Osmanlı tarihine yolculuk: Topkapı Sarayı

İstanbul’un tarihine tanıklık eden ihtişamlı yapı Topkapı Sarayı, cihana hükmetmiş Osmanlı padişahlarına yüzyıllarca ev sahipliği yaptı.

İstanbul’un tarihine tanıklık eden ihtişamlı yapı Topkapı Sarayı, cihana hükmetmiş Osmanlı padişahlarına yüzyıllarca ev sahipliği yaptı. Günümüzde ise o dönemin hatıralarını yaşatan bir müze olarak hizmet vermektedir.

Fatih Sultan Mehmet’in 1453 yılında İstanbul’u fethetmesiyle birlikte Osmanlı İmparatorluğu’nun yeni başkenti olan İstanbul’da devletin yönetimi için bir merkeze ihtiyaç vardı. Bu amaçla 1460 yılında inşasına başlanan Topkapı Sarayı, Fatih Sultan Mehmet’ten itibaren otuz birinci padişah Sultan Abdülmecid’e kadar yaklaşık dört yüz yıl süreyle imparatorluğun idare, eğitim ve sanat merkezi olarak kullanıldı, aynı zamanda padişahların evi oldu.

3 Nisan 1924 yılında ise müze olarak hizmet vermeye başlayan Saray, bu özelliği ile Cumhuriyet’in ilk müzesi olarak tarihe geçti.

Günümüzde yaklaşık 300 bin arşiv belgesi, Osmanlı dönemine ait silah ve araç-gereçten oluşan ihtişamlı koleksiyonların, Kaşıkçı Elması gibi paha biçilemez hazinelerin yanı sıra kutsal emanetleriyle Topkapı Sarayı Müzesi, dünyanın en büyük saray müzelerinden biri konumunda. Topkapı Sarayı’nın bölümleri 4 avlu ve 1 haremden oluşuyor. Saray, hizmet bölümü Birun ve iç örgütlenme yapılarını kapsayan Enderun olmak üzere 2 ana bölüme ayrılmış.

Alay Meydanı: Padişah geçiş törenlerine sahne olan Alay Meydanı, Doğu Roma zamanlarından kalma dini yapı Aya İrini, Osmanlı ve Batı mimarisinin harmanlandığı törensel giriş kapısı Babüsselam ve birinci avluya geçiş sağlayan diğer bir törensel kapı olan Bab-ı Hümayun bölümlerini kapsıyor. Birinci Avlu, Saray’ın halka açık tek bölümü olarak biliniyor.

Divan Meydanı: Devletin yönetim merkezlerine açılan kapıdır. Orta Kapı olarak da bilinir. Saray’ın ikinci avlusu olarak inşa edilen Dîvân Meydanı, devlet yönetiminin gerçekleştirildiği, devletin temsil edildiği bir tören alanı olarak kullanılmış.

Enderun Avlusu: Padişah için oluşturulan selamlık bölümünü kapsıyor. Padişaha ait mekânların dışında, Sultan II. Murad döneminde kurulan Saray Okuluna ait koğuş ve yapıları da barındırır.

Köşkler Bahçesi: Padişaha ait köşklerin ve asma bahçelerin bulunduğu, Lale bahçesi ve Sofa-i Hümayun adlı terastan oluşan dördüncü avlu, 17. yüzyıl ortalarında Haliç tarafına doğru yapılan köşkleri de kapsar.

Topkapı Sarayı; Marmara denizi, İstanbul Boğazı ve Haliç arasındaki Tarihi Yarımada’nın ucunda bulunan Doğu Roma Akropolü üzerindeki 700 bin metrekarelik bir alana kurulmuş. Cumhuriyet’in kuruluşunun ardından müzeye dönüştürülen yapı, Fatih semtinin Cankurtaran Mahallesi’nde bulunuyor.

YILDA 3 MİLYON TURİST

Yerli ve yabancı turistler tarafından oldukça ilgi gösterilen Topkapı Sarayı, 2018 yılında yaklaşık 3 milyon turist ağırladı. Topkapı Sarayı, salı günleri hariç her gün ziyarete açıktır. Kış sezonunda (2 Ekim – 1 Nisan) son giriş 16:00 olmak üzere, saat 9:00- 16:45 arası; yaz sezonunda ise (1 Nisan – 2 Ekim arası) son giriş saat 18:00 olmak üzere, saat 09:00- 18:45 arası ziyaret edilebilir.

T1 kodlu, Kabataş – Bağcılar seferi yapan tramvaylardan Gülhâne ya da Sultanahmet durağında indikten sonra kısa bir yürüyüşle Topkapı Sarayı’na ulaşılabilir.

Kaynak:

İstanbul Valiliği Web Sitesi

TOKİ Haber
TOKİ Haber

Gök Medrese müzeye dönüştürülecek

Sivas'ta, adını üzerindeki gök mavisi çinilerden alan 748 yıllık Gök Medrese, "Vakıflar Müzesi"ne dönüştürülecek.
Sivas’ta, adını üzerindeki gök mavisi çinilerden alan 748 yıllık Gök Medrese, “Vakıflar Müzesi”ne dönüştürülecek. Sivas’ta, Selçuklu Veziri Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından 1271’de Konyalı Kaluyan’a yaptırılan Gök Medrese’nin restorasyonu devam ediyor. Selçuklu mimarisinin en seçkin eserleri arasında yer alan Gök Medrese’de, İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan 8 kişilik heyet, Ağustos 1997’de fotogramik çekimler, rölöve ve tespit çalışmalarıyla restorasyona başlamıştı. Adını üzerindeki gök mavisi çinilerden alan, “mavi medrese” olarak da bilinen Gök Medrese, yıllar süren çalışmaların ardından restorasyonun büyük kısmı tamamlanarak ziyarete açılmıştı. Sivas Valisi Salih Ayhan, Vakıflar Genel Müdürlüğünce restorasyonu gerçekleştirilen tarihi yapıda incelemelerde bulundu. Vakıflar Bölge Müdürü Cemal Karaca’dan çalışmalar hakkında bilgi alan Ayhan, eserin “Vakıflar Müzesi” şeklinde teşhir ve tanziminin yapılacağını belirtti. Ayhan, Sivas Kalesi altında bulunan Kale Evleri Projesi çalışmalarını da inceleyerek, yetkililerden bilgi aldı.

Kırmızı peripacaları turizme kazandırılacak

UNESCO Dünya Geçici Mirası Listesi'nde yer alan Erzurum'un Narman ilçesindeki kırmızı peribacaları turizme kazandırılacak.
UNESCO Dünya Geçici Mirası Listesi’nde yer alan Erzurum’un Narman ilçesindeki kırmızı peribacaları turizme kazandırılacak. Oluşumu ve yapısı bakımından Amerika’nın Kolorado Vadisi’ndeki Grand Kanyon ile benzerlik taşıyan Narman Peribacaları’nın turizme kazandırılması amacıyla proje başlatıldı. Erzurum Valisi Okay Memiş, peribacalarını tanıtacak projeyi yerinde incelemek için Narman ilçesini ziyaret etti. Vali Memiş, Narman Kaymakamı Mustafa Serin ve Belediye Başkanı Burhanettin Eser’den projenin uygulanma aşamasıyla ilgili bilgi aldı. Memiş, incelemenin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, projeyi hayata geçirmek için zamanla yarıştıklarını söyledi. Narman Peribacaları’nın turizm potansiyelinin farkına vardıklarını ifade eden Memiş, “Yüzbinlerce insanın burayı ziyaret edeceğine inanıyoruz. Çünkü yol kenarı, ilçe merkezine çok yakın ve dünyada benzeri çok az olan muhteşem bir doğal oluşum” diye konuştu. Memiş, bölgede istihdama katkı sunacak çalışmaların yapılacağını belirterek, Erzurum Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve Narman Belediyesi ile konaklama projesini hazırladıklarını dile getirdi. Projenin detayları hakkında bilgi veren Memiş, “1,5 milyon liralık bir proje. Bayramdan sonra ihalesini yapacağız ve kışa kadar kabasını bitireceğiz. Gelecek sene burada at safari, bisiklet safari, trekking, hatta balon seyahatine başlayacağız. Biz buraya inanıyoruz. Doğrudan 100-150 kişi istihdam edeceğiz. Bu proje, hem Narman’ın hem de Erzurum’un ekonomisine ciddi anlamda katkı sağlayacak. Türkiye’deki bütün vatandaşlarımızı şimdiden buraya davet ediyoruz” değerlendirmesinde bulundu. NARMAN PERİBACALARI Narman Peribacaları, Narman ilçesinin güneyinde,

Manzarasıyla tabloları kıskandıran semt: Salacak

İstanbul’un önemli simgelerini bir arada görebildiğiniz Salacak, hem İstanbulluların hem de turistlerin ilgisini çekiyor.
İstanbul’un önemli simgelerinden Sultanahmet Camii’ni, Ayasofya Müzesi’ni, Topkapı Sarayı’nı, Galata Kulesi’ni ve Kız Kulesi’ni bir arada görebildiğiniz Salacak, hem İstanbulluların hem de turistlerin ilgisini çekiyor. Eminönü ve Karaköy’den yapacağınız vapur ve motor yolculuğu ya da Marmaray’ı kullanarak ulaştığınız Üsküdar’da ilk olarak Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan tarafından yaptırılan Mimar Sinan’ın yaptığı Mihrimah Sultan Camisi’ni ve Külliyesi’ni gezebilirsiniz. Külliyenin diğer bölümlerinin birçoğu günümüze ulaşamamıştır. Külliyenin medresesi günümüzde “Mihrimah Sultan Tıp Merkezi” olarak kullanılmaktadır. Mihrimah Sultan’ın iki oğluna, Rüstem Paşa’nın oğlu Osman Ağa’ya ve Kaptan-ı Derya Sinan Paşa’ya ait türbeler günümüze ulaşan yapılardır. Mihrimah Sultan Camii’nin önünde ise III. Ahmed tarafından, 1728 yılında boğazdan gelip geçenlerin ihtiyaçlarını görmesi amacıyla inşa edilen III. Ahmet Çeşmesi’ni göreceksiniz. Bu tarihi yapının üzerinde Şair Nedim, Şakir, Kırımlı Mustafa’nın ünlü dizeleri görülebilir. Rokoko mimarisi ile yapılan çeşme, fıskiyeli değil sebil şeklindedir. Çeşmenin sol tarafına baktığınızda 1708-1710 yılları arasında Sultan 3. Ahmed tarafından Haseki Emetullah Rabia Gülnuş Valide Sultan adına yaptırılan Yeni Valide Camisi’ni ve Külliyesi’ni göreceksiniz. Caminin bulunduğu alan içerisinde Valide Sultan’ın türbesinin yanında bir sebil ve şadırvan da vardır. Camiye beş kapıdan giriş bulunuyor. Caminin “İmam Kapısı” olarak bilinen kapısından çıkıp Uncular Caddesi’ne vardığınızda sağ tarafa doğru yürümeye devam ettiğinizde ve Azat Yokuşu Sokağı’na döndüğünüzde;