Cam cephe tasarımı ile şehre renk katıyor

Sabri Paşayiğit Architects tasarımı Avrupa Office Ataşehir, konfor mekanları ve yeşilin bol kullanımıyla ofis kulesi anlayışını yeniden yorumluyor. Mimaride renkli cam kullanımını farklı bir boyuta taşıyan Guardian Glass ise yapının cephelerine yeşil ve mavi renkli özel cam ürünleri ile katkı sağlıyor.

Sabri Paşayiğit Architects tasarımı Avrupa Office Ataşehir, konfor mekanları ve yeşilin bol kullanımıyla ofis kulesi anlayışını yeniden yorumluyor. Mimaride renkli cam kullanımını farklı bir boyuta taşıyan Guardian Glass ise yapının cephelerine yeşil ve mavi renkli özel cam ürünleri ile katkı sağlıyor.

İstanbul Ataşehir’de konumlanan Avrupa Ofis Artaş, sade ve fonksiyonel tasarımı ile Sabri Paşayiğit Architects imzası taşıyor. Son yıllarda gökdelen sayısının hızla arttığı bir bölgede hayata geçirilen yapı, farklı cephe tasarımı ile diğerlerinden kolayca ayrışıyor. Guardian Glass’ın kaplamalı cam ürünleri ile katkı sağladığı projede Guardian SunGuard HP Bright Green 40/29 kaplamalı cam ile parlak yeşil bir görünüm, Guardian SunGuard HP Royal Blue 41/29 kaplamalı cam ile de derin bir gök mavisi yansıması yakalanıyor.

Güneş enerjisi kazanımını daha aza indiren Guardian SunGuard HP Bright Green 40/29 neredeyse her uygulama için optimum görünür ışık geçirgenliğini mümkün kılıyor. Tek bir üründe güneş kontrolü ve ısı yalıtımı sağlayan ürün, tüm hava şartlarına uygun performans göstererek parlak yeşil bir görünüm ve daha iyi termal gereksinimler arayan mimarlara ideal çözümü sunuyor.

Düşük ısı kazanımı için başvurulan öncelikli cam ürünlerinden Guardian SunGuard HP Royal Blue 41/29 ise düşük güneş enerjisi emilimi ve yüzde 29’luk bir güneş faktörü sağlayarak enerji tasarrufunu arttırıyor, camdan optimum görünür ışık geçirgenliğine olanak sağlıyor. Yüksek renk sadakati talep eden mimarlar için ideal olan bu ürün, cephelerde yarattığı derin bir gök mavisi yansıması ile kendine hayran bırakıyor.

İlgili Konular:
TOKİ Haber
TOKİ Haber

Türk mobilyacılar sanal fuarda buluşuyor

Dünyanın ilk uluslararası sanal mobilya fuarı olan “Furnistry 2020”, 27-30 Temmuz tarihleri ​​arasında gerçekleştirilecek.
Dünyanın ilk uluslararası sanal mobilya fuarı olan “Furnistry 2020”, 27-30 Temmuz tarihleri ​​arasında gerçekleştirilecek. Pandemi nedeniyle online olarak düzenlenecek fuara, İnegöl’den Weltew Home’da katılacak. Dünyanın en önemli ithalatçılarını ağırlamayı hedefleyen Furnistry 2020, ‘yeni normal’ ile gelişen dijital dünya ile birlikte mobilya sektöründe daha güçlü hale geliyor. “İlk kez yer alacağımız sanal fuarda yatak odası, yemek odası, koltuk takımı, duvar ünitesi gibi ev mobilyasının ana kalemleriyle katılım sağlayıp ürünlerimizi müşterilerimizin beğenilerine sunacağız” diyen Weltew Home İhracat Müdürü Okan Özkan, “Kovid-19 salgını, tüm dünyanın iş yapış dengelerini değiştirdi. Pandeminin mobilya sektörüne yansıyan krizini en iyi yöneten şirketlerden biri olarak biz de bu süreçte markamıza yatırım yapmaya devam ettik” dedi. Okan Özkan, “Ülkemizin dış ticaret fazlası veren sektörlerinin başında gelen ve trendlere çok kolay bir şekilde adapte olan mobilya sektöründe hizmet veren bir firma olarak bizler de yaşanan pandemi sürecinden çok fazla şey öğrendik. Yeni dünya düzenine uygun olarak bu dönemde markamızın Ar-Ge çalışmalarına daha çok ağırlık verdik. Salgınla birlikte yurt dışına yönelik iş modellerimizi de seyahat kısıtlamaları boyunca online toplantılar gerçekleştirerek ve e-Ticaret alt yapımıza yatırım yaparak devam ettirdik. Dijitalleşerek, hem tedarikçilerimiz hem de müşterilerimiz boyutunda eko sistemimizi de yeni dünya düzenine adapte etmeye çalıştık” şeklinde konuştu. “DÜNYAYA İHRACAT ‘BİR TIK’ UZAKTA”

Milenyum kuşağı hibrit ofise yöneliyor

Yakın zamana kadar gözde olan plazalar ve geniş ofisler, pandemi süreci sonrası yerini daha özgürlükçü çalışma alanlarına ve hibrit ofislere bırakıyor.
Yakın zamana kadar gözde olan plazalar ve geniş ofisler, pandemi süreci sonrası yerini daha özgürlükçü çalışma alanlarına ve hibrit ofislere bırakıyor. İnsanlık tarihinin en hızlı yayılan salgın hastalıkları arasına giren Kovid-19, iş hayatında köklü değişimleri beraberinde getirmesi bekleniyor. Salgın sürecinde uzaktan çalışanlar, yeni dönemde ofislerine dönmeye başlarken şirketlerin bir bölümü ise fiziki ofislerini yalnızca gerekli durumlarda kullanmayı tercih edeceğini açıkladı. ‘Hibrit çalışma modeli’ alarak adlandırılan yeni düzende fiziki ofislerin yalnızca toplantı ve eğitim gibi gerekli durumlarda kullanılması bekleniyor. Salgın sürecinde zorunlu olarak deneyimlenen uzaktan çalışma modelinin hem şirketlerin hem de çalışanların ihtiyaçlarını yeniden şekillendirdiğini belirten eOfis Kurucu Ortağı Özkan Kaliç, iş yapış şekillerinin ve mekansal tercihlerin evrilmeye başladığını, ihtiyaçları karşılamak için çalışan profilinin ve özellikle Z kuşağına ise yeni opsiyonlar sunulması gerektiğini belirtti. “GİRİŞİMCİLER VE GENÇLER OFİSE TIKILMAK İSTEMİYOR” Mekan bağımsız veya hibrit çalışma modelini benimseyen şirketlerin yanı sıra salgın sürecinde ilk kez uzaktan çalışmayı deneyimleyen şirketlerin de verimlilik konusundaki önyargılarının yıkıldığını ifade eden Özkan Kaliç, “Ek olarak ulaşım giderleri ve yolda geçirilen sürenin ortadan kalması herkeste bir farkındalık oluşturdu. Maksimum 15-20 kişiye kadar olan ve dijital imkanlarla uzaktan yönetilebilen ekipler için uzaktan çalışma modeli anlaşılabilir hale geldi. Sabit ofis ihtiyaçlarını ise bu şirketler, sanal ofis kiralamalarıyla giderebiliyor. Daha büyük

Kovid-19’a karşı ayakla açılan kapı

Artella Ahşap Kapı Sistemleri Ar-Ge ve Tasarım Merkezi’nde geliştirilen “Hands-Free Door Opener” sistemi sayesinde artık kapı kollarına dokunmak yok.
Artella Ahşap Kapı Sistemleri Ar-Ge ve Tasarım Merkezi’nde geliştirilen “Hands-Free Door Opener” sistemi sayesinde artık kapı kollarına dokunmak yok. Kovid-19 ile birlikte hayatımızda birçok şey değişti. Artık bir yere dokunmaya korkar duruma geldik. Dokunmadan önce o yeri dezenfektanlarla sürekli temizleme ihtiyacı duyuyoruz. Herkesin el gezdirdiği yerlerden birisi de kuşkusuz kapı kolları. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Ar-Ge Tasarım Merkezi unvanına sahip Aslandağ Grubu, geliştirdiği inovatif ürünlerle adından söz ettirmeye devam ediyor. Grubun kapı markası Artella Ahşap Kapı Sistemleri Ar-Ge ve Tasarım Merkezi’nde geliştirdiği “Hands-Free Door Opener” sistemi sayesinde artık kapı kollarına dokunmak yok. Kapının alt kısmına yerleştirilen mekanizma sayesinde kapıları ayağımızla açıp kapatabiliyoruz. Yakın geçmişin ve muhtemel geleceğimizin en büyük problemi haline gelen salgın hastalıklara karşı tüm sektörler ve üretici firmalar geliştirmeler yapıyor ve virüslerle mücadele konusunda katkı sağlamaya çalışıyor. Bu süreçte temas etmek en tehlikeli bulaştırıcı etkenlerden. Özellikle kapılar herkesin sıklıkla dokunmak zorunda kaldığı ürünler. Artella Ahşap Kapı Sistemleri bu problemi ortadan kaldırmaya yönelik yeni bir ürün piyasaya sundu. Artella Ar-Ge ve Tasarım Merkezi’nde geliştirilen “Hands-Free Door Opener” ile artık kapı kollarına dokunmak zorunda değiliz. Kapının alt bölümüne yerleştirilen özel bir pedal mekanizması sayesinde ayakla basılarak kapı kolu aşağıya hareket ettiriliyor ve kapı açılıyor. Böylece kapı kolunu tutmak için