Bosna savaşında yıkılan Alaca Camii yeniden inşa edildi

Bosna'daki savaşta temellerine kadar yıkılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğünün desteğiyle yeniden inşa edilen Alaca Camii, düzenlenen törenle ibadete açıldı.

Bosna’daki savaşta temellerine kadar yıkılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğünün desteğiyle yeniden inşa edilen Alaca Camii, düzenlenen törenle ibadete açıldı.

“Bosna’nın incisi” olarak bilinen Foça’daki Alaca (Hasan Nazır) Camii, Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Bosna Hersek İslam Birliği Vakıflar İdaresi iş birliğiyle rekonstrüksiyonunun tamamlanmasının ardından törenle açıldı.

Açılış töreninde konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, tarihi bir değeri, ait olduğu topraklara yeniden kazandırmanın gururunun yaşandığını dile getirdi. Bakan Ersoy, Alaca Camisi’nin adeta küllerinden yeniden doğduğunu söyledi.

Bakan Ersoy, Osmanlı mimarisinin zarafeti ve zengin süslemeleriyle bezenmiş Alaca Camisi’nin, bu toprakların kültürel dokusunu yansıtan bir eser kimliği taşıdığına işaret ederek, bu kimliğinden dolayı caminin 1992-1995 yılları arasındaki savaşta tamamen yıkıldığını, taşlarının Çehotina Nehri’ne atıldığını anlattı.

Aliya İzzetbegoviç’in, “Hiç kimse intikam peşinde koşmamalı, sadece adaleti aramalıdır. Çünkü intikam, sonu olmayan kötülüklerin de kapısını açar. Geçmişi unutmayın ama onunla da yaşamayın.” sözlerini hatırlatan Bakan Ersoy, şöyle konuştu: “Acılar üzerinden geleceği inşa etmek yerine bir daha o büyük acıların yaşanmayacağından emin olacağımız bir geleceği oluşturma fikri ve ideali ile çalışmak bizlerin asli görevidir. Bugün tüm ihtişamıyla yeniden ayağa kalkan Alaca Camisi bu topraklarda bu idealin simgesidir. Irkçılığın ve nefretin ancak maddeye zarar verebildiğinin ama Bosna’da, Balkanlar’da yüzlerce yıldır var olan birlikte yaşama kültürüne ve kardeşlik ruhuna asla dokunamadığının göstergesidir. Bu ruhu bozmaya çalışanları tarih ve insanlık asla affetmeyecektir. Bugün Alaca Camisi özelinde bu toprakların değerlerini yeniden ayağa kaldırmak için emek veren, destek olan insanlar ise gelecekte de saygıyla, minnetle yad edilecektir.”

“Özgün taşların çıkarıldığı taş ocağı yeniden açıldı”

Bakan Ersoy, Alaca Camisi’nin aslına uygun şekilde yeniden inşa edilebilmesi için kurumların çok detaylı ve titiz bir çalışma gerçekleştirdiğini vurgulayarak, eserin özgün taşlarının çıkarıldığı savaş sonrasında tamamen kapanmış olan taş ocağının yeniden açıldığını, aynı nitelikteki taşların buradan çıkartılarak geleneksel yapım teknikleriyle cami, türbe ve şadırvanın yeniden inşa edildiğini bildirdi.

İmamevinin yeniden yapıldığını, çevrede bulunan mezarların düzenlendiğini belirten Bakan Ersoy, “Alaca Camisi’ne adını veren eşsiz kalem işi tezyinatı da tamamlanmak üzere. Aynı şekilde, bu esere ait ve başka yapılardan kalma nitelikli taşların alanda sergilenmesini içeren çevre düzenlemesi de artık tamamlanıyor. Bu çalışmalar ve ihtiyaç dahilinde gerçekleştirilecek yeni proje ve yatırımlar, gönül coğrafyamız olan bu topraklarla bağımızı daima ayakta tutacak, ortak değerlerimizi ve tarihimizi yaşatmaya devam edecektir.” diye konuştu.

“Bugünü unutmayın”

Bürokratından memuruna, zanaatkârından mimarına, akademisyeninden yöre halkına, bu ecdat yadigârının yeniden inşasında emeği geçenlerden bugünü unutmamalarını isteyen Bakan Ersoy, “Çünkü Alaca Camisi’nin taşına, Hüsn-i Hat’ına, kalem işi motiflerine her baktığınızda, çocuklarınız için barış, dostluk ve huzur dolu bir gelecek inşa etmek adına gösterdiğiniz çabanın ve ortaya koyduğunuz iradenin izlerini göreceksiniz. Bu toprakların tarihini, gerçeklerini görmezden gelenlere, yok etmek isteyenlere karşı kazandığınız zaferi göreceksiniz.” ifadelerini kullandı.

İlahilerin okunduğu törende, protokol konuşmalarının ardından Türkiye Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Burhan İşliyen dua etti. Camide ilk ezanın okunması ve kurdele kesimi ile resmi açılış töreni sona erdi.

Törene Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanı sıra Bosna Hersek Halklar Meclisi Başkanı Bakir İzetbegoviç, Bakanlar Konseyi Başkanı Denis Zvizdic, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkan Vekili Serkan Kayalar da katıldı.

Alaca Camii

Bosna Hersek’te klasik Osmanlı mimarisi ile yapılan ilk cami olan Alaca Camisi, Bosna’daki savaşın başladığı 1992 yılında Sırplar tarafından temellerine kadar yıkıldı. Caminin taşları bugünkü yerinden yüzlerce metre uzakta iki farklı noktada gömülü olarak bulundu.

Vakıflar Genel Müdürlüğünün desteğiyle Alaca Camisi’nin yeniden inşasına 2014 yılında başlandı.

İlgili Konular:
TOKİ Haber
TOKİ Haber

Bakan Kurum: Dünyaya örnek gösterilecek

Bakan Kurum, "Elazığ'da yaklaşık 19 bin 300 bağımsız bölümden oluşan konut çalışmasını başlattık ve bu çalışma gerçekten yeni Elazığ için Türkiye'ye ve dünyaya örnek gösterilebilecek" dedi.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, “Elazığ’da yaklaşık 19 bin 300 bağımsız bölümden oluşan konut çalışmasını başlattık ve bu çalışma gerçekten yeni Elazığ için Türkiye’ye ve dünyaya örnek gösterilebilecek” dedi. Bakan Kurum, Elazığ’da depremzedeler için Yazıkonak, Karşıyaka, Mustafa Paşa mahallelerinde yapımı devam eden konutlarda incelemelerde bulundu, vatandaşların sorun ve taleplerini dinledi. Sürsürü Mahallesinde de inşası süren konutlarda incelemelerde bulunduktan sonra burada açıklama yapan Bakan Kurum, Kovid-19 salgını sürecinin ardından ilk ziyaretlerini Elazığ’a yaptıklarını söyledi. Bakan Kurum, “Elazığ’da 24 Ocak’ta bir deprem meydana gelmişti ve şehrimiz bu depremden ciddi anlamda etkilendi. O gün Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda İçişleri ve Sağlık Bakanlığımız seferber olmak suretiyle Elazığ’ımızın yaralarını sarmak için var gücümüzle gece gündüz hep birlikte çalıştık ve vatandaşımızın bu süreçten en az etkilenmesi adına atılması gereken adımları atmaya gayret gösterdik. Bu çerçevede 2 bin 23 binanın yıkımını gerçekleştirdik. 87 bin binada yaklaşık 250 bin bağımsız bölümde hasar tespit çalışmalarını yürüttük. Hemen hızlı bir şekilde 1500 kişilik ekibimizle hasar tespit çalışmalarını tamamladık. Süratli bir şekilde vatandaşlarımızın hasar tespitleri noktasında yıkılması gereken binaların yıkımını hızlı bir şekilde gerçekleştirmiş olduk. Elazığ’da yaklaşık 19 bin 300 bağımsız bölümden oluşan konut çalışmasını başlattık ve bu çalışma gerçekten yeni Elazığ için Türkiye’ye ve dünyaya örnek gösterilebilecek. Depremin hemen ardından

Konya’ya kent dokusuyla uyumlu millet bahçesi

Y. Mimar Merve Kuyu, Konya'da millet bahçesinin hep var olduğu izlenimini uyandırmak için kent dokusuyla uyumlu bir tasarım yaptıklarını açıkladı.
Konya Seydişehir Millet Bahçesi’nin tasarımında Selçuklu bahçelerinin değişmez kriterleri olan doğaya saygı, çevreyle uyum, kullanışlılık ve işlevselliği temel konsept olarak benimsendi. Z. Merve Kuyu – Y. MimarMesart Mimarlık ve İnşaat AŞ/Kurucu Y. Mimar Merve Kuyu, Konya’da millet bahçesinin hep var olduğu izlenimini uyandırmak için kent dokusuyla uyumlu bir tasarım yaptıklarını anlatıyor: “Seydişehir Millet Bahçesi tasarımı öncesinde yerleşimin kuruluşundan itibaren günümüze kadar geçen süreçteki ekonomik, sosyal, kültürel ve tarihi mirası inceleyerek kentsel gelişim projeksiyonu oluşturduk. Yerleşimin yakın ve uzak zamanlı gelişim beklentilerini ortaya koyarak kentin her düzlemde zayıf ve güçlü yönlerini tanımlamaya çalıştık. Anadolu Selçuklu ve Selçuklu dönemlerinde yetişen kıymetli ilim adamlarıyla öne çıkan yerleşimlerden biri olan kent, günümüzde sanayisiyle ön planda olan şirin, fazla göç alıp vermeyen, kimliğini korumuş Anadolu kentlerimizden birisidir. Günümüzde kentin kişi başına düşen aktif yeşil alan miktarı 7 metrekare olup millet bahçesiyle bu orana bir nebze daha olumlu katkı sağlamayı hedefledik. Seydişehir Millet Bahçesi’nin tasarımını yaparken projenin; kentin tarihi, kültürel ve doğal yerel kimlik özelliklerini taşıyan ve koruyan, halkı doğayla buluşturan, doğal afet anında kentin toplanma alanı olarak hizmet verebilen, kent yaşam kalitesine, ekolojisine ve estetiğine katkı sağlayan, çok yönlü sosyal yaşam mekânları sunan çekim ve cazibe merkezi olmasını önemsedik. SELÇUKLU BAHÇE KÜLTÜRÜ GÜNÜMÜZE TAŞINDI Selçuklu

Dicle’den Hevsel Bahçeleri’ne Diyarbakır Millet Bahçesi

Diyarbakır'a hayat veren Dicle Nehri'nin kıvrımlı yapısı ve Hevsel Bahçeleri'nin ızgara dokusu Yenişehir Millet Bahçesi'nin tasarımına yansıdı. Dinamik bir peyzaj karakterine sahip olan millet bahçesi, kent dokusu içinde çok özel ve önemli bir yerde bulunuyor.
Diyarbakır’a hayat veren Dicle Nehri’nin kıvrımlı yapısı ve Hevsel Bahçeleri’nin ızgara dokusu Yenişehir Millet Bahçesi’nin tasarımına yansıdı. Dinamik bir peyzaj karakterine sahip olan millet bahçesi, kent dokusu içinde çok özel ve önemli bir yerde bulunuyor. Peyzaj Mimari Zeyat Hattapoğlu Peyzaj Mimari Zeyat Hattapoğlu, Diyarbakır Yenişehir Millet Bahçesi’nin tasarım özelliklerini TOKİ Haber Dergisi için anlattı: “Diyarbakır Yenişehir Millet Bahçesi’ni kentsel ölçekte ele alarak bütüncül bir yaklaşımla projelendirdik. İlkesel anlamda, ülke genelinde ilk örnekleri yapılmaya başlanan millet bahçesi kavramı üzerinde dururken, bir taraftan da bölgeye özgü değerleri barındıran tasarım kriterlerini belirledik. Diyarbakır ölçeğinde analizler yaparak kent dokusuna ve ihtiyaçlarına en uygun projenin üretilmesini amaçladık. PROJE ALANI ÖZEL BİR KONUMDA Köklü bir tarihi barındıran kadim Diyarbakır kentinde tarihin izlerini sürmek mümkün. Buradan hareketle öncelikle kentle ilgili okumalar yaptık, kentin tarihi ve kültürel birikim sürecini ve güncel durumu anlamaya çalıştık. Kentte yaşayan herkesin bir arada var olabileceği, toplumun her kesimi için kamusal açık-yeşil alandan beklentinin karşılanabileceği bir uygulama yapmak hedefiyle kentsel ölçekte projenin tasarım kurgusuna dönük analizler yaptık. Bu analizler bize proje alanının kentin çok özel bir konumunda olduğunu gösterdi. Tarihsel gelişim, ulaşım, erişebilirlik, arazi kullanımı ve yeşil alan çözümlemelerimiz doğrultusunda, kentin ana ulaşım aksları ve karakter bölgelerini ortaya çıkardık, proje alanının kesişen akslar