Türkiye’nin en yüksek barajında son 100 metre

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Yusufeli Barajı'nın 175 metre yüksekliğe ulaştığını ifade ederek, 275 metre yüksekliğe sahip olacak barajda son düzlüğe girildiğini söyledi.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, tamamlandığında ülkemizin en yüksek barajı unvanını alacak Yusufeli Barajı’nın 175 metre yüksekliğe ulaştığını ifade ederek, 275 metre yüksekliğe sahip olacak barajda son düzlüğe girildiğini söyledi.

Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından inşa edilen Yusufeli Barajı ve HES Projesinde şu an itibariyle baraj gövde betonu dökülmesi çalışmalarının hız kesmeden devam ettiğini vurgulayan Bakan Pakdemirli, “Yusufeli Barajı genelinde şu an için yaklaşık yüzde 72’lik fiziki gerçekleşme sağlandı” dedi.

GÖVDE BETON DÖKÜMÜNDE REKOR

Yusufeli Barajı’nın 275 metre gövde yüksekliği ile Türkiye’nin en yüksek barajı olacağını belirten Bakan Pakdemirli, “18 ay içerisinde 4 milyon metreküplük gövde betonunun 2 milyon 300 bin metreküplük kısmı dökülerek yaklaşık yüzde 58 gerçekleşme sağlandı ve bu kategoride bir rekora imza atıldı. Yapılan programlamaya göre gövde betonunun 2 yılda tamamlanması hedefleniyor” değerlendirmesinde bulundu.

650 BİN KİŞİNİN ELEKTRİK ENERJİSİ İHTİYACINI KARŞILAYACAK

Baraj tamamlanıp işletmeye alındığında üretilecek enerjiyle 650 bin kişinin elektrik ihtiyacının karşılanacağını ifade eden Pakdemirli, “Her biri 186 megavatlık 3 üniteden oluşan Yusufeli Barajı ve HES tesisinin toplam kurulu gücü 558 megavat, yıllık enerji üretimi ise 1 milyar 888 milyon kilovatsaat olacak. Yusufeli Barajı ve HES, ürettiği enerjiyle milli bütçeye yıllık 1 milyar 200 milyon lira katkıda bulunacak” açıklamasını yaptı.

KENDİSİNİ 7 SENEDE AMORTİ EDECEK

Bakan Pakdemirli, Çoruh Nehri üzerinde kurulu Muratlı, Borçka, Deriner ve Artvin barajlarının ekonomik ömürlerini uzatacak barajın, kendisini 7 senede amorti etmesinin beklendiğini de sözlerine ekledi.

İlgili Konular:
TOKİ Haber
TOKİ Haber

Emlak vergisi ödemesi başlıyor

Türkiye sınırlarında bulunan ev ve iş yerleri için ödenen emlak vergisinin 2020 yılı ilk taksit ödemesi 1 Mart'ta başlıyor. Vergi ödeme dönemi 1 Haziran tarihine kadar devam edecek.
Türkiye sınırlarında bulunan ev ve iş yerleri için ödenen emlak vergisinin 2020 yılı ilk taksit ödemesi 1 Mart’ta başlıyor. Vergi ödeme dönemi 1 Haziran tarihine kadar devam edecek. Tarihleri geçiren vergi mükellefleri için ise cezai işlem uygulanacak. Vergi dönemini geçiren mükellefler her ay için yüzde 2 oranında gecikme zammı ödeyecek. Bina vergisini, binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler ödeyecek. Bir binaya paylı mülkiyet durumunda malik olanlar, hisseleri oranında mükellefler sayılıyor. Elbirliği mülkiyette malikler vergiden müteselsilen sorumlu oluyor. Ancak bir gayrimenkulü olduğu halde vergiden muaf olmak mümkün. Yasa muaf olanları şöyle sıralıyor; hiçbir gelir olmayan, sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan başka geliri olmayan emekliler, gaziler, engelliler, şehitler, işsizler ile dul ve yetimler. Emlak vergisi ödemeleri ilçe belediyelerinden yapılabiliyor. Gayrimenkullerin bir başka şehirde olması halinde ödemeler tüm belediyelerden PTT Havalesi veya Belediyelerin Banka Hesap Numaralarına Emlak Vergisi Mükellef numarasının yazılmasıyla yapılabiliyor. Emlak vergisi ödemeleri internet aracılığıyla da gerçekleşebiliyor. Belediyenin “e-Belediye” sistemini kullanıyor olmasıyla, internet üzerinden online olarak ödenebiliyor. Yeni Şafak

Kurtarma ekiplerine tazminat

Elazığ'ın Sivrice ilçesinde meydana gelen deprem nedeniyle bölgede görev yapan personele 6 ay süreyle 693 lira 50 kuruş tazminat ödenecek.
Elazığ’ın Sivrice ilçesinde meydana gelen deprem nedeniyle bölgede görev yapan personele 6 ay süreyle 693 lira 50 kuruş tazminat ödenecek. 24 Ocak’ta meydana gelen Elazığ’ın Sivrice ilçesi merkezli deprem afeti nedeniyle bazı yerlerde görev yapan personele tazminat ve fazla çalışma ücreti ödenmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre, söz konusu deprem nedeniyle Elazığ’ın merkez ve Sivrice ilçeleri ile Malatya’nın Doğanyol ve Pütürge ilçelerinde (bağlı yerleşim birimleri dahil) sürekli görevle fiilen çalışan, Devlet Memurlar Kanunu, Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, Uzman Jandarma Kanunu, Uzman Erbaş Kanunu, Hakimler ve Savcılar Kanunu ile Yükseköğretim Personel Kanunu’na tabi personele, kamu kurum ve kuruluşlarında sürekli ve geçici işçi olarak çalıştırılan personele, kanun hükmünde kararname (KHK) ve diğer mevzuat uyarınca sözleşmeli olarak çalıştırılan personele, ilgili mevzuatı uyarınca istihdam edilen diğer personele 24 Ocak’tan itibaren 6 ay süreyle 693 lira 50 kuruş tazminat ödenecek. Söz konusu tazminat, depremle ilgili bir görevin ifası amacıyla anılan ilçelerde geçici olarak görevlendirilenlere de verilecek. Tazminattan, eşlerden her birinin ayrı ayrı yararlanması durumunda her bir eşe bu tutarın yüzde 75’i ödenecek. Tazminat, fiilen görev yapılan süreyle orantılı olarak ay sonunda yatırılacak ve damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmayacak. Ayrıca söz konusu yerlerde deprem nedeniyle fiilen fazla

Yenikapı arkeoloji kazıları, İstanbul’un tarihine ışık tutuyor

Çağlar boyu üç büyük medeniyete ev sahipliği yapan İstanbul'un köklü tarihi, Yenikapı’da 2004-2013 yılları arasında sürdürülen arkeolojik kazılarla gün yüzüne çıkıyor.
Çağlar boyu üç büyük medeniyete ev sahipliği yapan İstanbul’un köklü tarihi, Yenikapı’da 2004-2013 yılları arasında sürdürülen arkeolojik kazılarla gün yüzüne çıkıyor. Şehirleri geleceğe taşıyan, üzerinde bulunduğu coğrafyanın geçmişiyle kurduğu kadim bağlardır. İstanbul, çağlar boyu ev sahipliği yaptığı üç büyük medeniyetin kültürüyle yoğrularak yaş alan ve bu sayede kendi özgün kültür birikimini teşekkül ettiren bir şehir olarak varlığını sürdürüyor. Bu varlığın uzandığı geçmiş, Yenikapı’da 2004-2013 yılları arasında sürdürülen arkeolojik kazılarla gün yüzüne çıktı. Yenikapı Batıkları Projesinin başkanlığını üstlenen İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ufuk Kocabaş, 60.000 metrekarelik bir alanda yürütülerek İstanbul’un tarihini MÖ 6200’lere götüren Yenikapı Arkeoloji Kazıları ve İstanbul’un kültür mirasına dair değerlendirmelerde bulundu. Yenikapı Arkeolojik Kazıları, İstanbul’un tarihine ışık tutan bir zaman tüneli açtı. Kazı sürecine dair neler söylersiniz? İstanbul’un Yenikapı semtinde 2004 yılında başlayan arkeoloji kazıları bize, şehrin kadim geçmişine ışık tutacak çok önemli arkeolojik ve tarihi bilgiler sundu. İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü’nün Marmaray ve Metro kazıları kapsamında başlattığı bu çalışmada yaklaşık olarak 600, bazen 1000’in üzerinde arkeoloji işçisi, 50 uzman ile 20 değişik üniversite ve enstitünün katılımıyla belki de yüzyılın en büyük arkeoloji kazılarından biri gerçekleştirildi. Bu kazılarda, İstanbul’un kadim geçmişine ışık tutacak inanılmaz arkeolojik verilere ulaşıldı. Şehrin 8500 yıllık geçmişiyle karşılaşıldı. Biz bir