Kümbet evler turizme kazandırılacak

Şanlıurfa'nın Suruç ilçesindeki asırlık kümbet evler, onarım çalışmalarıyla turizmin hizmetine sunulacak.

Şanlıurfa’nın Suruç ilçesindeki asırlık kümbet evler, onarım çalışmalarıyla turizmin hizmetine sunulacak.

Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde bakımsızlık ve yağışlar nedeniyle yıkılan yöreye özgü asırlık kümbet evlerin onarılıp turizme kazandırılması için çalışma başlatıldı.

Kerpiçten yapılan, mimari yapısı ve malzemeleri ile yazları serin, kışları sıcak tutma özelliğine sahip Harran ilçesindeki evlerle benzerlik gösteren yapılar, tabandan tavana doğru gittikçe daralıyor.

Yüksekliği içeriden 5 metreye varan ve 30-40 kerpiç dizisiyle örülerek inşa edilen bu evler, içten ve dıştan balçıkla sıvandığı için yüzlerce yıl ayakta kalabiliyor. Odaları kare planlı, konik bir çatıya sahip evler, kendisine has özellikleriyle Harran gibi konik kubbeli evlerden ayrılıyor.

Suruç Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Kenan Aktaş, ilçedeki tarihi yapıların ortaya çıkarılarak turizme kazandırılması için çeşitli çalışmaların yapıldığını söyledi.

Yıllarca terörle anılan ilçenin hizmetlerle anılması için farklı projeler hazırladıklarını anlatan Aktaş, çalışmalar tamamlandığında ilçe turizminin canlanacağına inandıklarını ifade etti.

Suruç’un tarihi ve kültürel açıdan zengin bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Aktaş, şunları söyledi: “Bu evlerin tamamını turizme kazandırmak için restorasyon çalışmalarını yapacağız. Çalışmalar bittikten sonra tanıtımını yapıp turizme kazandıracağız. Küçük Ziyaret, Kara, Yönlü köyünde bu evlerimiz daha çok görülüyor. İlçemizde çok sayıda tarihi kümbet ev bulunuyor. Projesini Kültür ve Turizm Bakanlığına sunduk. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüyle bunların tarihi dokusunu koruyarak ayağa kaldıracağız. Kültürümüze sahip çıkacağız. Bu yapılar yaklaşık 250 yıllık. Terk edildiği için yıkılıyor.”

TOKİ Haber
TOKİ Haber

Türkiye Afrika’daki Osmanlı yadigârı esere sahip çıkıyor

TİKA tarafından Güney Afrika Cumhuriyeti'nin Cape Town şehrindeki Nur’ul Hamidiye Camii restore edildi.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Cape Town şehrindeki Nur’ul Hamidiye Camii restore edildi. Güney Afrika’nın Cape Town şehrinde 135 yıl önce Osmanlı Sultanı 2. Abdulhamid’in yardımları ile inşa edilen Nur’ul Hamidiye Camisi tarihi özellikleri yönünden iki ülke arasındaki bağın bir nişanesi olarak değerlendiriliyor. Kuruluşunda 2. Abdulhamid’in de katkılarının bulunması sebebiyle Nur’ul Hamidiye (Hamid’in Işığı) olarak isimlendirilen cami, 1884 yılında Cape Town’da Müslüman halkın ekonomik katkısı ile inşa edilmiş iki katlı bir yapı. Nur’ul Hamidiye Camii Caminin iç süslemesinde hat işlemeciliği (kufi ve sulüs), tezyinat (ahşap, cam, boya), altın varak (bezeme ve patina) ve nakkaşlık kullanılarak görüntüsü iyileştirildi. Cami Yönetimi Başkanı Abdurrauf Boux, TİKA’nın daha önce Cape Town’da gerçekleştirdiği titiz ve itinalı çalışmalarıyla birçok proje ve Nur-ul Hamidiye Camisinin restorasyonunu tamamladığını belirtti. TİKA’nın caminin iç süsleme çalışmalarını tamamlaması sayesinde bölgede cezbedici bir yapı haline geleceğini ifade eden Boux, katkılarından ötürü Türk Halkına ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti.

Anadolu’nun ilk Türk camisi restore edilecek

Kars'taki Ani Harabeleri bölgesinde yer alan ve Anadolu’nun ilk Türk camisi olan 950 yıllık Ebu’l Manuçehr Camii, restore edilerek ibadete açılacak.
Anadolu’nun ilk Türk camisi olan ve UNESCO dünya kültür mirası listesinde yer alan 950 yıllık Ebu’l Manuçehr Camii, restore edilerek ibadete açılacak. Sultan Alparslan’ın 1071’de Malazgirt Savaşı’nı kazanmasının ardından bugün Ani Harabeleri olarak bilinen yerde inşa edilen Anadolu’nun ilk Türk camisi yeniden ayağa kalkıyor. 1072’de Ebu’l Manuçehr Bey tarafından yaptırılan ve onun adını taşıyan cami, Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü ile Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün koordinasyonunda restore edilecek. Türkiye genelinde bölgesel bazda faaliyet yürüten 26 kalkınma ajansı, projeye maddi anlamda destek verecek. Restorasyon çalışmaları Malazgirt Zaferi’nin 950’nci yıl dönümü olan 26 Ağustos 2021 tamamlanacak ve cami ibadete açılacak. DÜNYA MİRASI LİSTESİNDE Kars’a 42 kilometre uzaklıkta bulunan Ebu’l Manuçehr Camii, Ani Arkeolojik Alanı’ndaki diğer anıtsal eserlerle birlikte 2016 yılında UNESCO Dünya Kültürel Miras Listesi’ne girdi. Günümüze yıkılmadan ulaşabilmeyi başaran cami, Anadolu’daki en eski Selçuklu eserlerinden biri olarak biliniyor. Dikdörtgen planlı iki katlı yapının tavanı zengin Selçuklu motifleri ile süslü. Caminin 99 merdivenli minaresinin gözcü kulesi olarak da kullanıldığı belirtiliyor. BİLİNİRLİĞİ ARTACAK Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na bağlı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda faaliyetlerini yürüten Serhat Kalkınma Ajansı, caminin gelecek nesillere aktarılması, ulusal ve uluslararası çapta bilinirliğinin artması için kolları sıvadı. Bu kapsamda geçmiş yıllarda da bazı restorasyonlardan geçen caminin tam anlamıyla

Kemeraltı ve Agora UNESCO yolunda

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İzmir'deki tarihi Kemeraltı Çarşısı ve Agora'nın UNESCO Dünya Mirası Kalıcı Listesi'ne girmesi için çalıştıklarını söyledi.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İzmir’deki tarihi Kemeraltı Çarşısı ve Agora’nın UNESCO Dünya Mirası Kalıcı Listesi’ne girmesi için çalıştıklarını söyledi. Bakan Ersoy, İzmir’deki temasları kapsamında, bir süre önce UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil edilen İzmir Tarihi Kent Merkezi’ndeki Kemeraltı Çarşısı’nı ziyaret etti. Daha sonra Smyrna Agora Antik Kenti’nde incelemelerde bulunan Bakan Ersoy, yetkililerden bilgi aldı. Bakan Ersoy, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Ege Turizm Merkezleri-Çeşme Projesi kapsamında düzenli olarak kente geldiğini ve bugün de bu toplantı için İzmir’de bulunduğunu ifade etti. Bu konuda İzmir Ticaret Odası, ilgili belediyeler ve sivil toplum kuruluşlarına desteklerinden dolayı teşekkür eden Mehmet Nuri Ersoy, çok iyi niyetli bir şekilde projeye başladıklarını belirterek, şunları kaydetti: “Türkiye’nin en şeffaf, en çevreye duyarlı, en koruma kullanma dengesi yüksek proje halinde sadece Türkiye’ye değil dünyaya örnek olmasını istiyoruz. Bu bağlamda odalarla da yakın ilişki içerisindeyiz, geniş katılımlı bir komisyon oluşturduk. İnşallah bundan sonra daha hızlı ilerleyeceğiz. Bu projeden elde edilecek gelirin büyük bir kısmını da öncelikli olarak Çeşme ve bu projenin altyapısında, sonrasında da Ege Bölgesi’nin altyapısında, bunda İzmir öncelikli olacak. Bu bağlamda da Kemaraltı ve Agora Meydanı’nı da gözlemlemek istedik. Çünkü Bakanlık olarak ilk etapta buraya destek vereceğiz. Bu projeden elde ettiğimiz gelirin bir kısmı buraya