“Atatürk Havalimanı yıkılmıyor, aksine milletimize armağan ediliyor”

Bakan Kurum, "Atatürk Havalimanı yıkılıyor diye bir algı peşindeler. Atatürk Havalimanı yıkılmıyor, aksine Atatürk Havalimanı milletimize armağan ediliyor. Atatürk Havalimanı inşa ve ihya ediliyor" dedi.
“Atatürk Havalimanı yıkılmıyor, aksine milletimize armağan ediliyor”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Atatürk Havalimanı yıkılıyor diye bir algı peşindeler. Atatürk Havalimanı yıkılmıyor, aksine Atatürk Havalimanı milletimize armağan ediliyor. Atatürk Havalimanı inşa ve ihya ediliyor” dedi.

Bakan Kurum, Başkent Millet Bahçesi’nde yaptığı basın açıklamasında, iki gündür sosyal medya üzerinden muhalefetin Atatürk Havalimanı’na yapılacak millet bahçesine ilişkin açıklamalarını şaşkınlık ve hayretle izlediklerini söyledi.

Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir muhalefetle karşı karşıya kalınamayacağını belirten Kurum, eleştirilerin mesnetsiz, amacının belli olduğunu ifade etti.

Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da milletin talepleri doğrultusunda projelerine devam edeceklerini bildiren Kurum, “Onlar tehdit etmeye devam etsinler ama biz hedeflerimizi, projelerimizi kararlılıkla yapmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Kurum, millet bahçesinin 1900’lü yıllarda Türkiye’nin ilk havalimanı olarak hizmete giren toplamda 8,5 milyon metrekarelik bir alanda olduğunu hatırlattı.

Atatürk Havalimanı iken burada yaşanan trafik problemi, hava ve gürültü kirliliği nedeniyle milyonlarca vatandaşın rahatsızlığını dile getirdiğini anlatan Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu büyük Türkiye vizyonu kapsamında İstanbul Havalimanı’nın yapıldığına işaret etti.

Kurum, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Atatürk Havalimanı’nın bir pistinin acil durumlar için kullanılmak üzere bırakılıp, İstanbul’a toplamda 5 bin metrekare yeşil alan kazandırılacağı müjdesini milletle paylaştığını anımsattı.

Bu kapsamda projeleri hızlı bir şekilde başlattıklarını belirten Kurum, projenin hem şehircilik hem çevre açısından çok önemli olduğunu söyledi.

Şehrin içindeki havalimanlarının taşınmasına ilişkin dünyadan örnekler veren Kurum, “Gerek iklim değişikliğiyle mücadele gerek doğa gerek çevre açısından da bu tesislerin taşınması çok çok önemli. 2018 yılında Atatürk Havalimanı’nın İstanbul Havalimanı’na taşınmasıyla birlikte veriler yüzde 30-40 buradaki trafik yoğunluğunun azaltıldığını söylüyor. Yine karbondioksit emisyonlarına baktığınızda 2018 yılında 1 milyon ton karbondioksit emisyonu varken, şu an 75 bin tona düşmüş yani yüzde 10’un da altına düşmüş durumda” ifadelerini kulandı.

Meselenin çevre ve doğa meselesi olmadığını belirten Kurum, “Herhangi bir mesneti olmayan iftira attıklarını, itiraz ettiklerini burada görüyoruz. Mesele AK Parti hükümetinin yaptığı proje olunca, bu eleştirilere maruz kalıyoruz ancak kendi belediyelerinde yaşanan çevre katliamlarına, yine kesilen ağaçlara, yine buradaki baktığınızda sahildeki o güzelim doğa alanlarındaki, özel çevre koruma bölgelerindeki, doğal sit alanlarındaki kaçak yapılara maalesef seslerini hiçbir şekilde çıkarmazlar. Yine mevzu Haliç meselesi olunca dünyanın en önemli atık su arıtma tesislerinden birinin projelendirilmiş ihalesi yapılmış olan bir süreçte maalesef yapraklardan alkış beklerler” değerlendirmesini yaptı.

Bakan Kurum, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da buraya bir kültür ve doğa projesi yapacağını açıkladığını hatırlatarak, “Burada görüyoruz ki kendi Genel Başkanları bile söylemlerinde terse düşüyor, kendi söylemlerinde açıkçası boşa düşüyorlar. Açık ve net söylemek gerekirse, burada mesele çevre meselesi değil. Dün Gezi Parkı’nda mesele nasıl çevre meselesi, doğa meselesi değilse, açıkçası burada meselenin başka bir mesele olduğunu da net bir şekilde görüyoruz” dedi.

Kurum, Başkent Millet Bahçesi’nde, açılıştan bugüne milyonlarca insanın, gençlerin, çocukların vakit geçirdiğini, bisiklete bindiğini, yürüyüş yaptığını söyledi.

Bakan Kurum, “Atatürk istismarı yapanlara buraya gelip Ankara’daki Başkent Millet Bahçesi’ni gezmelerini tavsiye ediyoruz. İşte Atatürk’ün bize emanet ettiği tüm eserler burada. Bunlar korunuyorlar, geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımıza da inşallah en güzel şekliyle aktaracağız” diye konuştu.

“GÜNDE 1 MİLYONDAN FAZLA VATANDAŞ ZİYARET EDECEK”

Şehir merkezinde kalmış 17 stadyumu, yenilerini yaparak şehir dışına taşıdıklarını, Ankara, İstanbul’da şehrin en kıymetli yerlerindeki yürüme mesafesindeki alanları milletin hizmetine açtıklarını anlatan Kurum, şöyle devam etti: “Burada devrimcilikse eğer en önemli devrimcilik budur, halkçılıksa eğer halkla birlikte millete hizmet etmektir, milletin gönlüne girmektir ki biz bu projeleri yapmaya devam edeceğiz. Atatürk Havalimanı üzerinden çok alışageldiğimiz maalesef Atatürk istismarına karşı sarılanları aslında Gazi Mustafa Kemal’in bu aziz millet için çizmiş olduğu muasır medeniyetler seviyesi çizgisini anlamadığını, anlamak istemediğini görüyoruz ki, Gazi Mustafa Kemal’in çizdiği muasır medeniyetler seviyesi çerçevesinde biz şehirlerimizi 85 milyonla birlikte geliştiriyoruz, projelerimizi yapmaya devam ediyoruz.”

İstanbul Atatürk Havalimanı’nda yapılacak millet bahçesinin alanında dünyada sayılı yerler arasında yer alacağına dikkati çeken Kurum, günde 1 milyondan fazla vatandaşın ziyaret edeceği mekanın İstanbul’un cazibe merkezi haline geleceğini söyledi.

İstanbul’un bir deprem bölgesi olduğunun altını çizen Kurum, olası afet durumunda burasının toplanma alanı vazifesi göreceğini de aktardı. Kurum, “Tabii bunların milletin derdiyle bir işi olmadığı için, millete verdikleri sözleri tutmadıkları için bu projeleri anlayamazlar. Milletimiz her zaman iş bekler, proje bekler, üretim bekler, eser bekler ki biz milletimizle birlikte bu işleri yapmaya gayret gösteriyoruz” ifadelerini kullandı.

Nerede bir afet olsa milletin yanında olmaya gayret gösterdiklerini, milletin ihtiyacı neyse orada olmaya çalıştıklarını anlatan Kurum, “Onlar alışık olmadığı için, depremde selde heyelanda başka konuları konuştuğu için, başka amaçları olduğu için bizi anlamalarını da açıkçası beklemiyoruz” değerlendirmesini yaptı.

İstanbul’da yapılacak millet bahçesinin alanında dünyada sayılı yerler arasına gireceğini ifade eden Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle ilk fidanları toprakla buluşturacaklarını ve bu kapsamda 132 bin 500 fidanın Atatürk Havalimanı’nda yapılacak millet bahçesine dikileceğini bildirdi. Kurum, “Biz bu noktada hem çevre açısından hem doğa koruma projesi açısından projelerimizi yapmaya azimle, kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.

İklim değişikliğiyle mücadele, döngüsel ekonomi ve yeşil kalkınma anlayışı çerçevesinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ortaya koyduğu 2053 vizyonu çerçevesinde yatırımları yapmayı sürdürdüklerini ifade eden Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü: “Onlar söyleye dursunlar, onlar eleştire dursunlar. Onlar bizim arkadaşlarımızı, müteahhitlerimizi, projecilerimizi tehdit etmeye devam etsinler. Biz açıkçası onların kuru gürültülerine bakmayacağız. Onların söylemlerini dikkate almayacağız ve milletimizle birlikte yol yürümeye Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde devam edeceğiz ve inşallah Atatürk Havalimanı’nı 85 milyonun bahçesi olacak şekilde 7’den 70’e tüm vatandaşlarımızın burada birlik beraberlik ruhu çerçevesinde yaşayacağı, buradaki yeşil alanlarda hoş vakit geçireceği bir alan haline getirmeye devam edeceğiz. Ben bu noktada millet bahçemizin, Atatürk Havalimanı’nda yapacağımız yeşil koridorumuzun, ekoloji koridorumuzun, İstanbul’umuza 85 milyonluk büyük Türkiye ailesi ne hayırlı olmasını diliyorum.”

Kurum, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı. “Atatürk Havalimanı’na millet bahçesi yapılmasına yönelik muhalefetten eleştiriler var. Bugün de İstanbul’da havalimanı önünde açıklamalar yapılacağı söylendi. Siz bu eleştiriler hakkında neler söylersiniz?” sorusu üzerine Kurum, şunları kaydetti: “Tabii kendisi, maalesef Gazi Mustafa Kemal’i, Atatürk’ü bile ağzına almaktan imtina eden bu şahıs, şimdi gidip Atatürk Havalimanı’nda sözde çevreci kişilerle, maske takmış çevrecilerle birlikte gidip burada bu projeyi yaptırmayacaklarını, bu projeyi yapanların gök kubbeyi başına yıkacaklarını söyleyerek açıkçası vatandaşımızı, milletimizi tehdit ediyorlar. Tabii bunlar tehdit diline alışmışlar. Bu söylemlere alışmışlar ama baktığınızda dikili bir tane ağaçları yok. Söylediği sözlerin hiçbirinin tutmadığını görüyorsunuz. Biz illere gidiyoruz. Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de söyleyebilir misiniz bana Cumhuriyet Halk Partisi zihniyeti, muhalefet zihniyeti başlattığı, bitirdiği bir tane böyle proje gösterebilir misiniz? Şimdi millet hizmet bekliyor, millet iş bekliyor. Millet polemik, dedikodu, iftira, tehdit beklemiyor. Hala bunu anlayamadılar, anlamak istemiyorlar. Onlar anlamaya dursunlar ama biz proje yapmaya, iş yapmaya devam edeceğiz. Bizim karnemiz milletimiz. Biz milletimizle birlikte inşallah Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde yol yürümeye devam edeceğiz.”

Atatürk Havalimanı’na yapılacak millet bahçesinde yeşil alanların ne kadar olacağı, ne kadar ağaç dikileceği sorularına karşılık Kurum, alanın tamamına yeşil alan denilebileceğini belirtti. Yürüyüş yollarının dahi doğal malzemelerle yapılacağını dile getiren Kurum, “Alanın ilk etapta 5 milyon 36 bin metrekaresini yapıyoruz ki buranın da yüzde 95’i yeşil alan olacak. Çocuklarımızın oynayacağı alanlar ve bisiklete bineceği alanlar… Burada şölenler yapacağız. Gençlerimiz bu alana gelecekler hep birlikte konserler düzenleyeceğiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anacağız. Oradaki müzemizde çocuklarımız Türkiye’nin ilk havalimanındaki uçaklarımızı, oradaki pilotlarımızın hikayelerini öğrenecekler. Oradaki tüm limanlar kalıyor. Atatürk Havalimanı yıkılıyor diye bir algı peşindeler. Atatürk Havalimanı yıkılmıyor, aksine Atatürk Havalimanı milletimize armağan ediliyor. Atatürk Havalimanı inşa ve ihya ediliyor” şeklinde konuştu.

Kurum, projeyi her detayıyla düşündüklerini, karbondioksit emisyonlarının sıfıra indirileceği yeşil bir koridorun oluşturulması adına tasarladıklarını belirterek, söz verdikleri gibi Cumhuriyet’in 100. yılında bu projeyi millete armağan edeceklerini bildirdi.

Muhalefetin, 8 milyon metrekare yerine 5 milyon metrekarenin yeşil alan olacağı, Suudi Arabistan, Katar gibi ülkelerdeki şirketlerin buradan rant elde edeceği, ihalenin kapalı şekilde yapıldığı, devletin zarara uğratıldığı yönündeki iddialarının sorulması üzerine Kurum, “Şimdi değerli arkadaşlar burası hiçbir şekilde altını çizerek ifade etmek istiyorum, imara açılmayacak. Herhangi bir konut projesi, herhangi bir ticari ünite bu alana yapılmayacak. Bu noktada bu alanın Katarlılara, yurt dışındaki kardeşlerimize, dostlarımıza satılması gibi bir durum söz konusu değil” yanıtını verdi.

Muhalefetin her konuyu Türkiye’nin dost olduğu, kardeş olduğu ülkelere getirdiğini aktaran Kurum, milletin gönlünün ferah olmasını isteyerek, projenin millete armağan edileceğini söyledi.

Alanın tamamının 8 buçuk milyon metrekare olduğunu, ilk etapta 5 milyon 36 bin metrekaresinin yapılacağını anlatan Kurum, burada Florya tarafında denize paralel olan pisti koruyacaklarını ve pistin sivil uçuşlar ile afet zamanlarında hastaneye hizmet vereceğini anlattı. Kurum, alanın Florya tarafından oluşturulan koridorla 10 milyon metrekarenin üzerine çıkacağını belirtti.

TOKİ’nin 20 yılda 1 milyon 200 bin sosyal konut ürettiğini, bunun dünyada örneğinin olmadığını ifade eden Kurum, yapılan tüm işlemlerin Sayıştay denetimine tabi olduğunu vurguladı.

Kurum, “İhale şeffaf bir şekilde yapılmıştır. Bu çerçevede yeterli olan firmalar katılmıştır ve en düşük fiyatı veren yüklenici, ihaleyi almıştır. İhalenin yapım rakamı 2 milyar 100 milyon TL’dir. Yani 2 milyar dolar, 5 milyar dolar, 10 milyar dolar değildir” dedi.