Atatürk Kültür Merkezi’nin kaba inşaatı tamamlanıyor

TOKİ tarafından İstanbul'da yapımı devam eden Atatürk Kültür Merkezi'nin kaba inşaatının yüzde 95'i tamamlandı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının koordinasyonunda Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca (TOKİ) İstanbul’da yapımı devam eden Atatürk Kültür Merkezi’nin kaba inşaatının yüzde 95’i tamamlandı.

Temeli Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 10 Şubat 2019’da atılan AKM kompleksinin yapımı son hızla devam ediyor. Yeni tip koronavirüs tedbirleri kapsamında, Sağlık, Çevre ve Şehircilik ile İçişleri Bakanlıkları tarafından yayınlanan genelgeler doğrultusunda çalışmaların devam ettiği AKM şantiyesinde, işçi sayısı azaltılıp sosyal mesafe kurallarına uyularak inşaat sürdürülüyor.

95 bin 600 metrekare kapalı alana sahip, 5 ayrı bloktan oluşacak yeni AKM binasında tüm bloklarda kaba yapı imalatları devam ediyor. Bu kapsamda bloklarda temel betonarme imalatının tamamı, üst yapı imalatlarının ise yüzde 99’u tamamlandı. Gaz beton ve akustik duvar, akustik asma tavan, giydirme cephe, sıva gibi diğer inşaat faaliyetleri devam ediyor.

Böylece, kaba inşaatının yüzde 95’i tamamlanmış olan AKM binasının yıl sonunda bitirilmesi hedefleniyor.

Taksim Meydanı’nın sembollerinden olacak yapının projesi, ilk AKM’nin mimarı olan Hayati Tabanlıoğlu’nun oğlu mimar Murat Tabanlıoğlu tarafından hazırlandı.

AKM binası tamamlandığında içerisinde 48 bin 705 metrekare büyüklüğünde, 4 bodrum, zemin ve 9 kattan oluşan 2 bin 40 kişi kapasiteli opera salonu, 16 bin 228 metrekare büyüklüğünde, 4 bodrum, zemin ve 5 kattan oluşan 805 kişilik bir tiyatro salonu, buralara ait sahne, kulis odaları, fuaye alanları, atölye ve depo alanları, bale çalışma salonları, solist ve orkestra çalışma odaları, kayıt stüdyosu ve prova salonları, sanat galerileri, sergi salonları ve millet kıraathaneleri yer alacak.

TOKİ BAŞKANI BULUT, AKM ŞANTİYESİNDE ÇALIŞMALARI İNCELEDİ

TOKİ Başkanı Ömer Bulut, tamamlandığında mimari, estetik, kullanım bakımından göz dolduracak bir eser olarak planlanan ve İstanbul’un kültür ve sanat faaliyetlerini daha da zenginleştirecek olan yeni AKM’nin şantiyesine giderek çalışmaları yerinde inceledi. Bulut, şantiyedeki yetkililerden inşaatın son durumu hakkında bilgi aldı.

İlgili Konular:
TOKİ Haber
TOKİ Haber

En büyük ‘LEED Altın’ sertifikalı binası

İstanbul Havalimanı, Amerikan Yeşil Bina Konseyi tarafından dünyanın en büyük "LEED sertifikalı binası" olarak tescillendi.
İstanbul Havalimanı, Amerikan Yeşil Bina Konseyi tarafından dünyanın en büyük “LEED sertifikalı binası” olarak tescillendi. Sürdürülebilir kalkınma ilkeleri çerçevesinde çalışmalarına yön veren İGA, İstanbul Havalimanı terminal binası için Amerikan Yeşil Bina Konseyi’ne yaptığı başvuru sonucunda, “LEED Altın” sertifikası almaya layık görüldü. Tasarım sürecinden inşaat aşamasına, inşaat aşamasından tam kapasite ile operasyona kadar geçen sürede, enerji verimliliği ve çevreci uygulamalarla adından sıkça söz ettiren İstanbul Havalimanı, dünyanın en büyük “LEED sertifikalı binası” olmaya hak kazanarak, havacılık sektöründe bir ilki daha başardı. LEED sertifikasyon sistemi, tasarım sürecinden başlayarak binaların tamamlanmasına kadar devam eden uzun soluklu bir süreç olmak birlikte birden çok disiplini ilgilendiren konuları kapsıyor. Sistem, binaları sürdürülebilir arazi, su verimliliği, enerji ve atmosfer, malzemeler ve kaynaklar, iç mekan yaşam kalitesi, tasarımda inovasyon, yerel önem sırası gibi çeşitli konu başlıklarında değerlendiriyor. Ön koşulları sağlayan binalar değerlendirmeler sonucunda aldıkları puanlara göre “Sertifikalı, Gümüş, Altın veya Platin” düzeyinde tescilleniyor. LEED başlıkları kapsamında toplu taşımanın ve alternatif ulaşım sistemlerinin özendirilmesi su tasarrufu ve suyun verimli kullanılması için birtakım metotların uygulanması, tasarımın ve sistem seçiminin enerji verimliliğinin arttırılması yönünde yapılması gibi kriterler değerlendirmelerde ön planda tutuluyor. Bu başlıkların yanı sıra insan sağlığına zararlı uçucu maddelerin, sigara dumanının engellenmesi ve iç ortamdan uzaklaştırılması, iç hava kalitesinin arttırılması

“Demokrasi ve Özgürlükler Adası” açıldı

1960’daki askerî darbenin ardından dönemin Başbakanı Adnan Menderes ve arkadaşlarının idam kararlarının alındığı Yassıada, yeniden düzenlenme çalışmalarının ardından “Demokrasi ve Özgürlükler Adası” adıyla açıldı.
Türk demokrasi tarihinde “kara bir leke” olan 27 Mayıs 1960 darbesinin 60. yılında Yassıada, Demokrasi ve Özgürlükler Adası adıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından hizmete açıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nın açılış töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin 60 yıl önce tarihinin en kara günlerinden biri olan 27 Mayıs darbesine maruz kaldığını hatırlattı. Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki bir grup cuntacının gerçekleştirdiği darbenin ardından yaşananların adalet ve insanlık adına utanç verici olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üzerinde bulunduğumuz Yassıada’da, diğer bir ifadeyle ‘Yaslıada’da yapılan ve bizzat faillerinin itirafıyla önceden verilen emirlerin uygulanması şeklinde geçen yargılamaların sonu çok büyük bir faciayla bitmişti” dedi. "Demokrasi ve Özgürlükler Adası, geçmişten bugüne istiklal ve istikbal mücadelesiyle gönüllerdeki sevginin hasbi nişanesi olacaktır” https://t.co/InqqDMWQ5e pic.twitter.com/2S9XUIeFMi— T.C. Cumhurbaşkanlığı (@tcbestepe) May 27, 2020 “YASSIADA’DA YAPILAN İŞ YARGILAMA DEĞİL, BİR HUKUK CİNAYETİYDİ” Türkiye’ye yıllarca hizmet eden ve millî iradenin temsilcisi konumundaki Demokrat Parti’nin yöneticilerinin yargılamaları boyunca her türlü hakarete, işkenceye, iftiraya maruz kaldığı anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aslında burada yapılan iş yargılama değil, darbe yaparak anayasayı çiğneyenlerin ülkenin meşru yöneticilerini anayasayı ihlal ithamıyla giriştikleri bir hukuk cinayetiydi” ifadesini kullandı. “Yassıada’da aylar boyunca tam anlamıyla bir zulüm makinesi işletilmiştir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dönemin cumhurbaşkanı, başbakanı, bakanları, komutanları, milletvekilleri ve bürokratlarının hiçbir somut suçları

Avrupa’nın en büyüğünde enerji üretimi başladı

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Dicle Nehri üzerinde yapılan ve silindirle sıkıştırılmış beton tipine göre Avrupa'nın en büyük barajı olan Çetin Barajı'nın enerji üretimine başladığını açıkladı.
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Dicle Nehri üzerinde yapılan ve silindirle sıkıştırılmış beton tipine göre Avrupa’nın en büyük barajı olan Çetin Barajı’nın enerji üretimine başladığını açıkladı. Baraj milli ekonomiye yıllık 500 milyon lira katkı sağlayacak. Siirt’in Şirvan ve Pervari ilçeleri sınırları içerisinde bulunan Çetin Barajı ve Hidroelektrik Santralinin temelden 165 metre gövde yükseklikte inşa edildiğini belirten Bakan Pakdemirli, “Kendi kategorisinde Türkiye ve Avrupa’nın en büyük barajı olan Çetin Barajı’nın maksimum işletme kotunda, 615 milyon metreküp su depolanacak, 37 kilometre uzunluğunda ve 12 kilometre alanında bir gölalanı oluşacak” dedi. YILDA 1 MİLYAR 175 MİLYON KWH ENERJİ ÜRETİLECEK Barajın üç büyük ve bir küçük olmak üzere 4 türbin ile toplamda 420 MW kurulu güce sahip olduğunu vurgulayan Bakan Pakdemirli, “Baraj ile yılda 1 milyar 175 milyon kWh enerji üretilecek ve milli ekonomiye yılda yaklaşık 500 milyon TL katkı sağlanacak” değerlendirmesinde bulundu. ENERJİ KAYNAKLI DIŞ TİCARET AÇIĞINA OLUMLU YÖNDE ETKİ Projede bir küçük ünite ve bir büyük ünitenin devreye girdiğini ve elektrik üretimine başladığını açıklayan Pakdemirli şunları söyledi: “Yerli ve yenilenebilir enerjinin payının artırılması bakımından son derece önemli olan bu barajın tamamlanarak milli ekonomiye katkı verir duruma gelmesi, ülkemizdeki enerji kaynaklı dış ticaret açığına olumlu yönde etki yapacak.”