Çamlıca Camisi’ne 5 milyon ziyaretçi

Görkemli mimarisiyle İstanbul'un yeni sembollerinden biri olan Büyük Çamlıca Camisi ve Külliyesi'ni, ibadete açıldığı 7 Mart'tan bu yana 5 milyon kişi ziyaret etti.

Görkemli mimarisiyle İstanbul’un yeni sembollerinden biri olan Büyük Çamlıca Camisi ve Külliyesi’ni, ibadete açıldığı 7 Mart’tan bu yana 5 milyon kişi ziyaret etti.

İçine girildiği andan itibaren selatin camilerinin adeta devamı hissini uyandıran Büyük Çamlıca Camisi, büyük bir ibadethane olmasının dışında sanat galerisi, kütüphane, konferans salonu, sanat atölyesi ve bir süre sonra açılacak olan İslam Medeniyetleri Müzesi ile Türkiye’nin en modern külliyesi özelliğini taşıyor.

7 AYDA 5 MİLYON ZİYARETÇİ

İstanbul Cami ve Kültür Hizmet Birimleri Yaptırma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ergin Külünk, Büyük Çamlıca Camisi’ni 7 Mart’taki Regaip Kandili’nde sabah namazında 50 bin kişi ile buluşturduklarını, bu kadar sayıdaki insanın iştirakiyle de 3 Mayıs’ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla resmi açılışı yaptıklarını söyledi.

Büyük Çamlıca Camisi’nin sadece bir cami değil, modern anlamda bir kompleks geleneksel manada da külliye olarak tasarlandığını ifade eden Külünk, külliyenin müze dışındaki bütün unsurlarının faaliyete geçtiğini belirtti.

Külliyede iyi bir ses düzenine sahip 1.071 kişilik konferans salonu, sanat galerisi, kütüphane, yapımı devam müze, sanat atölyeleri ve otoparkın yer aldığını anlatan Külünk, bunlarla birlikte Büyük Çamlıca Camisi’nde kesintisiz bir yaşamın başladığını dile getirdi.

Boğazı iyi gören bir konumda olması nedeniyle, özellikle yaz aylarında gece 01.00’e kadar yoğun bir ziyaretçi ilgisiyle karşılaştıklarını ifade eden Külünk, “7 Mart’tan bugüne yaklaşık 5 milyon insan külliyemize geldi” dedi.

TANZANYA’DAN ŞİLİ’YE UZANAN ZİYARETÇİ PROFİLİ

Büyük Çamlıca Camisi’nin hiç tahmin etmedikleri çok değişik bir ziyaretçi profili olduğunu dile getiren Külünk, “Bütün dünya insanlarını tanıdık. Ara sıra meraktan ‘Where are you from?’ diye soruyoruz. ‘Tanzanya, Avustralya, Şili, Peru, Rusya…’ diyor. Ne için geldiklerini soruyoruz. Türkiye’de son dönemde yapılan en büyük cami olduğu için görmeye geldiklerini söylüyorlar. Bir kısmı ulusal ve uluslararası medya kuruluşlarına yansıyan haberler üzerine cami ile ilgili meraklarını gidermek için bir kısmı da ibadet için geliyor” dedi.

Büyük Çamlıca Camisi’nin Anadolu Yakası’nda büyük bir ihtiyaç olduğunu anlatan Külünk, “Büyük bir camiyi, bir külliye içinde değerlendirmeye gayret ettik. Nasıl başardık? Sayın Cumhurbaşkanımızın manevi hamiliğinde, Türkiye’de yaşayan insanlarımızın maddi ve manevi destekleriyle. Bize 10 TL bağış yapan çok kıymetli bağışçılarımız olduğu gibi 10 binleri de bağışlayan çok kıymetli bireysel ve kurumsal bağışçılarımız da var. İsraf yapmadık. 350 bin metrekare büyüklüğünde A sınıfı bir özel betonarme inşaat yaptık. Dünya ölçeğinde beşte bire yakın bir maliyetle, Türkiye ölçeğinde de üçte bire yakın bir maliyetle bu işi yaptık” diye konuştu.

TOKİ Haber
TOKİ Haber

Türkiye’nin en sıra dışı camisi

Muğla'daki Stratonikeia Antik Kenti içerisinde yer alan tarihi Şaban Ağa Camii, sıra dışı yapısıyla dikkat çekiyor.
Muğla’nın Yatağan ilçesindeki Stratonikeia Antik Kenti içerisinde yer alan ve restorasyonunun ardından yeniden ibadete açılan tarihi Şaban Ağa Camii, sıra dışı yapısıyla dikkat çekiyor. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde de bahsi geçen Şaban Ağa Camii, restorasyon çalışmalarının ardından geçtiğimiz ay yeniden ibadete açıldı. Restorasyon kapsamında cami girişinde ve içerisinde zemine eklenen cam bölmelerle, caminin ilk inşa edilen alanları ile sütunlar ve bazı yapılar gözler önüne seriliyor. Bu bölümler Roma, Selçuklu ve Osmanlı döneminden izler taşıyor. Evliya Çelebi’nin geldiğinde caminin altından geçen kanal ve üzerinde oturduğu yerler de cam altına alınarak ziyaretçilere gösteriliyor. Girişte bulunan sadaka taşı ve sanduka da korumaya alınan eserler arasında yer alıyor. Tarihi Şaban Ağa Camii, antik kent içinde yer alan ve ibadete açılan ilk ve tek cami olma özelliğini taşıyor. Osmanlı döneminde inşa edilen camiye gelenler, hem ibadetlerini yapıyor hem de tarih içinde yolculuğa çıkıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan antik kente ziyaret Roma’dan günümüze her dönemden izler taşıyan tarihi cami, restorasyon çalışmalarının ardından geçen ay ibadete açıldı. 32 yıldır kullanılmayan camide yeniden ezan sesi yükselmeye başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz ağustos ayında Stratonikeia Antik Kenti’ni ve Şaban Ağa Camii’ni ziyaret etmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ardından tarihi camiyi Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş da ziyaret etti. Muğla programı kapsamında

“Mimar Sinan’ın eserleri kent siluetini tanımlar”

İstanbul'un siluetini oluşturan Mimar Sinan’ın mimarlık anlayışını ve eserlerini Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Bölüm Başkanı Prof. Dr. Demet Binan anlattı.
Türk mimarlık tarihinin en önemli ismi olan Mimar Sinan, aynı zamanda dünya mimarlık tarihinin de en önemli mimarlarından birisi olarak kabul ediliyor. Mimar Sinan, zamanının ve coğrafi sınırlarının çok ötesine geçen mimari anlayışı ve ardında bıraktığı birbirinden eşsiz eserleri ile geniş bir coğrafyada Osmanlı izlerini yaşatmaya devam ediyor. Mimarlar Günü dolayısıyla; İstanbul için ayrı bir öneme sahip olan ve şehrin siluetini oluşturan Mimar Sinan’ın mimarlık anlayışını ve eserlerini Mimar Sinan Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Mimarlık Bölüm Başkanı Prof. Dr. Demet Binan anlattı. Mimar Sinan’ın elli yıl Osmanlı İmparatorluğu’na baş mimar olarak hizmet verdiğinden bahsederek sözlerine başlayan Prof. Dr. Demet Binan, “Hem örgütsel yapı olarak hem mimari olarak bu denli güçlü bir imparatorlukta, böyle bir baş mimarlık örneği yok. Dolayısıyla Sinan hem Osmanlı İmparatorluğu içindeki mimarlardan hem de dünyadaki diğer mimarlardan çok farklı bir konumda” dedi. Prof. Dr. Binan, “Sinan’ın 1492-1588 yılları arasında yaşadığı kabul ediliyor. Sinan, Kayseri’nin Ağırnas Köyü’nden devşirilerek Yeniçeri oluyor. Daha sonra Haseki oluyor ve sonrasında İmparatorluk Hassa Baş Mimarı olarak görev alıyor. Kendisinin yaptığı çalışmaları ve yapıları incelediğimizde Osmanlı’nın, Türk mimarisinin, Türk İslam mimarisinin standartlarını, ilkelerini belirleyen bir süreci oluşturmuş olduğunu görüyoruz. Bunu; yapılarında ve imparatorluk sınırları içindeki yapı üretim düzeni içinde görebiliyoruz. Mimari eserlerin bitirme işleri,

Fantastik tasarımlarla masalsı bir İstanbul

İstanbul’a ve hayvanlara olan sevgisini yaptığı sürrealist çalışmalarla birleştiren sanatçı Yasin Yaman, fantastik tasarımlarıyla masalsı bir bakış açısı ortaya koyuyor.
İstanbul’a ve hayvanlara olan sevgisini yaptığı sürrealist çalışmalarla birleştiren sanatçı Yasin Yaman, fantastik tasarımlarıyla masalsı bir bakış açısı ortaya koyuyor. Sürrealist tasarımcı Yasin Yaman’ın İstanbul’un simgelerini konu alan hayal dünyasını zorlayan tasarımları beğeni toplarken, adeta masal dünyasında yolculuğa çıkarıyor. Özel bir firmada çalışan grafik tasarımcısı Yasin Yaman, tarih boyunca birçok sanatçıya ve sanat eserine esin kaynağı olan İstanbul’u ve simgesel yapıları konu alan gerçeküstü (sürrealite) tasarımlarıyla göz dolduruyor. Kentin eşsiz manzaraları ile hayal gücünü birleştiren Yaman, dijital manipülasyon tekniğiyle tasvir ettiği tasarımlarla beğeni topluyor. Grafiker Yaman, yaptığı çalışmalarla adeta masal dünyasından görseller sunarken, tarihi eserler ve bölgelere karşı da farkındalık oluşturuyor. Yaman, tasarımlarında çoğunlukla hayvan figürlerini kullanırken, kimi zaman tarihe yön veren şahsiyetlerin silüetlerine yer veriyor. Süleymaniye Mahallesi’nde dünyaya geldiğini, tarihi bölgede arkadaşlarıyla güzel bir çocukluk dönemi geçirdiğini belirten Yaman, lisede okul sıralarını çizerken yeteneğinin keşfedildiğini dile getirdi. Yaklaşık 12 yıldır çalıştığı şirketlere tam zamanlı web tasarım hizmeti verdiğini aktaran Yaman, gerçeküstü tasarımları hobi amaçlı işten artakalan zamanlarda yaptığının altını çizdi. Halihazırda bir mesleki kariyerinin bulunduğuna dikkati çeken Yaman, hobi olarak başladığı işin de kariyer odaklı olmaya başladığına değindi. Yaman, çalışmalarında çoğunlukla hayvan figürlerini kullanmasını şöyle özetledi: “Hayvanları ve İstanbul’u seviyorum. Özellikle büyük hayvanları, vahşi hayvanları çok seviyorum. Onları İstanbul’la