Manzarasıyla tabloları kıskandıran semt: Salacak

İstanbul’un önemli simgelerini bir arada görebildiğiniz Salacak, hem İstanbulluların hem de turistlerin ilgisini çekiyor.

İstanbul’un önemli simgelerinden Sultanahmet Camii’ni, Ayasofya Müzesi’ni, Topkapı Sarayı’nı, Galata Kulesi’ni ve Kız Kulesi’ni bir arada görebildiğiniz Salacak, hem İstanbulluların hem de turistlerin ilgisini çekiyor.

Eminönü ve Karaköy’den yapacağınız vapur ve motor yolculuğu ya da Marmaray’ı kullanarak ulaştığınız Üsküdar’da ilk olarak Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan tarafından yaptırılan Mimar Sinan’ın yaptığı Mihrimah Sultan Camisi’ni ve Külliyesi’ni gezebilirsiniz.

Külliyenin diğer bölümlerinin birçoğu günümüze ulaşamamıştır. Külliyenin medresesi günümüzde “Mihrimah Sultan Tıp Merkezi” olarak kullanılmaktadır. Mihrimah Sultan’ın iki oğluna, Rüstem Paşa’nın oğlu Osman Ağa’ya ve Kaptan-ı Derya Sinan Paşa’ya ait türbeler günümüze ulaşan yapılardır.

Mihrimah Sultan Camii’nin önünde ise III. Ahmed tarafından, 1728 yılında boğazdan gelip geçenlerin ihtiyaçlarını görmesi amacıyla inşa edilen III. Ahmet Çeşmesi’ni göreceksiniz. Bu tarihi yapının üzerinde Şair Nedim, Şakir, Kırımlı Mustafa’nın ünlü dizeleri görülebilir. Rokoko mimarisi ile yapılan çeşme, fıskiyeli değil sebil şeklindedir.

Çeşmenin sol tarafına baktığınızda 1708-1710 yılları arasında Sultan 3. Ahmed tarafından Haseki Emetullah Rabia Gülnuş Valide Sultan adına yaptırılan Yeni Valide Camisi’ni ve Külliyesi’ni göreceksiniz. Caminin bulunduğu alan içerisinde Valide Sultan’ın türbesinin yanında bir sebil ve şadırvan da vardır. Camiye beş kapıdan giriş bulunuyor.

Caminin “İmam Kapısı” olarak bilinen kapısından çıkıp Uncular Caddesi’ne vardığınızda sağ tarafa doğru yürümeye devam ettiğinizde ve Azat Yokuşu Sokağı’na döndüğünüzde; ülkemizin ilk ve tek, dünyanın ise 18 uçurtma müzesinden biri olan Üsküdar Belediyesi Mehmet Naci Aköz Uçurtma Müzesi’ni göreceksiniz. Dünyanın birçok yerinden toplanan yaklaşık 750 uçurtmayı görmenin yanı sıra uçurtma yapımı atölye çalışmalarına katılmak da mümkün olduğu Uçurtma Müzesi’nde eğlenceli vakit geçirebilirsiniz.

Uçurtma Müzesi’nin bulunduğu sokaktan yeniden Uncular Caddesi’ne geri dönerek sol tarafa yürüyerek Doğancılar Caddesi’ne yöneldiğinizde burada vakit geçirip, dinlenilebileceğiniz pek çok kafe göreceksiniz.

Doğancılar Caddesi’ni bitirdiğinizde kendinizi sahilde bulacaksınız. Sahile çıktığınızda ilk göze çarpan konumu itibariyle Şemsi Paşa Camii olacak. 1580 yılında Mimar Sinan tarafından Şemsi Ahmet Paşa için yapılan caminin bulunduğu alanda türbe ve Halk Kütüphanesi de bulunuyor. Cami bulunduğu noktadan dolayı boğaz rüzgârlarını alır. Hayvanlar rüzgârlı yerlerde çok duramadıkları için hiçbir kuş buraya konmamaktadır. Bundan dolayı Kuşkonmaz Camii de denmektedir.

Şemsi Paşa Camii’nden sonra uzun bir sahil yolu sizi bekliyor. Burada yürüyüş yapabileceğiniz gibi bisiklet sürebileceğiz ayrı bir bisiklet yolu da bulunuyor. Sahilde balık tutarak da vakit geçirebilirsiniz. Sahil boyunca oturabileceğiniz banklar ve klasik lezzet ikilimiz simit ve çay tadabileceğiniz sedir kafelerde var.

Sahil boyunca yürürken Sultanahmet Camii, Ayasofya Müzesi, Galata Kulesi, Kadıköy’e ulaşabileceğiniz sefer düzenleyen vapurları görebilirsiniz. Salacak’ta denizin 200 metre açığında küçük bir adacığın üzerine yapılan efsaneleriyle ünlü Kız Kulesi’ni göreceksiniz.

Efsaneleriyle ünlü Kız Kulesi Üsküdar’da, Salacak’ın 150-200 metre açıklarında küçük bir adacığın üzerine yapılmıştır. Yabancı kaynaklarda “Maiden Tower” olarak geçen yapı ilk olarak Antik Çağ’da Boğaz’a giriş yapan gemileri denetlemek amacıyla inşa edilmiş daha sonra üzerine kule eklenmesiyle savunma kulesi olarak kullanılmış. Osmanlı Dönemi’nde daha çok bir gösteri alanı olarak hizmet veren yapı, 1830’lu yıllarda bir karantina hastanesine dönüştürüldü.

Yeşilçam ve Hollywood’a filmlerinin pek çoğunda yer alan Kız Kulesi, birden fazla kez restore edilmiştir. Kız Kulesi, günümüzde bir kafe-restoran olarak hizmet veriyor. Salacak’tan motorlarla Kız Kulesi’ne ulaşım sağlayabilirsiniz.

Sahil boyunca pek çok kafe bulunan Salacak’ta ayrıca 3. Selim döneminde yapılan Mimar Krikor Balyan tarafından çizilen Selimiye Kışlası’nı göreceksiniz. Kışlanın açık olan kısmında 18. yüzyılda Kırım Savaşı sırasında İngiliz askerlerini tedavi eden ünlü Florence Nightingale’ın kullandığı odaların müzeye dönüştürüldüğü Florence Nightingale Müzesi’ni ziyaret edebilirsiniz.

Kışlanın etrafından bulunan 3. Selim tarafından yaptırılan Büyük Selimiye Cami’yi görebilir; Karlık Bayırı Sokak’ta yer alan kafelerde dinlenerek gün batımını burada izleyip fotoğraflayabilirsiniz.

Yazılan rotanın tersini gezmek istiyorsanız; Üsküdar’dan 12 hattına binip Çiçekçi durağında indiğinizde; 12A hattına bindiğinizde ise Selimiye durağından indiğinizde yürüyerek Selimiye’ye ulaşabilirsiniz.

www.istanbul.gov.tr

TOKİ Haber
TOKİ Haber

Gök Medrese müzeye dönüştürülecek

Sivas'ta, adını üzerindeki gök mavisi çinilerden alan 748 yıllık Gök Medrese, "Vakıflar Müzesi"ne dönüştürülecek.
Sivas’ta, adını üzerindeki gök mavisi çinilerden alan 748 yıllık Gök Medrese, “Vakıflar Müzesi”ne dönüştürülecek. Sivas’ta, Selçuklu Veziri Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından 1271’de Konyalı Kaluyan’a yaptırılan Gök Medrese’nin restorasyonu devam ediyor. Selçuklu mimarisinin en seçkin eserleri arasında yer alan Gök Medrese’de, İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan 8 kişilik heyet, Ağustos 1997’de fotogramik çekimler, rölöve ve tespit çalışmalarıyla restorasyona başlamıştı. Adını üzerindeki gök mavisi çinilerden alan, “mavi medrese” olarak da bilinen Gök Medrese, yıllar süren çalışmaların ardından restorasyonun büyük kısmı tamamlanarak ziyarete açılmıştı. Sivas Valisi Salih Ayhan, Vakıflar Genel Müdürlüğünce restorasyonu gerçekleştirilen tarihi yapıda incelemelerde bulundu. Vakıflar Bölge Müdürü Cemal Karaca’dan çalışmalar hakkında bilgi alan Ayhan, eserin “Vakıflar Müzesi” şeklinde teşhir ve tanziminin yapılacağını belirtti. Ayhan, Sivas Kalesi altında bulunan Kale Evleri Projesi çalışmalarını da inceleyerek, yetkililerden bilgi aldı.

Osmanlı tarihine yolculuk: Topkapı Sarayı

İstanbul’un tarihine tanıklık eden ihtişamlı yapı Topkapı Sarayı, cihana hükmetmiş Osmanlı padişahlarına yüzyıllarca ev sahipliği yaptı.
İstanbul’un tarihine tanıklık eden ihtişamlı yapı Topkapı Sarayı, cihana hükmetmiş Osmanlı padişahlarına yüzyıllarca ev sahipliği yaptı. Günümüzde ise o dönemin hatıralarını yaşatan bir müze olarak hizmet vermektedir. Fatih Sultan Mehmet’in 1453 yılında İstanbul’u fethetmesiyle birlikte Osmanlı İmparatorluğu’nun yeni başkenti olan İstanbul’da devletin yönetimi için bir merkeze ihtiyaç vardı. Bu amaçla 1460 yılında inşasına başlanan Topkapı Sarayı, Fatih Sultan Mehmet’ten itibaren otuz birinci padişah Sultan Abdülmecid’e kadar yaklaşık dört yüz yıl süreyle imparatorluğun idare, eğitim ve sanat merkezi olarak kullanıldı, aynı zamanda padişahların evi oldu. 3 Nisan 1924 yılında ise müze olarak hizmet vermeye başlayan Saray, bu özelliği ile Cumhuriyet’in ilk müzesi olarak tarihe geçti. Günümüzde yaklaşık 300 bin arşiv belgesi, Osmanlı dönemine ait silah ve araç-gereçten oluşan ihtişamlı koleksiyonların, Kaşıkçı Elması gibi paha biçilemez hazinelerin yanı sıra kutsal emanetleriyle Topkapı Sarayı Müzesi, dünyanın en büyük saray müzelerinden biri konumunda. Topkapı Sarayı’nın bölümleri 4 avlu ve 1 haremden oluşuyor. Saray, hizmet bölümü Birun ve iç örgütlenme yapılarını kapsayan Enderun olmak üzere 2 ana bölüme ayrılmış. Alay Meydanı: Padişah geçiş törenlerine sahne olan Alay Meydanı, Doğu Roma zamanlarından kalma dini yapı Aya İrini, Osmanlı ve Batı mimarisinin harmanlandığı törensel giriş kapısı Babüsselam ve birinci avluya geçiş sağlayan diğer bir törensel kapı olan

Kırmızı peripacaları turizme kazandırılacak

UNESCO Dünya Geçici Mirası Listesi'nde yer alan Erzurum'un Narman ilçesindeki kırmızı peribacaları turizme kazandırılacak.
UNESCO Dünya Geçici Mirası Listesi’nde yer alan Erzurum’un Narman ilçesindeki kırmızı peribacaları turizme kazandırılacak. Oluşumu ve yapısı bakımından Amerika’nın Kolorado Vadisi’ndeki Grand Kanyon ile benzerlik taşıyan Narman Peribacaları’nın turizme kazandırılması amacıyla proje başlatıldı. Erzurum Valisi Okay Memiş, peribacalarını tanıtacak projeyi yerinde incelemek için Narman ilçesini ziyaret etti. Vali Memiş, Narman Kaymakamı Mustafa Serin ve Belediye Başkanı Burhanettin Eser’den projenin uygulanma aşamasıyla ilgili bilgi aldı. Memiş, incelemenin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, projeyi hayata geçirmek için zamanla yarıştıklarını söyledi. Narman Peribacaları’nın turizm potansiyelinin farkına vardıklarını ifade eden Memiş, “Yüzbinlerce insanın burayı ziyaret edeceğine inanıyoruz. Çünkü yol kenarı, ilçe merkezine çok yakın ve dünyada benzeri çok az olan muhteşem bir doğal oluşum” diye konuştu. Memiş, bölgede istihdama katkı sunacak çalışmaların yapılacağını belirterek, Erzurum Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve Narman Belediyesi ile konaklama projesini hazırladıklarını dile getirdi. Projenin detayları hakkında bilgi veren Memiş, “1,5 milyon liralık bir proje. Bayramdan sonra ihalesini yapacağız ve kışa kadar kabasını bitireceğiz. Gelecek sene burada at safari, bisiklet safari, trekking, hatta balon seyahatine başlayacağız. Biz buraya inanıyoruz. Doğrudan 100-150 kişi istihdam edeceğiz. Bu proje, hem Narman’ın hem de Erzurum’un ekonomisine ciddi anlamda katkı sağlayacak. Türkiye’deki bütün vatandaşlarımızı şimdiden buraya davet ediyoruz” değerlendirmesinde bulundu. NARMAN PERİBACALARI Narman Peribacaları, Narman ilçesinin güneyinde,