Başvuru sayısı açıklaması: Benim milletim TOKİ’ye inanıyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "100 bin sosyal konut projesinde müracaatlar 1 milyonu aştı. Niye? Benim milletim eğer inanıyorsa bir kuruma, hele hele devletine orada akan sular durur. İşte TOKİ'ye inanıyor ve inandığı için de müracaatlarını yoğun bir şekilde yaptılar" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “100 bin sosyal konut projesinde müracaatlar 1 milyonu aştı. Niye? Benim milletim eğer inanıyorsa bir kuruma, hele hele devletine orada akan sular durur. İşte TOKİ’ye inanıyor ve inandığı için de müracaatlarını yoğun bir şekilde yaptılar” dedi.

Gayrettepe-İstanbul Havalimanı Metro Projesi İlk Ray Kaynağı Töreni’nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, başvuru sayısı 1 milyon 200 bini aşan 100 Bin Sosyal Konut Projesi hakkında da açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “100 bin sosyal konut” dediklerini hatırlatarak, “Ne diyorlardı, ‘Toplu konut olmaz, yapılmaz.’ Müracaatlar ne oldu biliyor musunuz? 1 milyonu aştı. Niye? Benim milletim eğer inanıyorsa bir kuruma, hele hele devletine orada akan sular durur. İşte TOKİ’ye inanıyor ve inandığı için de müracaatlarını yoğun bir şekilde yaptılar. Faizleri de indirdik mi? İndirdik. Daha da inecek. Faizler indikçe benim vatandaşımın bu noktadaki müracaatları daha da artacak. Çünkü ben gecekondularda kardeşlerimin, vatandaşımın oturmasını istemiyorum. Çünkü benim vatandaşım insanca yaşama erdemine buralarda ulaşacak” diye konuştu.

Milletin de kendilerinin bu hasbi çabalarını gördüğünü ve daima yanlarında yer aldığını ifade eden Erdoğan, milletin hizmette rekabet yerine, kişisel siyasi gündemlerini öne çıkartanların derslerini daima verdiğini söyledi.

Erdoğan, “Hatırlarsanız 1989 yılında ülkemizdeki belediyelerin çok büyük bir bölümü CHP çizgisindeki bir siyasi anlayışın eline geçmişti. Ardından yapılan 1994 seçimlerinde hizmet yerine lafta, sloganda, göz boyamada yarışanların hepsi tarihe gömüldü. Biz de aynı dönemde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak başladığımız yolculuğumuzu Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı ile sürdürdük. Ülkeyi ve şehirleri yönetme yetkisi almak, böyle ağır bir sorumluluğun altına girmek herkese nasip olmaz. Şayet milletin size verdiği bu fırsatı, Hakk’a ve halka hizmet anlayışıyla en güzel şekilde değerlendirirseniz önünüzde uzun ve aydınlık bir yol açılır. Ama işi siyasi şaklabanlığa vurup sadece kendi hesaplarınızın ardından giderseniz, millet de size ilk fırsatta dersinizi verir” şeklinde konuştu.

TOKİ Haber
TOKİ Haber

Emlak vergisi ödemesi başlıyor

Türkiye sınırlarında bulunan ev ve iş yerleri için ödenen emlak vergisinin 2020 yılı ilk taksit ödemesi 1 Mart'ta başlıyor. Vergi ödeme dönemi 1 Haziran tarihine kadar devam edecek.
Türkiye sınırlarında bulunan ev ve iş yerleri için ödenen emlak vergisinin 2020 yılı ilk taksit ödemesi 1 Mart’ta başlıyor. Vergi ödeme dönemi 1 Haziran tarihine kadar devam edecek. Tarihleri geçiren vergi mükellefleri için ise cezai işlem uygulanacak. Vergi dönemini geçiren mükellefler her ay için yüzde 2 oranında gecikme zammı ödeyecek. Bina vergisini, binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler ödeyecek. Bir binaya paylı mülkiyet durumunda malik olanlar, hisseleri oranında mükellefler sayılıyor. Elbirliği mülkiyette malikler vergiden müteselsilen sorumlu oluyor. Ancak bir gayrimenkulü olduğu halde vergiden muaf olmak mümkün. Yasa muaf olanları şöyle sıralıyor; hiçbir gelir olmayan, sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan başka geliri olmayan emekliler, gaziler, engelliler, şehitler, işsizler ile dul ve yetimler. Emlak vergisi ödemeleri ilçe belediyelerinden yapılabiliyor. Gayrimenkullerin bir başka şehirde olması halinde ödemeler tüm belediyelerden PTT Havalesi veya Belediyelerin Banka Hesap Numaralarına Emlak Vergisi Mükellef numarasının yazılmasıyla yapılabiliyor. Emlak vergisi ödemeleri internet aracılığıyla da gerçekleşebiliyor. Belediyenin “e-Belediye” sistemini kullanıyor olmasıyla, internet üzerinden online olarak ödenebiliyor. Yeni Şafak

Kurtarma ekiplerine tazminat

Elazığ'ın Sivrice ilçesinde meydana gelen deprem nedeniyle bölgede görev yapan personele 6 ay süreyle 693 lira 50 kuruş tazminat ödenecek.
Elazığ’ın Sivrice ilçesinde meydana gelen deprem nedeniyle bölgede görev yapan personele 6 ay süreyle 693 lira 50 kuruş tazminat ödenecek. 24 Ocak’ta meydana gelen Elazığ’ın Sivrice ilçesi merkezli deprem afeti nedeniyle bazı yerlerde görev yapan personele tazminat ve fazla çalışma ücreti ödenmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre, söz konusu deprem nedeniyle Elazığ’ın merkez ve Sivrice ilçeleri ile Malatya’nın Doğanyol ve Pütürge ilçelerinde (bağlı yerleşim birimleri dahil) sürekli görevle fiilen çalışan, Devlet Memurlar Kanunu, Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, Uzman Jandarma Kanunu, Uzman Erbaş Kanunu, Hakimler ve Savcılar Kanunu ile Yükseköğretim Personel Kanunu’na tabi personele, kamu kurum ve kuruluşlarında sürekli ve geçici işçi olarak çalıştırılan personele, kanun hükmünde kararname (KHK) ve diğer mevzuat uyarınca sözleşmeli olarak çalıştırılan personele, ilgili mevzuatı uyarınca istihdam edilen diğer personele 24 Ocak’tan itibaren 6 ay süreyle 693 lira 50 kuruş tazminat ödenecek. Söz konusu tazminat, depremle ilgili bir görevin ifası amacıyla anılan ilçelerde geçici olarak görevlendirilenlere de verilecek. Tazminattan, eşlerden her birinin ayrı ayrı yararlanması durumunda her bir eşe bu tutarın yüzde 75’i ödenecek. Tazminat, fiilen görev yapılan süreyle orantılı olarak ay sonunda yatırılacak ve damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmayacak. Ayrıca söz konusu yerlerde deprem nedeniyle fiilen fazla

Yenikapı arkeoloji kazıları, İstanbul’un tarihine ışık tutuyor

Çağlar boyu üç büyük medeniyete ev sahipliği yapan İstanbul'un köklü tarihi, Yenikapı’da 2004-2013 yılları arasında sürdürülen arkeolojik kazılarla gün yüzüne çıkıyor.
Çağlar boyu üç büyük medeniyete ev sahipliği yapan İstanbul’un köklü tarihi, Yenikapı’da 2004-2013 yılları arasında sürdürülen arkeolojik kazılarla gün yüzüne çıkıyor. Şehirleri geleceğe taşıyan, üzerinde bulunduğu coğrafyanın geçmişiyle kurduğu kadim bağlardır. İstanbul, çağlar boyu ev sahipliği yaptığı üç büyük medeniyetin kültürüyle yoğrularak yaş alan ve bu sayede kendi özgün kültür birikimini teşekkül ettiren bir şehir olarak varlığını sürdürüyor. Bu varlığın uzandığı geçmiş, Yenikapı’da 2004-2013 yılları arasında sürdürülen arkeolojik kazılarla gün yüzüne çıktı. Yenikapı Batıkları Projesinin başkanlığını üstlenen İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ufuk Kocabaş, 60.000 metrekarelik bir alanda yürütülerek İstanbul’un tarihini MÖ 6200’lere götüren Yenikapı Arkeoloji Kazıları ve İstanbul’un kültür mirasına dair değerlendirmelerde bulundu. Yenikapı Arkeolojik Kazıları, İstanbul’un tarihine ışık tutan bir zaman tüneli açtı. Kazı sürecine dair neler söylersiniz? İstanbul’un Yenikapı semtinde 2004 yılında başlayan arkeoloji kazıları bize, şehrin kadim geçmişine ışık tutacak çok önemli arkeolojik ve tarihi bilgiler sundu. İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü’nün Marmaray ve Metro kazıları kapsamında başlattığı bu çalışmada yaklaşık olarak 600, bazen 1000’in üzerinde arkeoloji işçisi, 50 uzman ile 20 değişik üniversite ve enstitünün katılımıyla belki de yüzyılın en büyük arkeoloji kazılarından biri gerçekleştirildi. Bu kazılarda, İstanbul’un kadim geçmişine ışık tutacak inanılmaz arkeolojik verilere ulaşıldı. Şehrin 8500 yıllık geçmişiyle karşılaşıldı. Biz bir