Mutlu ofis tasarımının püf noktaları

EDDA Mimarlık Kurucusu Eda Tahmaz, son günlerde çok konuşulan yeni nesil ofis tasarımlarında farklı dekorasyon uygulamaları ile çalışanlar için nasıl mutlu ofisler yaratılabileceğinin püf noktalarını aktardı.

EDDA Mimarlık Kurucusu Eda Tahmaz, son günlerde çok konuşulan yeni nesil ofis tasarımlarında farklı dekorasyon uygulamaları ile çalışanlar için nasıl mutlu ofisler yaratılabileceğinin püf noktalarını aktardı.

Eski çalışma anlayışındaki hiyerarşik düzen, Y kuşağının iş hayatında aktif rol almasıyla birlikte rafa kalktı. Ödüllü ofis tasarımları ile adından söz ettiren EDDA Mimarlık Kurucusu Eda Tahmaz, mutlu bir ofis için dekorasyonda dikkat edilmesi gereken püf noktaları anlattı. Daha canlı renklerin hakim olduğu, sürdürülebilir kriterlerin esas alındığı, çalışan sağlığı ve motivasyonu için ergonomik ve dinamik çözümlerin oluşturulduğu bir dekorasyon artık olmazsa olmazlar arasında.

Ferah ve gün ışığıyla dolu mekanların, çalışanların mutluluk seviyesini artırdığı gibi, yaratıcılığı üzerinde de büyük bir etkiye sahip olduğunu belirten Eda Tahmaz, mekana giren gün ışığını analiz ederek bu yönde nasıl bir iyileştirme yapılabileceğinin hesaplanmasının dekorasyonda ilk adım olarak görülmesini gerektiğini ifade ediyor. Gün ışığının içeriye alınamadığı ofisler için ise doğru seçilmiş bir aydınlatma tasarımıyla güneşi görmeden de gün ışığı etkisinin yakalanabileceği kanaatinde.

Hiyerarşik düzenin yavaş yavaş son bulması ile birlikte geçilen açık ofis tasarımlarında ise sesin kontrolünün de en az gün ışığı kadar önemli olduğunu vurgulayan Tahmaz, belirli bölümleri birbirinden geçirgen seperasyonlarla ayırmanın konsantrasyon sağlamak için en iyi çözümlerden biri olduğunu ifade ediyor. Sırtı açık kütüphaneler ve raf sistemleri, ses bariyeri oluşturabilecek öğeler arasında. Konsantrasyonu sağlamanın bir diğer yolu ise doğal malzemeler ve dokuların kullanımı. Birbiri ile harmanlanan, doğal ahşap, cam, mermer ve doğal taş gibi malzemelerin mekan içerisinde dengeli ve samimi bir hava oluşturduğunu dile getiren Tahmaz’a göre bu, ilginin her zaman canlı tutulması için ideal çözümlerden biri.

Kurumsal renklerden ilham alınarak daha canlı renklerin kullanıldığı, hatta belki de her toplantı odasına farklı temaların verildiği bir dekorasyon ile dinamizmin yakalanabileceğini aktaran iç mimar, toplantı odalarında aynı zamanda masalarda ve sandalyelerde ergonomik seçimler yapmak gerektiği görüşünde. Sandalyelerde kullanılacak doğal kumaşlar ile konforu bir üst düzeye taşımak mümkün. Bu mekanların konumları ise çalışanların kolayca ulaşabileceği ama aynı zamanda da ofis ortamından izole edilmiş noktalarda konumlandırılmalı.

İlgili Konular:
TOKİ Haber
TOKİ Haber

Sağlık emekçilerine saygı duvarı

Beşiktaş Belediyesi ve DYO'nun "Sağlık Emekçilerine Saygı Duvarı" projesinde Ortaköy Mahallesi Portakal Yokuşu Caddesi’nde bulunan duvara sağlık emekçileri resmedildi.
Beşiktaş Belediyesi ve DYO’nun “Sağlık Emekçilerine Saygı Duvarı” projesinde Ortaköy Mahallesi Portakal Yokuşu Caddesi’nde bulunan duvara sağlık emekçileri resmedildi. Beşiktaş Belediyesi, toplumun sağlık çalışanlarına yönelttiği şükran duygularını ifade etmek amacıyla ‘’Sağlık Emekçilerine Saygı Duvarı’’ projesini DYO ile hayata geçirdi. Tüm dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 salgını sürecinde özveriyle çalışan sağlık emekçilerine teşekkür amacıyla hayata geçirilen projede, Ortaköy Mahallesi Portakal Yokuşu Caddesi’nde bir duvar seçildi. Çalışmayı sanatçı ‘’No More Lies’’ resmetti, ünlü fotoğrafçı Chris McGrath fotoğrafladı. Gerçek kimliğini ve yüzünü saklayan sanatçı ‘’No More Lies’’ tarafından resmedilen duvar, toplumsal bir duyarlılığı dile getiriyor. Boyutları 6 metre yükseklik ve 46 metre uzunluğa ulaşan çalışmada DYO boyaları kullanıldı. Resmedilen duvar ünlü fotoğraf sanatçısı Chris McGrath tarafından fotoğraflandı ve lisanslı fotoğraf arşivi platformu GettyImages’de paylaşıldı.

Bien geçmişin izlerini günümüze taşıyor

Bien’in ürettiği Sempre Koleksiyonu, Terrazzo stiliyle geçmişin izlerini mekanlarda yeniden canlandırıyor.
Bien’in ürettiği Sempre Koleksiyonu, Terrazzo stiliyle geçmişin izlerini mekanlarda yeniden canlandırıyor. 16’ncı yüzyılın İtalya’sında keşfedilen zemin kaplama stili Terrazo, Bien’in yeni teknolojilerle üretip tasarladığı Sempre Koleksiyonu’nda hayat buldu. Bugünkü Terrazzo stili, yeni teknolojilerle, çok daha canlı renklerde, farklı ebatlarda üretilerek geçmişin izlerini günümüze taşıdı. Doğaya saygılı ve çevre dostu Bien’in Sempre Koleksiyonu da bu izleri modernize edilmiş haliyle üzerinde barındırıyor. Özgün mekanlar tasarlamanıza imkan tanıyan koleksiyon 60×60, 19,7×19,7 olmak üzere iki farklı ebatta üretiliyor. Grigio ve Nero adlarıyla iki renk seçeneği bulunan Sempre Koleksiyonu, duvardan zemine, iç mekandan dış mekana kadar farklı alanlarda kullanıma imkan tanıyor. Koleksiyon, üzerindeki taneciklerin büyük ve küçük olmasına göre de Sempre, Sempre Junior olarak iki grupta tasarlanmış. Sempre Koleksiyonu bizlere, Sempre Nero 60×60, Sempre Grigio 60×60, Sempre Junior Nero 60×60, Sempre Junior Grigio 60×60, Sempre Junior Neo 19,7×19,7, Sempre Junior Grigo 19,7×19,7 olmak üzere farklı ebat ve tanecik boyutu ile 6 seçenek sunuyor. Tarzıyla geçmişten izler taşıyan koleksiyon yaşam alanlarının yanı sıra kafe, restoran ve teraslar için de ideal bir alternatif oluşturuyor.

Türk mobilyacılar sanal fuarda buluşuyor

Dünyanın ilk uluslararası sanal mobilya fuarı olan “Furnistry 2020”, 27-30 Temmuz tarihleri ​​arasında gerçekleştirilecek.
Dünyanın ilk uluslararası sanal mobilya fuarı olan “Furnistry 2020”, 27-30 Temmuz tarihleri ​​arasında gerçekleştirilecek. Pandemi nedeniyle online olarak düzenlenecek fuara, İnegöl’den Weltew Home’da katılacak. Dünyanın en önemli ithalatçılarını ağırlamayı hedefleyen Furnistry 2020, ‘yeni normal’ ile gelişen dijital dünya ile birlikte mobilya sektöründe daha güçlü hale geliyor. “İlk kez yer alacağımız sanal fuarda yatak odası, yemek odası, koltuk takımı, duvar ünitesi gibi ev mobilyasının ana kalemleriyle katılım sağlayıp ürünlerimizi müşterilerimizin beğenilerine sunacağız” diyen Weltew Home İhracat Müdürü Okan Özkan, “Kovid-19 salgını, tüm dünyanın iş yapış dengelerini değiştirdi. Pandeminin mobilya sektörüne yansıyan krizini en iyi yöneten şirketlerden biri olarak biz de bu süreçte markamıza yatırım yapmaya devam ettik” dedi. Okan Özkan, “Ülkemizin dış ticaret fazlası veren sektörlerinin başında gelen ve trendlere çok kolay bir şekilde adapte olan mobilya sektöründe hizmet veren bir firma olarak bizler de yaşanan pandemi sürecinden çok fazla şey öğrendik. Yeni dünya düzenine uygun olarak bu dönemde markamızın Ar-Ge çalışmalarına daha çok ağırlık verdik. Salgınla birlikte yurt dışına yönelik iş modellerimizi de seyahat kısıtlamaları boyunca online toplantılar gerçekleştirerek ve e-Ticaret alt yapımıza yatırım yaparak devam ettirdik. Dijitalleşerek, hem tedarikçilerimiz hem de müşterilerimiz boyutunda eko sistemimizi de yeni dünya düzenine adapte etmeye çalıştık” şeklinde konuştu. “DÜNYAYA İHRACAT ‘BİR TIK’ UZAKTA”