Gelir İdaresinden inşaat sektöründe kayıt dışı takibi

Gelir İdaresi Başkanlığı, kayıt dışı ekonomiyle mücadele çalışmaları kapsamında belirli alanlar ve sektörlere odaklandı.

Gelir İdaresi Başkanlığı, kayıt dışı ekonomiyle mücadele çalışmaları kapsamında belirli alanlar ve sektörlere odaklandı.

Kayıt dışı ekonomiyle mücadele konusundaki çalışmalarını hızlandıran Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), nakit ekonomisi ve dış ticaret konuları ile akaryakıt, inşaat, tütün ile alkollü içecekler, tarım ile gıda sektörlerindeki kayıt dışılığın azaltılması için düzenlediği çalıştaylarda bu alanlardaki açığın nedenlerini ve çözüm önerilerini araştırıyor.

2019-2021 dönemini kapsayan Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele Stratejisi Eylem Planı’nı yürürlüğe koyan başkanlık, bu alandaki mücadelesine planlı şekilde devam ediyor.

Kayıt dışı ekonomi ile mücadele amacıyla risk odaklı analiz ve denetim çalışmaları yürüten GİB, sektör bazlı çalışmalara da hız verdi.

Bu kapsamda, akaryakıt, inşaat, tütün ile alkollü içecekler, tarım ile gıda sektörlerine yönelik çalıştaylar düzenlenirken, nakit ekonomisi ve dış ticaret alanlarındaki kayıt dışılık da ayrı bir çalıştayla ele alındı. Başkanlıkça düzenlenen tüm çalıştaylar, ilgili kamu kurumları, özel sektör, üniversite ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi.

İNŞAAT SEKTÖRÜ YAKIN TAKİPTE

Tütün ve Tütün Mamulleri ile Alkollü İçecekler Sektörlerinde Kayıt Dışılığın Azaltılması Çalıştayı’nda, Bandrollü Ürün İzleme Sistemi’nin (BÜİS) geliştirilmesi ile tütün ve tütün mamulleri ile alkollü içecekler sektörlerinde kayıt dışılığa sebep olan sorunların çözümüne yönelik stratejilerin belirlenmesi amaçlandı. Çalıştayda sektördeki mevcut durum ile yapılacak çalışmaların sektörün vergi gelirleri ve denetimi açısından kayda değer fayda sağlayabileceği değerlendirildi.

İnşaat Sektöründe Kayıt Dışılığın Azaltılması Çalıştayı’yla da inşaat sektörü dinamikleri, kayıt dışılığa sebep olan unsurlar, değer zincirindeki olası boşluklar ve çözüm önerilerinin değerlendirilerek mücadele stratejilerinin geliştirilmesi amaçlandı. Çalıştaya katılan tüm taraflardan, sektördeki kayıt dışı ekonominin boyutunun ve mücadele stratejilerinin belirlenmesi, mevzuattaki boşlukların giderilmesi, denetim-izleme mekanizmaları ve kurumlar arası veri paylaşımının geliştirilmesi konularına yoğunlaşmaları talep edildi. İnşaat sektöründe kayıt dışılığın analizi açısından önemli görülen konular, geliştirme, finansman ile satış ve sonrası aşamaları olarak sıralandı.

Dış Ticaret Alanında Kayıt Dışılığın Azaltılması Çalıştayı’nda da dış ticaret alanındaki kayıt dışılık ve bundan kaynaklanan vergi kayıpları ele alındı. Çalıştayda, dahilde işleme rejimi, geçici ithalat rejimi ve menşe kıymet farklılıkları, transit ve antrepo rejimi, ihracat ve hariçte işleme rejimi, serbest bölge uygulamaları başlıkları altında çalışma grupları oluşturuldu.

İlgili Konular:
TOKİ Haber
TOKİ Haber

Yaban hayvanları için özel köprü

Otoyollarda inşa edilmeye başlayan ekolojik köprüler, yaban hayvanlarından kaynaklanan trafik kazalarının önüne geçerek, yaban hayatını koruyor.
Otoyollarda inşa edilmeye başlayan ekolojik köprüler, yaban hayvanlarından kaynaklanan trafik kazalarının önüne geçerek, yaban hayatını koruyor. Yollarda ekolojik alt ve üst geçitler yapılarak yaban hayvanlarının yolun bir tarafından diğerine rahatlıkla hareket etmeleri sağlanıyor. Aynı zamanda biyolojik çeşitliliğe katkıda bulunuluyor. Bunlardan biri de Tarsus-Pozantı Otoyolu’nun 30. kilometresinde yer alan Orman Ekosistem Köprüsü. Çamalan Orman İşletme Şefliği sorumluluk sahasında bulunan, Gülek Boğazı ile Akdeniz’i İç Anadolu’ya bağlayan otoyolda tesis edilen köprü, Mersin Orman Bölge Müdürlüğü ve Karayolları 5. Bölge Müdürlüğü iş birliğiyle yenilenerek Orman Ekosistem Köprüsü adıyla düzenlendi ve devreye alındı. Kuzey Marmara Otoyolu Projesi kapsamında da yaban hayvanlarının otoyoldan etkilenmeden hayatlarına devam etmeleri amacıyla Uskumruköy’de ekolojik köprü yapıldı. İstanbul-Bursa-İzmir Otoyolu’nun yapımı başlamadan önce ekolojik alt ve üst geçitler projelendirildi. Viyadükler gözden geçirilerek yaban hayatına ait koridorların korunması amaçlandı. Yolun 275 ve 336. kilometrelerine 50’şer metre uzunluğunda iki ekolojik üst geçit inşa edildi. Yer yer orman alanları içinden geçen İzmir-Çeşme Otoyolu’nda ise doğal yaşamın devamlılığı ve trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla yaban hayatı kaynaklı trafik kazalarının gerçekleştiği noktalardan Zeytinler ile Alaçatı kavşakları arasındaki ekolojik köprünün inşası tamamlandı. Güzelbahçe ile Urla, Karaburun ile Zeytinler kavşakları arasında ekolojik köprü yapım çalışmaları ise devam ediyor. Kınalı-Tekirdağ-Çanakkale-Savaştepe Otoyolu’nun Malkara-Çanakkale kesimi için ekolojik üst geçit projesi hazırlandı. Proje

“24 Temmuz’da Ayasofya’yı ibadete açmayı planlıyoruz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Hazırlıkları süratle tamamlayarak 24 Temmuz 2020 Cuma günü, cuma namazı ile birlikte Ayasofya'yı ibadete açmayı planlıyoruz" dedi.
Ayasofya Camii’nin ibadete açılmasına ilişkin Millete Sesleniş konuşması yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Hazırlıkları süratle tamamlayarak 24 Temmuz 2020 Cuma günü, cuma namazı ile birlikte Ayasofya’yı ibadete açmayı planlıyoruz” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Millete Sesleniş konuşması yaparak Danıştayın Ayasofya kararını değerlendirdi. Danıştayın bugün, Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesini sağlayan 1934 tarihli Bakanlar Kurulu düzenlemesini iptal ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, buna dayanarak çıkarılan Cumhurbaşkanlığı düzenlemesiyle Ayasofya’nın yeniden cami olarak hizmete açılmasını sağladıklarını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylece Ayasofya, 86 yıl aradan sonra yeniden, Fatih Sultan Mehmet Han’ın vakfiyesinde belirttiği şekilde cami olarak hizmet vermeye başlayabilecektir. Bu kararın milletimize, ümmete ve tüm insanlığa hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu. Kültür ve Turizm Bakanlığının, konunun idari ve teknik hazırlıklarıyla, Diyanet İşleri Başkanlığının da dini yönüyle ilgili çalışmalara hemen başladığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Müze statüsünden çıkmasıyla birlikte, Ayasofya Camisi’ne ücretli giriş uygulamasını da kaldırıyoruz. Tüm camilerimiz gibi Ayasofya’nın kapıları da yerli ve yabancı, Müslim ve gayrimüslim herkese sonuna kadar açık olacaktır. İnsanlığın ortak mirası olan Ayasofya, yeni statüsüyle herkesi kucaklamaya, çok daha samimi, çok daha özgün şekilde devam edecektir” dedi. Ayasofya’nın dirilişi… pic.twitter.com/V3gy2y8Wki— Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan) July 10, 2020 “24 TEMMUZ 2020 CUMA GÜNÜ, CUMA NAMAZI İLE BİRLİKTE AYASOFYA’YI İBADETE AÇMAYI PLANLIYORUZ” Hazırlıkları süratle tamamlayarak,

Danıştay’dan tarihi Ayasofya kararı

Danıştay 10. Dairesi, Ayasofya'nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etti.
Danıştay 10. Dairesi, Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etti. Sürekli Vakıflar Tarihi Eserlere ve Çevreye Hizmet Derneği, Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesine yönelik Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle Danıştay’da dava açtı. Davayı duruşmalı inceleyen Daire, 2 Temmuz’daki duruşmada tarafları dinledi. Duruşmanın ardından dosyayı inceleyen Danıştay 10. Daire kararını verdi. Daire, Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etti. Daire’nin 19 sayfalık gerekçesinde, dava konusu Bakanlar Kurulu kararının, ilgili mevzuat, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları kapsamında değerlendirildiği belirtildi. Gerekçede, Ayasofya’nın, statüsü muhafaza edilerek, hukuk düzeninde güvence altına alınan özel hukuk tüzel kişiliğini haiz mazbut vakıf niteliğindeki Fatih Sultan Mehmet Han Vakfının mülkiyetinde olduğu kaydedildi. Ayasofya’nın, vakfedenin iradesi gereği, sürekli şekilde cami olarak kullanılması için toplumun hizmetine sunulduğu, bedelsiz kamunun istifadesine terk edilmesi yönüyle hayrat taşınmaz niteliği taşıdığı, tapu belgesinde de cami vasfı ile tescilli bulunduğuna dikkati çekilen gerekçede, şu ifadeler yer aldı: “Vakıf senedinin, hukuk kuralı etki değer ve gücünde olduğu, vakfedilen taşınmazın vakıf senedindeki niteliğinin ve kullanım amacının değiştirilemeyeceği, bu hususun tüm gerçek tüzel kişiler kişilerle birlikte davalı idare için de bağlayacı olduğu kuşkusuzdur. Türk hukuk sisteminde kadimden beri korunarak yaşatılan Vakfa