Türkiye’nin dört kültürel değeri daha UNESCO yolunda

Türkiye, Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi kapsamında UNESCO nezdinde gerçekleştirdiği çalışmalara hız kesmeden devam ediyor.

Türkiye, Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi kapsamında UNESCO nezdinde gerçekleştirdiği çalışmalara hız kesmeden devam ediyor.

UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesinin Türkiye’deki icracı birimi Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğünce gerçekleştirilen çalışmalar neticesinde, Türkiye tarafından 1’i ulusal, 3’ü çok uluslu dosya olmak üzere toplam 4 unsurumuzun UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’ne kaydedilmesi için başvuruda bulunuldu.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ulusal aday dosyası olarak “Hüsn-i Hat: İslami Güzel Yazı Sanatı”; ortak olarak da Türkiye’nin moderatörlüklerinde Azerbaycan ile birlikte “Çay Kültürü: Kimlik, Misafirperverlik ve Sosyal Etkileşim Sembolü”, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgız Cumhuriyeti, Özbekistan, Tacikistan ve Türkmenistan ile birlikte “Nasreddin Hoca Fıkraları Anlatma Geleneği” ve Azerbaycan ile birlikte “Mey/Balaban Zanaatkarlığı ve İcra Sanatı” dosyalarını UNESCO’ya sundu.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürü Okan İbiş ise Bakanlık adına yaptığı açıklamada UNESCO nezdinde etkin olarak gerçekleştirilen somut olmayan kültürel mirasın korunması çalışması ile kültürel değerlerimizin ulusal ve uluslararası düzeyde görünürlüğünün artırılması çalışmalarına hız kesmeden devam edileceğini ifade etti.

KAYITLI UNSUR SAYIMIZ 20’YE ÇIKACAK

Türkiye, 18 unsur ile Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesine taraf 178 ülke içerisinde listeye en çok unsur kaydettiren ilk 5 ülke arasında yer alıyor.

Jamaika’nın başkenti Kingston’da bu yıl 30 Kasım – 5 Aralık tarihleri arasında gerçekleştirilmesi planlanan UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Hükümetlerarası Komitesi 15. Toplantısı’nda daha önce sunulan iki unsurun daha listeye eklenmesi ve sayının 20’ye ulaşması bekleniyor.

Bu dosyalar; Türkiye’nin moderatörlüklerinde İran, Azerbaycan ve Özbekistan ile birlikte ortak dosya olarak sunulan “Minyatür Sanatı” ile Kazakistan ve Kırgızistan ile sunulan “Geleneksel Zekâ ve Strateji Oyunu: Mangala/Köçürme.”

İlgili Konular:
TOKİ Haber
TOKİ Haber

Mavi Bayraklı plaj sayısı 486 oldu

Türkiye dünyanın en seçkin turizm ve çevre ödüllerinden Mavi Bayrak’ta bu yıl da zirvedeki yerini korudu.
İspanya ve Yunanistan’ın ardından dünyanın en çok mavi bayraklı 3’üncü ülkesi olan Türkiye’nin ödüllü plaj sayısı bu yıl 486 oldu. Merkezi Danimarka’nın başkenti Kopenhag olan Uluslararası Çevre Eğitim Vakfının (FEE) verdiği Mavi Bayrak ödüllerinin 2020 yılı değerlendirmeleri sonucunda, geçtiğimiz yıl 463 olan ödüllü plaj sayısı 486’ya ulaştı. Türkiye’de 22 marina ve 7 yat ise bu yıl Mavi Bayrak ödülü almaya hak kazandı. Bu yıl Mavi Bayraklı plaj sayıları Antalya’da 206’ya, Muğla’da 105’e, Aydın’da 35’e, İzmir’de 52’ye, Balıkesir’de 31’e, İstanbul’da 2’ye, Samsun’da da 13’e yükseldi. Çanakkale, Kırklareli, Kocaeli, Düzce, Ordu, Mersin ve Van illerinde geçtiğimiz yılın rakamları korundu. Kültür ve Turizm Bakanlığı, plaj sayısında 2023 yılında, uluslararası Mavi Bayrak uygulaması yapan 50 FEE üyesi ülke arasında dünya birinciliğini hedefliyor. Bakanlığın öncülüğünde 1993 yılında Mavi Bayrak programının ulusal takipçisi olarak kurulan Türkiye Çevre Eğitim Vakfının (TÜRÇEV) http://www.mavibayrak.org.tr/ internet adresinden 2020 yılı ödüllerine ilişkin tüm detaylara ulaşılabiliyor.

Restore edilen Bodrum Kalesi gelecek ay ziyarete açılacak

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Bodrum Kalesi'ndeki ikinci etap restorasyon çalışmalarında sona yaklaşıldığını belirterek, kaleyi en geç haziran sonunda ziyarete açmayı planladıklarını söyledi.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Bodrum Kalesi’ndeki ikinci etap restorasyon çalışmalarında sona yaklaşıldığını belirterek, kaleyi en geç haziran sonunda ziyarete açmayı planladıklarını söyledi. Bakan Ersoy, Bodrum Kalesi’ndeki restorasyon çalışmalarını inceledi ve yetkililerden bilgi aldı. İnceleme sonrası açıklamalarda bulunan Bakan Ersoy, kaleyi Müzeler Haftası’nda açmayı planladıklarını ancak yeni tip koronavirüs kısıtlamaları nedeniyle bazı aksamalar yaşandığını dile getirdi. Ekiplerin bu süreçte gelip gitmesinde ve malzeme tedarikinde birtakım sıkıntılar meydana geldiğini anlatan Bakan Ersoy, “Bodrum Kalesi’ni çok az bir gecikmeyle en geç haziran sonunda açacağız gibi gözüküyor. Böylece Bodrum’un sezonu da başlamış olur diye düşünüyorum. Beraberinde kaleyi de hizmete alırız diye düşünüyoruz. Zaten sona gelindi, şu an toparlanma kısmına geçildi. Hızlı bir şekilde sonuçlanır” diye konuştu. Bakan Ersoy, Bodrum Kalesi’nde ilk etapta hem çevre düzenlemesi hem de duvarların düzenlenmesinin yapıldığını kaydetti.Dünyanın en önemli batıklarından birinin de Bodrum Kalesi’nde olduğuna dikkati çeken Bakan Ersoy, şöyle konuştu: “Batığın olduğu bölgede çok ciddi bir çalışma yapılıyor. Cam müzesi kısmında bir yenilik var. Birinci etabı geçen sene açılmıştı. Şimdi ziyaretçi uzun süre kalabilecek diyebilirim. Hendek civarında, top mazgallarının olduğu yerde yeni alanlar keşfedildi. Daha önce kullanılmayan atıl durumda olan yerlerde çevre düzenlemesiyle hem Bodrum’a hâkim hem kaleye hâkim köşeler de yaratıldı. Ziyaretçiler, çok daha keyifli

“Hüsn-i Hat” dünyaya tanıtılacak

Yüzyıllardır büyük hattatların ellerinde, hayranlık uyandıran bir sanat olarak varlığını sürdüren “Hüsn-i Hat” dünyaya tanıtılacak.
Yüzyıllardır büyük hattatların ellerinde, hayranlık uyandıran bir sanat olarak varlığını sürdüren “Hüsn-i Hat” dünyaya tanıtılacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı insanlığın somut olmayan kültürel mirası olma yolundaki İslami güzel yazı sanatı “Hüsn-i Hat”ın ulusal ve uluslararası farkındalığını artırmak üzere bir tanıtım filmi hazırladı. Çamlıca Camii ile İstanbul’un tarihi mekânlarından görüntülerin yer aldığı filmde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Millet Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen “Mürekkebin İzi” adlı sergide teşhire sunulan el yazması Kur’an-ı Kerim görüntüleri de bulunuyor. Yüzlerce yıllık “Hüsn-i Hat” sanatının inceliklerinin aktarıldığı tanıtım filmde Türkiye’nin Yaşayan İnsan Hazinelerinden Klasik Kitap Sanatçısı Uğur Derman ile Hattatlar Hasan Çelebi ve Fuat Başar’ın da anlatımlarına yer veriliyor. Türkçe ile İngilizce olarak iki ayrı dilde hazırlanan ve yaklaşık 10 dakika süren filmin Türkçesine Bakanlığın aregem.ktb.gov.tr/TR-261905/hat-sanati.html adresinden ulaşılabiliyor. GEÇMİŞTEN GELECEĞE IŞIK Kur’an-ı Kerimi en güzel şekilde yazabilme gayretinden doğan ve estetik değerler dikkate alınarak ölçülü ve nispetli bir şekilde kamış kalem ve is mürekkebiyle yazı yazma sanatı olan “Hüsn-i Hat” tarihi, dini ve sanatsal olarak geçmişten geleceğe ışık tutuyor. Yüzlerce yıldır mimaride de sıklıkla kullanılan bu sanat kapılarda, duvarlarda, mihraplarda, minberlerde ve kubbelerde derin bir hayranlık uyandırıyor; insanların da verilmek istenen mesajı sevgiyle okumalarına vesile oluyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürü Okan İbiş, ulusal dosya olarak