“Riski deprem değil güvensiz yapılar oluşturuyor”

Türkiye İMSAD Başkanı Ferdi Erdoğan, Elazığ’da meydana gelen deprem ile ilgili yaptığı açıklamada, “Türkiye’de riski deprem değil güvensiz yapılar oluşturuyor" dedi.

Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan, Elazığ’da meydana gelen ve çevre illeri de etkileyen deprem ile ilgili yaptığı açıklamada, “Türkiye’de riski deprem değil güvensiz yapılar oluşturuyor. İçinde bulunduğumuz süreçte tüm binaları yıkıp yeniden yapamayacağımıza göre, kentsel dönüşüm kapsamında binaları depreme karşı güçlendirme çözümünü iyi değerlendirmeliyiz” dedi.

İMSAD Başkanı Erdoğan, Elazığ’da meydana gelen ve geniş bir bölgede hissedilen deprem nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı.

Erdoğan, açıklamada şunları söyledi: “Depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralananlara acil şifalar diliyoruz. Bölgedeki tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Deprem kuşağında yer alan ülkemizde riski depremin değil güvensiz yapıların oluşturduğunun bilinciyle hareket etmeliyiz. Depremden etkilenen bölgedeki binalarda hasar tespiti yapılması ve hasarlı binalara girilmemesi gerekiyor. Depremler yerkabuğunun kaçınılmaz bir gerçeğidir. Önemli olan deprem gerçeğine uyum sağlayabilmek, bu gerçekle birlikte yaşayabilmek ve bütün planları buna göre yapmaktır. Avrupa Birliği üyesi ülkelerden farklı olarak deprem kuşağında yer alan ülkemizde, güçlendirme yenileme çalışmalarının ihmal edildiğini ve Avrupa’ya göre geride kaldığımızı görüyoruz. Tüm binaları yıkıp yeniden yapamayacağımıza göre, kentsel dönüşüm sürecinde binaları depreme karşı güçlendirme çözümünü iyi değerlendirmeliyiz. Ayrıca uzun ömürlü binaların inşasında denetim çok önemli. Dayanıklı tüketim malları için yapılan sorgulamayı binalar ve konutlar için yapmadığımız müddetçe, başımızı soktuğumuz konutlar dayanıksız tüketim malı gibi olmaya devam edecektir. Türkiye’nin yüzde 90’dan fazlası deprem bölgesi olup ülkemizde iki büyük fay hattı bulunmaktadır. Elazığ bu hatlardan Doğu Anadolu Fay Hattı üstünde yer almaktadır. Tüm bu gerçekler ortada iken kontrolsüz ve denetimsiz, belgesiz ve izinsiz yapılaşmalara kesinlikle müsaade edilmemelidir.”

İlgili Konular:
TOKİ Haber
TOKİ Haber

Sağlık emekçilerine saygı duvarı

Beşiktaş Belediyesi ve DYO'nun "Sağlık Emekçilerine Saygı Duvarı" projesinde Ortaköy Mahallesi Portakal Yokuşu Caddesi’nde bulunan duvara sağlık emekçileri resmedildi.
Beşiktaş Belediyesi ve DYO’nun “Sağlık Emekçilerine Saygı Duvarı” projesinde Ortaköy Mahallesi Portakal Yokuşu Caddesi’nde bulunan duvara sağlık emekçileri resmedildi. Beşiktaş Belediyesi, toplumun sağlık çalışanlarına yönelttiği şükran duygularını ifade etmek amacıyla ‘’Sağlık Emekçilerine Saygı Duvarı’’ projesini DYO ile hayata geçirdi. Tüm dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 salgını sürecinde özveriyle çalışan sağlık emekçilerine teşekkür amacıyla hayata geçirilen projede, Ortaköy Mahallesi Portakal Yokuşu Caddesi’nde bir duvar seçildi. Çalışmayı sanatçı ‘’No More Lies’’ resmetti, ünlü fotoğrafçı Chris McGrath fotoğrafladı. Gerçek kimliğini ve yüzünü saklayan sanatçı ‘’No More Lies’’ tarafından resmedilen duvar, toplumsal bir duyarlılığı dile getiriyor. Boyutları 6 metre yükseklik ve 46 metre uzunluğa ulaşan çalışmada DYO boyaları kullanıldı. Resmedilen duvar ünlü fotoğraf sanatçısı Chris McGrath tarafından fotoğraflandı ve lisanslı fotoğraf arşivi platformu GettyImages’de paylaşıldı.

Bien geçmişin izlerini günümüze taşıyor

Bien’in ürettiği Sempre Koleksiyonu, Terrazzo stiliyle geçmişin izlerini mekanlarda yeniden canlandırıyor.
Bien’in ürettiği Sempre Koleksiyonu, Terrazzo stiliyle geçmişin izlerini mekanlarda yeniden canlandırıyor. 16’ncı yüzyılın İtalya’sında keşfedilen zemin kaplama stili Terrazo, Bien’in yeni teknolojilerle üretip tasarladığı Sempre Koleksiyonu’nda hayat buldu. Bugünkü Terrazzo stili, yeni teknolojilerle, çok daha canlı renklerde, farklı ebatlarda üretilerek geçmişin izlerini günümüze taşıdı. Doğaya saygılı ve çevre dostu Bien’in Sempre Koleksiyonu da bu izleri modernize edilmiş haliyle üzerinde barındırıyor. Özgün mekanlar tasarlamanıza imkan tanıyan koleksiyon 60×60, 19,7×19,7 olmak üzere iki farklı ebatta üretiliyor. Grigio ve Nero adlarıyla iki renk seçeneği bulunan Sempre Koleksiyonu, duvardan zemine, iç mekandan dış mekana kadar farklı alanlarda kullanıma imkan tanıyor. Koleksiyon, üzerindeki taneciklerin büyük ve küçük olmasına göre de Sempre, Sempre Junior olarak iki grupta tasarlanmış. Sempre Koleksiyonu bizlere, Sempre Nero 60×60, Sempre Grigio 60×60, Sempre Junior Nero 60×60, Sempre Junior Grigio 60×60, Sempre Junior Neo 19,7×19,7, Sempre Junior Grigo 19,7×19,7 olmak üzere farklı ebat ve tanecik boyutu ile 6 seçenek sunuyor. Tarzıyla geçmişten izler taşıyan koleksiyon yaşam alanlarının yanı sıra kafe, restoran ve teraslar için de ideal bir alternatif oluşturuyor.

Türk mobilyacılar sanal fuarda buluşuyor

Dünyanın ilk uluslararası sanal mobilya fuarı olan “Furnistry 2020”, 27-30 Temmuz tarihleri ​​arasında gerçekleştirilecek.
Dünyanın ilk uluslararası sanal mobilya fuarı olan “Furnistry 2020”, 27-30 Temmuz tarihleri ​​arasında gerçekleştirilecek. Pandemi nedeniyle online olarak düzenlenecek fuara, İnegöl’den Weltew Home’da katılacak. Dünyanın en önemli ithalatçılarını ağırlamayı hedefleyen Furnistry 2020, ‘yeni normal’ ile gelişen dijital dünya ile birlikte mobilya sektöründe daha güçlü hale geliyor. “İlk kez yer alacağımız sanal fuarda yatak odası, yemek odası, koltuk takımı, duvar ünitesi gibi ev mobilyasının ana kalemleriyle katılım sağlayıp ürünlerimizi müşterilerimizin beğenilerine sunacağız” diyen Weltew Home İhracat Müdürü Okan Özkan, “Kovid-19 salgını, tüm dünyanın iş yapış dengelerini değiştirdi. Pandeminin mobilya sektörüne yansıyan krizini en iyi yöneten şirketlerden biri olarak biz de bu süreçte markamıza yatırım yapmaya devam ettik” dedi. Okan Özkan, “Ülkemizin dış ticaret fazlası veren sektörlerinin başında gelen ve trendlere çok kolay bir şekilde adapte olan mobilya sektöründe hizmet veren bir firma olarak bizler de yaşanan pandemi sürecinden çok fazla şey öğrendik. Yeni dünya düzenine uygun olarak bu dönemde markamızın Ar-Ge çalışmalarına daha çok ağırlık verdik. Salgınla birlikte yurt dışına yönelik iş modellerimizi de seyahat kısıtlamaları boyunca online toplantılar gerçekleştirerek ve e-Ticaret alt yapımıza yatırım yaparak devam ettirdik. Dijitalleşerek, hem tedarikçilerimiz hem de müşterilerimiz boyutunda eko sistemimizi de yeni dünya düzenine adapte etmeye çalıştık” şeklinde konuştu. “DÜNYAYA İHRACAT ‘BİR TIK’ UZAKTA”