Kale’den ‘minimum temas maksimum güvenlik’ sistemi

Kale Kilit Türkiye Satış ve Pazarlama Direktörü Semih Teker, “Minimum temas, maksimum güvenlik” ilkesini benimseyerek, elektronik güvenlik sistemleri alanındaki bireysel ve ticari ürün gamını müşterilerinin beğenisine sunduklarını açıkladı.

Kale Kilit Türkiye Satış ve Pazarlama Direktörü Semih Teker, “Minimum temas, maksimum güvenlik” ilkesini benimseyerek, elektronik güvenlik sistemleri alanındaki bireysel ve ticari ürün gamını müşterilerinin beğenisine sunduklarını açıkladı.

‘Minimum temas, maksimum güvenlik’ ilkesiyle geliştirilen Kale Kilit elektronik güvenlik sistemleri, geleceğin güvenlik anlayışını bugünden tüketicileriyle buluşturuyor. Elektronik güvenlik sistemleri ile ilgili bilgi veren Semih Teker, “Kale Kilit olarak, her geçen gün dijitalleşen dünyamızda, müşterilerimizin ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda birbiriyle konuşabilen yeni nesil akıllı ürünler geliştiriyoruz. Diğer taraftan salgın ‘daha az temas’ bakış açısıyla, birçok alışkanlığımızı da kökten değiştirecek gibi görünüyor. Araştırmalar, salgın sonrası özellikle akıllı binalarda daha az temas sağlayan teknolojik çözümlere ağırlık verilmesinin zorunlu hale geleceğini ortaya koyuyor. Bu doğrultuda ‘Minimum temas, maksimum güvenlik” ilkesini benimseyerek, elektronik güvenlik sistemleri alanındaki hem bireysel hem de ticari ürün gamımızı müşterilerimizin beğenisine sunduk” dedi.

Semih Teker, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yılın ilk çeyreğini hedeflerimizin üzerinde gerçekleştirdik. Şu anda Türkiye genelinde 2 bine yakın tesiste, yaklaşık 170 bin adet kartlı kilidimiz aktif olarak kullanılıyor. Koronavirüs etkilerinin azalmaya başlamasından sonra yılın son çeyreğinde sektörün toparlanmaya başlayacağını ümit ediyoruz. Bu doğrultuda gayrimenkul ve turizm projelerinde teması minimuma indiren elektronik güvenlik sistemleri talebinde bir artış trendi bekliyoruz.”

“OTELİNİZİ GELECEĞİN GÜVENLİK ANLAYIŞIYLA KORUYUN”

Elektronik güvenlik sistemleri segmentinde öne çıkan yeni teknolojik ürünleri hakkında bilgi veren Semih Teker, “Turizm projelerine yönelik geliştirdiğimiz, sunduğu ileri teknolojiyle tam konfor ve kontrol sunan ‘İ serisi Ekranlı Kartlı Kapı Kilitlerimiz’ kullanım rahatlığı ve kolay yönetilebilirliği ile öne çıkıyor. Ekranı sayesinde misafirleri isimleri ve ‘Hoş geldiniz’ mesajıyla karşılarken, tek tuşla ‘Rahatsız etmeyin’ ve ‘Odayı temizleyin’ uyarıları verilebiliyor. Geleceğin anahtarı olarak tanımladığımız bu ürün, ekranı sayesinde kullanıcı ile interaktif iletişim kurarak, geçersiz kart okutulması gibi durumlarda ilgili birimlere yönlendirme yapıyor” şekilde konuştu.

“PARMAK İZİ İLE ODALARINIZI ÖZEL KASANIZ HALİNE GETİRİN”

Semih Teker, bireysel kullanıma yönelik geliştirdikleri yeni Kale Parmak İzli Kapı Kolu ile ilgili şu bilgileri verdi: “Bu yeni ürünümüz, parmak izi veya elektronik kart okuyucu ile aktive olarak ekstra koruma sağlıyor ve kişiye özel güvenli alanlar yaratıyor. Bu sayede evin veya ofisin içerisinde istediğiniz odayı adeta kişiye özel güvenli bir kasa haline getiriyor. 10 adet master olmak üzere toplam 90 adet kullanıcı için parmak izi tanımlama özelliğine sahip ürün, 5 kez hatalı kilit açma girişimi durumunda, 10 saniye boyunca sesli ve görsel ikaz veriyor.”

İlgili Konular:
TOKİ Haber
TOKİ Haber

Fiziki ofislerin yerini sanal ofisler alacak

Yapılan araştırmaya göre her dört çalışandan 3’ü verimlilik, stres ve ulaşım süresi gibi etkenler açısından uzaktan çalışma modelinin çok daha yararlı olduğunu belirtiyor. İş yapış şekillerindeki bu değişimin sabit ofisler yerine sanal ofisleri öne çıkaracağı öngörülüyor.
Yapılan araştırmaya göre her dört çalışandan 3’ü verimlilik, stres ve ulaşım süresi gibi etkenler açısından uzaktan çalışma modelinin çok daha yararlı olduğunu belirtiyor. İş yapış şekillerindeki bu değişimin sabit ofisler yerine sanal ofisleri öne çıkaracağı öngörülüyor. Kovid-19 salgını pek çok alanı olduğu gibi iş hayatını da ciddi ölçüde etkiledi. Alınan sosyal izolasyon tedbirleri kapsamında yüzbinlerce şirket, ofis ortamlarındaki bulaş riskine karşı evden çalışma modeline geçti. Coworking Insights’ın ‘’2020 Future of Work’’ başlıklı raporunu inceleyen eOfis’in paylaştığı verilere göre; dünya genelinle çalışanların yüzde 74’ü verimlilik, stres, maliyet tasarrufu, sosyal yaşam ve ulaşım gibi etkenler açısından uzaktan çalışma modelinin çok daha yararlı olduğunu belirtiyor. Çalışanların yüzde 55’i ise yeni normal dönemde sabit ofisler yerine sosyal mesafe kurallarına uygun daha butik ortak çalışma alanlarını kullanacaklarını, adres göstermeleri gereken durumlarda ise sanal ofisleri tercih edeceklerini söyledi. Ortaya çıkan bu tablo karşısında salgının kontrol altına alınmasıyla başlayacak yeni normal dönemde Türkiye ve dünya genelinde önemli sayıda şirketin uzaktan çalışan iş gücünü arttıracağı ve devamlı kullanılan fiziki ofisler yerine ihtiyaç halinde yararlanılabilen ortak çalışma alanlarının yer aldığı sanal ofisleri tercih edeceği öngörülüyor. PAZAR PAYINI YÜZDE 150 ARTIRMAYI HEDEFLİYOR eOfis’in derlediği verilere göre uzaktan çalışma modelini ilk kez deneyimleyenlerin yüzde 53’ü iş hayatlarına uzaktan çalışarak devam etmek

Hakan Plastik’ten çevre dostu çözümler

Ürün tasarım süreçlerinden üretim planlama, stok kontrolü ve dağıtımı gibi her aşamada çevre sorunlarını göz önünde bulunduran GF Hakan Plastik, son ürünü Silenta Extreme ile dikkat çekiyor.
Ürün tasarım süreçlerinden üretim planlama, stok kontrolü ve dağıtımı gibi her aşamada çevre sorunlarını göz önünde bulunduran GF Hakan Plastik, son ürünü Silenta Extreme ile dikkat çekiyor. Silenta Extreme, yangın regülasyonlarına tümüyle uygun, polipropilen bazlı ve halojen grubu elementleri içermeyen formülasyonu ile Türkiye’de sektöründe tek olma özelliğine de sahip bulunuyor. Yanmaya karşı dayanıklı bir performans sergilemesine ek olarak, hem üretiminde hem de yanma esnasında, doğaya en çok zarar veren sera gazlarından olan kloroflorokarbon (CFC) gazları açığa çıkartmamasıyla da çevreci yönüyle kullanıcılardan tam not alıyor. Silenta Extreme’in karbon ayak izi, hammadde tedariği, boru ve ek parçaların üretimi ve ürünlerin teslimata hazır haline gelmesine kadar geçen döngü göz önünde bulundurularak değerlendiriliyor. Çevreye olan olası olumsuz etkinin minimize edilmesi için prosesler sürekli olarak optimize ediliyor.

193 megavatlık rüzgar santralleri kuracaklar

GE Yenilenebilir Enerji ve Fina Enerji'nin Türkiye’de 193 megavat gücünde rüzgar santralleri kuracağı bildirildi.
GE Yenilenebilir Enerji ve Fina Enerji’nin Türkiye’de 193 megavat gücünde rüzgar santralleri kuracağı bildirildi. GE Yenilenebilir Enerjiden yapılan yazılı açıklamada, söz konusu kurulum Fina Enerji’nin Türkiye’de bulunan Bağlama, Tayakadın, Yalova ve Pazarköy rüzgar santralleri için yapılacak. Toplam 193 megavat kapasiteye sahip projeler, 195 bin evin enerji ihtiyacını karşılayacak. Projelerde kullanılacak 156 kanadın üretimi ise GE’nin İzmir, Bergama’daki LM Wind Power fabrikasında gerçekleştirilecek. Proje kapsamında 10 yıllık servis anlaşmasının da yer aldığı vurgulanan açıklamada, “GE’nin Türkiye’de bulunan kurulu rüzgar enerjisi gücü 1,2 gigavata ve Türkiye’de ürettiği rüzgar türbini sayısı 500’e ulaştı. Bu rakam, GE Yenilenebilir Enerji ve Fina Enerjinin bugüne kadar birlikte gerçekleştirdiği 350 megavat rüzgar santralini de içeriyor. Buna ilave gelecek olan dört yeni proje GE’nin Türkiye’deki mevcudiyetini daha da sağlam hale getirecek” ifadeleri kullanıldı.