“Denizlerimizin kirliliğe karşı korunması için kararlıyız”

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Eyyüp Karahan, Bakanlık olarak denizlerin kirliliğe karşı korunması konusunda kararlı olduklarını belirterek, her alanda planlı ve entegre çalışmalarını devam ettirdiklerini bildirdi.
“Denizlerimizin kirliliğe karşı korunması için kararlıyız”

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Eyyüp Karahan, Bakanlık olarak denizlerin kirliliğe karşı korunması konusunda kararlı olduklarını belirterek, her alanda planlı ve entegre çalışmalarını devam ettirdiklerini bildirdi.

Marmara Denizi’nde yaşanan müsilaj (deniz salyası) sorununun çözümü için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Marmara Belediyeler Birliği (MBB) merkezi yönetim, yerel yönetimler, üniversiteler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve diğer paydaşlar birlikte hareket ederek geliştirilecek ortak eylem planı kapsamında Bakanlık ve MBB’nin iş birliğiyle çevrim içi düzenlenen “Marmara Denizi’nde Müsilaj Problemi ve Çözüm Önerileri” başlıklı çalıştayın açılışında konuşan Karahan, Marmara Denizi’nde yaşanan müsilaj sorununa çözüm aramak için bir araya geldiklerini söyledi.

Doğal kaynaklardan biri olan denizlerin yönetiminde temel ilkenin, koruma ve kullanma dengesi olduğuna işaret eden Karahan, herkesin ortak değeri olan denizleri, ülkenin kalkınması için en doğru şekilde kullanacaklarını kaydetti.

Karahan, Bakanlık olarak sürdürülebilir kalkınma ilkeleri ve koruma ve kullanma dengesi içerisinde çevre alanında önemli çalışmalar yaptıklarını vurgulayarak, “Atık su yönetiminde yapılan çalışmalar sonucunda 2020 yılı sonu itibarıyla 1170 atık su arıtma tesisiyle toplam belediye nüfusunun yüzde 89’una atık su arıtma hizmeti verilmektedir. Bu 1170 tesisin, 249’u Marmara Denizi kıyısında yer almaktadır. Marmara Havzası’nın, toplam belediye nüfusunun yüzde 99,9’una, Susurluk Havzası’nın yüzde 91,3’üne atık su arıtma hizmeti veriliyor. Bu oranlara, ön arıtma olarak nitelendirilen derin deniz deşarjı sistemleriyle verilen atık su miktarları da dahil” dedi.

Bakanlık olarak atık suları alternatif su kaynağı olarak değerlendirdiklerini aktaran Karahan, bugün itibarıyla arıtılmış atık suların kullanım oranının yüzde 3,2’ye yükseldiğini bildirdi.

Karahan, Bakanlığın stratejik hedefleri doğrultusunda 2023 yılı sonu itibarıyla bu oranın yüzde 5’e yükselmesi için çalışmaların devam ettiğini kaydetti.

Doğaya atılan her atığın bir şekilde denize ulaştığının bilincinde olduklarına işaret eden Karahan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz bu kapsamda, daha önce Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan hanımefendinin himayelerinde başlattığımız Sıfır Atık kampanyasına ilave olarak, 2019’da Sıfır Atık Mavi projesini başlattık. 2019’dan bugüne, 2 yılda 85 bin ton deniz çöpünü toplayarak bertaraf ettik. Yine gemi ve kıyı tesislerinden kaynaklanabilecek kirlenme ve kaza risklerine karşı ulusal ve bölgesel kıyı bazlı acil müdahale planlarımızı hazırladık. Yine kara sularımızda faaliyet gösteren gemilerden kaynaklanan atıkları 321 atık tesisimizde toplayıp bertaraf ediyoruz. Bu konuda belediyelerimizle ortak çalışmalarımız var.”

Marmara Denizi’ne kıyısı olan illerde toplam 92 sürekli atık su izleme sistemi bulunduğunu aktaran Karahan, toplam 364 izleme noktasında denizlerin kirlilik durumunu izlediklerini belirtti.

Karahan, ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü desteğiyle Marmara Denizi’nde artan kirlilik yüklerini ve değişen iklim koşullarını göz önüne alarak çözüm önerilerini üretecek Marmara Denizi Bütünleşik Modelleme Sistemi (MARMOD) Projesi’ni yürüttüklerini belirtti.

“Bakanlık olarak denizlerimizin kirliliğe karşı korunması için son derece kararlıyız” diyen Karahan, “Deniz çöplerinden atık su yönetimine, atıkların geri kazanımından acil müdahaleye, deniz eko sistemlerimizin korunmasından bütünleşik kıyı alanları yönetimine, planlı şehirleşmeden kıyı habitatlarının korunmasına, denizlerdeki kirlilik izleme çalışmalarından gemilerden atık alınmasına kadar her alanda planlı ve entegre çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Bakanımız Murat Kurum’un da sürekli dile getirdiği gibi çevresel konuların tüm tartışmaların üzerinde bir konu olduğunu dikkate alarak, tüm paydaşlar el birliğiyle bu sorunu çözmek adına her türlü sorumluluğu üstlenmelidir. Bakanlığımızın tüm birimleri, başta yerel yönetimler olmak üzere tüm paydaşlara her türlü desteği vereceğinin bilinmesini isterim. Marmara Denizi’nin gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde taşınabilmesi ve çalışmaların entegre bir yapı içerisinde devam ettirilebilmesi için bugün bir araya geldik. Daha temiz denizler için attığımız bu adımların ülkemize faydalı ve hayırlı olmasını diliyorum” açıklamalarında bulundu.