Tarihi yarımadada meydanlar boş kaldı

İstanbul'da yeni tip koronavirüs salgınını önleme çalışmaları kapsamında alınan kararların ardından başta tarihi yarımada olmak üzere birçok ilçede park ve sahiller boş kaldı.

İstanbul’da yeni tip koronavirüs salgınını önleme çalışmaları kapsamında alınan kararların ardından başta tarihi yarımada olmak üzere birçok ilçede park ve sahiller boş kaldı.

İçişleri Bakanlığınca 81 il valiliğine gönderilen genelge ile virüsle mücadele sağlanıncaya kadar hafta sonlarında, il ve ilçelerde vatandaşların sahil bantları, mesire ve ören yerleriyle piknik alanlarında; piknik yapmak, balık tutmak, spor, yürüyüş gibi faaliyetleri yasaklandı.

Yasak kararı ve “evde kal” çağrılarına uyan vatandaşların virüs salgını nedeniyle evlerinde kalmayı tercih ettiği görüldü.

Vapur, tramvay ve otobüs seferlerinde az sayıda vatandaşın seyahat etmesi dikkati çekti.

Tarihi yarımadanın simgelerinden Ayasofya ve Sultanahmet meydanları da boş kaldı.

Ortaköy, Bebek ve Sarıyer sahillerinde de vatandaşlar tedbirlere riayet etti.

İlgili Konular:
TOKİ Haber
TOKİ Haber

Bakan Kurum: Dünyaya örnek gösterilecek

Bakan Kurum, "Elazığ'da yaklaşık 19 bin 300 bağımsız bölümden oluşan konut çalışmasını başlattık ve bu çalışma gerçekten yeni Elazığ için Türkiye'ye ve dünyaya örnek gösterilebilecek" dedi.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, “Elazığ’da yaklaşık 19 bin 300 bağımsız bölümden oluşan konut çalışmasını başlattık ve bu çalışma gerçekten yeni Elazığ için Türkiye’ye ve dünyaya örnek gösterilebilecek” dedi. Bakan Kurum, Elazığ’da depremzedeler için Yazıkonak, Karşıyaka, Mustafa Paşa mahallelerinde yapımı devam eden konutlarda incelemelerde bulundu, vatandaşların sorun ve taleplerini dinledi. Sürsürü Mahallesinde de inşası süren konutlarda incelemelerde bulunduktan sonra burada açıklama yapan Bakan Kurum, Kovid-19 salgını sürecinin ardından ilk ziyaretlerini Elazığ’a yaptıklarını söyledi. Bakan Kurum, “Elazığ’da 24 Ocak’ta bir deprem meydana gelmişti ve şehrimiz bu depremden ciddi anlamda etkilendi. O gün Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda İçişleri ve Sağlık Bakanlığımız seferber olmak suretiyle Elazığ’ımızın yaralarını sarmak için var gücümüzle gece gündüz hep birlikte çalıştık ve vatandaşımızın bu süreçten en az etkilenmesi adına atılması gereken adımları atmaya gayret gösterdik. Bu çerçevede 2 bin 23 binanın yıkımını gerçekleştirdik. 87 bin binada yaklaşık 250 bin bağımsız bölümde hasar tespit çalışmalarını yürüttük. Hemen hızlı bir şekilde 1500 kişilik ekibimizle hasar tespit çalışmalarını tamamladık. Süratli bir şekilde vatandaşlarımızın hasar tespitleri noktasında yıkılması gereken binaların yıkımını hızlı bir şekilde gerçekleştirmiş olduk. Elazığ’da yaklaşık 19 bin 300 bağımsız bölümden oluşan konut çalışmasını başlattık ve bu çalışma gerçekten yeni Elazığ için Türkiye’ye ve dünyaya örnek gösterilebilecek. Depremin hemen ardından

Konya’ya kent dokusuyla uyumlu millet bahçesi

Y. Mimar Merve Kuyu, Konya'da millet bahçesinin hep var olduğu izlenimini uyandırmak için kent dokusuyla uyumlu bir tasarım yaptıklarını açıkladı.
Konya Seydişehir Millet Bahçesi’nin tasarımında Selçuklu bahçelerinin değişmez kriterleri olan doğaya saygı, çevreyle uyum, kullanışlılık ve işlevselliği temel konsept olarak benimsendi. Z. Merve Kuyu – Y. MimarMesart Mimarlık ve İnşaat AŞ/Kurucu Y. Mimar Merve Kuyu, Konya’da millet bahçesinin hep var olduğu izlenimini uyandırmak için kent dokusuyla uyumlu bir tasarım yaptıklarını anlatıyor: “Seydişehir Millet Bahçesi tasarımı öncesinde yerleşimin kuruluşundan itibaren günümüze kadar geçen süreçteki ekonomik, sosyal, kültürel ve tarihi mirası inceleyerek kentsel gelişim projeksiyonu oluşturduk. Yerleşimin yakın ve uzak zamanlı gelişim beklentilerini ortaya koyarak kentin her düzlemde zayıf ve güçlü yönlerini tanımlamaya çalıştık. Anadolu Selçuklu ve Selçuklu dönemlerinde yetişen kıymetli ilim adamlarıyla öne çıkan yerleşimlerden biri olan kent, günümüzde sanayisiyle ön planda olan şirin, fazla göç alıp vermeyen, kimliğini korumuş Anadolu kentlerimizden birisidir. Günümüzde kentin kişi başına düşen aktif yeşil alan miktarı 7 metrekare olup millet bahçesiyle bu orana bir nebze daha olumlu katkı sağlamayı hedefledik. Seydişehir Millet Bahçesi’nin tasarımını yaparken projenin; kentin tarihi, kültürel ve doğal yerel kimlik özelliklerini taşıyan ve koruyan, halkı doğayla buluşturan, doğal afet anında kentin toplanma alanı olarak hizmet verebilen, kent yaşam kalitesine, ekolojisine ve estetiğine katkı sağlayan, çok yönlü sosyal yaşam mekânları sunan çekim ve cazibe merkezi olmasını önemsedik. SELÇUKLU BAHÇE KÜLTÜRÜ GÜNÜMÜZE TAŞINDI Selçuklu

Dicle’den Hevsel Bahçeleri’ne Diyarbakır Millet Bahçesi

Diyarbakır'a hayat veren Dicle Nehri'nin kıvrımlı yapısı ve Hevsel Bahçeleri'nin ızgara dokusu Yenişehir Millet Bahçesi'nin tasarımına yansıdı. Dinamik bir peyzaj karakterine sahip olan millet bahçesi, kent dokusu içinde çok özel ve önemli bir yerde bulunuyor.
Diyarbakır’a hayat veren Dicle Nehri’nin kıvrımlı yapısı ve Hevsel Bahçeleri’nin ızgara dokusu Yenişehir Millet Bahçesi’nin tasarımına yansıdı. Dinamik bir peyzaj karakterine sahip olan millet bahçesi, kent dokusu içinde çok özel ve önemli bir yerde bulunuyor. Peyzaj Mimari Zeyat Hattapoğlu Peyzaj Mimari Zeyat Hattapoğlu, Diyarbakır Yenişehir Millet Bahçesi’nin tasarım özelliklerini TOKİ Haber Dergisi için anlattı: “Diyarbakır Yenişehir Millet Bahçesi’ni kentsel ölçekte ele alarak bütüncül bir yaklaşımla projelendirdik. İlkesel anlamda, ülke genelinde ilk örnekleri yapılmaya başlanan millet bahçesi kavramı üzerinde dururken, bir taraftan da bölgeye özgü değerleri barındıran tasarım kriterlerini belirledik. Diyarbakır ölçeğinde analizler yaparak kent dokusuna ve ihtiyaçlarına en uygun projenin üretilmesini amaçladık. PROJE ALANI ÖZEL BİR KONUMDA Köklü bir tarihi barındıran kadim Diyarbakır kentinde tarihin izlerini sürmek mümkün. Buradan hareketle öncelikle kentle ilgili okumalar yaptık, kentin tarihi ve kültürel birikim sürecini ve güncel durumu anlamaya çalıştık. Kentte yaşayan herkesin bir arada var olabileceği, toplumun her kesimi için kamusal açık-yeşil alandan beklentinin karşılanabileceği bir uygulama yapmak hedefiyle kentsel ölçekte projenin tasarım kurgusuna dönük analizler yaptık. Bu analizler bize proje alanının kentin çok özel bir konumunda olduğunu gösterdi. Tarihsel gelişim, ulaşım, erişebilirlik, arazi kullanımı ve yeşil alan çözümlemelerimiz doğrultusunda, kentin ana ulaşım aksları ve karakter bölgelerini ortaya çıkardık, proje alanının kesişen akslar