“Renk, mimari algıda belirleyici rol oynar”

"Renkli DYOLOGLAR"a konuk olan Mimar Ahmet Tercan, bir yapının mimari algısında rengin çok belirleyici bir rol oynadığını söyledi.

“Renkli DYOLOGLAR”a konuk olan Mimar Ahmet Tercan, bir yapının mimari algısında rengin çok belirleyici bir rol oynadığını söyledi.

DYO’nun renklerin mimarideki önemine dikkat çekmek için Aura İstanbul ile birlikte gerçekleştirdiği Renkli DYOLOGLAR’da Türkiye’nin önde gelen mimarlarıyla yapılan söyleşileri kapsayan prodüksiyon çalışması büyük beğeni topladı. İki kurumun sosyal medya hesaplarından yayınlanmaya başlayan videolarda yer alan 12 mimardan biri, Norm Mimarlık şirketinin ortaklarından Mimar Ahmet Tercan oldu. Renk kullanımının bir yapının mimari algısını nasıl değiştirdiğini anlatan Tercan, yapının mimarı algısında rengin çok belirleyici bir rolü olduğunun altını çizdi.

KİLİSELERDE, CAMİLERDE YOĞUN OLARAK KULLANILDI

Mimarlık tarihinde, ilk yapılardan itibaren renklerin yoğun olarak kullanıldığını anlatan Tercan, “Antik Yunan’dan, Ortaçağ’daki kiliselere kadar, renk çok yoğun olarak kullanıldı. Bizim camilerimizde de renk kullanımı çok belirleyici bir şekilde görülebilir. İç mekânda çok etkilidir, önemlidir. Dış mekânda yapının algılanmasında da önemli etkin faktörlerden biridir.

Renk genel itibari ile hem psikolojik hem sosyolojik bir algı yaratır. Sosyolojik algının bir bölümü kültüreldir, öğretilir, dışarıdan gelen bir algıdır. Psikolojik olarak da renk, insan algısında bir etki yaratır ve bu etki evrensel bir etkidir. Biz de mimarlar, tasarlayıcılar, tasarımcılar olarak bu etkiyi gözetmek ve buna göre kendi tasarımımızı hayata geçirmek durumunda kalıyoruz. Böylece, yapıların tasarlanırken hangi renk skalalarında hangi etkiyi önemsiyor ve vurgulamak istiyorsak ona göre bir tercih yapmak söz konusu oluyor” dedi.

RİSKTEN KAÇINMAK İÇİN TEK RENK KULLANMAK DOĞRU DEĞİL

“Daha az renk daha az risk midir?” sorusuna da yanıt veren Tercan, tek renk kullanımının riski azalttığını belirtirken, aynı zamanda kendi içinde bir problem üretebileceğine işaret etti. Tercan, “Kullanımla ilgili olarak tasarımın mutlaka bir fikri, bir tavrı güçlü bir şekilde ifade etmesinin zorunluluğu söz konusudur. Aksi takdirde siz tasarımın bir parçası olmadıkça tek renk kullanmak ya da az renk kullanmak sadece riskten kaçınmak için doğru bir tavır değildir. Dolayısıyla çok güçlü bir fikrin ifadesi olarak kullanıldığında tek renk önemli bir unsurdur” değerlendirmesinde bulundu.

AHMET TERCAN KİMDİR?

Galatasaray Lisesi ‘nden mezun olan Tercan, MSÜ Mimarlık Bölümü’nü bitirdi. Yüksek lisans tezinin ardından 1990-1993 arasında New York, Pratt Institute’de 2. derece yüksek lisans ve serbest mimarlık çalışmaları yaptı. Doktorasını tamamlayan Tercan, halen MSÜ Mimarlık Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev alıyor. Çeşitli mesleki yayınlarda makale ve yazıları yayınlanan Tercan, katıldığı ulusal ve uluslararası yarışmalarda ödüller kazanan bir isim.

İlgili Konular:
TOKİ Haber
TOKİ Haber

Kale’den ‘minimum temas maksimum güvenlik’ sistemi

Kale Kilit Türkiye Satış ve Pazarlama Direktörü Semih Teker, “Minimum temas, maksimum güvenlik” ilkesini benimseyerek, elektronik güvenlik sistemleri alanındaki bireysel ve ticari ürün gamını müşterilerinin beğenisine sunduklarını açıkladı.
Kale Kilit Türkiye Satış ve Pazarlama Direktörü Semih Teker, “Minimum temas, maksimum güvenlik” ilkesini benimseyerek, elektronik güvenlik sistemleri alanındaki bireysel ve ticari ürün gamını müşterilerinin beğenisine sunduklarını açıkladı. ‘Minimum temas, maksimum güvenlik’ ilkesiyle geliştirilen Kale Kilit elektronik güvenlik sistemleri, geleceğin güvenlik anlayışını bugünden tüketicileriyle buluşturuyor. Elektronik güvenlik sistemleri ile ilgili bilgi veren Semih Teker, “Kale Kilit olarak, her geçen gün dijitalleşen dünyamızda, müşterilerimizin ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda birbiriyle konuşabilen yeni nesil akıllı ürünler geliştiriyoruz. Diğer taraftan salgın ‘daha az temas’ bakış açısıyla, birçok alışkanlığımızı da kökten değiştirecek gibi görünüyor. Araştırmalar, salgın sonrası özellikle akıllı binalarda daha az temas sağlayan teknolojik çözümlere ağırlık verilmesinin zorunlu hale geleceğini ortaya koyuyor. Bu doğrultuda ‘Minimum temas, maksimum güvenlik” ilkesini benimseyerek, elektronik güvenlik sistemleri alanındaki hem bireysel hem de ticari ürün gamımızı müşterilerimizin beğenisine sunduk” dedi. Semih Teker, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yılın ilk çeyreğini hedeflerimizin üzerinde gerçekleştirdik. Şu anda Türkiye genelinde 2 bine yakın tesiste, yaklaşık 170 bin adet kartlı kilidimiz aktif olarak kullanılıyor. Koronavirüs etkilerinin azalmaya başlamasından sonra yılın son çeyreğinde sektörün toparlanmaya başlayacağını ümit ediyoruz. Bu doğrultuda gayrimenkul ve turizm projelerinde teması minimuma indiren elektronik güvenlik sistemleri talebinde bir artış trendi bekliyoruz.” “OTELİNİZİ GELECEĞİN GÜVENLİK ANLAYIŞIYLA KORUYUN” Elektronik güvenlik sistemleri segmentinde öne çıkan

Hakan Plastik’ten çevre dostu çözümler

Ürün tasarım süreçlerinden üretim planlama, stok kontrolü ve dağıtımı gibi her aşamada çevre sorunlarını göz önünde bulunduran GF Hakan Plastik, son ürünü Silenta Extreme ile dikkat çekiyor.
Ürün tasarım süreçlerinden üretim planlama, stok kontrolü ve dağıtımı gibi her aşamada çevre sorunlarını göz önünde bulunduran GF Hakan Plastik, son ürünü Silenta Extreme ile dikkat çekiyor. Silenta Extreme, yangın regülasyonlarına tümüyle uygun, polipropilen bazlı ve halojen grubu elementleri içermeyen formülasyonu ile Türkiye’de sektöründe tek olma özelliğine de sahip bulunuyor. Yanmaya karşı dayanıklı bir performans sergilemesine ek olarak, hem üretiminde hem de yanma esnasında, doğaya en çok zarar veren sera gazlarından olan kloroflorokarbon (CFC) gazları açığa çıkartmamasıyla da çevreci yönüyle kullanıcılardan tam not alıyor. Silenta Extreme’in karbon ayak izi, hammadde tedariği, boru ve ek parçaların üretimi ve ürünlerin teslimata hazır haline gelmesine kadar geçen döngü göz önünde bulundurularak değerlendiriliyor. Çevreye olan olası olumsuz etkinin minimize edilmesi için prosesler sürekli olarak optimize ediliyor.

193 megavatlık rüzgar santralleri kuracaklar

GE Yenilenebilir Enerji ve Fina Enerji'nin Türkiye’de 193 megavat gücünde rüzgar santralleri kuracağı bildirildi.
GE Yenilenebilir Enerji ve Fina Enerji’nin Türkiye’de 193 megavat gücünde rüzgar santralleri kuracağı bildirildi. GE Yenilenebilir Enerjiden yapılan yazılı açıklamada, söz konusu kurulum Fina Enerji’nin Türkiye’de bulunan Bağlama, Tayakadın, Yalova ve Pazarköy rüzgar santralleri için yapılacak. Toplam 193 megavat kapasiteye sahip projeler, 195 bin evin enerji ihtiyacını karşılayacak. Projelerde kullanılacak 156 kanadın üretimi ise GE’nin İzmir, Bergama’daki LM Wind Power fabrikasında gerçekleştirilecek. Proje kapsamında 10 yıllık servis anlaşmasının da yer aldığı vurgulanan açıklamada, “GE’nin Türkiye’de bulunan kurulu rüzgar enerjisi gücü 1,2 gigavata ve Türkiye’de ürettiği rüzgar türbini sayısı 500’e ulaştı. Bu rakam, GE Yenilenebilir Enerji ve Fina Enerjinin bugüne kadar birlikte gerçekleştirdiği 350 megavat rüzgar santralini de içeriyor. Buna ilave gelecek olan dört yeni proje GE’nin Türkiye’deki mevcudiyetini daha da sağlam hale getirecek” ifadeleri kullanıldı.