Sulusaray Termal Tesisi’ne Studio Vertebra imzası

Studio Vertebra tasarımı Tokat Sulusaray Termal Tesisi, kent belleğini yaşatmayı ve turizmi canlandırmayı hedefliyor.

Tokat, Yozgat ve Sivas illerinin kesişiminde bulunan, Studio Vertebra tasarımı Tokat Sulusaray Termal Tesisi, doğal siluetle uyumlu ve kentin tarihi kalıntılarından referans alan yaklaşımı ile kent belleğini yaşatmayı ve turizmi canlandırmayı hedefliyor.

Baş Mimar Gencer Yalçın, Y. Mimar Dilşad Öktem Aslaner, Y. Mimar Bahar Yücel ve İç Mimar Efe Kağan Hızar’ın ortaklığındaki Studio Vertebra, Tokat Sulusaray Termal Tesisi projesinin tasarımına imza atıyor.

Tokat’ın Sulusaray ilçesinde, Tokat Valiliği’nin desteğiyle hayata geçirilen 4 bin 370 metrekare inşaat alanına sahip Sulusaray Termal Tesisi projesi, turizmi canlandırarak bölge halkının sosyo-ekonomik yapısına katkıda bulunacak olmasıyla da büyük önem taşıyor.

Sulusaray’da yer alan Sebastapolis Antik Kenti’ndeki kazı çalışmaları sonucunda ortaya çıkan, iki bin yıllık geçmişe sahip Bizans dönemi hamam kalıntıları ve sıcak su kaynağının bölge için tarihsel süreçteki önemi, Studio Vertebra’nın tasarımındaki önemli çıkış noktalarından biri olmuş. Tokat Sulusaray Termal Tesisi proje alanında yer alan ve 1980’lerde aktif olarak kullanılan, zamanla terk edilerek atıl durumda kalsa da bölge halkının belleğinde hatıra olarak yaşayan apart, hamam ve otel yapılarının yeniden ele alındığı projenin omurgasını topoğrafyaya bağlanarak onun bir parçası olan bir saçak tasarımı oluşturuyor.

Çevresinde yüksek ağaçların, geniş yeşil alanların ve kayalıklı tepelerin olduğu bir coğrafyada yer alan tesisin tasarımında doğal silüeti bozmadan onun bir parçası olmayı amaçlayan Studio Vertebra, bu saçak tasarımı ile arazi içerisinde bulunan iki tepeciği yatayda birbirine bağlamış. Bu bağlamda saçak ve topoğrafya, projenin ana fikrini oluşturan bütünleyici ve bağlayıcı faktörler olarak öne çıkıyor.

Silüete lineer etki eden bu saçak, giriş boşluğu ve bunu karşılayan meydanla birlikte özel ve kamusal kullanım alanlarını fonksiyon olarak ikiye ayırmış. Özel alanlar iki katlı, içerisinde galeri boşluğu olan ve geniş ailelere uygun olarak tasarlanmış apartlardan oluşurken; kamusal alanlar ise termal tesis projesi içinde yer alan hamamlar, termal havuzlar ve aileler için özel alanların bulunduğu birimleri kapsıyor. Tokat Sulusaray Termal Tesisi’nde özel ve kamusal fonksiyonlara ek olarak, bu saçağa eklemlenen sosyal tesis ve topoğrafyaya oturan, küçük aileler için tasarlanmış apartlar da yer alıyor.

Studio Vertebra, Tokat Sulusaray Termal Tesisi’nin cephesinde ahşap, taş ve cam gibi doğal ve zamansız malzemeler kullanarak yapının bulunduğu çevreyle olan ilişkisini kuvvetlendirmiş. Cephe ve çevrenin iç mekandaki yansıması; yüksek, sade ve aydınlık mekanların oluşumuna etki etmiş. Güneş ışığından maksimum seviyede yararlanmak amacıyla yüksek pencereler tasarlanmış ve mekanların peyzaj alanlarıyla görsel ilişki kurması sağlanmış. Tesis içinde yer alan kadınlar havuzu, mahremiyeti sağlamak amacıyla etrafı pergolalarla çevrilmiş bir iç bahçeye açılıyor.

38 bin 273 metrekare arsa alanı içinde toplam 2 bin 800 metrekare taban alanına sahip olan Tokat Sulusaray Termal Tesisi’nin çevre peyzajı; içinde yürüyüş ve koşu parkurları, rekreasyon alanları, çocuklar için oyun alanı ve çiçek bahçesi bulunan bir koru olarak değerlendirilmiş ve koru içinde engelliler için de rampalarla ulaşım sağlanmış.

Studio Vertebra’nın, bulunduğu coğrafya ile uyumlu, zamansızlık ve yalınlık üzerine kurulu bir tasarım anlayışı ile biçimlendirerek bölge halkının ihtiyaçlarına cevap vermeyi amaçladığı Tokat Sulusaray Termal Tesisi’nin Tokat’ta turizmin gelişmesine katkıda bulunması öngörülüyor.

İlgili Konular:
TOKİ Haber
TOKİ Haber

“Sektörde artık çarklar dönüyor”

AYİDER Başkan Yardımcısı Ahmet Erkurtoğlu, yılın ilk ayında konut satışlarının 110 bin adedin üzerinde gelmesinin çok önemli olduğunu belirterek, bu durumun, sektörde artık çarkların döndüğünü gösterdiğini söyledi.
Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği (AYİDER) Başkan Yardımcısı Ahmet Erkurtoğlu, yılın ilk ayında konut satışlarının 110 bin adedin üzerinde gelmesinin çok önemli olduğunu belirterek, bu durumun, sektörde artık çarkların döndüğünü gösterdiğini söyledi. Faizlerin yüzde 1’in altında olduğu sürece canlılığın süreceğini dile getiren Erkurtoğlu, Türkiye’de ev sahipliği oranının hala istenilen seviyelerde olmadığını, konuta ihtiyacı olan ciddi bir kesimin bulunduğunu bildirdi. Erkurtoğlu, “Bu yıl konut satışlarında canlılığın sene boyunca süreceğini düşünüyoruz. Özellikle biten konutlara ilgi devam edecek. Yeni üretimler noktasında maliyetler nedeniyle üretici tedirgin yaklaşıyor. Yabancıya satışta da ivme sürecektir. Çünkü ilgi devam ediyor” dedi.

Mutlu ofis tasarımının püf noktaları

EDDA Mimarlık Kurucusu Eda Tahmaz, son günlerde çok konuşulan yeni nesil ofis tasarımlarında farklı dekorasyon uygulamaları ile çalışanlar için nasıl mutlu ofisler yaratılabileceğinin püf noktalarını aktardı.
EDDA Mimarlık Kurucusu Eda Tahmaz, son günlerde çok konuşulan yeni nesil ofis tasarımlarında farklı dekorasyon uygulamaları ile çalışanlar için nasıl mutlu ofisler yaratılabileceğinin püf noktalarını aktardı. Eski çalışma anlayışındaki hiyerarşik düzen, Y kuşağının iş hayatında aktif rol almasıyla birlikte rafa kalktı. Ödüllü ofis tasarımları ile adından söz ettiren EDDA Mimarlık Kurucusu Eda Tahmaz, mutlu bir ofis için dekorasyonda dikkat edilmesi gereken püf noktaları anlattı. Daha canlı renklerin hakim olduğu, sürdürülebilir kriterlerin esas alındığı, çalışan sağlığı ve motivasyonu için ergonomik ve dinamik çözümlerin oluşturulduğu bir dekorasyon artık olmazsa olmazlar arasında. Ferah ve gün ışığıyla dolu mekanların, çalışanların mutluluk seviyesini artırdığı gibi, yaratıcılığı üzerinde de büyük bir etkiye sahip olduğunu belirten Eda Tahmaz, mekana giren gün ışığını analiz ederek bu yönde nasıl bir iyileştirme yapılabileceğinin hesaplanmasının dekorasyonda ilk adım olarak görülmesini gerektiğini ifade ediyor. Gün ışığının içeriye alınamadığı ofisler için ise doğru seçilmiş bir aydınlatma tasarımıyla güneşi görmeden de gün ışığı etkisinin yakalanabileceği kanaatinde. Hiyerarşik düzenin yavaş yavaş son bulması ile birlikte geçilen açık ofis tasarımlarında ise sesin kontrolünün de en az gün ışığı kadar önemli olduğunu vurgulayan Tahmaz, belirli bölümleri birbirinden geçirgen seperasyonlarla ayırmanın konsantrasyon sağlamak için en iyi çözümlerden biri olduğunu ifade ediyor. Sırtı açık kütüphaneler ve raf sistemleri, ses

Evini boyamak isteyenlere DYO’dan yeni fikirler

Ressam ve duvar resimleri sanatçısı Yağmur Yörük ile yapılan işbirliği sonucunda ‘DYO ile Kendin Yap’ adı altında bir video serisi hazırlandı.
Ressam ve duvar resimleri sanatçısı Yağmur Yörük ile yapılan işbirliği sonucunda ‘DYO ile Kendin Yap’ adı altında bir video serisi hazırlandı. DYO ile Kendin Yap serisini DYO’nun Instagram, Youtube, Facebook ve LinkedIn hesaplarından #KendinYapDYO hashtagiyle takip etmek mümkün. DYO, yaşadıkları mekânları güzelleştirmek isteyen tüketicilere ilham verecek bir çalışmaya imza attı. ‘DYO ile Kendin Yap’ adı altında başlatılan video serisinde, ressam ve duvar resimleri sanatçısı Yağmur Yörük, tüketicilerin evlerini, bulundukları mekânları nasıl dönüştürebileceklerinin ipuçlarını veriyor. ETKİLİ VE ESTETİK DEĞİŞİMİN YÖNTEMLERİ ANLATILIYOR Tüketicilerin hayatını kolaylaştıran farklı uygulamaları devreye alan DYO bu kez de evinde değişiklik yapmayı planlayanlara ‘Kendin Yap’ dedi. Kendin Yap video serisi ile DYO, odalarda sadece belli duvarları boyayarak nasıl etkili ve estetik değişiklikler oluşturulacağını uygulamalı olarak gösteriyor. SOSYAL MEDYA HESAPLARINDAN TAKİP EDİLEBİLECEK Söz konusu video serisinde sanatçı Yağmur Yörük, duvarların nasıl ve hangi renklere boyanabileceğiyle ilgili öneriler sunarken, değişimde doğru adımların neler olduğunu anlatıyor. ‘Kendin Yap’ videolarında hem tasarımsal hem de renk ve şekil olarak öneriler paylaşılırken, tüketicilerin bilgilendirilmesi hedefleniyor. ‘DYO ile Kendin Yap’ serisi DYO’nun Instagram, Youtube, Facebook ve LinkedIn hesaplarından #KendinYapDYO hashtagiyle takip edilebiliyor.