Sümela Manastırı, 4 yıl sonra kapılarını ziyaretçilerine açtı

Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden Trabzon'daki Sümela Manastırı’nın birinci etabı, restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından ziyarete açıldı.

Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden Trabzon’daki Sümela Manastırı’nın birinci etabı, restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından ziyarete açıldı.

Sümela Manastırı’nda, 4 yıldır süren restorasyon çalışmalarının ardından ziyaretçi kabul edilmeye başlandı. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Trabzon Valisi İsmail Ustaoğlu, AK Parti Trabzon Milletvekili Salih Cora ve Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu ile birlikte restorasyon çalışmalarının bir bölümü tamamlanan Sümela Manastırı’nı gezerek incelemelerde bulundu.

Bakan Yardımcısı Alpaslan, yaptığı açıklamada, manastırda restorasyon ve çevre düzenlemesi kapsamında patika yollarda duvar ve derz yapımı, döşemelerin ve merdivenlerin ahşapla kaplanması, mutfak, ayazma, papaz odası ve keşiş odalarını kapsayan bölümlerde askıya alma ve restorasyon imalatlarının tamamlandığını söyledi.

Sümela Manastırı’nın, Türkiye’nin büyük kültürel varlıklarından biri olduğuna işaret eden Alpaslan, restorasyon çalışmalarının tamamlandığı birinci etabı ziyarete açtıklarını belirtti.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un, göreve başladığı günden itibaren Sümela Manastırı başta olmak üzere restorasyonu devam eden bazı yapıların ziyarete açılabilmesi için seferberlik başlattığını anlatan Alpaslan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bakanlık olarak ilgili kurum ve kuruluşların yanı sıra firmalarla yakın iş birliği içinde ‘en kısa zamanda bu eserleri insanların ziyaretine nasıl açabiliriz’ arayışı içinde olduk. Geçen hafta Bodrum Kalesi’ni açmıştık ve bu hafta da Sümela Manastırı’nı açıyoruz. Sümela Manastırı, ülkemiz ve Trabzon için önemli bir eser. 600 yılı aşkın süredir varlığı olan bir şaheser. Önümüzdeki yıl tamamını ziyarete açtığımızda Dünya Kültür Miras Daimi Listesi’ne kalıcı olarak girmesi için hızlı ve yoğun çalışmaya gireceğiz. Altındere Vadisi, olağanüstü doğal güzelliğe sahip ve bütün insanlığın cezbedilmesine müsait bir alan.”

“İĞNE İLE KUYU KAZILARAK BU ÇALIŞMALAR YAPILDI”

Bakan Yardımcısı Alpaslan, bölgenin olağanüstü güzelliklerinin yanı sıra riskler de barındırdığını söyledi. “Büyük kaya kütleleri buraya gelen insanların üzerinde bir risk oluşturmaktaydı.” diyen Alpaslan, “Bu riski ortadan kaldırmamız gerekiyordu. İnce ve uzun soluklu bir çalışmayla 3 yılı aşkın bir süredir adeta iğne ile kuyu kazılarak bu çalışmalar yapıldı. Artık hem insanlarımız hem de gelecek için bu risk ortadan kaldırıldı. Bu çalışmalar ikinci etapta da devam ettirilerek önümüzdeki yıl bu risk tamamen ortadan kaldırılacak ve alanın tamamının restorasyonu yapılmış olacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin güçlü ve tarihi kültürel varlıklara sahip olduğuna işaret eden Bakan Yardımcısı Alpaslan, Bakanlık olarak bu varlıkların yaşatılması, korunması ve gelecek nesillere ulaştırılmasının en büyük sorumlulukları olduğunu vurguladı.

Alpaslan, daha sonra beraberindekilerle restorasyon çalışmalarının devam ettiği ikinci etap ve patika yolda bulunan Aya Varvara Kilisesi’ni gezdi.

TOKİ Haber
TOKİ Haber

Gök Medrese müzeye dönüştürülecek

Sivas'ta, adını üzerindeki gök mavisi çinilerden alan 748 yıllık Gök Medrese, "Vakıflar Müzesi"ne dönüştürülecek.
Sivas’ta, adını üzerindeki gök mavisi çinilerden alan 748 yıllık Gök Medrese, “Vakıflar Müzesi”ne dönüştürülecek. Sivas’ta, Selçuklu Veziri Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından 1271’de Konyalı Kaluyan’a yaptırılan Gök Medrese’nin restorasyonu devam ediyor. Selçuklu mimarisinin en seçkin eserleri arasında yer alan Gök Medrese’de, İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan 8 kişilik heyet, Ağustos 1997’de fotogramik çekimler, rölöve ve tespit çalışmalarıyla restorasyona başlamıştı. Adını üzerindeki gök mavisi çinilerden alan, “mavi medrese” olarak da bilinen Gök Medrese, yıllar süren çalışmaların ardından restorasyonun büyük kısmı tamamlanarak ziyarete açılmıştı. Sivas Valisi Salih Ayhan, Vakıflar Genel Müdürlüğünce restorasyonu gerçekleştirilen tarihi yapıda incelemelerde bulundu. Vakıflar Bölge Müdürü Cemal Karaca’dan çalışmalar hakkında bilgi alan Ayhan, eserin “Vakıflar Müzesi” şeklinde teşhir ve tanziminin yapılacağını belirtti. Ayhan, Sivas Kalesi altında bulunan Kale Evleri Projesi çalışmalarını da inceleyerek, yetkililerden bilgi aldı.

Osmanlı tarihine yolculuk: Topkapı Sarayı

İstanbul’un tarihine tanıklık eden ihtişamlı yapı Topkapı Sarayı, cihana hükmetmiş Osmanlı padişahlarına yüzyıllarca ev sahipliği yaptı.
İstanbul’un tarihine tanıklık eden ihtişamlı yapı Topkapı Sarayı, cihana hükmetmiş Osmanlı padişahlarına yüzyıllarca ev sahipliği yaptı. Günümüzde ise o dönemin hatıralarını yaşatan bir müze olarak hizmet vermektedir. Fatih Sultan Mehmet’in 1453 yılında İstanbul’u fethetmesiyle birlikte Osmanlı İmparatorluğu’nun yeni başkenti olan İstanbul’da devletin yönetimi için bir merkeze ihtiyaç vardı. Bu amaçla 1460 yılında inşasına başlanan Topkapı Sarayı, Fatih Sultan Mehmet’ten itibaren otuz birinci padişah Sultan Abdülmecid’e kadar yaklaşık dört yüz yıl süreyle imparatorluğun idare, eğitim ve sanat merkezi olarak kullanıldı, aynı zamanda padişahların evi oldu. 3 Nisan 1924 yılında ise müze olarak hizmet vermeye başlayan Saray, bu özelliği ile Cumhuriyet’in ilk müzesi olarak tarihe geçti. Günümüzde yaklaşık 300 bin arşiv belgesi, Osmanlı dönemine ait silah ve araç-gereçten oluşan ihtişamlı koleksiyonların, Kaşıkçı Elması gibi paha biçilemez hazinelerin yanı sıra kutsal emanetleriyle Topkapı Sarayı Müzesi, dünyanın en büyük saray müzelerinden biri konumunda. Topkapı Sarayı’nın bölümleri 4 avlu ve 1 haremden oluşuyor. Saray, hizmet bölümü Birun ve iç örgütlenme yapılarını kapsayan Enderun olmak üzere 2 ana bölüme ayrılmış. Alay Meydanı: Padişah geçiş törenlerine sahne olan Alay Meydanı, Doğu Roma zamanlarından kalma dini yapı Aya İrini, Osmanlı ve Batı mimarisinin harmanlandığı törensel giriş kapısı Babüsselam ve birinci avluya geçiş sağlayan diğer bir törensel kapı olan

Kırmızı peripacaları turizme kazandırılacak

UNESCO Dünya Geçici Mirası Listesi'nde yer alan Erzurum'un Narman ilçesindeki kırmızı peribacaları turizme kazandırılacak.
UNESCO Dünya Geçici Mirası Listesi’nde yer alan Erzurum’un Narman ilçesindeki kırmızı peribacaları turizme kazandırılacak. Oluşumu ve yapısı bakımından Amerika’nın Kolorado Vadisi’ndeki Grand Kanyon ile benzerlik taşıyan Narman Peribacaları’nın turizme kazandırılması amacıyla proje başlatıldı. Erzurum Valisi Okay Memiş, peribacalarını tanıtacak projeyi yerinde incelemek için Narman ilçesini ziyaret etti. Vali Memiş, Narman Kaymakamı Mustafa Serin ve Belediye Başkanı Burhanettin Eser’den projenin uygulanma aşamasıyla ilgili bilgi aldı. Memiş, incelemenin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, projeyi hayata geçirmek için zamanla yarıştıklarını söyledi. Narman Peribacaları’nın turizm potansiyelinin farkına vardıklarını ifade eden Memiş, “Yüzbinlerce insanın burayı ziyaret edeceğine inanıyoruz. Çünkü yol kenarı, ilçe merkezine çok yakın ve dünyada benzeri çok az olan muhteşem bir doğal oluşum” diye konuştu. Memiş, bölgede istihdama katkı sunacak çalışmaların yapılacağını belirterek, Erzurum Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve Narman Belediyesi ile konaklama projesini hazırladıklarını dile getirdi. Projenin detayları hakkında bilgi veren Memiş, “1,5 milyon liralık bir proje. Bayramdan sonra ihalesini yapacağız ve kışa kadar kabasını bitireceğiz. Gelecek sene burada at safari, bisiklet safari, trekking, hatta balon seyahatine başlayacağız. Biz buraya inanıyoruz. Doğrudan 100-150 kişi istihdam edeceğiz. Bu proje, hem Narman’ın hem de Erzurum’un ekonomisine ciddi anlamda katkı sağlayacak. Türkiye’deki bütün vatandaşlarımızı şimdiden buraya davet ediyoruz” değerlendirmesinde bulundu. NARMAN PERİBACALARI Narman Peribacaları, Narman ilçesinin güneyinde,