İklim Değişikliği Zirvesi’nde Türkiye standı açıldı

Bu yıl 25'incisi düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı'na katılan Türkiye'nin standı açıldı.

Bu yıl 25’incisi düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı’na katılan Türkiye’nin standı açıldı.

İspanya’nın başkenti Madrid’de düzenlenen 25. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı’na (COP25) katılan 197 ülke arasında standı bulunan ender ülkelerden biri de Türkiye oldu.

“Harekete geçme zamanı” sloganıyla başlayan COP25’te 250 metrekarelik bir stant kuran Türkiye, buzlar arasında eriyen 18 kilogram ağırlığındaki bir dünya maketi ve 7 kıtanın iklim değişikliğinden etkilenme süreçlerini anlatan dijital yazılımlar kullandı.

Dünyaya “zaman geçiyor iklim değişikliğine karşı harekete geç” mesajı veren Türkiye standının açılışını Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Dışişleri Bakan Yardımcısı Faruk Kaymakcı, Türkiye’nin Madrid Büyükelçisi Cihad Erginay yaptı.

Bakan Kurum, açılışın ardından yaptığı açıklamada, “İklim değişikliğiyle mücadelede topyekun hareket etmek durumundayız. Bunu, (harekete geç) etiketiyle bugünden itibaren duyuracağız” dedi.

Küresel ısınmayı en iyi şekilde anlatacak bir stant hazırladıklarını söyleyen Kurum, “Bugün baktığımızda dünyamızda deniz suyu seviyesi 19 santimetre, hava sıcaklığı da 1,5 santigrat derece artmış durumda. buzullar eriyor. Buna karşı biz de ülke olarak çok önemli tedbirler alıyoruz” şeklinde konuştu.

Kurum, Yeşil İklim, Ekolojik Koridor, Millet Bahçesi, Sıfır Atık ve Plastik Poşet projelerini hatırlatarak Karadeniz’de açıkladıkları iklim değişikliği eylem planını diğer 6 bölgeye de yayacaklarını ve ülkeyi doğal afetlere karşı daha hazır hale getireceklerini vurguladı.

Türkiye’de 2021’de cam, metal, karton ambalajlarıyla ilgili depozito uygulamasına geçileceğini kaydeden Kurum, “Depozito sistemi ve ham madde oranını artırarak şu an yüzde 17’lerde olan geri dönüşümü yüzde 35’lere çıkaracak adımları atacağız. Ülkemizi iklim değişikliğine karşı her sektörde hazır hale getirecek eylem planlarını hazırlıyoruz. Bu sadece şehirleri değil diğer unsurları da ilgilendiriyor” değerlendirmesinde bulundu.

TÜRKİYE’NİN EK 1 LİSTESİNDEN ÇIKARILMA TALEBİ

Diğer yandan, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesinin Ek-1 listesinden çıkarılması talebini COP25’te de gündeme alınmasını istediğini kaydeden Kurum, “Ülkemize yapılan bir haksızlık var. Ülkemiz şu an Paris Anlaşması’nda gelişmiş ülkelerin olduğu Ek 1 sınıfında yer alıyor. Talebimiz ülkemize yapılan haksızlığın giderilmesi ve Ek 1 listesinden çıkarılmasıdır. Bunu hem BM’ye hem de dönem başkanı sıfatıyla Şili’ye ilettik” dedi.

İkili görüşmede, Türkiye’nin tutumunu BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e ilettiğini söyleyen Bakan Kurum, “Sayın Guterres, ülkemize yapılan haksızlığı kabul ediyor. Bu noktada, Sayın Guterres de Türkiye’nin gelişmekte olan bir ülke olduğunu ve iklim finansmanına erişim ve taahhütler noktasında gelişmekte olan ülkelerle aynı muameleyi görmesi gerektiğini ifade etti” diye konuştu.

Kurum, “BM Genel Sekreteri’nin Türkiye’ye yapılan haksızlığın giderilmesi konusunda diğer ülkelerle görüşerek Türkiye’nin talebine pozitif anlamda katkı sağlama sözü verdiğini” kaydetti.

Bakan Kurum, Şilili mevkidaşı Carolina Schmidt’in de Türkiye’nin talebini olumlu karşılayarak benzer vaatleri verdiğini ifade etti.

Türkiye’nin Ek 1 listesinden çıkarılma talebinin 197 ülkenin oy birliğiyle kabul edilmesi gerektiğini de belirten Bakan Kurum, “Bu uzun soluklu bir süreç ve buradaki mücadelemizi kararlı bir şekilde sürdüreceğiz. Türkiye’nin Ek 1 listesinden çıkarılması için diğer ülkelerle görüşerek oy birliğini sağlayacak adımları atacağız” dedi.

Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelesinde Yeşil İklim Fonu olmasa bile BM nezdindeki diğer fonlardan yararlanabilmesi için birçok bakanlık aracılığıyla ortak çalışmalar yürütüldüğünü anlatan Kurum, şunları kaydetti: “Burada, hem iklim değişikliğiyle ilgili mücadele adımını atacağız hem de bununla bağlantılı olarak yurt dışı finans kaynaklarından uzun vadeli, düşük faizli krediler temin etmek suretiyle şehirlerimizi hazır hale getirmeye çalışacağız.”

TOKİ Haber
TOKİ Haber

Konya’daki 3 mağara tabiat varlığı olma yolunda

Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, ilginç keşiflere imza atılan Körükini, Suluin ve Güvercinlik (Güneysınır) Mağaraları, tabiat varlığı olarak tescil edilerek koruma altına alınacak.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, ilginç keşiflere imza atılan Körükini, Suluin ve Güvercinlik (Güneysınır) Mağaraları, tabiat varlığı olarak tescil edilerek koruma altına alınacak. Türkiye’de koruma altında ve turizme açık olan mağaralar dışında bilinmeyen, henüz insan girmemiş mağaralar bulunuyor. Mağaraların bulunduğu bölge, mağaranın yapısı, ulaşım koşulları, onları bilinmez kılıyor. Bakanlık ulaşımı zor olan bu mağaraları koruma altına almak için gerekli çalışmaları sürdürüyor. Bu kapsamda Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca Konya’da bulunan 3 mağarada “Körükini, Suluin ve Güvercinlik (Güneysınır) Mağaraları Araştırma Projesi” kapsamında çalışma yürütülüyor. Çalışmalar sonucu elde edilen verilere göre doğal değerlerin gün yüzüne çıkması için mağaralar tabiat varlığı olarak tescil edilerek koruma altına alınacak. SULUİN MAĞARASI Suluin Mağarası’na, içinde bulunan büyük kaya bloklarının arasından akan su üzerinden botla ulaşım sağlanıyor. İçindeki akarsuyun, yer yer göllerin ve sifonların oluşmasına imkan sağladığı mağarada yapılan çalışmalarda mağara içi göl ve akarsu sisteminde yaşayan su samurlarının olduğu tespit edildi. Bu keşif mağaranın doğal sisteminin sağlıklı olduğunu ortaya koydu. Ayrıca hem Suluin hem de Körükini mağarasında farklı türde balıkların ve yarasaların yaşadığı belirlendi. GÜVERCİNLİK (GÜNEYSINIR) MAĞARASI Konya’nın Güneysınır ilçesinde yer alan Güvercinlik (Güneysınır) Mağarası’ndaki perde sarkıtların, dikitlerin ve diğer büyük jeolojik oluşumların yer aldığı büyük salona ulaşmak için 130 metrelik bir dikey iniş yapmak gerekiyor. Bu nedenle

Doğal sit alanları koruma ve kullanma koşulları belirlendi

Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, kesin korunacak hassas alanlar, nitelikli doğal koruma alanları ve sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanları olarak tescil edilen doğal sit alanları için koruma ve kullanma koşulları belirlendi.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, kesin korunacak hassas alanlar, nitelikli doğal koruma alanları ve sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanları olarak tescil edilen doğal sit alanları için koruma ve kullanma koşulları belirlendi. Resmi Gazete’de yayımlanan Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonunun Doğal Sit Alanları Koruma ve Kullanma Koşulları İlke Kararı’na göre, söz konusu alanlar, “kesin korunacak hassas alan”, “nitelikli doğal koruma alanı”, “sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı” olarak sınıflandırıldı. Kesin korunacak hassas alanlar, ulusal ve uluslararası öneme sahip tür, habitat ve ekosistemleri bünyesinde barındıran, biyolojik, jeolojik ve jeomorfolojik özellikleri açısından ekosistem hizmetlerine katkı sağlayan, insan faaliyetleri sonucu bozulma veya tahrip olma riski yüksek olan, bitki örtüsü, topografya ve siluetin korunması ve gelecek nesillere aktarılması gereken ve Cumhurbaşkanı Kararı ile ilan edilen kara, su ve deniz alanları olarak belirlendi. Bu alanlarda, doğal afet durumunda gerekli acil müdahalelerde bulunulabilecek, madencilik faaliyeti yapılamayacak, taş, toprak, kum alınamayacak, ayrıca toprak, cüruf, çöp, sanayi atığı gibi malzemeler dökülemeyecek. Kesin korunacak hassas alanlarda koşulları, kapsamı, süresi Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Komisyonlarınca belirlenmek şartıyla bilimsel amaçlı araştırma, eğitim ve izleme faaliyetlerine, bilimsel kazı, ortaya çıkarma ve koruma çalışmalarına, alanların korunmasına ve ıslah edilmesine yönelik bilimsel rapor sonucu teklif edilen projeler yapılmasına, güvenlik, uyarı ve bilgilendirme amaçlı levha ve

Salda Gölü ihalesinin iptaline mahkemeden ret kararı

Ankara 16'ncı İdare Mahkemesi, Salda Gölü'nde yapılması planlanan Millet Bahçesi ile ilgili gerçekleştirilen ihalenin iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle açılan davayı reddetti.
Ankara 16’ncı İdare Mahkemesi, Salda Gölü’nde yapılması planlanan Millet Bahçesi ile ilgili gerçekleştirilen ihalenin iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle açılan davayı reddetti. Burdur’un Yeşilova ilçesindeki Salda Gölü’nde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Millet Bahçesi ve Millet Bahçesi’ne ait Sosyal Donatıları ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi ihalesi hakkında Yeşilova sakinleri Aysel Alp, Meral Türkoğlu, Osman Altınışık, Özdemir Korkmaz ve Gazi Osman Şakar tarafından ‘yürütmenin durdurulması ve iptali’ istemiyle Isparta İdare Mahkemesi’ne dava açıldı. Isparta İdare Mahkemesi, yetkisizlik kararı ile dava dosyasını, Ankara 16’ncı İdare Mahkemesi’ne gönderdi. Dosyayı incelemeye alan mahkeme, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile TOKİ’den ihale onay belgesi düzenlendikten sonra yapılan işlemler ile ihale kararının hangi idari makam tarafından alındığı ve onaylandığına dair belgeleri istedi. Ankara 16’ncı İdare Mahkemesi, 25 Kasım günü, ihalenin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davanın oybirliğiyle reddine karar verdi. Kararda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca, Antalya Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Komisyonu’ndan alınan uygun görüş doğrultusunda hazırlanan koruma amaçlı imar planları ile Salda Gölü ve çevresinde yapılması öngörülen ve daha sonra proje sınırı genişletilen Millet Bahçesi düzenlemesine yönelik işlemlerin uygulamaya konulması amacıyla gerçekleştirilen ihale işlemi ve ihale onayında mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı belirtildi. Davacıların, ihale süreci dışında kalan proje ve ÇED kararına yönelik iddialarının ise