“Afetlere Hazırlık Yılı” başladı

Türkiye’de afetlere hazırlık kültürünün yerleşmesi için AFAD tarafından geliştirilen Afetlere Hazırlık Yılı başladı.

Türkiye’de afetlere hazırlık kültürünün yerleşmesi için AFAD tarafından geliştirilen Afetlere Hazırlık Yılı başladı.

Afetlere Hazırlık Yılı Tanıtım Toplantısı, AFAD’ın merkez yerleşkesinde yapıldı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İçişleri Bakan Yardımcıları İsmail Çataklı ve Mehmet Ersoy ile AFAD Başkanı Dr. Mehmet Güllüoğlu’nun katılımıyla gerçekleşen programda, afet yönetimi alanında devreye alınan 6 proje kamuoyu ile ilk kez paylaşıldı.

Toplantıda, bireylerin afet yönetimine katılmasını sağlayacak “AFAD Gönüllülük Sistemi”, afet yönetiminde görev almak isteyenleri standartlara göre yetkilendirecek “AFAD Akreditasyon Sistemi”, toplumun tüm kesimlerinin görüş ve önerilerini afet yönetimine yansıtacak “Türkiye Afet Risklerinin Azaltılması Platformu”, afet tehlike ve risklerini şehir şehir analiz edebilen “Afet Risk Azaltma Sistemi (ARAS)” ve eksikleri gidermek için yapılan “Afet ve Acil Durum Tatbikatları” kamuoyuna tanıtıldı.

“ZAYIF AFET HAFIZASI, HAZIRLIKSIZ YAKALANMAYA SEBEP”

Tanıtım toplantısının açılışında bir konuşma yapan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, sözlerinin başında zayıf afet hafızasının hazırlıksız yakalanmaya neden olduğunu anlattı. 17 Ağustos 1999 Depremi öncesinde toplumda yeterli afet tecrübe ve hatırasınının bulunmadığına dikkat çeken Soylu, o geceden sonra herkesin deprem konusunda bilincinin arttığını vurguladı.

15’er yıllık dilimlerde afetlere bakıldığında afetlerin önceki döneme göre yüzde 27 artmasına atıf yapan İçişleri Bakanı, “1900’den günümüze kadar meydana gelen büyük depremler bakımından Türkiye 77 depremle dünyada 4. sıradadır. 17 Ağustos Depremi’nin etkili olduğu bölge, Türkiye nüfusunun yüzde 23’ünü barındırıyor. Yani dünya ölçeğinde bakarsak doğal afet riski açısından dünyadaki sayılı bölgelerden biri üzerindeyiz” dedi.

Konuşmasında, Türkiye Afet Müdahale Planı’na (TAMP) ve TAMP’ın sorumlu kurumlarla oluşturduğu organizasyona atıfta bulunan Bakan Soylu, şunları söyledi: “Türkiye artık afet anında planlı hareket eden, kapasite olarak her noktaya yetebilen bir kurumsal yapıya kavuştu. Yaptığımız analizler, AFAD Başkanlığımızın yaptığı çalışmalar çerçevesinde kendimize 6 stratejik adım belirledik ve hepsinin başlangıcını yapıyoruz. Birinci adımımızı ‘afetlere hazırlık yılı ilan etmek’ olarak belirledik. İkinci olarak AFAD Gönüllülük Sistemi’ni kuruyoruz. Üçüncü adımımız, Afet Akreditasyon Sistemi’nin kurulmasıdır.”

“RİSKLERİ AZALTMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

AFAD Başkanı Dr. Mehmet Güllüoğlu, AFAD’ın müdahale ve iyileştirme çalışmalarıyla bilinmesine atıf yaparak “Ancak biz biliyoruz ki esas mal ve can kaybını azaltabileceğimiz safhalar, afet öncesinde gerçekleştirilen bu risk azaltma ve hazırlık çalışmaları. Biz de bu anlamda mutfakta çok yoğun çalışmalar gerçekleştirmeye devam ediyoruz.” dedi.

Güllüoğlu, Türkiye’de kriz yönetimi anlayışından risk yönetimi anlayışına geçişi kuvvetlendirmeyi hedeflediklerini belirterek, “AFAD’ı da sadece bir kriz kurumu değil kriz ve risk kurumu olarak konumlandırmak istiyoruz. AFAD’ın algısını bu yönde geliştirmeyi umuyoruz” diye konuştu.

İlgili Konular:
TOKİ Haber
TOKİ Haber

“Medeniyetimizin izlerini koruyacak, modern şehirler kuracağiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hem medeniyetimizin izlerini koruyacak hem modern dönemin şartlarına uyum sağlayacak hem de küreselleşen dünyada ‘ben de varım’ diyebilen şehirler kuracağız” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Hem medeniyetimizin izlerini koruyacak hem modern dönemin şartlarına uyum sağlayacak hem de küreselleşen dünyada ‘ben de varım’ diyebilen şehirler kuracağız” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Üniversitesi Rektörlük Binası’nda düzenlenen 2. Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi’ne katıldı. Kongre’nin ana teması “Şehirlerin Dili” programında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehirlerin mekânla insanın buluştuğu yerler olduğunu belirterek medeniyetlerin de şehirlerde inşa edildiğine işaret etti. Her medeniyetin kendi inanç, ahlak, sanat ve felsefe anlayışı çerçevesinde şehri tanımladığını ve şekillendirdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimi şehirlerin eğlence için insanların katledildiği arenalarıyla öne çıktığını, kimi şehirlerin cadı suçlamasıyla insanların yakıldığı meydanlarıyla ünlendiğini, kimi şehirlerin de yüzbinlerce canın telef edilerek yükseltildiği devasa yapılarıyla tarihte yer bulduğunu anlattı. “Bizim medeniyetimiz ise ‘önce insan’ diyen bir tasavvurun eseri olarak inşa edilmişlerdir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yahya Kemal’e göre bizim devlet kurma ve askerlik dışında, dünya ortalamasının fevkinde olan üç büyük sanatımız vardır. Bunlar mimari, şiir ve musikidir. ‘Hüner, bir şehir bünyâd etmektir, / Reaya kalbin âbâd etmektir.’ Fatih bu mısralarıyla, aslında bizim şehirlerimizin kuruluş amacını da ifade ediyor. Evet… Devleti ve şehri yaşatmanın yolunun insanı yaşatmaktan geçtiğini ifade eden bir medeniyetten söz ediyoruz. Farabi buna ‘erdemli şehirler’ diyor. Camileriyle, medreseleriyle, kütüphaneleriyle, şifahaneleriyle anılan şehirleri inşa ve imar

Türkiye’den dünyaya örnek tarihi eser hassasiyeti

Tarihi eser hırsızlığına geçit vermeyen Türkiye, Irak’a tarihi miraslarını teslim etti.
Hatay Cilvegözü sınır kapısından geçtiğimiz yıl Türkiye’ye sokulmak istenilen tarihi eserler doğduğu topraklar olan Irak’a iade edildi. Anadolu’dan kaçak yollarla yurt dışına çıkarılarak dünyanın en seçkin müzelerinde sergilenen tarihi mirasının hassasiyetle izini süren Türkiye, başka ülkelerin tarihi eserlerine de sahip çıkıyor ve kendi toprakları üzerinden kaçakçılığa izin vermiyor. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, geçtiğimiz yılın şubat ayında, Cilvegözü gümrük kapısında bir tırda yapılan denetim sırasında kaçak yollarla yurda sokulmak istenilen ahşap ve prinçten üretilmiş toplam 160 adet obje ile ipek halıyı Iraklı yetkililere teslim etti. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi uzmanlarınca yapılan incelemeler neticesinde etnografik nitelikte kültür varlığı olduğu tespit edilen eserler; 20 ipek halı, 49 parça mobilya takımı, 2 soba, 2 kapı kanadı, 1 dolap, 2 sandık, 4 ile toplam 80 parçadan oluşan objelerden oluşuyor. Bakan Yardımcısı Nadir Alparslan’ın iadesini sağladığı tarihi eserler arasında ayrıca, Irak kökenli olduğu tespit edilen ve Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürlüğü’nde koruma altında tutulan ve M.Ö. 2 bin yılına tarihli bir adet de silindir mühür bulunuyor. TÜRKİYE IRAK’A ESERLERİN İADESİ TALEBİNDE BULUNDU Cilvegözü gümrük kapısında 3 Şabat 2018 tarihinde yakalanarak, kültür varlığı olduğu tespit edilen eserler Reyhanlı Cumhuriyet Başsavcılığına verilen bilginin ardından Hatay Arkeoloji Müzesi Müdürlüğünde korumaya alınmıştı.

Sümela’da nefes kesen restorasyon çalışması

Kültür ve Turizm Bakanlığı, sosyal medya hesaplarından Sümela Manastırı'nda yapılan zorlu restorasyon çalışmalarının fotoğraflarını paylaştı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı, sosyal medya hesaplarından Sümela Manastırı’nda yapılan zorlu restorasyon çalışmalarının fotoğraflarını paylaştı. Trabzon’un Maçka ilçesi Altındere Vadisi’ndeki Sümela Manastırı’nda 2015 yılında başlatılan restorasyon çalışmaları coğrafi ve iklimsel koşulların zorluğuna rağmen devam ediyor. İlk etabı tamamlanan restorasyon kapsamında en zorlu görevlerden birini ise sarp yamaçlarda çalışan dağcılar yapıyor. İlk etap restorasyon çalışmaları tamamlanan Sümela Manastırı geçtiğimiz mayıs ayında ziyarete açıldı. Özel ekip, Sümela Manastırı ve ziyaretçiler için tehlike oluşturan kayaları tek tek yamaçtan aşağıya düşürerek, sarp yamaçları çelik ağlarla örüyor. 200 metre yükseklite çalışan ekibin sarp kayalarda işlerini korkusuzca yapmaları fotoğraflara da yansıdı. Kültür ve Turizm Bakanlığı, sosyal medya hesaplarından Sümela Manastırı’nda yapılan zorlu restorasyon çalışmalarının nefes kesen fotoğraflarını paylaştı. ⚠️ "Sümela Manastırı"nın zorlu coğrafi koşullarında sürdürdüğümüz restorasyon çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor… 😲 pic.twitter.com/ZMfdMDcyNC— T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı (@TCKulturTurizm) September 19, 2019