Akıllı Şehirler Kongre ve Sergisi’nin açılışı yapıldı

Akıllı Şehirler ve Belediyeler Kongre ve Sergisi'nin açılışı Ankara'da düzenlenen törenle yapıldı.

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) tarafından Cumhurbaşkanlığı himayelerinde düzenlenen Akıllı Şehirler ve Belediyeler Kongre ve Sergisi’nin açılışı yapıldı.

Kongrede, akıllı şehir teknoloji uygulamalarının yaygınlaştırılması ve belediyelerde hizmet sunum standartlarının yükseltilmesi amaçlanıyor. Belediyelerin ulaşım, trafik, içme suyu, aydınlatma ve elektronik ödeme gibi hizmetlerde akıllı dijital teknolojileri kullanarak şehirlerin yönetimi ve vatandaşın hayatının kolaylaştırılması hedefleniyor.

ATO Congresium’da düzenlenen Akıllı Şehirler ve Belediyeler Kongre ve Sergisi’nin açılışında konuşan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, İstanbul’un ve diğer şehirlerin markalaşma sürecini, akıllı şehirciliğin ilk örneklerini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başlattığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile açılışı gerçekleştiren Bakan Kurum, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde beyaz masa, entegre atık su arıtma ve düzenli depolama süreçleri, akıllı ulaşım hizmetlerinin ortaya konduğunu anımsatarak, yine Erdoğan’ın liderliğinde “Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı”nın hazırlandığını belirtti.

Eylem planının Türkiye’de ilk, dünyada ise Amerika, Hollanda ve Avustralya’dan sonra dördüncü olma özelliğini taşıdığını ifade eden Kurum, “Şehirlerimiz için adeta yeni bir dönemin başlangıcını temsil ediyor. Akıllı şehir uygulamalarını, bölgesel ve ulusal bir ölçekte gerçekleştirmek için tüm illerimizin birbirine entegre olduğu yeni bir sistemi hayata geçiriyoruz. Şehirlerimizin acil ihtiyaçlarına odaklanıyor, her şehrin kendine özgü akıllı şehir stratejilerini geliştiriyoruz” dedi.

Bakanlığın 81 ilin valiliğine Akıllı Şehirler Strateji Belgesini gönderdiğini aktaran Kurum, şunları kaydetti: “Valiliklerimiz, belediyelerimizle birlikte tüm akıllı şehir uygulamalarını belirlediğimiz öncelik sırasına göre en hızlı şekilde yapacağız. Böylece yatırımların daha verimli olduğu, kaynakların israf edilmediği bir belediyeciliği hep birlikte gerçekleştireceğiz. 2023’e kadar ekonomimize yıllık en az 25-30 milyar liralık katkı sağlayacağız. Tüm bu çalışmaları yaparken, belediyelerimizi ve girişimcilerimizi de finansal olarak destekleyeceğiz. Yedi bölgemizde kuracağımız AR-GE merkezlerinde şehirlerimizin ihtiyacı olan teknolojileri geliştireceğiz. Bu merkezlerimizde geliştireceğimiz akıllı teknolojiler içerisinde 2022 yılında üretime geçecek olan yerli otomobilimiz için de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ile gerekli olan şarj istasyonlarının altyapılarını inşa edecek, navigasyon uygulamalarını hayata geçireceğiz. Şarj istasyonlarımızı yeni yapacağımız binalara entegre edeceğiz. Tüm kentsel dönüşüm alanlarımızı ve 100 bin sosyal konut projemizi, akıllı mahalle konseptine göre inşa edeceğiz. Şu an Esenler’de yaptığımız Akıllı Şehir Projesi’nin yenilerini ülkemize kazandıracağız. Bu akıllı şehir örneklerinden birini de Kanal İstanbul’un etrafında kuracağız. Nüfusu 500 bini geçmeyecek bu yeni şehrimizi akıllı mahalle, akıllı şehir ve yatay mimari anlayışına göre inşa edeceğiz.”

“BİZ YALNIZCA PAZAR OLAMAYIZ”

Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, akıllı şehirler çalışmasını Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı iş birliğinde gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Şehirlerin “akıllı şehir” olmasının bir strateji dahilinde olduğunu belirten Şahin, akıllı şehirlerin liderlik, vizyon, bütçe, vatandaş odaklı çalışma, teknoloji, kültür gibi bileşenlerden oluştuğunu söyledi.

Şahin, “Biz yalnızca pazar olamayız, üretimin merkezi olmak durumundayız. Milli ve yerli üretime geçmek için büyük bir gayret gösteriyoruz. Yeni bir hikaye yazıyoruz, yeni büyüme hikayemizi AR-GE, inovasyon, teknoloji ve çevreye duyarlı şehircilikle yazacağız” diye konuştu.

TOKİ Haber
TOKİ Haber

Emlak vergisi ödemesi başlıyor

Türkiye sınırlarında bulunan ev ve iş yerleri için ödenen emlak vergisinin 2020 yılı ilk taksit ödemesi 1 Mart'ta başlıyor. Vergi ödeme dönemi 1 Haziran tarihine kadar devam edecek.
Türkiye sınırlarında bulunan ev ve iş yerleri için ödenen emlak vergisinin 2020 yılı ilk taksit ödemesi 1 Mart’ta başlıyor. Vergi ödeme dönemi 1 Haziran tarihine kadar devam edecek. Tarihleri geçiren vergi mükellefleri için ise cezai işlem uygulanacak. Vergi dönemini geçiren mükellefler her ay için yüzde 2 oranında gecikme zammı ödeyecek. Bina vergisini, binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler ödeyecek. Bir binaya paylı mülkiyet durumunda malik olanlar, hisseleri oranında mükellefler sayılıyor. Elbirliği mülkiyette malikler vergiden müteselsilen sorumlu oluyor. Ancak bir gayrimenkulü olduğu halde vergiden muaf olmak mümkün. Yasa muaf olanları şöyle sıralıyor; hiçbir gelir olmayan, sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan başka geliri olmayan emekliler, gaziler, engelliler, şehitler, işsizler ile dul ve yetimler. Emlak vergisi ödemeleri ilçe belediyelerinden yapılabiliyor. Gayrimenkullerin bir başka şehirde olması halinde ödemeler tüm belediyelerden PTT Havalesi veya Belediyelerin Banka Hesap Numaralarına Emlak Vergisi Mükellef numarasının yazılmasıyla yapılabiliyor. Emlak vergisi ödemeleri internet aracılığıyla da gerçekleşebiliyor. Belediyenin “e-Belediye” sistemini kullanıyor olmasıyla, internet üzerinden online olarak ödenebiliyor. Yeni Şafak

Kurtarma ekiplerine tazminat

Elazığ'ın Sivrice ilçesinde meydana gelen deprem nedeniyle bölgede görev yapan personele 6 ay süreyle 693 lira 50 kuruş tazminat ödenecek.
Elazığ’ın Sivrice ilçesinde meydana gelen deprem nedeniyle bölgede görev yapan personele 6 ay süreyle 693 lira 50 kuruş tazminat ödenecek. 24 Ocak’ta meydana gelen Elazığ’ın Sivrice ilçesi merkezli deprem afeti nedeniyle bazı yerlerde görev yapan personele tazminat ve fazla çalışma ücreti ödenmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre, söz konusu deprem nedeniyle Elazığ’ın merkez ve Sivrice ilçeleri ile Malatya’nın Doğanyol ve Pütürge ilçelerinde (bağlı yerleşim birimleri dahil) sürekli görevle fiilen çalışan, Devlet Memurlar Kanunu, Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, Uzman Jandarma Kanunu, Uzman Erbaş Kanunu, Hakimler ve Savcılar Kanunu ile Yükseköğretim Personel Kanunu’na tabi personele, kamu kurum ve kuruluşlarında sürekli ve geçici işçi olarak çalıştırılan personele, kanun hükmünde kararname (KHK) ve diğer mevzuat uyarınca sözleşmeli olarak çalıştırılan personele, ilgili mevzuatı uyarınca istihdam edilen diğer personele 24 Ocak’tan itibaren 6 ay süreyle 693 lira 50 kuruş tazminat ödenecek. Söz konusu tazminat, depremle ilgili bir görevin ifası amacıyla anılan ilçelerde geçici olarak görevlendirilenlere de verilecek. Tazminattan, eşlerden her birinin ayrı ayrı yararlanması durumunda her bir eşe bu tutarın yüzde 75’i ödenecek. Tazminat, fiilen görev yapılan süreyle orantılı olarak ay sonunda yatırılacak ve damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmayacak. Ayrıca söz konusu yerlerde deprem nedeniyle fiilen fazla

Yenikapı arkeoloji kazıları, İstanbul’un tarihine ışık tutuyor

Çağlar boyu üç büyük medeniyete ev sahipliği yapan İstanbul'un köklü tarihi, Yenikapı’da 2004-2013 yılları arasında sürdürülen arkeolojik kazılarla gün yüzüne çıkıyor.
Çağlar boyu üç büyük medeniyete ev sahipliği yapan İstanbul’un köklü tarihi, Yenikapı’da 2004-2013 yılları arasında sürdürülen arkeolojik kazılarla gün yüzüne çıkıyor. Şehirleri geleceğe taşıyan, üzerinde bulunduğu coğrafyanın geçmişiyle kurduğu kadim bağlardır. İstanbul, çağlar boyu ev sahipliği yaptığı üç büyük medeniyetin kültürüyle yoğrularak yaş alan ve bu sayede kendi özgün kültür birikimini teşekkül ettiren bir şehir olarak varlığını sürdürüyor. Bu varlığın uzandığı geçmiş, Yenikapı’da 2004-2013 yılları arasında sürdürülen arkeolojik kazılarla gün yüzüne çıktı. Yenikapı Batıkları Projesinin başkanlığını üstlenen İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ufuk Kocabaş, 60.000 metrekarelik bir alanda yürütülerek İstanbul’un tarihini MÖ 6200’lere götüren Yenikapı Arkeoloji Kazıları ve İstanbul’un kültür mirasına dair değerlendirmelerde bulundu. Yenikapı Arkeolojik Kazıları, İstanbul’un tarihine ışık tutan bir zaman tüneli açtı. Kazı sürecine dair neler söylersiniz? İstanbul’un Yenikapı semtinde 2004 yılında başlayan arkeoloji kazıları bize, şehrin kadim geçmişine ışık tutacak çok önemli arkeolojik ve tarihi bilgiler sundu. İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü’nün Marmaray ve Metro kazıları kapsamında başlattığı bu çalışmada yaklaşık olarak 600, bazen 1000’in üzerinde arkeoloji işçisi, 50 uzman ile 20 değişik üniversite ve enstitünün katılımıyla belki de yüzyılın en büyük arkeoloji kazılarından biri gerçekleştirildi. Bu kazılarda, İstanbul’un kadim geçmişine ışık tutacak inanılmaz arkeolojik verilere ulaşıldı. Şehrin 8500 yıllık geçmişiyle karşılaşıldı. Biz bir