Axalta’dan mimarlara renk odası deneyimi

Yaş ve toz boya tedarikçilerinden Axalta, Türkiye’de ikinci fabrikası olan Çerkezköy’deki üretim tesisinin ardından, İstanbul’da bir renk odasını hizmete sunuyor.

Yaş ve toz boya tedarikçilerinden Axalta, Türkiye’de ikinci fabrikası olan Çerkezköy’deki üretim tesisinin ardından, İstanbul’da bir renk odasını hizmete sunuyor.

Yaş boya, toz boya ve otomotiv boya olmak üzere üç alanda üretim yaptıklarını belirten Axalta Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Finans Direktörü Osman Nebioğlu, “Yaş boya üretiminde dünyada birinci sırada yer alarak lider konumdayız. Toz boya ve otomotivde ikinci sırada yer alıyoruz. Yeni renklerle beraber trendleri de geliştiriyoruz. Renk trendleri bazen inşaattan değil, otomotiv sektöründen doğuyor. Bu trendi yakalayarak inşaat sektöründe öncü oluyoruz” diye konuştu.

Dünyada yaklaşık 5 milyar dolar satışı olan global bir firma olarak sürekli satın alma faaliyetinde bulunduklarına dikkat çeken Nebioğlu, “Yaklaşık 400 milyon dolar operasyonel nakit üretirken satış portföyümüz buna paralel olarak hızla büyüyor. Satışlarımız dolar euro paritesinin sabit yorumlanması halinde yılda yüzde 3.5 artış gösteriyor” dedi.

TÜRKİYE’DEKİ HEDEF BEŞ YILDA YÜZDE 15 PAZAR PAYI

Avrupa Toz Boya Direktörü Klaus Gast ise Türkiye’nin Avrupa için en büyük pazarlardan biri olduğunu söyledi. Gast, 2019 yılının şubat ayında bir firmanın üretim tesisini satın alarak, kendi standartlarında yenilediklerini ve ek yatırımlarla üretim tesisini güçlendirdiklerini kaydetti. 90’larda Gebze-Dilovası’nda başlayan yaş boya üretiminin ardından bu yıl ek olarak Çerkezköy’de toz boya üretimine başladıklarını söyledi. Piyasanın en büyüklerden biri olmayı hedeflediklerini sözlerine ekleyen Gast, “Dünya genelinde yılda 3.3 milyon ton toz boya üretimi ve tüketimi söz konusu. Türkiye’de bunun yüzde 3.5’u yani yılda yaklaşık 80 bin ton toz boya üretim kapasitesi var. Beş yıllık hedef olarak yüzde 15’lik pazar payı hedefini mevcut kapasitemizle karşılayabiliriz. Fabrikamızın üretim kapasitesini kısa sürede üç katına çıkarabiliriz” diye konuştu.

Özellikle iç mimari, mimarlık, aydınlatma ve rengin kişiye özel hazırlanabileceği sektörlerde en büyüklerden biri olma hedefini taşıdıklarını söyleyen Gast, şunları söyledi: “Gebze’deki yaş boya fabrikasındaki yüz kişiye ek olarak ikinci fabrikamızda yaklaşık 30 kişilik bir istihdamla yola devam ediyoruz. Fabrikamızı sadece Türk pazarı için değil, yakın bölgede yer alan Bulgaristan, Romanya gibi önemli pazarlara da ihracat platformu olarak da düşünmekteyiz.”

Dünyanın boya devlerinden Axalta, Fransa, İngiltere, Belçika ve Polonya’dan sonra İstanbul, Beşiktaş’ta yıl sonu itibariyle renk deneyimi sunan bir de showroom açıyor. 150 metrekarelik alanda yaklaşık iki binin üzerinde renk teşhir edilirken mimarlar ve projelerin cephe sorumluları, renk numunelerini karşılaştırarak seçme konforuna kavuşacak. Türkiye’de ilk defa yapılan bu yatırımla mimarların çalışma yönteminin değişeceğini belirten Axalta Toz Boyaları Türkiye Ülke Müdürü Güldem Acet, “Mimarlar projelerinde, ofislere gönderilen renk paletlerdeki kısıtlı renkleri seçmek zorunda kalıyordu. Biz diyoruz ki üç dört renkle sınırlı kalmayın. Gelin konsept odamızda binlerce renk var. Renk deneyimi konsepti, mimarlara ilham verirken biz de onlara renk geliştirmekten üretimine kadar hizmet verelim” diye konuştu.

İlgili Konular:
TOKİ Haber
TOKİ Haber

MOSDER: Mobilyacılar düğüne hazır

MOSDER Başkanı Mustafa Balcı, yeni normalleşme süreciyle birlikte mobilya sektöründe çarkların dönmeye başladığını ifade etti.
Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği (MOSDER) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Balcı, yeni normalleşme süreciyle birlikte mobilya sektöründe çarkların dönmeye başladığını ifade etti. 1 Haziran’da perakende sektöründe mağazaların tekrar açılacak olmasının mutluluğunu yaşadıklarını belirten Mustafa Balcı, “Sektörümüz 2020 yılına güzel bir giriş yapmıştı ancak koronavirüs salgını nedeniyle yurt içinde satışlarımız mart ayı itibariyle yüzde 80 oranında düşüş yaşamıştı. Mayıs ayı ile birlikte yeni normalleşme sürecine giren sektörümüzde tüketicilerimiz için mağazalarımızda tüm hijyen önlemleri alınmıştır. En güzel modellerimiz mağazalarımızda yeni sahiplerini bekliyor” dedi. MOSDER Başkanı Mustafa Balcı, “Temmuz ayında başlaması planlanan düğün sezonu için markalarımız çeşitli kampanyalara imza atıyorlar. KDV indiriminin etkileri gecikmeli de olsa mobilya alışverişlerine yansıyacak” açıklamasında bulundu. “Ülkemizde evliliklerde ortalama 15 – 20 Bin TL’den başlayan mobilya alışverişleri; ürünün malzemesine, kalitesine, modeline ve markasına göre 60 Bin TL’ye kadar ulaşabiliyor” diye konuşan Mustafa Balcı, “Haziran ayında yaşanmasını beklediğimiz satış hareketliliği ile birlikte iç pazarda yılsonuna kadar 60 milyar TL’lik bir satış hacmine ulaşmayı hedefliyoruz” dedi. MOSDER Başkanı Balcı, şu açıklamalarda bulundu: “Millet olarak salgın boyunca zor günlerden geçtik. Ancak artık her şey yavaş yavaş yeniden normalleşmeye başladı. Biliyoruz ki evlilik alışverişleri hem yuva kuracak gençler hem de bu süreçte çocuklarını destekleyen aileler için meşakkatli bir süreçtir. MOSDER üyesi mobilya markalarımızın

Fiziki ofislerin yerini sanal ofisler alacak

Yapılan araştırmaya göre her dört çalışandan 3’ü verimlilik, stres ve ulaşım süresi gibi etkenler açısından uzaktan çalışma modelinin çok daha yararlı olduğunu belirtiyor. İş yapış şekillerindeki bu değişimin sabit ofisler yerine sanal ofisleri öne çıkaracağı öngörülüyor.
Yapılan araştırmaya göre her dört çalışandan 3’ü verimlilik, stres ve ulaşım süresi gibi etkenler açısından uzaktan çalışma modelinin çok daha yararlı olduğunu belirtiyor. İş yapış şekillerindeki bu değişimin sabit ofisler yerine sanal ofisleri öne çıkaracağı öngörülüyor. Kovid-19 salgını pek çok alanı olduğu gibi iş hayatını da ciddi ölçüde etkiledi. Alınan sosyal izolasyon tedbirleri kapsamında yüzbinlerce şirket, ofis ortamlarındaki bulaş riskine karşı evden çalışma modeline geçti. Coworking Insights’ın ‘’2020 Future of Work’’ başlıklı raporunu inceleyen eOfis’in paylaştığı verilere göre; dünya genelinle çalışanların yüzde 74’ü verimlilik, stres, maliyet tasarrufu, sosyal yaşam ve ulaşım gibi etkenler açısından uzaktan çalışma modelinin çok daha yararlı olduğunu belirtiyor. Çalışanların yüzde 55’i ise yeni normal dönemde sabit ofisler yerine sosyal mesafe kurallarına uygun daha butik ortak çalışma alanlarını kullanacaklarını, adres göstermeleri gereken durumlarda ise sanal ofisleri tercih edeceklerini söyledi. Ortaya çıkan bu tablo karşısında salgının kontrol altına alınmasıyla başlayacak yeni normal dönemde Türkiye ve dünya genelinde önemli sayıda şirketin uzaktan çalışan iş gücünü arttıracağı ve devamlı kullanılan fiziki ofisler yerine ihtiyaç halinde yararlanılabilen ortak çalışma alanlarının yer aldığı sanal ofisleri tercih edeceği öngörülüyor. PAZAR PAYINI YÜZDE 150 ARTIRMAYI HEDEFLİYOR eOfis’in derlediği verilere göre uzaktan çalışma modelini ilk kez deneyimleyenlerin yüzde 53’ü iş hayatlarına uzaktan çalışarak devam etmek

Kale’den ‘minimum temas maksimum güvenlik’ sistemi

Kale Kilit Türkiye Satış ve Pazarlama Direktörü Semih Teker, “Minimum temas, maksimum güvenlik” ilkesini benimseyerek, elektronik güvenlik sistemleri alanındaki bireysel ve ticari ürün gamını müşterilerinin beğenisine sunduklarını açıkladı.
Kale Kilit Türkiye Satış ve Pazarlama Direktörü Semih Teker, “Minimum temas, maksimum güvenlik” ilkesini benimseyerek, elektronik güvenlik sistemleri alanındaki bireysel ve ticari ürün gamını müşterilerinin beğenisine sunduklarını açıkladı. ‘Minimum temas, maksimum güvenlik’ ilkesiyle geliştirilen Kale Kilit elektronik güvenlik sistemleri, geleceğin güvenlik anlayışını bugünden tüketicileriyle buluşturuyor. Elektronik güvenlik sistemleri ile ilgili bilgi veren Semih Teker, “Kale Kilit olarak, her geçen gün dijitalleşen dünyamızda, müşterilerimizin ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda birbiriyle konuşabilen yeni nesil akıllı ürünler geliştiriyoruz. Diğer taraftan salgın ‘daha az temas’ bakış açısıyla, birçok alışkanlığımızı da kökten değiştirecek gibi görünüyor. Araştırmalar, salgın sonrası özellikle akıllı binalarda daha az temas sağlayan teknolojik çözümlere ağırlık verilmesinin zorunlu hale geleceğini ortaya koyuyor. Bu doğrultuda ‘Minimum temas, maksimum güvenlik” ilkesini benimseyerek, elektronik güvenlik sistemleri alanındaki hem bireysel hem de ticari ürün gamımızı müşterilerimizin beğenisine sunduk” dedi. Semih Teker, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yılın ilk çeyreğini hedeflerimizin üzerinde gerçekleştirdik. Şu anda Türkiye genelinde 2 bine yakın tesiste, yaklaşık 170 bin adet kartlı kilidimiz aktif olarak kullanılıyor. Koronavirüs etkilerinin azalmaya başlamasından sonra yılın son çeyreğinde sektörün toparlanmaya başlayacağını ümit ediyoruz. Bu doğrultuda gayrimenkul ve turizm projelerinde teması minimuma indiren elektronik güvenlik sistemleri talebinde bir artış trendi bekliyoruz.” “OTELİNİZİ GELECEĞİN GÜVENLİK ANLAYIŞIYLA KORUYUN” Elektronik güvenlik sistemleri segmentinde öne çıkan