ABD-Çin gerilimi Türk mermer sektörünü vurdu

Türk mermer ve doğaltaş sektörü yaşanan ABD-Çin gerilimden olumsuz etkilendi. Gerilimden kaynaklı yavaşlayan Çin inşaatlarıyla birlikte yılın 9 aylık döneminde ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9 düştü.

Türk mermer ve doğaltaş sektörü yaşanan ABD-Çin gerilimden olumsuz etkilendi. Gerilimden kaynaklı yavaşlayan Çin inşaatlarıyla birlikte yılın 9 aylık döneminde ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9 düştü.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Sektörler Konseyi Üyesi Rüstem Çetinkaya, Türkiye’nin en büyük doğal taş ihracatçılarından biri olduğunu açıkladı. Çetinkaya, ABD-Çin geriliminin sektöre yaramadığını söyledi.

Dünyada doğal taş ithalatı yapan, büyük ve ilk 10’a giren tüm ülkelerde ilk 3 sırada olduğumuzu belirten Çetinkaya, “En çok ürün satan ülkeler arasında ya birinci, ya ikinci ya da üçüncüyüz. Ciro anlamında Çin’de bir numarayız. Amerika’da ilk üçteyiz. Dünya üzerinde bütün toplam doğal taş hareketinde yüzde 20’lerdeyiz” şeklinde konuştu. Çetinkaya, doğal taş ihracatının 2 milyar dolar seviyesinde olduğunu belirterek, “9 ayda blok mermer ihracatı geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 9 düşüşle 649 milyon dolara indi. İşlenmiş taraf ise ilk 9 ayda yüzde 1 artışla 721 milyon dolar oldu” dedi.

YAVAŞLAYAN İNŞAAT MERMERCİYİ VURDU

Çetinkaya ihracattaki gerilemeyi şu sözlerle açıkladı: “Bloktaki en büyük alıcımız Çin. Sonrasında Hindistan gelir. Yaşanan düşüş Çin’e olan ihracattaki düşüşten kaynaklanıyor. Çin’deki, büyüme yavaşladı ve inşaat sektörü daraldı. Bu, Amerika ile kavgalarında başladı. Onların inşaat sektörünün temeli devletten aldıkları kredilerdir. O kredilerle üretir sonra geri öderler. Ancak ticaret savaşı ile birlikte Çin hükümeti inşaat sektörü için verdiği krediyi Amerika ile savaşta öne çıkan sektörlere yöneltti.”

SEKTÖRÜN ‘BABAYİĞİT’E İHTİYACI VAR

Madencilik sektöründe de ‘babayiğit’lere ihtiyaç olduğunu belirten Çetinkaya, büyük holdinglerin bu alana girmesi gerektiğini söyledi. Firmaların ölçek problemi olduğuna dikkati çeken Çetinkaya, “Çok büyük sanayicilerimiz var. Fakat madenciliğe girmekten çekiniyorlar. Çünkü risk büyük. Türkiye’de madencilik sektörüne giren holding sayısı çok az. Sektörün potansiyel yüksek, fakat büyük şirketlerin bu işe girmesi gerekiyor. Madenciliğe de babayiğitlerin gelmesi gerekiyor. Büyük holdingleri sektöre davet ediyoruz” diye konuştu. Sektörün finans sağlamada karşılaştığı sorunlara da değinen Çetinkaya, maden ruhsatlarının teminat olarak kabul edilmesini istediklerini söyledi. Böyle bir uygulamanın sektörün finans sorununu çözmeye büyük katkısı olacağını belirtti.

MADEN RUHSATI ‘TEMİNAT YERİNE GEÇSİN’ İSTEĞİ

Maden ruhsatlarının teminat olarak gösterilmesinin sektörü de rahatlatacağını dile getiren Çetinkaya şu ifadeleri kullandı: “Biz konut üretmiyoruz. Bizim ürettiğimiz en değerli şey ruhsatlarımız. Bu ruhsatı hiçbir finans grubu teminat olarak kabul etmediği için gayrimenkulleri veya fabrikayı ipotek olarak göstermemiz gerekiyor. Bu konu için senelerdir çalışıyoruz ve çok ciddi şekilde talepte bulunuyoruz. Bunun olması halinde kredi sorunumuza çok büyük yardımı olacaktır.”

MADENCİLER AĞAÇ KATİLİ DEĞİLDİR

Maden ve çevrenin birbirinden ayrılmaz bir ikili olduğunu, ancak bunun kamuoyuna olumsuz yansıdığını belirten Rüstem Çetinkaya, “Önyargılardan kurtulmak ve madencileri ağaç katili olarak görmeyi bırakmak gerekiyor. Madenin bulunduğu yerden çıkartılması gerekir. Madenciler tüm dünya standartlarında ruhsat alıyor. Söktüğü ağaç kadar her yıl yeni ağaç dikiyor ve büyütmek zorunda” dedi.

Yeni Şafak

İlgili Konular:
TOKİ Haber
TOKİ Haber

100 bin sosyal konutun başvuru şartları açıklandı

"Her Yıl 100 Bin Sosyal Konut" projesi için başvuru şartları açıklandı.
81 ilde dar gelirli vatandaşların ev sahibi olmasını sağlayacak “Her Yıl 100 Bin Sosyal Konut” projesi için başvuru şartları açıklandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığının koordinesi, Hazine ve Maliye Bakanlığının desteğiyle gerçekleştirilecek proje, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Beştepe Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki törenle tanıtıldı. Vatandaşların merakla beklediği 100 bin sosyal konut projesinin detayları da paylaşıldı. Dar gelirli vatandaşların ev sahibi olmasının amaçlandığı projede, depreme dayanıklı, kimlikli, mahalle kültürünün yaşatılacağı ve yatay mimarili konutlar inşa edilecek. Projenin yatırım bedeli 17 milyar 300 milyon lirayı bulacak. BAŞVURU TARİHİ BELLİ OLDU 100 bin sosyal konut için başvuru tarihleri, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından açıklandı. Albayrak, TOKİ 100 bin sosyal konut projesi için başvuru tarihini 15 Aralık 2019-15 Ocak 2020 olarak duyurdu. 894 LİRADAN BAŞLAYAN TAKSİTLER Asgari ücretli ve dar gelirli vatandaşlar, TOKİ aracılığıyla yapılacak konutlara uzun vadeli, kiradan daha ucuz bir maliyetle sahip olabilecek. 100 bin sosyal konut, aylık 894 liradan başlayan taksitlerle satışa sunulacak. Ayrıca 0,49’luk oran ile 240 ay vadelik taksit imkanı sağlanacak. Yüzde 10’luk peşinat talep eden TOKİ, evleri 2+1 75-85 metrekare ve 3+1 100 metrekare olarak inşa edecek. Konutlar 1 ila 1,5 yıl içinde sahiplerine teslim edilecek. KİMLER BAŞVURABİLECEK? Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, projenin başvuru

Bisiklet yolları projesi başladı

Kent merkezlerinde, ulaşıma entegre olacak, bisiklet turizmine ve uluslararası spor organizasyonlarına hizmet verecek bisiklet yolları yapılacak.
Kent merkezlerinde, ulaşıma entegre olacak, bisiklet turizmine ve uluslararası spor organizasyonlarına hizmet verecek bisiklet yolları yapılacak. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan Bisiklet Yolları Yönetmeliği, Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre bisiklet yolları, ulaşım ihtiyacını güvenli bir şekilde karşılamak amacıyla yerleşim yerlerini, ulaşım noktalarını, spor tesislerini ve yoğun olarak kullanılan kamu ve özel hizmet alanlarını birbirleriyle irtibatlandıran diğer ulaşım türleriyle entegre edilen bütünsel bir ağ şeklinde planlanacak. Plansız alanlar için yeni yapılacak imar planlarında ayrılmış bisiklet yollarına ve bisiklet park istasyonlarına yer verilmesi zorunlu olacak. İmar planı bulunmayan yerlerde, bu yönetmelikte belirtilen kırsal bisiklet bantları ve bisiklet patikaları yapılabilecek. İmar planı bulunan yerlerde paylaşımlı bisiklet yolları, bisiklet şeritleri ve bisiklet parkurları hariç olmak üzere uygulama imar planı değişikliği yapılmadan bisiklet yolu tesis edilemeyecek. Ayrılmış bisiklet yolları, bisiklet otobanları, bisiklet köprü ve tünelleri için imar planında yer ayrılması zorunlu olacak. İmar planı revizyonlarında, yönetmelik hükümlerine uygun olarak plan bütününde ayrılmış bisiklet yolları ve bisiklet park istasyonlarına yer verilecek. BİSİKLET YOLLARI TAŞIT YOLUNUN SAĞINDA, ÇİFT YÖNLÜ PLANLANACAK Şehir içlerinde ulaşıma entegre olacak, şehirler arasında da özellikle bisiklet turizmine ve uluslararası spor organizasyonlarına hizmet verecek bisiklet yolları yapılmasına ilişkin esasların belirlendiği yönetmeliğe göre bisiklet yolları, taşıt yolunun sağ tarafında, taşıt yolu ile aynı yönde

Politika faizi yüzde 12’ye indi

Merkez Bankası bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını (politika faizi) 200 baz puan düşürerek yüzde 14'ten yüzde 12'ye çekti.
Merkez Bankası bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını (politika faizi) 200 baz puan düşürerek yüzde 14’ten yüzde 12’ye çekti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından faiz oranlarına ilişkin yapılan duyuruda, Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal başkanlığında toplanan Para Politikası Kurulunun (PPK), bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının (politika faizi) yüzde 14’ten yüzde 12’ye indirilmesine karar verdiği bildirildi. Duyuruda, son döneme ilişkin verilerin iktisadi faaliyetteki toparlanma eğiliminin devam ettiğini gösterdiği belirtildi. İktisadi faaliyetin sektörel yayılımındaki iyileşmenin devam etmekle birlikte yatırımların zayıf seyrini sürdürdüğü ifade edilen duyuruda, şu değerlendirmelere yer verildi: “Rekabet gücündeki gelişmelerin olumlu etkisi sürerken küresel büyüme görünümündeki zayıflama dış talebi kısmen yavaşlatmaktadır. Net ihracatın büyümeye katkısı gerilerken, dezenflasyon süreci ve finansal koşullardaki iyileşmeyle birlikte ekonomideki toparlanmanın devam edeceği öngörülmektedir. Son dönemde belirgin bir iyileşme kaydeden cari işlemler dengesinin alınan tedbirlerin de katkısıyla önümüzdeki dönemde ılımlı bir seyir izlemesi beklenmektedir. Küresel iktisadi faaliyetteki zayıf seyir ve küresel enflasyonun düşük düzeyi gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikalarını genişleyici yönde sürdüreceklerine dair beklentileri güçlendirmektedir. Mevcut küresel finansal koşullar gelişen ülke finansal varlıklarına yönelik talebi ve risk iştahını desteklemekle birlikte, korumacılık önlemlerinin ve küresel ekonomi politikalarına dair diğer belirsizliklerin gerek sermaye akımları gerekse dış ticaret kanalıyla oluşturabileceği etkiler yakından takip edilmektedir.”