Farklı bir müze: Büyük Saray Mozaikleri Müzesi

Büyük Saray Mozaikleri Müzesi, içerisinde barındırdığı eşsiz mozaik eserlerle ziyaretçilerini bekliyor.

Bizans İmparatorluk Saray Kompleksinin kalıntıları üzerinde yer alan Büyük Saray Mozaikleri Müzesi, içerisinde barındırdığı eşsiz mozaik eserlerle ziyaretçilerini bekliyor.

Sultanahmet Camii Külliyesi Arasta Pazarı’nda yer alan Büyük Saray Mozaikleri Müzesi, dünyanın en önemli mozaik müzelerinden birisi olarak gösteriliyor.

M.S. 450-550 yılları arasına tarihlenen, eşsiz bir ustalıkla işlenen ve Büyük Saray Mozaikleri Müzesi’nde sergilenen mozaikler, hem sanatsal açıdan hem de tasvirli sahnelerin zenginliği açısından muhteşem olarak değerlendiriliyor.

Mozaiklerde dinî konulardan ziyade; günlük hayattan, doğadan ve mitolojiden konular yer alıyor. Bunlar arasında kertenkele yiyen grifon, fil ve aslan mücadelesi, kaz güden çocuklar, keçi sağan adam, eşeğine yem veren çocuk, testi taşıyan genç kız, elma yiyen ayılar ve avcı kaplan mücadelesini betimleyen sahneler yer alıyor.

Mozaiklerle ilgili teknik bilgilerin de yer aldığı müzede bulunan mozaik taşları, ortalama 5 mm ebadında. Kireç taşı, pişmiş toprak, renkli taşlar, mermer küp ve cam ile kıymetli taşlar kullanılarak oluşturulan mozaiklerin büyük çoğunluğu 5. ve 6. yüzyıla ait. Fonu teşkil eden beyaz zemin ise balık pulu tarzında işlenmiş.

Yapılan çalışmalarla birlikte, eski saray kompleksinin olduğu bölgede yer alan Bizans mozaiklerinin büyük bir kısmı temizlenerek koruma altına alındı. Cumhuriyet döneminde de devam eden kazı çalışmalarının akabinde mozaiklerin bulunduğu mevkide bir mozaik müzesi inşa edilmesi kararlaştırıldı.

Doğu Roma Dönemi’ne ait Büyük Saray’ın revaklı avlusunun kuzeydoğu bölümünde kısmen sağlam kalmış mozaik döşemeyi içine alacak şekilde oluşturulan müze, 3 Aralık 1953 yılında ziyarete açıldı. İstanbul’da farklı yerlerde keşfedilen mozaiklerin de buraya getirilmesiyle zenginleşen müze, 1953 yılında İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ne; 1979 yılından itibaren ise Ayasofya Müzesi Müdürlüğü’ne bağlandı.

Müze, 1982 yılında Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Avusturya Bilimler Akademisi arasında yapılan bir anlaşmayla gerçekleştirilen son restorasyonun ardından 1987’de bugünkü halini aldı.

Büyük Saray Mozaikleri Müzesi, Kabataş-Bağcılar Tramvay hattı Sultanahmet durağına 700 metre uzaklıkta bulunuyor.

www.istanbul.gov.tr

TOKİ Haber
TOKİ Haber

Türkiye Afrika’daki Osmanlı yadigârı esere sahip çıkıyor

TİKA tarafından Güney Afrika Cumhuriyeti'nin Cape Town şehrindeki Nur’ul Hamidiye Camii restore edildi.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Cape Town şehrindeki Nur’ul Hamidiye Camii restore edildi. Güney Afrika’nın Cape Town şehrinde 135 yıl önce Osmanlı Sultanı 2. Abdulhamid’in yardımları ile inşa edilen Nur’ul Hamidiye Camisi tarihi özellikleri yönünden iki ülke arasındaki bağın bir nişanesi olarak değerlendiriliyor. Kuruluşunda 2. Abdulhamid’in de katkılarının bulunması sebebiyle Nur’ul Hamidiye (Hamid’in Işığı) olarak isimlendirilen cami, 1884 yılında Cape Town’da Müslüman halkın ekonomik katkısı ile inşa edilmiş iki katlı bir yapı. Nur’ul Hamidiye Camii Caminin iç süslemesinde hat işlemeciliği (kufi ve sulüs), tezyinat (ahşap, cam, boya), altın varak (bezeme ve patina) ve nakkaşlık kullanılarak görüntüsü iyileştirildi. Cami Yönetimi Başkanı Abdurrauf Boux, TİKA’nın daha önce Cape Town’da gerçekleştirdiği titiz ve itinalı çalışmalarıyla birçok proje ve Nur-ul Hamidiye Camisinin restorasyonunu tamamladığını belirtti. TİKA’nın caminin iç süsleme çalışmalarını tamamlaması sayesinde bölgede cezbedici bir yapı haline geleceğini ifade eden Boux, katkılarından ötürü Türk Halkına ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti.

Anadolu’nun ilk Türk camisi restore edilecek

Kars'taki Ani Harabeleri bölgesinde yer alan ve Anadolu’nun ilk Türk camisi olan 950 yıllık Ebu’l Manuçehr Camii, restore edilerek ibadete açılacak.
Anadolu’nun ilk Türk camisi olan ve UNESCO dünya kültür mirası listesinde yer alan 950 yıllık Ebu’l Manuçehr Camii, restore edilerek ibadete açılacak. Sultan Alparslan’ın 1071’de Malazgirt Savaşı’nı kazanmasının ardından bugün Ani Harabeleri olarak bilinen yerde inşa edilen Anadolu’nun ilk Türk camisi yeniden ayağa kalkıyor. 1072’de Ebu’l Manuçehr Bey tarafından yaptırılan ve onun adını taşıyan cami, Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü ile Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün koordinasyonunda restore edilecek. Türkiye genelinde bölgesel bazda faaliyet yürüten 26 kalkınma ajansı, projeye maddi anlamda destek verecek. Restorasyon çalışmaları Malazgirt Zaferi’nin 950’nci yıl dönümü olan 26 Ağustos 2021 tamamlanacak ve cami ibadete açılacak. DÜNYA MİRASI LİSTESİNDE Kars’a 42 kilometre uzaklıkta bulunan Ebu’l Manuçehr Camii, Ani Arkeolojik Alanı’ndaki diğer anıtsal eserlerle birlikte 2016 yılında UNESCO Dünya Kültürel Miras Listesi’ne girdi. Günümüze yıkılmadan ulaşabilmeyi başaran cami, Anadolu’daki en eski Selçuklu eserlerinden biri olarak biliniyor. Dikdörtgen planlı iki katlı yapının tavanı zengin Selçuklu motifleri ile süslü. Caminin 99 merdivenli minaresinin gözcü kulesi olarak da kullanıldığı belirtiliyor. BİLİNİRLİĞİ ARTACAK Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na bağlı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda faaliyetlerini yürüten Serhat Kalkınma Ajansı, caminin gelecek nesillere aktarılması, ulusal ve uluslararası çapta bilinirliğinin artması için kolları sıvadı. Bu kapsamda geçmiş yıllarda da bazı restorasyonlardan geçen caminin tam anlamıyla

Kemeraltı ve Agora UNESCO yolunda

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İzmir'deki tarihi Kemeraltı Çarşısı ve Agora'nın UNESCO Dünya Mirası Kalıcı Listesi'ne girmesi için çalıştıklarını söyledi.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İzmir’deki tarihi Kemeraltı Çarşısı ve Agora’nın UNESCO Dünya Mirası Kalıcı Listesi’ne girmesi için çalıştıklarını söyledi. Bakan Ersoy, İzmir’deki temasları kapsamında, bir süre önce UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil edilen İzmir Tarihi Kent Merkezi’ndeki Kemeraltı Çarşısı’nı ziyaret etti. Daha sonra Smyrna Agora Antik Kenti’nde incelemelerde bulunan Bakan Ersoy, yetkililerden bilgi aldı. Bakan Ersoy, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Ege Turizm Merkezleri-Çeşme Projesi kapsamında düzenli olarak kente geldiğini ve bugün de bu toplantı için İzmir’de bulunduğunu ifade etti. Bu konuda İzmir Ticaret Odası, ilgili belediyeler ve sivil toplum kuruluşlarına desteklerinden dolayı teşekkür eden Mehmet Nuri Ersoy, çok iyi niyetli bir şekilde projeye başladıklarını belirterek, şunları kaydetti: “Türkiye’nin en şeffaf, en çevreye duyarlı, en koruma kullanma dengesi yüksek proje halinde sadece Türkiye’ye değil dünyaya örnek olmasını istiyoruz. Bu bağlamda odalarla da yakın ilişki içerisindeyiz, geniş katılımlı bir komisyon oluşturduk. İnşallah bundan sonra daha hızlı ilerleyeceğiz. Bu projeden elde edilecek gelirin büyük bir kısmını da öncelikli olarak Çeşme ve bu projenin altyapısında, sonrasında da Ege Bölgesi’nin altyapısında, bunda İzmir öncelikli olacak. Bu bağlamda da Kemaraltı ve Agora Meydanı’nı da gözlemlemek istedik. Çünkü Bakanlık olarak ilk etapta buraya destek vereceğiz. Bu projeden elde ettiğimiz gelirin bir kısmı buraya