Cibuti’yi sel felaketinden koruyacak baraj

Cibuti'nin taşkınlardan korunması amacıyla, Ambouli Dostluk Barajı, Türkiye tarafından hibe olarak inşa edildi.

Cibuti’nin taşkınlardan korunması amacıyla, Ambouli Dostluk Barajı, Türkiye tarafından hibe olarak inşa edildi.

Ankara’da 13 Mayıs 2014’te, Türkiye ve Cibuti arasında “Su Alanında İş Birliği Anlaşması” imzalanmıştı. Ambouli Dostluk Barajı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye ve Cibuti arasındaki mevcut dostluk ilişkilerinin güçlendirilmesi ve su alanında iş birliğinin geliştirmesi kapsamında yapılmıştı. Anlaşma kapsamında, Cibuti nüfusunun yüzde 75’inin yaşadığı başkent Cibuti’yi taşkınlardan korumak amacıyla Ambouli Nehri üzerinde baraj yapımına mutabık kalındı. Bu doğrultuda projelendirilen Ambouli Dostluk Barajı’nın inşası için hibe anlaşması, iki ülke arasında 24 Temmuz 2016’da imzalandı.

KISA SÜREDE FAALİYETE GEÇECEK

Türkiye ve Cibuti arasındaki mevcut dostluk ilişkilerinin güçlendirilmesi ve su alanında iş birliğinin geliştirmesi için yapılan Ambouli Dostluk Barajı’nın, kısa süre içinde faaliyete geçmesiyle bölgedeki insanlara içme ve kullanma suyu da temin edilecek.

Cibuti Tarım, Su, Balıkçılık, Hayvancılık ve Deniz Kaynakları Bakanı Awaleh, yaptığı açıklamada, “Ambouli Dostluk Barajı’na ilişkin polemikler yapıldı, söylentiler yayıldı fakat şurası bir gerçek; Türkiye Cumhuriyeti’nin teknolojik dehası sayesinde bugün bu baraj tamamlandı. Bunu gerçekleştiren Türkiye, binlerce barajı yapan bir ülke” dedi.

”BELKİ DE EN BÜYÜK SEL FELAKETİNDEN KURTULMUŞ OLDUK”

Cibuti Cumhurbaşkanı İsmail Ömer Guelleh ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür eden Awaleh, “Baraj, bizim için tarihi önem taşıyor. Cibuti’ye iki yıldakine eşit miktarda yağış bir günde yağdı. Belki de tarihimizdeki en büyük sel felaketinden kurtulmuş olduk. Barajı yapanlara duacı olmalıyız. Ambouli Dostluk Barajı zamanında bitmeseydi, büyük bir sel felaketiyle karşı karşıya kalacaktık” diye konuştu.

SEL NEDENİYLE İKİ KEZ ZARAR GÖRDÜ

Temelden 71 metre yükseklikte ve 16 milyon euro bedelle inşa edilen barajın, 24 Nisan 2017’de yer teslimi yapıldı ve kazı çalışmalarına başlandı. Barajın inşaatı, geçen yıl yapım aşamasında sel nedeniyle iki kez zarar gördü. Bu nedenle 450 bin metreküp gövde dolgusu tekrar yapılmak zorunda kalındı.

Türk ve yerel işçilerin çalıştığı barajın gövde dolgusu, yoğun çalışmaların ardından 3 Haziran’da tamamlanarak mutlu sona ulaşıldı. Ağustos ayında su tutulmaya başlanılan barajda, düzenleme çalışmaları yapılıyor.

ŞENTOP’TAN AMBOULI DOSTLUK BARAJI’NA ZİYARET

TBMM Başkanı Mustafa Şentop da 29 Kasım Cuma günü Ambouli Dostluk Barajı’nı, Cibuti temasları kapsamında ziyaret ederek incelemelerde bulundu. Yüklenici firma yetkililerinden baraja ilişkin bilgi alan Şentop’a, barajın maketi takdim edildi.

TBMM Başkanı Şentop’a; Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, AK Parti Mardin Milletvekili ve TBMM Katip Üyesi Şeyhmus Dinçel, AK Parti Diyarbakır Milletvekili ve Türkiye-Cibuti Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Oya Eronat, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Veysel Eroğlu eşlik etti.

İlgili Konular:
TOKİ Haber
TOKİ Haber

Yaban hayvanları için özel köprü

Otoyollarda inşa edilmeye başlayan ekolojik köprüler, yaban hayvanlarından kaynaklanan trafik kazalarının önüne geçerek, yaban hayatını koruyor.
Otoyollarda inşa edilmeye başlayan ekolojik köprüler, yaban hayvanlarından kaynaklanan trafik kazalarının önüne geçerek, yaban hayatını koruyor. Yollarda ekolojik alt ve üst geçitler yapılarak yaban hayvanlarının yolun bir tarafından diğerine rahatlıkla hareket etmeleri sağlanıyor. Aynı zamanda biyolojik çeşitliliğe katkıda bulunuluyor. Bunlardan biri de Tarsus-Pozantı Otoyolu’nun 30. kilometresinde yer alan Orman Ekosistem Köprüsü. Çamalan Orman İşletme Şefliği sorumluluk sahasında bulunan, Gülek Boğazı ile Akdeniz’i İç Anadolu’ya bağlayan otoyolda tesis edilen köprü, Mersin Orman Bölge Müdürlüğü ve Karayolları 5. Bölge Müdürlüğü iş birliğiyle yenilenerek Orman Ekosistem Köprüsü adıyla düzenlendi ve devreye alındı. Kuzey Marmara Otoyolu Projesi kapsamında da yaban hayvanlarının otoyoldan etkilenmeden hayatlarına devam etmeleri amacıyla Uskumruköy’de ekolojik köprü yapıldı. İstanbul-Bursa-İzmir Otoyolu’nun yapımı başlamadan önce ekolojik alt ve üst geçitler projelendirildi. Viyadükler gözden geçirilerek yaban hayatına ait koridorların korunması amaçlandı. Yolun 275 ve 336. kilometrelerine 50’şer metre uzunluğunda iki ekolojik üst geçit inşa edildi. Yer yer orman alanları içinden geçen İzmir-Çeşme Otoyolu’nda ise doğal yaşamın devamlılığı ve trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla yaban hayatı kaynaklı trafik kazalarının gerçekleştiği noktalardan Zeytinler ile Alaçatı kavşakları arasındaki ekolojik köprünün inşası tamamlandı. Güzelbahçe ile Urla, Karaburun ile Zeytinler kavşakları arasında ekolojik köprü yapım çalışmaları ise devam ediyor. Kınalı-Tekirdağ-Çanakkale-Savaştepe Otoyolu’nun Malkara-Çanakkale kesimi için ekolojik üst geçit projesi hazırlandı. Proje

“24 Temmuz’da Ayasofya’yı ibadete açmayı planlıyoruz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Hazırlıkları süratle tamamlayarak 24 Temmuz 2020 Cuma günü, cuma namazı ile birlikte Ayasofya'yı ibadete açmayı planlıyoruz" dedi.
Ayasofya Camii’nin ibadete açılmasına ilişkin Millete Sesleniş konuşması yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Hazırlıkları süratle tamamlayarak 24 Temmuz 2020 Cuma günü, cuma namazı ile birlikte Ayasofya’yı ibadete açmayı planlıyoruz” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Millete Sesleniş konuşması yaparak Danıştayın Ayasofya kararını değerlendirdi. Danıştayın bugün, Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesini sağlayan 1934 tarihli Bakanlar Kurulu düzenlemesini iptal ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, buna dayanarak çıkarılan Cumhurbaşkanlığı düzenlemesiyle Ayasofya’nın yeniden cami olarak hizmete açılmasını sağladıklarını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylece Ayasofya, 86 yıl aradan sonra yeniden, Fatih Sultan Mehmet Han’ın vakfiyesinde belirttiği şekilde cami olarak hizmet vermeye başlayabilecektir. Bu kararın milletimize, ümmete ve tüm insanlığa hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu. Kültür ve Turizm Bakanlığının, konunun idari ve teknik hazırlıklarıyla, Diyanet İşleri Başkanlığının da dini yönüyle ilgili çalışmalara hemen başladığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Müze statüsünden çıkmasıyla birlikte, Ayasofya Camisi’ne ücretli giriş uygulamasını da kaldırıyoruz. Tüm camilerimiz gibi Ayasofya’nın kapıları da yerli ve yabancı, Müslim ve gayrimüslim herkese sonuna kadar açık olacaktır. İnsanlığın ortak mirası olan Ayasofya, yeni statüsüyle herkesi kucaklamaya, çok daha samimi, çok daha özgün şekilde devam edecektir” dedi. Ayasofya’nın dirilişi… pic.twitter.com/V3gy2y8Wki— Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan) July 10, 2020 “24 TEMMUZ 2020 CUMA GÜNÜ, CUMA NAMAZI İLE BİRLİKTE AYASOFYA’YI İBADETE AÇMAYI PLANLIYORUZ” Hazırlıkları süratle tamamlayarak,

Danıştay’dan tarihi Ayasofya kararı

Danıştay 10. Dairesi, Ayasofya'nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etti.
Danıştay 10. Dairesi, Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etti. Sürekli Vakıflar Tarihi Eserlere ve Çevreye Hizmet Derneği, Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesine yönelik Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle Danıştay’da dava açtı. Davayı duruşmalı inceleyen Daire, 2 Temmuz’daki duruşmada tarafları dinledi. Duruşmanın ardından dosyayı inceleyen Danıştay 10. Daire kararını verdi. Daire, Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etti. Daire’nin 19 sayfalık gerekçesinde, dava konusu Bakanlar Kurulu kararının, ilgili mevzuat, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları kapsamında değerlendirildiği belirtildi. Gerekçede, Ayasofya’nın, statüsü muhafaza edilerek, hukuk düzeninde güvence altına alınan özel hukuk tüzel kişiliğini haiz mazbut vakıf niteliğindeki Fatih Sultan Mehmet Han Vakfının mülkiyetinde olduğu kaydedildi. Ayasofya’nın, vakfedenin iradesi gereği, sürekli şekilde cami olarak kullanılması için toplumun hizmetine sunulduğu, bedelsiz kamunun istifadesine terk edilmesi yönüyle hayrat taşınmaz niteliği taşıdığı, tapu belgesinde de cami vasfı ile tescilli bulunduğuna dikkati çekilen gerekçede, şu ifadeler yer aldı: “Vakıf senedinin, hukuk kuralı etki değer ve gücünde olduğu, vakfedilen taşınmazın vakıf senedindeki niteliğinin ve kullanım amacının değiştirilemeyeceği, bu hususun tüm gerçek tüzel kişiler kişilerle birlikte davalı idare için de bağlayacı olduğu kuşkusuzdur. Türk hukuk sisteminde kadimden beri korunarak yaşatılan Vakfa