Büyük Çamlıca Camisi’nin dikkat çeken özellikleri

63 bin kişinin aynı anda ibadet edebileceği bir kompleks olarak tasarlanan Büyük Çamlıca Camisi ilginç özellikleri ile dikkat çekiyor.

63 bin kişinin aynı anda ibadet edebileceği bir kompleks olarak tasarlanan Büyük Çamlıca Camisi ilginç özellikleri ile dikkat çekiyor.

Açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı törenle gerçekleştirilen Büyük Çamlıca Camisi, 6 yıllık meşakkatli bir inşa çalışmasının ardından tamamlandı. Osmanlı-Selçuklu mimari tarzı ile bugünün çizgilerinin bütünleştiği Büyük Çamlıca Camisi, İstanbul’un yeni sembollerinden biri oldu.

Görkemli mimarisiyle kentin her noktasından rahatlıkla görülebilen cami, bu heybetli yapısına yakışır anlamda bazı rakamsal büyüklükleri de ihtiva ediyor.

İçine girildiği andan itibaren İstanbul’un simgesi haline gelen selatin camilerinin adeta devamı hissini uyandıran Büyük Çamlıca Camisi, her bir bölümünde en ince ayrıntısına kadar düşünülen detaylarıyla ilgi çekiyor.

Caminin yanı sıra müze, sanat galerisi, kütüphane, konferans salonu, sanat atölyesi ve otoparkın da yer aldığı Büyük Çamlıca Camisi’nin inşasında birçok yenilik ve farklılık da hayata geçirildi.

34 METRE ÇAPINDAKİ KUBBESİ İSTANBUL’U SİMGELİYOR

İmanın şartını temsilen 6 minareli inşa edilen Büyük Çamlıca Camisi’nin üç şerefeli 4 minaresi Malazgirt Zaferi’ne ithafen 107,1 metre, iki şerefeli 2 minaresi ise 90 metre yüksekliğinde yapıldı. Caminin 72 metre yükseklikteki ana kubbesi İstanbul’da yaşayan 72 milleti, 34 metre çapındaki kubbesi İstanbul’u simgeliyor. Kubbenin iç yüzeyine, 16 Türk devletine ithafen Allah’ın isimlerinden 16’sı, Haşr Suresi’nin son iki ayetinden istifade edilerek yazıldı.

DÜNYANIN EN BÜYÜK ALEMİNE SAHİP

Ana kubbenin üzerine 3,12 metre genişliğinde, 7,77 metre yüksekliğinde, 4,5 ton ağırlığında alem yerleştirildi. Nanoteknolojiyle renklendirilen ve 3 parçadan oluşan alem, dünyanın en büyüğü olma özelliğini taşıyor.

Caminin dışarıdan ana avluya girişinde yer alan ve mermerle kaplanan taç kapı, büyüklüğüyle de göz dolduruyor. Taç kapının avlunun içine bakan kısmında, Kasas Suresi’nin 77. ayeti yer alıyor. Caminin içine girilen kapının üzerine ise Al-i İmran Suresi’nin 132-136. ayetleri işlendi.

Caminin kubbe altındaki dört ayrı bölümde yer alan aslan göğüslerine, paslanmaz çelikten nanoteknolojiyle üretilen hatla Arapça “Ey ihtiyaçları gideren”, “Dualara icabet eden”, “Sesleri duyan”, “Dualarımızı kabul et” sözleri yazıldı. Yine nanoteknoloji ürünü 220 metre boyunda ve yaklaşık 9 bin parçadan oluşan Fetih Suresi’nin tamamı, kubbe altındaki kemerlere monte edildi.

Büyük Çamlıca Camisi, halı serili alanında 25 bin olmak üzere 63 bin kişinin aynı anda ibadet edebileceği bir cami kompleksi olarak tasarlandı. Camide aynı anda 8 cenazenin namazı kılınabilecek.

Cami, ibadet alanının yanı sıra 11 bin metrekarelik müze, 3 bin 500 metrekarelik sanat galerisi, 3 bin metrekarelik kütüphane, bin kişilik konferans salonu, 8 sanat atölyesi, 3 bin 500 araçlık kapalı otoparkı bünyesinde barındırıyor.

TEKNİK ÖZELLİKLERİ

Cami, ses, ışık, ısıtma, havalandırma, güvenlik ve zayıf akım sistemleriyle de farkını ortaya koyuyor. Büyük Çamlıca Camisi’ne yüzde yüz antibakteriyel özelliğe sahip, 17 bin metrekare büyüklüğünde özel dokuma halı serildi. Cami, 5 metre genişliğinde, 6,5 metre yüksekliğinde ve 6 ton ağırlığındaki ana kapısıyla, dünyadaki en büyük ibadethane kapılarından birine sahip. Kapı, Konya’da geleneksel Türk ahşap sanatının en güzel örneği olan kündekari işçilik denilen çivisiz sistemle bir araya getirildi, sedef ve kaplama işleri ise İstanbul’da gerçekleştirildi.

Büyük Çamlıca Camisi’nin büyüklüğüyle orantılı olarak minberi ile vaaz kürsüsü de normallerine göre farklılıklarıyla dikkati çekiyor. Caminin minberi 21 metre yüksekliğinde ve gerek görüldüğünde asansörle çıkılabilecek. İstanbul’da sedefkarların bir yıllık çalışmasıyla hazırlanan vaaz kürsüsü yaklaşık 4 metre yüksekliğinde yapıldı.

İlgili Konular:
TOKİ Haber
TOKİ Haber

Gök Medrese müzeye dönüştürülecek

Sivas'ta, adını üzerindeki gök mavisi çinilerden alan 748 yıllık Gök Medrese, "Vakıflar Müzesi"ne dönüştürülecek.
Sivas’ta, adını üzerindeki gök mavisi çinilerden alan 748 yıllık Gök Medrese, “Vakıflar Müzesi”ne dönüştürülecek. Sivas’ta, Selçuklu Veziri Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından 1271’de Konyalı Kaluyan’a yaptırılan Gök Medrese’nin restorasyonu devam ediyor. Selçuklu mimarisinin en seçkin eserleri arasında yer alan Gök Medrese’de, İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan 8 kişilik heyet, Ağustos 1997’de fotogramik çekimler, rölöve ve tespit çalışmalarıyla restorasyona başlamıştı. Adını üzerindeki gök mavisi çinilerden alan, “mavi medrese” olarak da bilinen Gök Medrese, yıllar süren çalışmaların ardından restorasyonun büyük kısmı tamamlanarak ziyarete açılmıştı. Sivas Valisi Salih Ayhan, Vakıflar Genel Müdürlüğünce restorasyonu gerçekleştirilen tarihi yapıda incelemelerde bulundu. Vakıflar Bölge Müdürü Cemal Karaca’dan çalışmalar hakkında bilgi alan Ayhan, eserin “Vakıflar Müzesi” şeklinde teşhir ve tanziminin yapılacağını belirtti. Ayhan, Sivas Kalesi altında bulunan Kale Evleri Projesi çalışmalarını da inceleyerek, yetkililerden bilgi aldı.

Osmanlı tarihine yolculuk: Topkapı Sarayı

İstanbul’un tarihine tanıklık eden ihtişamlı yapı Topkapı Sarayı, cihana hükmetmiş Osmanlı padişahlarına yüzyıllarca ev sahipliği yaptı.
İstanbul’un tarihine tanıklık eden ihtişamlı yapı Topkapı Sarayı, cihana hükmetmiş Osmanlı padişahlarına yüzyıllarca ev sahipliği yaptı. Günümüzde ise o dönemin hatıralarını yaşatan bir müze olarak hizmet vermektedir. Fatih Sultan Mehmet’in 1453 yılında İstanbul’u fethetmesiyle birlikte Osmanlı İmparatorluğu’nun yeni başkenti olan İstanbul’da devletin yönetimi için bir merkeze ihtiyaç vardı. Bu amaçla 1460 yılında inşasına başlanan Topkapı Sarayı, Fatih Sultan Mehmet’ten itibaren otuz birinci padişah Sultan Abdülmecid’e kadar yaklaşık dört yüz yıl süreyle imparatorluğun idare, eğitim ve sanat merkezi olarak kullanıldı, aynı zamanda padişahların evi oldu. 3 Nisan 1924 yılında ise müze olarak hizmet vermeye başlayan Saray, bu özelliği ile Cumhuriyet’in ilk müzesi olarak tarihe geçti. Günümüzde yaklaşık 300 bin arşiv belgesi, Osmanlı dönemine ait silah ve araç-gereçten oluşan ihtişamlı koleksiyonların, Kaşıkçı Elması gibi paha biçilemez hazinelerin yanı sıra kutsal emanetleriyle Topkapı Sarayı Müzesi, dünyanın en büyük saray müzelerinden biri konumunda. Topkapı Sarayı’nın bölümleri 4 avlu ve 1 haremden oluşuyor. Saray, hizmet bölümü Birun ve iç örgütlenme yapılarını kapsayan Enderun olmak üzere 2 ana bölüme ayrılmış. Alay Meydanı: Padişah geçiş törenlerine sahne olan Alay Meydanı, Doğu Roma zamanlarından kalma dini yapı Aya İrini, Osmanlı ve Batı mimarisinin harmanlandığı törensel giriş kapısı Babüsselam ve birinci avluya geçiş sağlayan diğer bir törensel kapı olan

Kırmızı peripacaları turizme kazandırılacak

UNESCO Dünya Geçici Mirası Listesi'nde yer alan Erzurum'un Narman ilçesindeki kırmızı peribacaları turizme kazandırılacak.
UNESCO Dünya Geçici Mirası Listesi’nde yer alan Erzurum’un Narman ilçesindeki kırmızı peribacaları turizme kazandırılacak. Oluşumu ve yapısı bakımından Amerika’nın Kolorado Vadisi’ndeki Grand Kanyon ile benzerlik taşıyan Narman Peribacaları’nın turizme kazandırılması amacıyla proje başlatıldı. Erzurum Valisi Okay Memiş, peribacalarını tanıtacak projeyi yerinde incelemek için Narman ilçesini ziyaret etti. Vali Memiş, Narman Kaymakamı Mustafa Serin ve Belediye Başkanı Burhanettin Eser’den projenin uygulanma aşamasıyla ilgili bilgi aldı. Memiş, incelemenin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, projeyi hayata geçirmek için zamanla yarıştıklarını söyledi. Narman Peribacaları’nın turizm potansiyelinin farkına vardıklarını ifade eden Memiş, “Yüzbinlerce insanın burayı ziyaret edeceğine inanıyoruz. Çünkü yol kenarı, ilçe merkezine çok yakın ve dünyada benzeri çok az olan muhteşem bir doğal oluşum” diye konuştu. Memiş, bölgede istihdama katkı sunacak çalışmaların yapılacağını belirterek, Erzurum Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve Narman Belediyesi ile konaklama projesini hazırladıklarını dile getirdi. Projenin detayları hakkında bilgi veren Memiş, “1,5 milyon liralık bir proje. Bayramdan sonra ihalesini yapacağız ve kışa kadar kabasını bitireceğiz. Gelecek sene burada at safari, bisiklet safari, trekking, hatta balon seyahatine başlayacağız. Biz buraya inanıyoruz. Doğrudan 100-150 kişi istihdam edeceğiz. Bu proje, hem Narman’ın hem de Erzurum’un ekonomisine ciddi anlamda katkı sağlayacak. Türkiye’deki bütün vatandaşlarımızı şimdiden buraya davet ediyoruz” değerlendirmesinde bulundu. NARMAN PERİBACALARI Narman Peribacaları, Narman ilçesinin güneyinde,