TOKİ’nin indirim kampanyasından 19 bin 370 kişi yararlandı

TOKİ'nin "borcunu erken ödeyene yüzde 20 indirim" kampanyasından 19 bin 370 kişi yararlandı.

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nın (TOKİ) “borcunu erken ödeyene yüzde 20 indirim” kampanyasından 19 bin 370 kişi yararlandı. Kampanya katılan vatandaşların yüzde 68,76’sı borçlarını kişisel tasarrufları ile kapattı.

TOKİ tarafından borcunu erken ödeyip tapusunu hemen almak isteyen konut ve iş yeri alıcılarına yönelik düzenlenen yüzde 20 indirim kampanyasına başvurular tamamlandı. Satışları 2018 yılı sonuna kadar ve taksitleri 2018 yılı sonuna kadar başlamış olan konut ve iş yerleri alıcılarının yararlandığı kampanya 6 Mayıs -19 Haziran 2020 tarihleri arasında yapıldı.

Kampanyadan kısmı ödemelerle beraber 19 bin 370 vatandaş faydalandı. Vatandaşlar toplam 1 milyar 165 milyon 274 bin TL’lik borcunu ödedi. Kampanyaya, bütün borç bakiyesini kapatamayan vatandaşlar da yararlandı.

Yoğun ilgi gören kampanyada, 17 bin 182 vatandaş 1 milyar 79 milyon 102 bin 527 TL’lik borçlarını kapatıp tapularını almaya hak kazandı.

KISMİ ÖDEME İLE 86 MİLYONLUK BORÇ KAPATILDI

İndirim kampanyasında bütün borç bakiyesini kapatamayacak konut ve iş yeri alıcıları için kısmı ödeme planı yapıldı. Vatandaşlar, borç bakiyesinin yüzde 25’inden az olmamak şartıyla yaptıkları peşin ödemelerde yüzde 20 indirim kampanyasından faydalandı.

Borcunun tamamını kapatamayan 2 bin 188 konut ve iş yeri alıcısı yaptıkları 86 milyon 172 bin TL’lik peşin ödemeyle yüzde 20 indirimden faydalandı.

Böylelikle kampanyadan toplam 19 bin 370 vatandaş yararlanarak 1 milyar 165 milyon 274 bin TL’lik borç kapattı.

KİŞİSEL TASARRUFLA 801 MİLYONLUK BORÇ KAPATILDI

Kampanya katılan vatandaşların yüzde 68,76’sı, 801 milyon 229 bin TL’lik borçlarını kişisel tasarruflar ile kapattı. Kişisel tasarruflarla gelen bu para piyasaya sıcak para olarak kazandırıldı.

Ayrıca kampanyaya katılan vatandaşların yüzde 31,24’ü, 364 milyonluk 44 bin TL’lik borçlarını banka kredisi kullanarak gerçekleştirdi.

İlgili Konular:
TOKİ Haber
TOKİ Haber

Yazlık ve imarlı arsalara ilgi artıyor

Koronavirüs salgınıyla birlikte hem hayatlar, hem de tatil anlayışları değişti. Pandeminin ardından tatil bölgelerine olan ilgi daha da artarken, konut piyasası da her geçen gün hareketleniyor.
Koronavirüs salgınıyla birlikte hem hayatlar, hem de tatil anlayışları değişti. Pandeminin ardından tatil bölgelerine olan ilgi daha da artarken, konut piyasası da her geçen gün hareketleniyor. Kovid-19 pandemisinin ardından Ege bölgesindeki yazlık ev arayışları hareketlenmeye başladı. Ege sahil şeridinde yazlık ve konut imarlı arsa fiyatları olumlu yönde etkilenirken, İzmir sahil şeridinde yazlıkların ve imarlı arsaların fiyatları enflasyonun üzerinde artmaya devam ediyor. İstanbul-İzmir-Çanakkale köprü bağlantısı, İzmir-Aliağa-Çandarlı otoyolu projesi ve İstanbul-Bursa-İzmir otoyol çalışmaları sayesinde İzmir’e ulaşımın çok daha kolay sağlanması özellikle yazlık kullanıma uygun bahçeli evlere olan talebi de artırdı. EVA Gayrimenkul Değerleme’ye göre, özellikle pandemi dönemiyle birlikte, İstanbul’dan İzmir’e yoğun bir akın yaşanırken, en çok ilgiyi Güzelbahçe, Urla, Çeşme ve Karaburun ilçeleri gördü. Bodrum ve Kuşadası’nda da ilçelerin nüfusu yazın gelmesi ile özellikle 4-5 kat artarken, pandemiden kaçan İstanbul ve Ankaralıların odak noktası haline geldi. İstanbul-İzmir Çanakkale köprü bağlantısı ile İzmir-Aliağa-Çandarlı otoyolu projesi sayesinde özellikle kuzey aksındaki Foça, Dikili ve Çandarlı bu yaz pandemi etkisiyle dolup taştı. YAZLIK EVLER ARTIK KIŞLIK EV OLARAK DA KULLANILMAYA BAŞLANDI EVA Gayrimenkul Değerleme Direktörü Filiz Akkaya, Kovid-19 salgınında daha steril bir ortamda yaz tatillerini geçirmek isteyenlerin Ege sahil şeridine akın ettiğini belirterek, “Bahçeli yazlık evlerin sadece yazlık amaçlı değil kışın da kullanılmak üzere çok daha

Bakan Kurum’dan “Sürdürülebilir Çevre” vurgusu

Bakan Kurum, AB Çevre Bakanları Gayriresmi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada “Kovid-19 salgını bizlere; sağlık, gıda, ilaç, temiz hava ve su ihtiyacı için sürdürülebilir bir çevrenin gerekli olduğunu göstermiştir” dedi.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, AB Çevre Bakanları Gayriresmi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada “Kovid-19 salgını bizlere; sağlık, gıda, ilaç, temiz hava ve su ihtiyacı için sürdürülebilir bir çevrenin gerekli olduğunu göstermiştir” dedi. Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen Gayriresmi AB Çevre Bakanları Toplantısı iki oturumda gerçekleşti. İlk oturumda “Kovid-19 ve küresel biyoçeşitlilik politikası”, ikinci oturumda ise AB iklim değişikliği hedefinin yükseltilmesi ve Avrupa’nın Paris Anlaşması’na katkısı konuları çerçevesinde bir toplantı gerçekleştirildi. BİYOÇEŞİTLİLİK KAYBI, KÜRESEL SORUNLARI DOĞURUYOR Bakan Kurum, Kovid-19 ve küresel biyoçeşitlilik politikası konulu ilk oturumda yaptığı konuşmada, sürdürülebilir çevrenin önemine vurgu yaptı. Kovid-19 salgınının insan yaşamını tehdit eden küresel ölçekte büyük bir krize dönüştüğünü vurgulayan Kurum, yasa dışı yaban hayatı ticareti, biyokaçakçılık, doğal kaynakların aşırı tüketimi, kimyasalların ve atıkların kontrolsüz yönetimi gibi faaliyetlerin canlı türlerinin azalmasına ve yaşam alanlarının tahrip edilmesine neden olduğuna dikkati çekti. Bakan Kurum, şöyle konuştu: “Biyoçeşitlilik kaybı, iklim değişikliği ve kirlilik ile birlikte ekosistemleri etkilediği gibi bulaşıcı hastalıkların küresel düzeyde salgınlara neden olmasında da rol oynamaktadır. 2020 sonrası Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi, 2050 vizyonuyla insan, çevre ve sağlık olgularını bir araya getirmektedir. Bu kapsamda 2030 Eylem Hedefleri genel yapısı itibarıyla yeterli ve kapsayıcıdır. Bu hedefler içerisinde özellikle 2030’a kadar dünyamızın yüzde 30’unun etkili korunan alanlar sistemine alınmasını çok

“Parsel ve binalara ait verileri okunması kolay haritalarla kullanıma açıyoruz”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, "Ülkemizin her bir noktasındaki parsel ve binalara ait verileri, tarım potansiyeli, doğal kaynaklar ve üretim faaliyetlerine ilişkin bilgileri, okunması kolay haritalarla kullanıma açıyoruz" dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “Ülkemizin her bir noktasındaki parsel ve binalara ait verileri, tarım potansiyeli, doğal kaynaklar ve üretim faaliyetlerine ilişkin bilgileri, okunması kolay haritalarla kullanıma açıyoruz” dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, Coğrafi Bilgi Sistemi Kurulunun Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen ikinci toplantısında yaptığı konuşmada, daha önce coğrafi bilgi altyapısının bireysel kullanıma açıldığını, günlük yaşamı herkes için kolaylaştıracak bir sürecin başlatıldığını belirtti. İlgili kurumların 4 aydır, uydu ve hava görüntülerinin sayısal veriye çevrilmesi ve veri dilinin standart hale gelmesi için eşgüdüm içinde çalıştıklarını anlatan Oktay, vatandaşların tapu dairesine gittiğinde satın almak istediği evin kat planlarını görebileceği, tarım alanlarını izleyebileceği sistem çalışmalarının meyvelerini vermeye başladığını söyledi. “Ülkemizin coğrafi verilerini standart hale getirmek için hazırlanan ‘Tanımlama Dokümanları’ ve hangi veriden hangi Bakanlığımızın sorumlu olduğunu gösteren ‘Coğrafi Veri Sorumluluk Matrisi’ de Resmi Gazete’de yayımlandı” diyen Oktay, bu kapsamda bakanlıkların ürettikleri her bir veriyi, Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu ile hızla paylaşmaya başladığını, şu ana kadar 669 coğrafi veri katmanından 388’inin entegre edildiğini ve paylaşılabilir nitelikte olan 124 katmanın da yıl sonuna kadar paylaşılacağını aktardı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ülkenin tüm il ve ilçelerini kapsayan 3 boyutlu şehir modellerini hazırlayarak kamu kurumlarının kullanımına açtığına dikkati çeken Oktay, şöyle konuştu: “Tarım ve Orman Bakanlığımız 36 milyon tarım parselini ulusal