Başkente eğitim ve üretim alanlarıyla yeni bir millet bahçesi
Ankara Cebeci Millet Bahçesi’nin tasarımını yapan Mono Mimarlık ekibi, park alanının yeşille iç içe, eğitici, öğretici ve üretici kullanımlar sunan bir mekân olarak tasarlandığını belirtiyor.
Mono Mimarlık
Ali Aybars ACARSOY / Yüksek Mimar
Salih Gökhan BÜYÜKKILIÇ / Yüksek Mimar
Selami DEMİRALP / Peyzaj Mimarı
“Osmanlı bahçelerinden esinlenilen, halka açık bahçeler olan millet bahçeleri, geçmişin izleriyle geleceğe dönük olarak tasarlanmalıdır. Araştırma, koruma, üretim, eğitim ve öğrenimin yanı sıra eğlence amaçlı tasarım kurgusuna sahip olan millet bahçeleri, özel bitki koleksiyonlarını da barındıran kamusal alanlardır.
Tarihsel açıdan bakıldığında millet bahçeleri, kentlinin kent dışındaki mesire alanlarından kent içindeki açık ve yeşil alanlara doğru sosyalleşmesine olanak tanımış, geçmiş dönemlerin toplumsal yansımalarına mekânsal olarak rengini katmıştır. Çeşitli amaçlarla kullanılan bahçeler, bostanlar, bağlar, mesire alanları, korular ve gezinti yerleri zamanla halkın eğlence, dinlence ve üretim yerlerine dönüşmüş ve özellikle İstanbul’un birçok yerinde her kesimin faydalandığı alanlar hâline gelmeye başlamıştır.
Günümüzün değişen koşullarına bağlı olarak şekillenen millet bahçelerinin olmazsa olmazı, kentle etkileşimin kesintisizliği ve sürekli bir yeşil alan sisteminin kurgulanmasıdır. Millet bahçeleri yapısal düzenleme esasına dayalı olmamalı, aksine bitki dokusunun yoğun olduğu bir sakinliği vadetmelidir. Belirgin giriş çıkışlarıyla nefes alma, dinlenme, toprak ve yeşil ile iç içe olunabilecek mekânlar olarak kurgulanmalıdır.

KÜLTÜREL OMURGA, PASİF VE AKTİF NİTELİKLİ BAHÇELER
Millet bahçesi oluşumunda yerele ve yöreye özgünlük gözetilmeli, yaratıcılığı öldürmeden eğitici, öğretici ve üretici kullanımlar ön planda tutulmalıdır. Ankara Cebeci Millet Bahçesi de bu kavramlar ışığında üç zonlu olarak tasarlanmıştır: Birleştirici-dağıtıcı özellikte ve aktif kullanımları içeren “Kültürel Omurga”, çayır, su ve koruluk alanları içeren “Pasif Nitelikli Bahçe” ve tematik bahçelerin ve bitki parterlerinin yer aldığı “Aktif Nitelikli Bahçe”.
TASARIMDA SADELİK ÖN PLANDA
Ankara Cebeci Millet Bahçesi’nin tasarımında, çevresel ilişkiler dikkate alınarak yerele saygı gözetildi. Yakın çevrenin mimari özellikleri ve sosyolojik faktörler ile doğaya saygılı ve bütünlükçü bir anlayışla hareket edildi. Kamusal alan kullanımları, park ile bahçe kavramları desteklendi. Bununla birlikte özel bir yönetim merkezinin olmasına dikkat edildi.
Botanik, arboretum, meyve bahçeleri, bostan alanları, tarihi yerleri destekleyici unsurların yer aldığı projede, suyun doğru kullanımı ve su tüketimini azaltıcı yaklaşımlar sergilendi. Çim alanları az, çok amaçlı etkinliklere olanak sağlayan çayır alanları çoğunlukta kullanıldı. Yerel endemik bitkilerin yer aldığı ve sergilendiği bölgeler planlanırken, eğitim amaçlı bitki dikimi ve bakımı, hasat ve üretim yapmaya olanak sağlayan bir tasarım kurgusu benimsendi. Alan genelinde meyveli, kokulu, soğanlı, aromatik çiçekli bitkilere yer verildi ve tüm bitkiler etiketlendi. Suyla ilişkili kuğu, ördek, kaz vb. canlılar tasarımın birer parçası olarak görüldü ve bunlarla ilgili fotoğraflı bilgilendirmeler yapıldı. Bitkisel alan yoğunluklu bir tasarım kurgusunun benimsendiği projede, sadelik ön planda tutuldu.

SANAT ALANLARI
Kıraathane, kütüphane, kafe, wc vb. kullanımları içeren bir ünitenin oluşturulduğu tasarımda, konser gibi faaliyetlerin düzenleneceği etkinlik alanlarına, farklı yaş grubundaki çocuklara hitap eden oyun alanlarına, basketbol ve voleybol spor sahalarına, koruluk alanlara, dinlenme köşelerine, sağlıklı yaşam parkuru ile fitness duraklarına yer verildi. Sokak müzisyenleri için ve resim yapmak için alanlar oluşturuldu.
Engelsiz tasarımın gözetildiği projede, drenaj için geçirimli yüzeyler oluşturulurken, üzerinde güneş panelleri bulunan (ve böylece alanda kullanılacak enerjinin sağlanacağı) yeterli sayıda otopark alanı planlandı. Kullanıcılara, ziyaretçilere farkındalık ve eğitim sağlayıcı düzenlemelerin de bulunduğu proje, atölye çalışmalarına olanak sağlayacak, el sanatlarını geliştirecek, sergi ve satışına destek verecek düzenlemeler de içeriyor.
KÜLTÜREL HAYATA KATKI SAĞLAYAN MEKÂNLAR
Ekip olarak, projeye başlarken en çok heyecan duyduğumuz nokta, proje alanın şehir ölçeğinde tarihi, ticari, ulaşım ağı ve yakın çevredeki kamusal yapılarla gerek fiziksel gerekse sosyal olarak tam anlamıyla bir odak noktası olmasıydı. Yapılacak tasarımın tüm yönleriyle bu dinamikleri senkronize etmesi, birbirleriyle etkileşimini destekleyerek şehir ölçeğinde sosyal ve kültürel hayata katkı sağlayan mekânlar oluşturulması ve bu mekânların sadece binadan ibaret olmaması temel hedefimizdi. Buradan hareketle tasarım bütününde önemli bir yeri olan “eğitim amaçlı bitki dikim, bakım, hasat, üretim olanaklarının sağlandığı bahçeler” en çok hoşumuza giden detaylardan biri oldu.
ÇEVREYLE TAM ETKİLEŞİMLİ MEKÂNLAR
Millet bahçesi projeleri kapsamında “büyüklük” kavramı salt alanın yüz ölçümüyle tanımlanmaz. Proje alanının büyüklüğü, merkeze uzaklık ve şehir ölçeğinde bulunduğu dokunun nüfus yoğunluğuyla ilişkilidir. Her proje alanının öncelikli olarak konumundan başlamakla beraber kendine özgü çevresel karakteristik özellikleri bulunur. Bu özellikler projeyi bazen olumlu bazen de olumsuz etkiler.
Tasarımcının bu aşamadaki rolü, olumlu ve olumsuz çevresel etkiler ile kendi hayalini ve kullanıcının temel ihtiyaçlarını aynı potada eriterek, çevresiyle tam etkileşim içerisinde gelişip yaşayabilecek mekânlar oluşturmasıdır. Bu ana fikirle tasarlanan projelerin aynı zamanda sürdürülebilir enerji ve sulama kaynaklarıyla desteklenmesi, uzun vadeli işletme maliyetlerini gözetmesi gerekir. Bu bakış açısından hareketle sosyal, kültürel, fiziksel ve ekonomik kriterler dikkate alınarak tasarlanan ve kendine yeten projelerin uzun vadede başarılı olma ihtimali yüksektir.”
