Cumhuriyet’in ilk yıllarından günümüze miras: Süreyya Operası

Süreyya Operası’nın tarihi serüvenini 12 yıldır genel koordinatörlüğünü üstlenen Dr. Murat Katoğlu anlattı.
Cumhuriyet’in ilk yıllarından günümüze miras: Süreyya Operası

İstanbul’un önemli sanat mekânlarından biri Süreyya Operası. Kadıköy Bahariye Caddesi üzerinde yükselen Süreyya Operası’nın tarihi serüvenini 12 yıldır genel koordinatörlüğünü üstlenen Dr. Murat Katoğlu anlattı.

Opera binasına adını veren Süreyya İlmen’in 20. yüzyılın ilk yarısında girişimciliğiyle tanınmış bir iş insanı olduğunu ve İstanbul’da birçok eser yaptırdığını söyleyen Dr. Katoğlu, Maltepe’de bulunan Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Süreyya Plajı’nın bu eserlerden olduğunu belirtti.

Dr. Katoğlu, “Süreyya Operası, İlmen’in 1920’li yıllarda yurt dışı seyahatlerinde gördüğü opera temsilleri, müzikal ve sanat faaliyetlerinin yapılacağı bir binanın İstanbul’da da bulunmasını arzu etmesi üzerine 1924 yılında inşasına başlamış, 1927’de tamamlanmış. İlmen’in kendi anlatımıyla bu binanın içi Berlin’de bulunan bazı tiyatro binalarından esinlenilerek inşa edilmiş. İlmen, fuaye ve dış alanın ise Paris’de bulunan ünlü Champs-Élysées Tiyatrosu fuayesinden örnek alınarak yapıldığını söyleyerek, “Gerçekten bütün o merdiven ve parmaklıklar tamamen oradan alınmıştır. Bu bina özel bir bina. Duvarlarındaki resimler Naci Kalmukoğlu, iç ve dışındaki heykeller ise Türkiye’nin ilk heykeltraşlarından İhsan Özsoy tarafından yapılmış. Bunların restorasyonları da TBMM Milli Saraylar İdaresi’nin restoratörleri tarafından özenle yapıldı” dedi.

Binanın 1927 yılında tamamlandığını ifade eden Dr. Katoğlu, o dönemin şartlarından dolayı binanın ilk zamanlarda sinema olarak kullanıldığını söyledi. Bir dönem özel tiyatrolar temsiller verse de Süreyya Operası’nın yakın zamana kadar sinema olarak kullanıldığının altını çizen Dr. Katoğlu, bu zaman zarfında binanın birçok bölümünün dükkânlar halinde kiraya verildiğini, 1950’de Süreyya İlmen’in vefatının ardından Darüşşafaka Cemiyeti’ne bağışlanmasına kadar bu şekilde devam ettiğini belirtti.

RESTORASYONU 2 YIL SÜRDÜ

Süreyya Operası, Kadıköy Belediyesi tarafından Darüşşafaka’dan 2005 yılında uzun vadeli kiralanarak restorasyonuna başlandı. Restorasyon çalışmaları sırasında orkestra çukuru, sanatçıların kullanımı için çalışma ve giyinme odaları eklenen Süreyya Operası’nda 2 yıl süren bu çalışmalar 2007 yılında tamamlandı.

Anadolu Yakası’nın tek opera sahnesi olma özelliğini taşıyan Süreyya Operası, Devlet Opera ve Balesi ile Kadıköy Belediyesi arasında yapılan protokolle İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin kullanımına verildi.

Bir müzik mekânı olan binanın ağırlıklı olarak Devlet Opera ve Balesi tarafından temsil ve provalarda kullanıldığını söyleyen Dr. Katoğlu, bununla birlikte 12 yıldır Kadıköy Belediyesi Oda Müziği Pazartesi konserleri ile İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın düzenlediği İstanbul Müzik Festivali bünyesinde her sene bazı konserlerin de yine Süreyya Operası’nda icra edildiğini belirtti.

İLK TEMSİL YUNUS EMRE OROTORYOSU

Binanın restorasyon sonrasında açılışı, yani ilk temsili 2007 yılı Ekim ayında Şef Rengim Gökmen yönetimindeki İstanbul Devlet Opera ve Balesi orkestra ve korosu tarafından icra edilen, besteci Adnan Saygun’un Yunus Emre Oratoryosu ile yapıldı. Süreyya Opera Sahnesi haftanın altı günü Devlet Operası, Pazartesi günleri ise Kadıköy Belediyesi Oda Müziği Konserleri için yıllık programlar çerçevesinde kullanılıyor.

Ayrıca genç yetenekleri halkla buluşturan ücretsiz fuaye konserleri düzenlenen Süreyya Operası’nda açılışından bu yana tüm temsil ve konserler İstanbullular tarafından yoğun ilgi görüyor.

ETKİNLİK TAKVİMİ

Süreyya Operası her sene Ekim ayı başında yayınlanan yıllık temsil programına göre kapılarını sanatseverlere açıyor. Cumhuriyet’in ilk yıllarından günümüze miras kalan bu güzel binanın sanat kokan havasını solumak isteyenler için, http://www.sureyyaoperasi.kadikoy.bel.tr/ adresinden etkinlik takvimine ve detaylı bilgiye ulaşmak mümkün.

Kaynak: İstanbul Valiliği Web Sitesi