Konya’ya kent dokusuyla uyumlu millet bahçesi

Y. Mimar Merve Kuyu, Konya'da millet bahçesinin hep var olduğu izlenimini uyandırmak için kent dokusuyla uyumlu bir tasarım yaptıklarını açıkladı.

Konya Seydişehir Millet Bahçesi’nin tasarımında Selçuklu bahçelerinin değişmez kriterleri olan doğaya saygı, çevreyle uyum, kullanışlılık ve işlevselliği temel konsept olarak benimsendi.

Z. Merve Kuyu – Y. Mimar
Mesart Mimarlık ve İnşaat AŞ/Kurucu

Y. Mimar Merve Kuyu, Konya’da millet bahçesinin hep var olduğu izlenimini uyandırmak için kent dokusuyla uyumlu bir tasarım yaptıklarını anlatıyor:

“Seydişehir Millet Bahçesi tasarımı öncesinde yerleşimin kuruluşundan itibaren günümüze kadar geçen süreçteki ekonomik, sosyal, kültürel ve tarihi mirası inceleyerek kentsel gelişim projeksiyonu oluşturduk. Yerleşimin yakın ve uzak zamanlı gelişim beklentilerini ortaya koyarak kentin her düzlemde zayıf ve güçlü yönlerini tanımlamaya çalıştık. Anadolu Selçuklu ve Selçuklu dönemlerinde yetişen kıymetli ilim adamlarıyla öne çıkan yerleşimlerden biri olan kent, günümüzde sanayisiyle ön planda olan şirin, fazla göç alıp vermeyen, kimliğini korumuş Anadolu kentlerimizden birisidir. Günümüzde kentin kişi başına düşen aktif yeşil alan miktarı 7 metrekare olup millet bahçesiyle bu orana bir nebze daha olumlu katkı sağlamayı hedefledik.

Seydişehir Millet Bahçesi’nin tasarımını yaparken projenin; kentin tarihi, kültürel ve doğal yerel kimlik özelliklerini taşıyan ve koruyan, halkı doğayla buluşturan, doğal afet anında kentin toplanma alanı olarak hizmet verebilen, kent yaşam kalitesine, ekolojisine ve estetiğine katkı sağlayan, çok yönlü sosyal yaşam mekânları sunan çekim ve cazibe merkezi olmasını önemsedik.

SELÇUKLU BAHÇE KÜLTÜRÜ GÜNÜMÜZE TAŞINDI

Selçuklu kimlik değerleriyle yoğrulmuş bir coğrafyada yer alan proje alanında Selçuklu bahçelerinin değişmez kriterlerinden olan doğaya saygıyı, çevreyle uyumu, kullanışlı ve işlevsel bahçe tasarımını konsept yaklaşımı olarak benimsedik. Selçuklu Türk bahçe kültürünü anlamak, irdelemek, özümsemek ve bu anlayışı modern zamanların anlayışına uygun şekilde tekrar yorumlamak bizim için önemli ve heyecan vericiydi.

HEP VARMIŞ İZLENİMİ UYANDIRDIK

Yaklaşık 143 bin 500 metrekare proje alanıyla mevcut kent dokusu içinde kendine yer bulan arazi, Nevzatbey Tepesi olarak serbest mesire alanı, kır bahçesi, ağaçlık alan ve spor alanı şeklinde kullanılmakta olup kent dokusu içinde kolay ulaşılabilen bir alanda yer alıyor. Mevcut kullanımın kısmen rekreasyon amaçlı olması, yaya ve taşıt ulaşımı için kolay ulaşılabilirlik kriteri taşıması ve tasarım kriterlerinin kent dokusuna uyumlu seçilmesiyle, millet bahçesinin ‘hep var olduğu’ izlenimini uyandırıp halkın bahçeyi içtenlikle kabullenmesi ve içselleştirmesini hedefledik.

Arazide dezavantajlı kot farklılıklarının olduğu Nevzatbey Tepesi ve çevresini, kendi doğal yapısına müdahale etmeksizin doğal landmark olarak ön plana çıkardık. Böylece bu dezavantajı avantajlı bir tasarım ögesi hâline getirdik.

SADELİK ÖN PLANDA

Selçuklu bahçelerinde ön plana çıkan yapraklı ağaç türlerinden çınar, ıhlamur, meşe, dişbudak, karaağaç, çitlembik, defne, erguvan vb. ile ibreli ağaç türlerinden servi ve fıstık çamını tercih ettik. Ayrıca bağ, kiraz, şeftali, elma, nar, dut gibi hemen her tür meyve ağaçlarına da yer verdik. Selçuklu bahçelerinin değişmez bitkileri içerisinde yer alan mor salkım, yasemin, yabani gül, hanım eli, asma gibi sarmaşık türler de kullandık. Gül, sümbül, lale, karanfil, küpe, nergis, fulya, şebboy gibi çiçek veren bitkiler özellikle kokusu ve renk görünüşleriyle projede yer aldı.

Seydişehir Millet Bahçesi’nde mevcutta yer alan ağaçlar ve nitelikli bitkiler korunarak, toplamda 77 bin 950 metrekarede bitkilendirilen yeşil alan içerisinde bin 627 ağaç ile 55 bin 840 mevsimlik yeni çiçek ekimi de planladık.

Türk bahçelerinde yer alan bahçe köşkleri, kameriyeler, mehtabiyeler, tahtlar, kuş evleri gibi gerek yaşamsal gerek görsel amaçlı donatılara da yer verdik ve tüm donatılarda sadeliği, yalınlığı ön planda tuttuk.

SÜRDÜRÜLEBİLİR YAKLAŞIM

Bitkilendirilen tüm alanların sulamasında sürdürülebilir kullanım amaçladık. Toprak altında gömülü su depolarında toplanan yağmur suları, otomatik ve elle sulama sitemleriyle tüm yeşil alanın israftan kaçınarak verimli bir şekilde sulanması planlandı. Sürdürülebilir yaklaşım doğrultusunda enerji açısından ayrıca yük getirmeyen, güneş enerji tüketimi sağlayan aydınlatma elemanlarını tercih ettik. Ayrıca ‘temiz çevre’ sloganıyla bisikletle ulaşım kültürünü yansıtan 850 metre uzunluğunda, yeşil örtü içerisinde bisiklet ring yolu tasarladık.

SPOR TESİSLERİNDE KULLANIM ÇEŞİTLİLİĞİ

Seydişehirlilerin yaşam kalitesine yönelik önemli bir eksiklik olan nitelikli spor alanları ihtiyacının karşılanması amacıyla mevcut spor sahasını koruyarak çevre düzenlenmesi yaptık. Atıl durumdaki tribün, yöresel satış alanı olarak yeniden tasarlanıp çok yönlü kullanıma sahip bir yapı hâline getirildi. Futbol sahasına basketbol sahası ve iki açık tenis kortu eklenerek spor tesislerinde kullanım çeşitliliği artırıldı. Yaklaşık 2 bin 100 metrekare alanda çeşitli oyun gruplarının ve kent mobilyalarının yer aldığı, ebeveynlerin gözetiminde çocukların açık hava aktivitelerini gerçekleştirebileceği çocuk oyun alanları da oluşturuldu.

Millet Bahçesi’nin iki farklı bölümünde gece ve gündüz kullanımına uygun, her türlü etkinliğe ev sahipliği yapabilecek özellikte, toplamda bin 500 metrekare alana sahip etkinlik çayırları ve çim amfiler tasarladık. Mevcut kullanımlarıyla özdeşleşecek şekilde, bölgenin hakim rüzgâr yönü de dikkate alarak 4 bin 500 metrekare alanı kapsayan ağaç altı ateşsiz piknik alanları planladık.

BOTANİK SERA KAFE

Proje kapsamında geliştirilen ‘Botanik Sera Kafe’, güçlü konseptiyle hem işlevsel hem görsel anlamda günümüz mimari anlayışına atıfta bulunuyor. Yürüyüş yolları ve zengin bitki örtüsüyle çevrelenmiş, millet bahçesinin hakim tepesi üzerine konumlandırılan, modernist bir yaklaşımla landmark özelliği ön plana çıkarılan bu alan, hem botanik bitki yetiştirilen hem de kafe olarak hizmet verebilen bir alan olarak tasarlandı.

Millet Bahçesi’nin içinde açık ve kapalı alanlarıyla hizmet verebilen, kentin mimari kimliğiyle uyumlu, kültürel, sanatsal ve sosyal etkinliklerin düzenlenebileceği bir sosyal tesis de tasarladık. Tesisi bahçenin kent bölgesi cephesine konumlandırdık. Ayrıca bölge halkının kaynaşmasını sağlayacak önemli bir sosyokültürel mekân olarak tasarladığımız millet kıraathanesi de sakin ve merkezi konumuyla projede yerini alıyor.

DÜNYADA PARK VE BAHÇELER

Dünya örneklerinde park, kentin içinde kolayca ulaşılabilen ve kentte olduğunu unutturacak şekilde doğal hayata uygun düzenlenmiş alanlardır. Bahçe ise bahçecilik zanaatının uygulandığı, farklı floralardan bitkilerin bulunduğu, yağmur ormanları ve tropik bölgelerden gelmiş ağaçları alabilecek kadar büyük seraların da eklendiği, hassas ekolojik yapıya sahip ve özel bir coğrafyanın bitkilerinin bulunduğu alanlardır.

Mesela Amsterdam’daki “Vondel Park” 1865 yılından beri kentin ortasında 120 dönümlük bir doğa parçasıdır. Yürüyüş yapılır, bisikletle gezilir, güneşlenilir. Çevreye zarar vermeyecek küçük festivaller verilir. İçinde sayısı fazla olmayan nitelikli kafeler vardır. Vondel Park’ı her sene 10 milyon insan (Amsterdam’ın nüfusu bir milyondan biraz fazladır) ziyaret eder.

Paris’teki 28 dönümlük “Jardin des Plantes”, 1635 yılından beri kentin merkezinde yer alan sakin ve bakımlı en güzel botanik bahçelerindendir. Gezi rehberi kitaplarında muhakkak ziyaret edilmesi tavsiye edilir. Bahçe, çok geniş bir koleksiyona sahip doğa tarihi müzesi ve yanındaki serasıyla sizi başka bir çağa götürür. Jardin de Plantes, her yıl 3 milyona yakın insan tarafından ziyaret edilir.

Her iki örneğin ortak noktası, kente sonradan eklenmemiş olmalarıdır. Kentin merkezinde ve kentin parçasıdırlar. İnsanlar tam da bu özelliklerinden dolayı her sene buralara gelir, gezer ve hoşça vakit geçirirler.

Bu iki örnekte dikkat gerektiren nokta, kent ile park ve/veya bahçenin iç içe geçen dokular olması gerektiğidir. Türkiye’de çalışmalarına hız verilen millet bahçesi projelerinin tıpkı bu örnekler gibi büyük park, bahçe statüsüne ulaşabilmesinde, dünya çapında statü kazanabilen başarılı park/bahçe örnekleri içerisinde yer alabilmesinde dikkat edilmesi gereken kritik nokta, işte tam da budur.”

İlgili Konular:
TOKİ Haber
TOKİ Haber

Dicle’den Hevsel Bahçeleri’ne Diyarbakır Millet Bahçesi

Diyarbakır'a hayat veren Dicle Nehri'nin kıvrımlı yapısı ve Hevsel Bahçeleri'nin ızgara dokusu Yenişehir Millet Bahçesi'nin tasarımına yansıdı. Dinamik bir peyzaj karakterine sahip olan millet bahçesi, kent dokusu içinde çok özel ve önemli bir yerde bulunuyor.
Diyarbakır’a hayat veren Dicle Nehri’nin kıvrımlı yapısı ve Hevsel Bahçeleri’nin ızgara dokusu Yenişehir Millet Bahçesi’nin tasarımına yansıdı. Dinamik bir peyzaj karakterine sahip olan millet bahçesi, kent dokusu içinde çok özel ve önemli bir yerde bulunuyor. Peyzaj Mimari Zeyat Hattapoğlu Peyzaj Mimari Zeyat Hattapoğlu, Diyarbakır Yenişehir Millet Bahçesi’nin tasarım özelliklerini TOKİ Haber Dergisi için anlattı: “Diyarbakır Yenişehir Millet Bahçesi’ni kentsel ölçekte ele alarak bütüncül bir yaklaşımla projelendirdik. İlkesel anlamda, ülke genelinde ilk örnekleri yapılmaya başlanan millet bahçesi kavramı üzerinde dururken, bir taraftan da bölgeye özgü değerleri barındıran tasarım kriterlerini belirledik. Diyarbakır ölçeğinde analizler yaparak kent dokusuna ve ihtiyaçlarına en uygun projenin üretilmesini amaçladık. PROJE ALANI ÖZEL BİR KONUMDA Köklü bir tarihi barındıran kadim Diyarbakır kentinde tarihin izlerini sürmek mümkün. Buradan hareketle öncelikle kentle ilgili okumalar yaptık, kentin tarihi ve kültürel birikim sürecini ve güncel durumu anlamaya çalıştık. Kentte yaşayan herkesin bir arada var olabileceği, toplumun her kesimi için kamusal açık-yeşil alandan beklentinin karşılanabileceği bir uygulama yapmak hedefiyle kentsel ölçekte projenin tasarım kurgusuna dönük analizler yaptık. Bu analizler bize proje alanının kentin çok özel bir konumunda olduğunu gösterdi. Tarihsel gelişim, ulaşım, erişebilirlik, arazi kullanımı ve yeşil alan çözümlemelerimiz doğrultusunda, kentin ana ulaşım aksları ve karakter bölgelerini ortaya çıkardık, proje alanının kesişen akslar

Tarihi yarımadada meydanlar boş kaldı

İstanbul'da yeni tip koronavirüs salgınını önleme çalışmaları kapsamında alınan kararların ardından başta tarihi yarımada olmak üzere birçok ilçede park ve sahiller boş kaldı.
İstanbul’da yeni tip koronavirüs salgınını önleme çalışmaları kapsamında alınan kararların ardından başta tarihi yarımada olmak üzere birçok ilçede park ve sahiller boş kaldı. İçişleri Bakanlığınca 81 il valiliğine gönderilen genelge ile virüsle mücadele sağlanıncaya kadar hafta sonlarında, il ve ilçelerde vatandaşların sahil bantları, mesire ve ören yerleriyle piknik alanlarında; piknik yapmak, balık tutmak, spor, yürüyüş gibi faaliyetleri yasaklandı. Yasak kararı ve “evde kal” çağrılarına uyan vatandaşların virüs salgını nedeniyle evlerinde kalmayı tercih ettiği görüldü. Vapur, tramvay ve otobüs seferlerinde az sayıda vatandaşın seyahat etmesi dikkati çekti. Tarihi yarımadanın simgelerinden Ayasofya ve Sultanahmet meydanları da boş kaldı. Ortaköy, Bebek ve Sarıyer sahillerinde de vatandaşlar tedbirlere riayet etti.

100 bin konutta kura heyecanı İzmir ile başladı

TOKİ “100 Bin Yeni Sosyal Konut Projesi”nde ilk kura İzmir Karabağlar’da inşa edilecek 750 konut için yapıldı.
TOKİ “100 Bin Yeni Sosyal Konut Projesi”nde 1 milyon 211 bin kişinin heyecanla beklediği kuralar başladı. İlk kura İzmir Karabağlar’da inşa edilecek 750 konut için yapıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın koordinasyonu ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın desteğiyle Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından yürütülen 100 Bin Yeni Sosyal Konut Projesi için 16 Aralık 2019- 15 Ocak 2020 tarihleri arasında başvurular alınmıştı. Depreme dayanıklı, kimlikli, mahalle kültürünün yaşatılacağı ve yatay mimari esasıyla inşa edilecek sosyal konutlara Türkiye genelinde vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Başvuruların e-Devlet üzerinden ve belirlenen bankaların yetkili şubeleri aracılığıyla kabul edildiği kampanyaya toplam 1 milyon 211 bin 518 başvuru yapıldı. İLK KURA İZMİR İLE BAŞLADI 100 Bin Yeni Sosyal Konut Projesi’nde ilk kura çekimi, İzmir Karabağlar Projesi için yapılDI. 750 konutun inşa edileceği proje için 30 bin 187 kişi başvuruda bulundu. Kura töreni, İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Halkapınar Kapalı Spor Salonu’nda noter huzurunda gerçekleştirildi. Kurada isimlerinin okunduğunu duyan vatandaşlar büyük mutluluk yaşadı. Yıllardır ev sahibi olma hayaliyle yaşadıklarını söyleyen vatandaşlar, hayallerinin gerçekleşmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Kuradan ismi çıkan Nezahet Begeç, çok sevinçli bir gün yaşadığını söyledi. Daha önce de toplu konut için kura çekimine katıldığını anlatan Begeç, “O zaman nasip olmamıştı