Türk müteahhitlerden 123 ülkede 10 bininci projeye doğru

Yurt dışında 123 ülkede 9 bin 700 projeyi hayata geçiren Türk inşaat sektörü, konut üretimiyle başladığı üretim yolculuğunda metro, enerji santrali, havalimanı gibi büyük ölçekli projelerle gücünü pekiştiriyor.

Yurt dışında 123 ülkede 9 bin 700 projeyi hayata geçiren Türk inşaat sektörü, konut üretimiyle başladığı üretim yolculuğunda metro, enerji santrali, havalimanı gibi büyük ölçekli projelerle gücünü pekiştiriyor.

Dürdane Sevinç – TOKİ Haber Dergisi

Türk inşaat sektörü Cumhuriyet sonrası Türkiye’nin inşasında ortaya koyduğu performansı 1970’lerden sonra ülke dışına taşımaya başladı. 1972 yılında STFA’nın girişimiyle Libya ile başlayan üretim yolculuğu, Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt, Yunanistan ve İran’da devam etti. Orta Doğu ve Kuzey Afrika pazarlarına 1980’lerde Rusya Federasyonu ve BDT ülkeleri eklendi. İlerleyen yıllarda yeni ülkelerin sayısı artarken, yurt dışında üstlenilen işlerin hacmi ve gelir miktarı da büyümeye başladı.

47 YILIN BİLANÇOSU: 123 ÜLKE, 382 MİLYAR DOLAR

2002 yılında 4,4 milyar dolar düzeyinde olan yurt dışı müteahhitlik hizmetleri, 2018’de 20 milyar dolara ulaştı. Yurt dışında dünya inşaat sektörünün parlayan yıldızı hâline gelen Türk müteahhitleri, en verimli dönemini yıllık 30 milyar dolar değerinde projeyle 2012-2015 aralığında yakaladı.

Müteahhitlerin ilk kez yurt dışına çıktığı 1972 yılından bugüne 47 yılda 123 ülkede 9 bin 700 projeye imza atıldı. Bu projelerin karşılığı olarak ülkeye kazandırılan meblağ ise 382 milyar dolara ulaştı. “Dünyanın En Büyük 225 Uluslararası Müteahhidi” listesinde yer alan Türk firması sayısı 46’ya yükselirken, sektör Çin’in ardından dünya ikincisi oldu. Türk İnşaat sektörünü 36 firma ile ABD izledi.

EN ÖNEMLİ PAZARLAR AVRASYA’DA

Türk müteahhitlerin dünyaya açılma serüveninin başladığı Orta Doğu ve Kuzey Afrika, sektörün en önemli pazarları oldu. TMB’nin verilerine göre bugüne kadarki iş hacminin yaklaşık yarısı (yüzde 46) Asya ve Avrupa’yı kapsayan Avrasya bölgesinde gerçekleşti. Bu bölgeyi Orta Doğu (yüzde 26), Afrika (yüzde 18), Avrupa (yüzde 6), Güney Asya ve Uzak Doğu (yüzde 3,2) ile Amerika (yüzde 0,6) izliyor.

Ülke bazında baktığımızda müteahhitlerimizin 2018 yılında ilk üç pazarının Rusya Federasyonu (3,9 milyar dolar), Suudi Arabistan (3 milyar dolar) ve Katar (2 milyar dolar) olduğu görülüyor. “Türk Müteahhitlerin İlk 10 Pazarı” tablosu, Rusya ve Suudi Arabistan’ın 2016 ve 2017 yıllarında da ilk üçte bulunduğunu gösteriyor.

1972-2012 dönemini baz aldığımızda en çok iş üstlenilen ülkeler Rusya Federasyonu (yüzde 17,2), Türkmenistan (yüzde 12,1), Libya (yüzde 11,3), Irak (yüzde 7,2), Kazakistan (yüzde 6,5), Katar (yüzde 5,2) ve Suudi Arabistan (yüzde 5,1) olarak sıralanıyor. Orta Doğu’daki karışıklıklar öncelikle Libya ve Irak pazarını olumsuz etkiledi. Müteahhitler de son yıllarda yeni pazarlara açıldı. 2012 yılında ilk kez Kolombiya, Papua Yeni Gine, Somali ve Peru’da proje alındı. Hâkim coğrafyadan yeni pazar arayışına giren müteahhitler rotalarını Afrika, Güney Amerika ve Uzak Doğu’ya çevirdi.

SAHRA ALTI AFRİKA’NIN PAYI YÜKSELİYOR

Afrika kıtasında 54 ülke bulunuyor. Kuzey Afrika ülkeleri Fas, Cezayir, Tunus, Libya, Mısır, Türkiye ile uzun yıllardır yakın ilişkisi olan ülkeler. Büyük Sahra Çölü’nün güneyindeki ülkeleri kapsayan Sahra Altı Afrika’da ise 850 milyonun üzerinde nüfusa sahip 49 ülke bulunuyor.

Türk müteahhitler, Sahra Altı Afrika’da 1990’ların ortalarından itibaren başta Etiyopya, Nijerya, Sudan, Kamerun, Kongo, Gana, Mali ve Senegal olmak üzere önemli projeler üstlenmeye başladı. 2017 yılında müteahhitlerin en çok iş yaptığı ülke, toplam 2,5 milyar dolar ile Tanzanya oldu. Son 3 yıla baktığımızda Senegal, Nijerya ve Sudan’ın da ilk 10’da bulunduğu dikkat çekiyor.

YURT DIŞINDA EN ÇOK KONUT, YOL, KÖPRÜ VE TÜNEL YAPIYORUZ

Yurt dışında müteahhitlerimizce üstlenilen projelerin iş türlerine göre dağılımı ağırlıklarına göre sırasıyla konut (yüzde 13), yol-köprü-tünel (yüzde 12,9), iş merkezi (yüzde 8), enerji santrali (yüzde 7,2), havaalanı (yüzde 6,9), endüstriyel tesis (yüzde 6,5), demir yolu (yüzde 5,1), sosyal-kültürel tesis (yüzde 4,9), turizm tesisi (yüzde 4,2) ve petrokimya tesisi (yüzde 4,2) olarak sıralanıyor.

PRESTİJLİ PROJELER

Yurt dışında küçük ölçekli altyapı projeleriyle faaliyetlerine başlayan Türk müteahhitlerinin bugün metrodan havalimanına, yol projelerinden enerji santrallerine kadar büyük projelerin altında imzası bulunuyor.

2018 yılında üstlenilen büyük çaplı projeler arasında, 1,1 milyar dolar proje değerine sahip Sudan Hartum Havalimanı öne çıkıyor. Rusya’da 1,6 milyar dolar tutarında Amur doğal gaz işleme tesisi ile Habarovsk ve Çelyabinsk Havalimanları da yine dikkat çeken projeler arasında yer alıyor.

Hollanda’daki 1,1 milyar dolar tutarındaki Blankenburg bağlantı yolu ve Schiphol Havalimanı ek terminal binası yapımı, Romanya-Bükreş’te yaklaşık 480 milyon dolar değerindeki A1-A2 otoyollarını bağlayan yol yapım işi de Avrupa’da yakın zamanda başlayan ve devam eden işlerden dikkat çekenleri.

Yurt dışındaki 47 yıllık birikimi ve dünya ikinciliği payesiyle pek çok ülkede alt ve üst yapı inşasını sürdüren Türk inşaat sektörünün yakın hedefi; geliştirdiği 9 bin 700 proje sayısını kısa sürede 10 bine yükseltmek.

İlgili Konular:
TOKİ Haber
TOKİ Haber

60 mağara mercek altında

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Marmara, Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerinde yer alan 60 mağaranın yapısı, sahip olduğu jeolojik ve ekolojik doğal değerlerinin durumu araştırılacak.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Marmara, Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerinde yer alan 60 mağaranın yapısı, sahip olduğu jeolojik ve ekolojik doğal değerlerinin durumu araştırılacak. Türkiye’de farklı statüler altında korunan ve henüz koruma altına alınmamış, özellikleri ve güzellikleri çok fazla bilinmeyen mağaralar bulunuyor. Bakanlık tarafından bu mağaraların her birinin tabiat varlığı olarak tescil edilmesi, koruma altına alınması için farklı bölgelerde projeler yürütülüyor. Bu yıl Marmara, Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerinde yer alan 60 mağaranın yapısı, sahip olduğu jeolojik ve ekolojik doğal değerlerin durumu araştırılacak. Elde edilen verilere göre bu mağaralar koruma altına alınacak. Eskişehir, Ankara, Trabzon, Giresun, Gümüşhane, Zonguldak, Bartın, Karabük, Düzce, Kırklareli, Tekirdağ, Edirne, Bursa ve Balıkesir’de yürütülecek proje kapsamında, başlatılan ilk çalışmalardan başarılı sonuçlar elde edildi. Eskişehir’de bulunan Kemikli Mağarası’nda, Asya kıtası için yeni kayıt olacak örümcek türleri ve çok nadir görülen sarkıt, dikit gibi jeolojik oluşumlar tespit edildi. Yıl sonuna kadar sürdürülecek projeyle, mağaralar hakkında Türkiye ve dünya için çok önemli bilgiler elde edilmesi amaçlanıyor.

Bakan Kurum Kanal İstanbul Projesine ilişkin iddiaları yanıtladı

Bakan Kurum, Kanal İstanbul Projesi'nin Bakanlık tarafından onaylanan imar planlarıyla ilgili bazı basın yayın organlarında gündeme getirilen iddiaları değerlendirdi.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Kanal İstanbul Projesi’nin Bakanlık tarafından onaylanan imar planlarıyla ilgili bazı basın yayın organlarında gündeme getirilen iddiaları değerlendirdi. Proje alanını kapsayan, “İstanbul ili Avrupa Yakası Rezerv Yapı Alanı 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı” değişikliği ile buna uygun olarak hazırlanan imar planlarının 7 etabından 3’ünü onayladığını anımsatan Kurum, “Kanal İstanbul Projesi’nin imar planlarında kişiler üzerinden hareket edilerek kimseye rant amaçlı plan kararı üretilmemiştir. Aksine Kanal İstanbul imar planları, zemin+3, zemin+4 yapılaşma koşullarında yatay mimarinin gerçekleştirilmesini, mahalle kültürümüzü yaşatan yerleşme alanlarının oluşturulmasını temin etmek üzere hazırlanmış ve onaylanmıştır” ifadesini kullandı. Planlama alanının yüzde 52’sini yeşil alanların oluşturacağına dikkati çeken Kurum, yürüyüş ve bisiklet yolları ile ekolojik koridorların Kanal İstanbul Projesi’nin önemli bir parçası olacağını, bunların çevre düzeni ve imar planlarında açık bir şekilde kayıt altına alındığını belirtti. Bakan Kurum, İstanbul’un ve Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren, Cumhuriyet tarihinin en büyük projelerinden biri olan Kanal İstanbul’un her safhasının bilim insanlarının katkılarıyla kamuoyunun şahitliğinde, katılımcı bir anlayışla şeffaf şekilde sürdürüldüğünü vurgulayarak, şunları kaydetti: “Buna karşın Kanal İstanbul üzerinden belirli çevreler tarafından plan notları çarpıtılarak yalanlarla dolu çirkin bir kampanyanın oluşturulmak istendiğini üzülerek görmekteyiz. Kanal İstanbul Projesi’nin planlama alanlarında kişiye özel bir imar çalışması geçmişte yapılmadığı gibi bugün de bundan sonra da

Rize’ye kentsel dönüşüm projesi kapsamında 465 yeni konut

TOKİ tarafından Rize merkez Yağlıtaş Mahallesi’nde Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi kapsamında 451 konut inşa edilecek.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından Rize merkez Yağlıtaş Mahallesi’nde Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi kapsamında 451 konut inşa edilecek. Yeni konut projesi için yapılan ihale kapsamında ayrıca 4 dükkân ve cami inşaatı ile altyapı ve çevre düzenlemesi işi de yer alıyor. Projedeki konutların 84’ü 2+1, 341’i 3+1 ve 40’ı 4+1 planında inşa edilecek. Yerinde, hızlı ve gönüllülük esaslı kentsel dönüşüm projeleri yürüten TOKİ, dönüşüm alanlarında çevre düzenlemeleri ve donatı alanlarıyla sosyal ihtiyaçlara yanıt verip tüm nüfus profillerine dönük ihtiyaç ve beklentileri düşünerek yerleşim alanlarını yeniliyor. Projede; zemin kat seviyesinde taş kaplamalar, geniş pencereler, ahşap görünümlü cephe kaplamaları uygulanacak. Rize Yağlıtaş Mahallesi Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesiyle vatandaşlara dükkânları, meydanları, parkları, peyzajı, oyun ve spor alanları ile nitelikli sosyal çevre imkânı sunulacak.