Fantastik tasarımlarla masalsı bir İstanbul

İstanbul’a ve hayvanlara olan sevgisini yaptığı sürrealist çalışmalarla birleştiren sanatçı Yasin Yaman, fantastik tasarımlarıyla masalsı bir bakış açısı ortaya koyuyor.
Fantastik tasarımlarla masalsı bir İstanbul

İstanbul’a ve hayvanlara olan sevgisini yaptığı sürrealist çalışmalarla birleştiren sanatçı Yasin Yaman, fantastik tasarımlarıyla masalsı bir bakış açısı ortaya koyuyor.

Sürrealist tasarımcı Yasin Yaman’ın İstanbul’un simgelerini konu alan hayal dünyasını zorlayan tasarımları beğeni toplarken, adeta masal dünyasında yolculuğa çıkarıyor.

Özel bir firmada çalışan grafik tasarımcısı Yasin Yaman, tarih boyunca birçok sanatçıya ve sanat eserine esin kaynağı olan İstanbul’u ve simgesel yapıları konu alan gerçeküstü (sürrealite) tasarımlarıyla göz dolduruyor. Kentin eşsiz manzaraları ile hayal gücünü birleştiren Yaman, dijital manipülasyon tekniğiyle tasvir ettiği tasarımlarla beğeni topluyor.

Grafiker Yaman, yaptığı çalışmalarla adeta masal dünyasından görseller sunarken, tarihi eserler ve bölgelere karşı da farkındalık oluşturuyor. Yaman, tasarımlarında çoğunlukla hayvan figürlerini kullanırken, kimi zaman tarihe yön veren şahsiyetlerin silüetlerine yer veriyor.

Süleymaniye Mahallesi’nde dünyaya geldiğini, tarihi bölgede arkadaşlarıyla güzel bir çocukluk dönemi geçirdiğini belirten Yaman, lisede okul sıralarını çizerken yeteneğinin keşfedildiğini dile getirdi.

Yaklaşık 12 yıldır çalıştığı şirketlere tam zamanlı web tasarım hizmeti verdiğini aktaran Yaman, gerçeküstü tasarımları hobi amaçlı işten artakalan zamanlarda yaptığının altını çizdi.

Halihazırda bir mesleki kariyerinin bulunduğuna dikkati çeken Yaman, hobi olarak başladığı işin de kariyer odaklı olmaya başladığına değindi. Yaman, çalışmalarında çoğunlukla hayvan figürlerini kullanmasını şöyle özetledi: “Hayvanları ve İstanbul’u seviyorum. Özellikle büyük hayvanları, vahşi hayvanları çok seviyorum. Onları İstanbul’la birleştiriyorum. Bu benim için bir zevk. Hobi olarak başladığım için istediğim gibi rahat rahat çalışıyorum. Böyle başladım, böyle devam ediyor.”

İstanbul’u ve Tarihi Yarımada’yı çok sevdiğini, yaklaşık 10 yıldır her fırsatta kenti bisikletle gezdiğini anlatan Yaman, şöyle konuştu: “İstanbul’un hor görüldüğünü, tarihi eserlerine, tarihine, doğasına kıymet verilmediğini görüyorum. Bu beni üzüyor, bunun için de böyle bir şey oluşturarak insanların farkında olmasını sağlamaya çalışıyorum. Bunu da biraz başardım gibi. Mesela Ayasofya fotoğrafı gördüğü zaman çok dikkatini çekmez, onu çok görüyordur zaten. Ama Ayasoyfa’yı o şekilde (sürrealist) onun aklında kalacağını, yer edineceğini düşündüm. Açıkçası bu tuttu gibi. Sadece Ayasoyfa için değil, birçok yer için. Süleymaniye, Sultanahmet Camisi için böyle, İstanbul’un birçok yerindeki çeşmeler için böyle. Çeşmeleri maalesef çok hor kullanıyorlar. Çoğu tarihi çeşmeden su akmıyor. Sanat eseri çeşmeler, bizim atalarımız yapmış, çok değerli çeşmeler ama su akmıyor. Yanlarında çöpler var. Bu biraz beni üzdüğü için böyle şeylere girdim ve biraz insanların bunların farkına yavaş yavaş bu şekilde vardıklarını düşünüyorum.”

Yaman, “Benim yaptığım tasarımları insanların paylaştığını görünce açıkçası gurur duyuyorum. Çok mutlu oluyorum. Bir yerlere dokunabildiğimi düşünüyorum. Bu benim için zaten motivasyon kaynağı oluyor” ifadesini kullandı.