Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeniden inşa edilen Yassıada’yı ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Demokrasi ve Özgürlükler Adası” olarak yeniden düzenlenen Yassıada’yı ziyaret ederek, yapılan çalışmalara ilişkin yetkililerden bilgi aldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Demokrasi ve Özgürlükler Adası” olarak yeniden düzenlenen Yassıada’yı ziyaret ederek, yapılan çalışmalara ilişkin yetkililerden bilgi aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dönemin Başbakanı Adnan Menderes ve arkadaşlarının idam kararının alındığı Yassıada’da yapımı devam eden kongre ve sergi alanlarını gezerek, incelemelerde bulundu.

Ziyareti sırasında beraberindeki gazetecilerle söyleşi yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yassıada’ya “Yaslıada” dediğini hatırlatarak, “14 Aralık 2013’de adını Demokrasi ve Özgürlükler Adası olarak koyduğumuz bu adanın açılışını 2019 sonu itibariyle yapacağız” dedi.

“DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜKLER ADASI 2019 SONUNDA AÇILACAK”

Adadaki çalışmaların zorluğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm zorluklara rağmen yaklaşık 5 yıldır süren çalışmaların sonuna gelindiğini kaydetti. 2019 sonunda itibariyle projenin tamamlanacağını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Demokrasi ve Özgürlükler adasını da böylece hayata geçirmiş olacağız. Burası, 27 Mayıs 1960 darbesinin sembol mekânlarından biri. Eski adıyla Yassıada. Yeni adıyla Demokrasi ve Özgürlükler Adası diyoruz” şeklinde konuştu.

Merhum Başbakan Adnan Menderes ile bakan arkadaşları Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu’nun Yassıada’da yargılanıp, İmralı’da idam edildiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yassıada’da devam eden çalışmaları yerinde görmek için bu ziyareti gerçekleştirdiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizler de zannediyorum yargılamanın yapıldığı salonun dışında her yeri gördünüz. Salonun henüz iç kısmı bitmiş değil. Bunu da yıl sonu itibariyle bitirmiş olacağız. Böylece adayı, sadece ulusal değil uluslararası bazda da toplantılarımızın yapıldığı bir ada hâline getirelim” ifadelerini kullandı.

“YASSIADA ADETA BİR YASLIADA OLARAK ANILMIŞTIR”

27 Mayıs 1960 tarihinin, Cumhuriyet tarihinde millî iradeye karşı yapılmış ilk askerî darbe ve Türk demokrasi tarihinde kara bir leke olarak hatırlandığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe sonrasında 592 kişilik Demokrat Parti kadrosunun 11 ay boyunca sözde yargılamalarının bu adada gerçekleştirildiğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu sözde yargılamalar dönemin başbakanı Adnan Menderes ile bakanları Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu’nun idam edilmesiyle, idama giden bir yol olmuştur burası. Bu nedenle Yassıada adeta bir Yaslıada olarak anılmıştır” şeklinde konuştu.

Yassıada’nın Bizans döneminden beri politik sürgünlere, haksız ve hukuksuz yargılamalara, idam süreçlerine şahitlik etmiş, acılarla anılan bir kimliğe sahip olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu doğrultuda demokrasi tarihimizde verdiğimiz mücadeleleri unutturmamak, toplumumuzda geçmişten aldığı referanslarla bir gelecek vizyonu sunabilmek, tüm dünyaya demokrasi ve özgürlükler adına mesaj vermek adına 2015 yılında Yassıada’nın Demokrasi ve Özgürlükler Adasına dönüştürülmesini öngören bir proje başlattık” ifadelerini kullandı.

Adada yürütülen çalışmalara ilişkin de bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihî yapıların muhafaza edilerek ve çevresindeki yeşil dokuyla entegresi sağlanarak bir dönüşüm gerçekleştirildiğini kaydetti.

“YAŞANMIŞ ACILARDAN DERS ÇIKARIP GELECEĞE UMUTLA BAKILMASI AMAÇLANMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bu projede, karanlıktan aydınlığa geçişi simgeleyen ve demokrasimizin geleceğine ışık tutan Demokrasi Feneri, Sonsuzluk İskelesi, Özgürlük Platformu, Demokrasi Şehitleri Anıtı, kütüphane, müze, konferans salonu, 27 Mayıs canlandırma alanı ve sergi salonları gibi pek çok yapı yer almaktadır. Ada, ziyaretçilerin 27 Mayıs darbesi sonrası yaşanan yargılamaları gerçek mekânlarında gezerek hissetmeleri ve bu hissin bütün ziyaretçilere yayılmasını sağlayacak şekilde tasarlanmıştır. Böylece, 27 Mayıs’ta yaşananların mimari anlamda yaşatılarak, tarihte yaşanmış acılarla yüzleşilerek, onlardan ders çıkarıp geleceğe umutla bakılması amaçlanmıştır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargılamaların yapıldığı kapalı spor salonunun müzeye dönüştürüleceğini, bu konuda objelerin toplandığını ve toplanmaya devam ettiğini bildirerek, Adnan Menderes Kongre Merkezi’nin de 600 kişilik olacağını sözlerine ekledi.

“SİVRİADA’YI DA ÇOK ÇOK ÖNEMLİ BİR CAZİBE MERKEZİ HÂLİNE GETİRECEĞİZ”

Öğrencilerin adaya yoğun bir şekilde taşınarak, “Burada neler olmuş, Türkiye’nin demokrasi tarihinde neler var? Bunun arkasında kimler var? Milli irade burada nasıl darağacına çekilmiş? Kimler tarafından çekilmiş?” gibi konuların öğretileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle CHP anlayışının ne olduğu burada bizzat yerinde görülmüş olacak. Hâkimin şu ifadesi önemli; bizi buraya gönderen irade derken, o irade kim? Bu iradenin O irade ne yapıyor? Böyle emretmiş. Böyle emrettiği için de bir ülkenin başbakanına, dışişleri bakanına, maliye bakanına burada idam kararı veriliyor. Ondan sonra da İmralı’da idam ediliyorlar. Bunu nesillerin bilmesi lazım. Bunu nesiller bilecek ki, ona göre millî iradenin değeri, kıymeti ortaya çıksın” değerlendirmesinde bulundu.

“Bir de daha sonra hemen karşı tarafımızda Sivriada var. Orada da bir amfi tiyatro yapabilirsek burası süper bir şey olur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Konserler verilebilir, her şey orada yapılabilir. Birçok etkinliklerde burayla bağlantılar da kurulabilir. Pendik tarafıyla, buradaki otellerle kurulabilir. Buradaki bağlantılar kurulmak suretiyle Sivriada’yı da çok çok önemli bir cazibe merkezi hâline getirebileceğimize inanıyorum” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yassıada’da kütüphane çalışmasının ayrıca düşünülebileceğini, öncelikli olarak müzeyle ilgili objelerin toplanmasını istediklerini ifade etti.

Kütüphanenin, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nın tarihini bugüne taşıyacak şekilde güçlü bir kaynak, arşiv oluşturacak şekilde yapılabileceğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde 5 milyon ciltlik kütüphaneyi şu an bitirmek üzereyiz. Bir de İstanbul’da Rami Kışlası’nı Ankara’dan daha güçlü bir kütüphane hâline getiriyoruz. Bu 6 milyon ciltlik bir kütüphane olacak. Ama dijital ortamda bu kitaplar sergilenecek. İnşallah bu adımları atmanın yanında Demokrasi ve Özgürlükler Adası’na da kendisini tanımlayan bir kütüphaneyi kazandırmış oluruz” diye konuştu.

“ARTIK BU ÜLKEDE DARBELER DEVRİ KAPANMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin, “Siz de siyasi hayatınız boyunca birçok badire atlattınız. Merak ettiğim bu adayı dolanırken neler hissettiniz? Türkiye’de darbeler dönemi artık kapanmıştır, diyebilir miyiz?” şeklindeki sorusuna şöyle cevap verdi: “Şu anda bu işareti onun için vermek istedik. Artık bu ülkede darbeler devri kapanmıştır. Burada aslında bunu yapmakla, ‘Bakın sizin darbe yaptığınız yeri biz güllük gülistanlık hâle getirdik. Siz darbeciydiniz, biz burayı pırıl pırıl hâle getirdik. Bu bir farkın aynı zamanda ortaya konmasıdır. Demokrasi Feneri olarak adını koymamızın hepsi bir anlam ifade ediyor. Temennimiz bu ülke artık konuşmaktan öte bu tür şeyleri bir daha insanlar yaşamaz. Bunların hala heveslileri var mıdır? Vardır. İçeriden veya dışarıdan. Dünyanın değişik her tarafında bu tür hevesler ne yazık ki bitmiyor. Güçlendikçe kimse bu ülkede darbe yapamaz. Bütün mesele bizim güç kazanmamızdır. Hâlâ birileri Türkiye içinde bakıyorsun ekonomi, bir şeyler hâlâ konuşuyorlar. Hala bir şeyler yapmanın gayreti içerisindeler. Ama bunlara inşallah bu fırsatı vermeyeceğiz. 23 Haziran’da büyükşehir belediye başkanlığı seçimi var. İlgili ilgisiz, bakın kimler bu işle ilgileniyor. Türkiye seçime giderken hâlâ burayı nasıl karıştıracaklar, bunun hesabı içerisindeler. Kendilerine göre, belediye seçimine giderken merkezi yönetimin ekonomik noktadaki performansını belediyeden almak gibi bir gayretleri var. Belediye başkanının böyle bir görevi yok, o merkezi yönetimin görevi. Size ne. İşi bu tarafa doğru kanalize etmenin gayreti içerisindeler.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, adanın Demokrasi ve Özgürlükler Adası olarak dünyada nam salacağını dile getirerek, adaya 40 bin ağaç dikmeyi hedeflediklerini de söyledi.

“TARİHİMİZDEKİ BU KARA LEKEYİ SİLME MÜCADELESİ VERELİM”

Bir gazetecinin adaya erişim konusunda ve yeme içme yerleri konusundaki sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim için burada tamamen bitmiş, tükenmiş, harabe ve tarihi itibariyle bizim için kara bir tablonun olduğu bir ada vardı. Şimdi biz bu adayı bu hâle hamdolsun getirmesi için Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine dedik ki ‘bu iş size yakışır.’ Proje için çalışmayı yaptılar, bunun üzerine bir çalışma yapalım ve bu projeyi hayata geçirerek hem özellikle kendi tarihimizdeki bu kara lekeyi silme mücadelesi verelim, – bakın sildik demiyorum- hem de uluslararası toplantıları, ulusal toplantıları burada yapalım bu toplantılarla da bu adanın mahiyetini gelenlere gidenlere anlatalım. Şimdi işin restorandı, diğer bölümleriydi, içinde olan insanlar olarak inanıyorum ki TOBB, o işi zaten çözecektir” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nın logosunu da katılımcılara tanıttı. Erdoğan, logonun yatay görüntüsünde merhum Başbakan Adnan Menderes’in siluetinin görüldüğünü de vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu eşlik etti.

İlgili Konular:
TOKİ Haber
TOKİ Haber

Kentsel dönüşüm ile ortaya çıkan tarihi yeraltı şehri

Nevşehir'de TOKİ'nin kentsel dönüşüm çalışmaları sırasında keşfedilen kayadan oyma tarihi yamaç yerleşiminin bir bölümü, 20 Temmuz'da turizmin hizmetine sunulacak.
Nevşehir’de TOKİ’nin kentsel dönüşüm çalışmaları sırasında keşfedilen kayadan oyma tarihi yamaç yerleşiminin bir bölümü, 20 Temmuz’da turizmin hizmetine sunulacak. Nevşehir Belediyesi ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından 2014’te gerçekleştirilen “Nevşehir Kalesi ve Çevresi Kentsel Dönüşüm Projesi” uygulaması sırasında bulunan tarihi yerleşimdeki çalışmalarda sona gelindi. Kapadokya bölgesini ziyaret edenlere alternatif turizm merkezi olacak yerleşimdeki temizlik çalışmalarında, çeşitli sahnelerin yansıtıldığı kayadan oyma kilise ile tünel ve çok sayıda oda ortaya çıkarıldı. Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, Kültür ve Turizm Bakanlığınca üçüncü derece arkeolojik sit alanı ilan edilen alanı, çalışmaları tamamlayarak ziyarete açmayı hedeflediklerini belirtti. Nevşehir Kalesi ile çevresindeki tarihi yerleşime gelecek konukların rahatlığı için çevre düzenlemesinin yanı sıra bakım ve onarım çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Arı, alanın hizmete açılmasıyla kentin turizmden pay almaya başlayacağını söyledi. Arı, tarihi yerleşimde, seyir terasları, hediyelik eşya reyonları, müzeler, yürüyüş yolları gibi farklı alanların bulunacağını, çalışmaların vaktinde tamamlanabilmesi için bütün ekipleri alana sevk ettiklerini dile getirdi. İlerleyen süreçte kale ve yamaç yerleşimini havadan seyretmek isteyen turistler için de teleferik hizmeti sunacaklarını belirten Arı, şunları kaydetti: “Yamaç yerleşimini, Nevşehir’in il oluş tarihi 20 Temmuz’da, Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy’un da katılacağı görkemli bir törenle turizme açacağız. Bu alanda, Türkiye genelinde beğeni kazanan ‘İnsansı Taşlar Müzesi’

Bakan Kurum, Trabzon’da incelemelerde bulundu

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Trabzon'u ziyaret ederek kentte devam eden ve tamamlanan projelerde incelemelerde bulundu.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Trabzon’u ziyaret ederek kentte devam eden ve tamamlanan proje alanlarında incelemelerde bulundu. Trabzon’un önemli bir il olduğunu aktaran Bakan Kurum, “Trabzon’umuza biz 18 yıllık AK Parti iktidarları döneminde 33 milyar liralık iş yaptık. Kentsel dönüşümden altyapıya, sosyal konuttan hastaneye, bölge parklarından, atık su tesisi, düzenli depolama tesisi, içme suyu gibi birçok işi yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz. Geldiğimiz süreçte hemen hemen Trabzon’umuzun tüm ilçelerinde yatırımlarımız var. Vatandaşımızın talepleri neyse gidip o sorunları yerinde görüp çözmek suretiyle projeler geliştiriyoruz” dedi. Trabzon’da yürütülen projelere değinen Kurum, şu ifadeleri kullandı: “Trabzon’umuz da 23 hektar büyüklüğünde 3 tane riskli alanda çalışmalarımız var ve bu çerçevede daha önce tespitlerini yaptığımız 474 riskli binanın 422’sinin de yıkımını Trabzon’da gerçekleştirmiş olduk. Tabii bir taraftan yıkarken bir taraftan da yapım sürecini yürütüyoruz. Bu çerçevede Ortahisar Zağnos Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında 4 etapta toplamda 1085 konut ve iş yerlerinin yapımını tamamladık ve vatandaşlarımıza etaplar halinde teslimlerini gerçekleştiriyoruz. Yine Ortahisar Tabakhane Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında 353 konut ürettik ve bu çerçevede hem Büyükşehir Belediyemizle hem ilçe belediyemizle birlikte de bu kentsel dönüşüm projesini yürütüyoruz. “ Ortahisar Pazarkapı’da da 7 hektarlık alanda riskli alan için kentsel dönüşüm çalışmalarını başlattıklarını belirten Kurum, şunları kaydetti: “İnşallah

Bakan Kurum: Dünyaya örnek gösterilecek

Bakan Kurum, "Elazığ'da yaklaşık 19 bin 300 bağımsız bölümden oluşan konut çalışmasını başlattık ve bu çalışma gerçekten yeni Elazığ için Türkiye'ye ve dünyaya örnek gösterilebilecek" dedi.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, “Elazığ’da yaklaşık 19 bin 300 bağımsız bölümden oluşan konut çalışmasını başlattık ve bu çalışma gerçekten yeni Elazığ için Türkiye’ye ve dünyaya örnek gösterilebilecek” dedi. Bakan Kurum, Elazığ’da depremzedeler için Yazıkonak, Karşıyaka, Mustafa Paşa mahallelerinde yapımı devam eden konutlarda incelemelerde bulundu, vatandaşların sorun ve taleplerini dinledi. Sürsürü Mahallesinde de inşası süren konutlarda incelemelerde bulunduktan sonra burada açıklama yapan Bakan Kurum, Kovid-19 salgını sürecinin ardından ilk ziyaretlerini Elazığ’a yaptıklarını söyledi. Bakan Kurum, “Elazığ’da 24 Ocak’ta bir deprem meydana gelmişti ve şehrimiz bu depremden ciddi anlamda etkilendi. O gün Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda İçişleri ve Sağlık Bakanlığımız seferber olmak suretiyle Elazığ’ımızın yaralarını sarmak için var gücümüzle gece gündüz hep birlikte çalıştık ve vatandaşımızın bu süreçten en az etkilenmesi adına atılması gereken adımları atmaya gayret gösterdik. Bu çerçevede 2 bin 23 binanın yıkımını gerçekleştirdik. 87 bin binada yaklaşık 250 bin bağımsız bölümde hasar tespit çalışmalarını yürüttük. Hemen hızlı bir şekilde 1500 kişilik ekibimizle hasar tespit çalışmalarını tamamladık. Süratli bir şekilde vatandaşlarımızın hasar tespitleri noktasında yıkılması gereken binaların yıkımını hızlı bir şekilde gerçekleştirmiş olduk. Elazığ’da yaklaşık 19 bin 300 bağımsız bölümden oluşan konut çalışmasını başlattık ve bu çalışma gerçekten yeni Elazığ için Türkiye’ye ve dünyaya örnek gösterilebilecek. Depremin hemen ardından