İstanbul fotoğrafları dünyayı geziyor

Duayen foto muhabiri Ara Güler’in fotoğrafları, Cumhurbaşkanlığı himayesinde dünyanın önemli kentlerinde sergileniyor.

Türkiye’nin ortak değeri, duayen foto muhabiri Ara Güler’in fotoğrafları, Cumhurbaşkanlığı himayesinde dünyanın önemli kentlerinde sergileniyor. İlk olarak Nisan ayında Londra’da sergilenen fotoğraflar, ikinci durağı olan Fransa’nın başkenti Paris’te sanatseverlerle buluştu.

Türkiye’de fotoğraf denildiği zaman akla gelen ilk isim olan ve 17 Ekim 2019’da 90 yaşında kaybettiğimiz Ara Güler, bir asra yakın ömrüne sayısız kare sığdırdı. Magnum fotoğrafçısı Güler’in fotoğrafları, Cumhurbaşkanlığı’nın projesiyle Londra, Paris, Roma, New York, Kyoto ve Mogadişu kentlerinde sergilenecek. 23 Nisan’da ilk durak olarak belirlenen Londra’da sanatseverlerle buluşan serginin ana temasını, Ara Güler’in çektiği İstanbul fotoğrafları oluşturuyor. Sergide ayrıca; Güler’in objektifine poz vermiş Türkiye’nin ortak değeri olan isimler ve serginin gideceği her şehre bir jest olarak o ülkeden yine Güler’in çektiği önemli portreler yer alıyor.

İSTANBUL FOTOĞRAFLARINA TÜRKİYE’DEN VE DÜNYADAN ÖNEMLİ PORTRELER EŞLİK EDİYOR

Doğuş Grubu Sanat Danışmanı Çağla Saraç, Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi ile Ara Güler Müzesi’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı 2018 Yılı Kültür ve Sanat Özel Ödülü’ne layık görüldüğünü ve sergi projesinin de bu ödül dolayısıyla hayata geçirildiğini ifade ediyor. Serginin ilk turunu oluşturan şehirlerin G20 Zirvesi ve Birleşmiş milletler Toplantısı gibi önemli tarihlere denk getirildiğini belirten Saraç, hem ödülün hem de Cumhurbaşkanlığı himayesinde hayata geçirilen sergi projesinin kendilerini çok mutlu ettiğini ve bu projeye yeni şehirler de eklemek istediklerini dile getiriyor.

İlk ayağı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 99. yıldönümünde Londra’da açılan serginin ikinci durağı Paris oldu. Sergi, Haziran sonunda Kyoto, Eylül ayı ortasında New York, 2020 Ocak ayında Roma ve son olarak 2020 Şubat ayı başlarında Mogadişu’da ziyaretçileriyle buluşacak. Ara Güler’in ikonik İstanbul fotoğraflarını dünyanın önemli kentlerine götüren serginin Londra ayağında Aşık Veysel, Nazım Hikmet ve Yaşar Kemal gibi isimlerin portreleri de yer almıştı. Cumhurbaşkanlığınca Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi’nden istenen sergi projesi, ziyaretçilerini duayen fotoğrafçının gözünden bir İstanbul turuna çıkarıyor.

USTANIN ARŞİVİ EMİN ELLERDE

Ara Güler’in toplam sayıları milyonu bulan fotoğraf, belge, ekipman, sanat eseri ve kitaplarından oluşan koleksiyonunu bir araştırma merkezi ve müze haline getirme fikri, Doğuş Grubu ve Ara Güler arasında 2016 yılında yapılan bir anlaşma ile kurulan Ara Güler ve Doğuş Sanat Müzecilik A.Ş. ile hayata geçirildi. Sağlığında Ara Güler’in kendi yaşadığı Güler Apartmanı’nda inşa edilmesi planlanan Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi ile Ara Güler Müzesi, binanın hassasiyet gerektiren ve zaman alacak titiz bir çalışmayla ele alınması gerektiğinden, geçici bir süre faaliyetlerini yürütmek amacıyla Şişli’de bulunan Bomonti Ada yerleşkesinde 16 Ağustos 2018 tarihinde açıldı.

Bir asra yaklaşan ömrünün neredeyse tamamını fotoğraf çekerek geçiren Ara Güler, aynı zamanda titiz bir arşivci ve çok yönlü bir değer. Yaptığı her çalışmayı titizlikle takip eden Güler, her bir projesini fotoğraf, not defteri, belge, kitap ve ekipmanlarıyla birlikte kendine has arşivcilik anlayışıyla muhafaza etmiş bir isim. Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi Müdürü Umut Sülün, Ara Güler Arşivi’nin çalışmalarını Güler’in bu yönünü örnek alarak yürüttüklerini belirtti.

Güler Apartmanı’ndan Bomonti Ada’ya taşınan Ara Güler Arşivi, Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi’nin alanında uzman konservasyon ekibi tarafından tasnif edilerek dijital ortama aktarıldıktan sonra muhafaza edilmek üzere merkezin dünya standartlarında tasarlanan özel deposuna kaldırılıyor.

Ara Güler Arşivi’nin, gelecek nesillere en sağlıklı biçimde ulaştırılması için 12 kişilik bir ekip çalışıyor. Tüm çalışmaların tamamlanmasının ardından arşivin dijital ortamda dünyaya açılması planlanıyor.

APHRODISIAS SERGİSİ, ARA GÜLER MÜZESİ’NDE ZİYARETÇİLERİNİ BEKLİYOR

Ara Güler Müzesi’nde, Ara Güler’in 1958’de keşfettiği Aphrodisias Antik Kenti’nde çektiği fotoğraflarından oluşan Aphrodisias projesi sergileniyor. Eylül ayına kadar gezilebilecek olan serginin içeriğini Ara Güler’in Aphrodisias Arkeolojik Alanı olarak tescillenen ve UNESCO Dünya Miras Listesi’ne giren Geyre Köyü ve civarında çektiği fotoğraflar ile bunların orijinal karanlık oda baskıları, dünyaca ünlü dergi ve gazetelerle Aphrodisias hakkında yaptığı yazışmaları, fotoğraf ekipmanları, tüm gönderilerini tuttuğu not defteri ve daktilosu oluşturuyor.

İlgili Konular:
TOKİ Haber
TOKİ Haber

“Osmanlı evinin başarısı çok katmanlı yapısıdır”

Osmanlı Sanatı Uzmanı Serdar Gülgün, Osmanlı evlerinin karakteristik özelliklerini ve pek çok kültürü etkilemiş olan Osmanlı Sanatını anlattı.
Osmanlı Sanatı Uzmanı Serdar Gülgün, kendi yaşadığı Macar Feyzullah Paşa Köşkü’nden hareketle Osmanlı evlerinin karakteristik özelliklerini ve pek çok kültürü etkilemiş olan Osmanlı Sanatını anlattı. İstanbul’da Osmanlı’dan miras olarak günümüze gelmiş çok sayıda ev yer alıyor. Sofaların, sedirlerin, farklı renk ve desenlerdeki kumaşların, yastıkların, halıların, nakışların, hatların büyük bir zarafetle yan yana geldiği bu evler, Osmanlı sanatı ve kültürünün çok önemli bir parçasını oluşturuyor. İstanbul Valiliği internet sitesinde Doç. Dr. Özgü Yolcu imzalı röportajda; Osmanlı Sanatı Uzmanı Serdar Gülgün, kendi yaşadığı Macar Feyzullah Paşa Köşkü’nden hareketle Osmanlı evlerinin karakteristik özelliklerini ve pek çok kültürü etkilemiş olan Osmanlı Sanatını anlattı. Serdar Bey, Osmanlı Sanatı ile ilgili eğitim almaya ve bu alanda çalışmaya nasıl karar vermiştiniz? İstanbul doğumluyum. Saint Benoit Fransız Lisesi ve daha sonra İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde eğitim aldım. Osmanlı Sanatına çok büyük ilgim vardı. Üniversiteden mezun olduktan sonra Londra’ya gittim. Londra Üniversitesi’nin SOAS Doğu ve Afrika Sanatları Bölümü’nde Osmanlı Sanatı master’ı yaptım. Bir müddet Londra’da Osmanlı Sanatı experi olarak çalıştım. Daha sonra İstanbul’a geri döndüm. İstanbul’a döndükten sonra Osmanlı Sanatıyla ilgili sergiler yapmaya başladım. Sekiz tane Osmanlı Sanatı sergisi yaptım. Birincisi Dolmabahçe Sarayı Hareket Köşkü’nde oldu. Onu takip eden tüm sergilerim de Topkapı Sarayı Alay Köşkü’nde oldu. Onu takip

Sümela Manastırı, 4 yıl sonra kapılarını ziyaretçilerine açtı

Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden Trabzon'daki Sümela Manastırı’nın birinci etabı, restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından ziyarete açıldı.
Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden Trabzon’daki Sümela Manastırı’nın birinci etabı, restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından ziyarete açıldı. Sümela Manastırı’nda, 4 yıldır süren restorasyon çalışmalarının ardından ziyaretçi kabul edilmeye başlandı. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Trabzon Valisi İsmail Ustaoğlu, AK Parti Trabzon Milletvekili Salih Cora ve Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu ile birlikte restorasyon çalışmalarının bir bölümü tamamlanan Sümela Manastırı’nı gezerek incelemelerde bulundu. Bakan Yardımcısı Alpaslan, yaptığı açıklamada, manastırda restorasyon ve çevre düzenlemesi kapsamında patika yollarda duvar ve derz yapımı, döşemelerin ve merdivenlerin ahşapla kaplanması, mutfak, ayazma, papaz odası ve keşiş odalarını kapsayan bölümlerde askıya alma ve restorasyon imalatlarının tamamlandığını söyledi. Sümela Manastırı’nın, Türkiye’nin büyük kültürel varlıklarından biri olduğuna işaret eden Alpaslan, restorasyon çalışmalarının tamamlandığı birinci etabı ziyarete açtıklarını belirtti. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un, göreve başladığı günden itibaren Sümela Manastırı başta olmak üzere restorasyonu devam eden bazı yapıların ziyarete açılabilmesi için seferberlik başlattığını anlatan Alpaslan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bakanlık olarak ilgili kurum ve kuruluşların yanı sıra firmalarla yakın iş birliği içinde ‘en kısa zamanda bu eserleri insanların ziyaretine nasıl açabiliriz’ arayışı içinde olduk. Geçen hafta Bodrum Kalesi’ni açmıştık ve bu hafta da Sümela Manastırı’nı açıyoruz. Sümela Manastırı, ülkemiz ve Trabzon için önemli bir eser. 600 yılı

Yerelin değeri turizmin geleceği

Türkiye’nin dört bir yanında yerel değerleri turizme kazandıran ve yerel kalkınmaya katkı sağlayan 'Gelecek Turizmde’, yeni projelerini arıyor.
Türkiye’nin dört bir yanında yerel değerleri turizme kazandıran ve yerel kalkınmaya katkı sağlayan ‘Gelecek Turizmde’, yeni projelerini arıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile Anadolu Efes ortaklığında yürüyen proje, sürdürülebilir turizm fikirlerini Türkiye’nin başarı hikâyelerine dönüştürüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Anadolu Efes’in ortaklığında yürütülen Gelecek Turizmde bugüne kadar 16 farklı sürdürülebilir turizm projesiyle yerel kalkınmaya destek oldu. Desteklenen projelerden kimi yörelerine özgü ürünleri veya geçmişten gelen tatları marka haline getirdi; kimi Anadolu’nun gizli kalan antik yerleşimlerinin tanınmasını sağladı, unutulmaya yüz tutan meslekleri yeniden canlandırdı… Türkiye’nin kelebek alanları ve yüzlerce kuş türünün yaşadığı coğrafyalar biyolojik çeşitlilikleriyle korunarak geleceğe aktarıldı, korunan yerel değerlerle kadınların iş olanakları arttı, lavanta bahçeleri yüzbinlerce turist tarafından ziyaret edildi. Türkiye’nin dört bir yanından sürdürülebilir turizm projeleri hayata geçti; yöre halkı geleceğe bir ışık yakıp, hem kendilerinin hem de bölgelerinin kaderini değiştirdi. ‘Gelecek Turizmde’ ile tam 12 yıldır, bizi biz yapan yerel değerler ortaya çıkarıldı, korundu ve Türkiye’nin turizmine yeniden kazandırılarak tanıtıldı. YENİ SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZM PROJELERİ İÇİN BAŞVURULAR AÇILDI Bölgelerinin doğasını, kültürünü, tarihi yerlerini ve ürün çeşitliliğini turizme kazandırmak, korumak ve aynı zamanda geleceğe aktarmak için yenilikçi fikirleri olanlar yeni dönem başvurularını, www.gelecekturizmde.com web sitesinde belirtilen detaylı adımları