıların Türkiye’nin 81 ilinden geldiğini belirten Soylu, “Benim iş yüküm, benim sorumluluğum fazla değil; benim görev yaptığım şehrin afet riski yok veya çok az, kafam rahat” diyebilecek kimsenin olmadığını dile getirdi.

Türkiye’nin 1999 depreminden çok önemli dersler çıkardığını anlatan Soylu, bu dersler neticesinde önemli kurumsal yapılanmalar ve mevzuat adımlarının atıldığını ifade etti.

Deprem yönetmeliği sonrasında yapılan binalarda inşaat kalitesinin yükselmesi, düz demirden nervürlü demire geçilmesi, yapı denetim sisteminin ortaya çıkması gibi önemli uygulamalara geçildiğini vurgulayan Soylu, şöyle konuştu: “Ancak afet konusunu çabuk unutma gibi bir problemimiz var. Sadece bir afete odaklanıyoruz. İşte bundan tam bir ay önce, tek gündemimiz depremdi. Popüler kültür gibi pop siyasetçiler de var. En temel meselelerden biri ‘Bundan nasıl kendime rant elde edebilirim, gelir elde edebilirim’ idi. 5,8’lik depremden sonraki günlerde deprem uzmanları ekranlardaydı, haberler tamamen bu konuyla ilgiliydi, siyasetin gündemi bile bu konuya odaklanmıştı. Hatta buradan bile siyasi pozisyon devşirmeye çalışanlar vardı. Sadece 10 gün sürdü. Şu anda herkes unuttu. Hiç gündemde değil. Sanki bir daha deprem olmayacakmış gibi.”

“AFET RİSKİ UNUTULDUĞUNDA HATIRLATMAK İÇİN BİR ŞEYLER YAPMALISINIZ”

AFAD’ın en büyük görevlerinden birinin de unutturmamak olduğuna işaret eden Bakan Soylu, “Depremin veya sel felaketinin veya şehrinizdeki başka bir afet riskinin unutulduğunu, gündemden düştüğünü gördüğünüzde bunu topluma hatırlatmak için bir şeyler yapmalısınız. Bizim sadece olaylarla karşı karşıya kaldığımızda üzerimize yüklenenlerle mücadele görevimiz yok. Bizim en önemli görevimiz toplumu buna hazırlamaktır. En önemli görevimiz modern bir toplumun gereği olarak çocuklarımızı buna hazırlamaktır, eğitmektir ve onların bunu alışkanlık haline getirmesini sağlayabilmeyi temin edebilmektir. Bizim anayasada, kanunlarda, tüzüklerde belirtilen görevlerin dışında bir görevimiz daha var. Biz insanız. İnsanlık vazifemizi, görevimizi yapmalıyız. Bu afetlere karşı hazırlıklı olmak da insanları hazırlamaya çalışmak da bir insani görevdir. Aynen çocuklara yolda yürümeyi tembih etmek, karşıdan karşıya geçmeyi, toplu taşıma araçlarında büyüğe yer vermeyi tembih etmek gibi. Bir dakika boş durmamamız lazım. ‘Benden sonra gelen yapar’ gibi bir anlayışla karşı karşıya kalırsanız hepimiz yanarız” diye konuştu.

Açılışta konuşan AFAD Başkanı Dr. Mehmet Güllüoğlu ise, Türkiye Afet Müdahale Planı’nın ülkemizin afetlere müdahale başarısındaki öneminde değinerek, “TAMP’ın başarısında yerelin ayrı bir önemi var. TAMP’ın yerelde hazırlanmasını ve uygulanmasını sağlayan Valiler, ilgili vali yardımcıları, yereldeki çalışma grupları illerdeki oyun kuruculardır. Yereldeki sistemi bizzat inşa edenler TAMP’ın gerçek sahipleridir. Bu nedenle özellikle yereldeki yöneticiler, il afet ve acil durum planındaki çözüm ortaklarını çalışmalara aktif şekilde dâhil etmeleri ve onlarla sürekli ilişkiler geliştirmeleri önemlidir. Özellikle, AFAD il müdürlüklerinin kendi sorumlu oldukları çalışma gruplarının ve diğer tüm çalışma gruplarının gayretleri TAMP’ın sahadaki uygulanabilirliğini ve başarısını artıracaktır” dedi.

“TAMP’ın görevini yerine getirebilmesi, AFAD il müdürlerinin onu gönülden sahiplenmesiyle mümkündür” diyen Başkan Güllüoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Zira yönetici bir işe yürekten inanıyorsa ancak o zaman çalışanlarını da o işin faydasına, millete hizmet ettiğine ikna edebilir. Başarıyı da işte o zaman elde edebilir. Bu nedenle TAMP’ın güncellenmesi ve uygulanmasındaki başarı, ilk önce müdürlerimizin elinde tuttuğu bayrağı sahiplenmesi, göğsünde taşıması ile gerçekleşir.”

Türkiye Afet Müdahale Planı’nın değerlendirme ve geliştirilmesi amacıyla gerçekleştirilen grup çalışmalarıyla 2 gün boyunca devam eden program, AFAD Başkanı Dr. Mehmet Güllüoğlu’nun değerlendirme ve teşekkür konuşması ile sona erdi.

İlgili Konular:
TOKİ Haber
TOKİ Haber

TOKİ 176 konut ile 155 iş yerini açık artırma ile satışa çıkardı

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), 176 konut ve 155 iş yerini "açık artırma yöntemi" ile satışa sundu.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), 176 konut ve 155 iş yerini “açık artırma yöntemi” ile satışa sundu. TOKİ’nin satışa çıkardığı konutlar için 13 Ekim, iş yerleri için 14 Ekim saat 11.00’de açık artırma yapılacak. 176 konut ve 155 iş yeri için Ankara Bilkent Otel Konferans Merkezi ile TOKİ İstanbul Hizmet Binası’nda açık artırma gerçekleştirilecek. Ayrıca internetten de (www.emlakyonetim.com.tr) teklif verilebilecek. Adana, Ankara, Batman, Balıkesir, Bolu, Bursa, Çorum, Denizli, Düzce, Gaziantep, İstanbul, Kayseri, Kırıkkale, Kocaeli, Konya, Kütahya, Manisa, Muğla, Niğde, Ordu, Samsun, Sinop ve Sivas’ta konutlar yüzde 25’i peşin 120 ay vadeyle satışa sunulacak. Adana, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Bitlis, Burdur, Bursa, Çorum, Denizli, Gaziantep, Isparta, Karabük, Kahramanmaraş, Kayseri, Kırşehir, Konya, Niğde, Rize, Siirt, Şanlıurfa, Trabzon ve Uşak’ta satışa çıkarılan iş yerleri ise yüzde 10 veya yüzde 25’i peşin 120 ay vadeyle alınabilecek. Açık artırmaya ilişkin bankacılık hizmetleri, Türkiye Halk Bankası ve Ziraat Bankası tarafından yürütülecek. Başvurular/teminatlar bankaların tüm şubeleri aracılığıyla kabul edilecek. Ayrıntılı bilgilere “www.toki.gov.tr” ile “www.emlakyonetim.com.tr” internet adreslerinden ve 444 86 54 numaralı telefondan ulaşılabilecek.

DYO’dan koronoya karşı okullarla işbirliği

Boya üreticisi DYO, okulların yeni dönem eğitim öğretim yılına hazırlanması için 40'dan fazla eğitim kurumuna boya desteğinde bulundu.
Boya üreticisi DYO, okulların yeni dönem eğitim öğretim yılına hazırlanması için 40’dan fazla eğitim kurumuna boya desteğinde bulundu. Kovid-19 salgını tüm dünyayı ve ülkemizi etkilerken, temizlik, hijyen, sağlık, en çok öne çıkan kavramlar oldu. Yaşam alanlarının temizliği boya ile başlarken DYO, yeni döneme hazırlanan okullara destek oldu. DYO, çocukların sağlığını salgın ve benzeri hastalıklardan korumak, hijyenik koşulları sağlamak amacıyla bu alanda bir çalışma başlattı. Pandemi nedeniyle kapanan ve öncelikli olarak yenilenme ihtiyacı duyan okullara boya yardımında bulunan DYO’nun hedefi, okullar açıldığında çocukların sağlıklı ve temiz alanlarda eğitim görmesine destek olmak. DYO, pandemi döneminde 40’dan fazla okulu boyadı.

Mobilya sektörü ihracatta zirveye oynuyor

Türkiye’de dış ticaret fazlası veren sektörlerin başında gelen mobilya sanayisinin dünya genelindeki yükselişi devam ediyor. Son yıllarda ihracatta sürekli artı yönde seyir izleyen sektör, küresel mobilya pazarında 6 basamak birden atlayarak sekizinci sıraya yükseldi.
Türkiye’de dış ticaret fazlası veren sektörlerin başında gelen mobilya sanayisinin dünya genelindeki yükselişi devam ediyor. Son yıllarda ihracatta sürekli artı yönde seyir izleyen sektör, küresel mobilya pazarında 6 basamak birden atlayarak sekizinci sıraya yükseldi. Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği (MOSDER) Başkanı Mustafa Balcı, pandemide yeni normalleşme süreciyle birlikte artan ihracat talebine yetişebilmek için üretimde ek istihdama ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Başkan Balcı, Kayseri, Ankara, İzmir, İstanbul, Hatay, Adana, İnegöl gibi mobilyanın can damarı olan şehirlerde personel ihtiyacı olduğunu ifade ederken, döşeme ustası, kaynakçı, dikiş operatörü, CNC operatörü gibi sektörde ‘ara eleman’ olarak nitelendirilen personellerin şimdilerde ‘aranan eleman’ konumunda olduğunu ifade etti. Pandeminin ilk döneminde fabrikalarda faaliyetlerin durma noktasına gelmesiyle birlikte oluşan siparişlerin üretimde noktasında ertelendiğini belirten Mustafa Balcı, üretimde çarkların yeniden dönmesiyle birlikte yoğun talebe cevap verebilmek için birçok firmada acil personel ihtiyacının ortaya çıktığını söyledi. Balcı, alınacak personellere asgari ücretin üzerinde maaş verileceğini ve kalifiye eleman dışında yetiştirilmek üzere de personel alımına gidileceğini kaydetti. “Meslek liselerinin mobilya tasarım, makine, kaynak, motor, elektrik ve elektronik bölümünden mezun olan gençleri bekliyoruz” diyen Mustafa Balcı, “Mesleğe yeni başlayacak bir personel, asgari ücretin üzerinde maaş alabilecek, sektörde 1-2 yıl deneyimli olan işçilerimiz ise yine asgari ücretin yüzde 20-30 üzerinde maaş alabilecek. 5 yıllık tecrübeli bir