UNESCO Dünya Miras Listesi’ne 29 anıt daha eklendi

UNESCO 43. Dünya Miras Komitesi toplantısında, dünyanın farkı ülkelerinden 29 doğal ve kültürel anıt Dünya Mirası Listesi'ne alındı.

UNESCO 43. Dünya Miras Komitesi toplantısında, dünyanın farkı ülkelerinden 29 doğal ve kültürel anıt Dünya Mirası Listesi’ne alındı.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de 43. Dünya Miras Komitesi toplantısı yapıldı.

Yaklaşık 180 ülkeden 2 bin 500’den fazla katılımcının yer aldığı, 1 Temmuz’da başlayan ve 10 gün devam eden toplantı sona erdi. Toplantı süresince üye ülkelerin Dünya Miras Listesi’ne sunduğu 38 aday incelendi ve bunlardan 29’unun listeye girmesi yönünde karar alındı.

Burkina Faso’nun tarihi M.Ö. 8. yüzyıla kadar uzanan eski demir metalurji siteleri, Çin’in Liangzhu şehri arkeolojik kalıntıları, Irak’ın başkent Bağdat’ın güneyinde yer alan antik şehir Babil, Myanmar’daki budist mabetlerinin yer aldığı Bagan bölgesi, Avustralya’nın Budj Bim kültürel peyzajı, Rusya’nın Pskov kentinin 14 ve 17’inci yüzyıllara ait 18 tarihi anıtı, Bahreyn’in Dilmun höyükleri Bakü’deki toplantıda Dünya Mirası Listesi’ne girdi.

Çekya ve Almanya’nın Erzgebirge / Krusnohori Madencilik Bölgesi, Hindistan’ın 1728’de kurulan Jaipur kenti, İngiltere’nin Jodrell Bank Gözlemevi, Polonya’nın Krzemionki Çakmaktaşı Madencilik Bölgesi, Çekya’nın 1579’da kurulan Kladruby nad Labem tören atları yetiştirme ve eğitim alanı, Kuzeydoğu İtalya’da bulunan ve şarap üretimi alanlarına sahip Prosecco bölgesi de listeye dahil edilen anıtlar arasında yer aldı.

Laos’un Demir Çağı’nda cenaze uygulamaları için kullanılan ve 2 binden fazla boru şeklindeki taş kavanozun yer aldığı Kavanoz Ovası, Japonya’nın Osaka bölgesinin milattan önce kurulan Mozu-Furuichi mezarlığı, Endonezya’nın 1868’den beri işletilen Ombilin kömür madenleri, İspanya’ya bağlı Gran Canaria adası merkezindeki geniş dağlık alanda bulunan Risco Caido ve Gran Canaria Kutsal Dağları Kültürel Peyzajı, Portekiz’in başkenti Lizbon’un 30 km kuzeybatısında Mafra Milli Sarayı, Kilise, Manastır, Cerko Parkı ve Avlanma Parkı’ndan oluşan Mafra kraliyet yapıları ve yine Portekiz’in Braga kentindeki İsa Tapınağı Bom Jesus do Monte de listeye girdi.

Güney Kore’nin Seowon Neo-Konfüçyüs Akademileri, ABD’li mimar Frank Lloyd Wright tarafından 20. yüzyılın ilk yarısında tasarlanan sekiz bina, Almanya’nın Augsburg kentinin 800 yıldan fazla tarihi olan su ve kanalizasyon sistemleri, Kanadanın Aisinaipi taş yazıtları, Fransa’ya bağlı Austral adaları, İran’ın Hazar Denizi boyunca uzanan ve bir kısmı da Azerbaycan sınırları içerisinde yer alan Hirkan ormanları, Çin’in Sarı Deniz-Bohai Körfezi kıyısındaki Göçmen Kuş Koruma Alanları, İzlanda’nın buzullarla kaplı doğa harikası Vatnajokull Ulusal Parkı ile Brezilya’nın Paraty ve Ilha Grande – Kültür ve Biyoçeşitlilik alanı da listeye girmeyi başardı.

Türkiye’nin Dünya Miras Listesi için dosya sunmadığı toplantıda Azerbaycan’ın sunduğu “Şeki kentinin tarihi mahallesi ve Şeki Han Sarayı” oylama ile listeye girdi.

İlgili Konular:
TOKİ Haber
TOKİ Haber

İstanbul’un 15 asırlık silueti: Galata Kulesi

Dünyanın en eski kuleleri arasında sayılan Galata Kulesi, ziyaretçilerine hem derin bir tarih hem de kesintisiz bir İstanbul manzarası sunuyor.
Dünyanın en eski kuleleri arasında sayılan Galata Kulesi, ziyaretçilerine hem derin bir tarih hem de kesintisiz bir İstanbul manzarası sunuyor. İstanbul’un siluetini oluşturan en önemli yapılardan biri olan Galata Kulesi, uzun dönem yangın gözetleme kulesi olarak kullanıldı ve Galata Yangın Kulesi olarak adlandırıldı. İlk olarak Bizans İmparatoru Justinianos tarafından M.S. 507-508 yılında inşa edildi. Ancak bugünkü şeklinin 1348 yılında Cenevizler tarafından verildiği biliniyor. Günümüzde hala ayakta olan kule, Cenevizliler tarafından 1348 yılında Galata Surlarına ek olarak inşa edildi. Yüksek giriş katından sonra 9 kata sahip yapının ilk üç katında Ceneviz, diğer katlarında ise Osmanlı karakteri taşıdığı gözleniyor. II. Mahmut döneminde yapılan restorasyondan dolayı II. Mahmut için kule girişinde yer alan kitabede 16 mısralık methiye bulunuyor. Yapısının görkemiyle yerli ve yabancı turistler tarafından yoğun ilgi gören tarihi kule, İstanbul’u 360 derece görebileceğiniz seyir terası manzarası sunuyor. Seyir terasında İstanbul’u panoramik fotoğraflayabilir, ayrıca İstanbul semalarında tur atmak isterseniz 4 boyutlu helikopter simülasyonunu deneyebilirsiniz. On yedinci yüzyılda Hezarfen Ahmet Çelebi, uçuş denemeleri yaptığı Galata Kulesinden, tahtadan yapılan kanatları sırtına bağlayarak gerçekleştirdiği uçuşunu Üsküdar’da tamamladıktan sonra kuleye olan ilginin giderek arttığı biliniyor. Kuleyi ziyaret etmeyi isteyenler için çıkışta ilk 7 kat için asansör, ardından 2 kat merdiven bulunuyor. Galata Kulesi’ne özel araçla; Tarlabaşı yolundan

Cumhuriyet’in ilk yıllarından günümüze miras: Süreyya Operası

Süreyya Operası’nın tarihi serüvenini 12 yıldır genel koordinatörlüğünü üstlenen Dr. Murat Katoğlu anlattı.
İstanbul’un önemli sanat mekânlarından biri Süreyya Operası. Kadıköy Bahariye Caddesi üzerinde yükselen Süreyya Operası’nın tarihi serüvenini 12 yıldır genel koordinatörlüğünü üstlenen Dr. Murat Katoğlu anlattı. Opera binasına adını veren Süreyya İlmen’in 20. yüzyılın ilk yarısında girişimciliğiyle tanınmış bir iş insanı olduğunu ve İstanbul’da birçok eser yaptırdığını söyleyen Dr. Katoğlu, Maltepe’de bulunan Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Süreyya Plajı’nın bu eserlerden olduğunu belirtti. Dr. Katoğlu, “Süreyya Operası, İlmen’in 1920’li yıllarda yurt dışı seyahatlerinde gördüğü opera temsilleri, müzikal ve sanat faaliyetlerinin yapılacağı bir binanın İstanbul’da da bulunmasını arzu etmesi üzerine 1924 yılında inşasına başlamış, 1927’de tamamlanmış. İlmen’in kendi anlatımıyla bu binanın içi Berlin’de bulunan bazı tiyatro binalarından esinlenilerek inşa edilmiş. İlmen, fuaye ve dış alanın ise Paris’de bulunan ünlü Champs-Élysées Tiyatrosu fuayesinden örnek alınarak yapıldığını söyleyerek, “Gerçekten bütün o merdiven ve parmaklıklar tamamen oradan alınmıştır. Bu bina özel bir bina. Duvarlarındaki resimler Naci Kalmukoğlu, iç ve dışındaki heykeller ise Türkiye’nin ilk heykeltraşlarından İhsan Özsoy tarafından yapılmış. Bunların restorasyonları da TBMM Milli Saraylar İdaresi’nin restoratörleri tarafından özenle yapıldı” dedi. Binanın 1927 yılında tamamlandığını ifade eden Dr. Katoğlu, o dönemin şartlarından dolayı binanın ilk zamanlarda sinema olarak kullanıldığını söyledi. Bir dönem özel tiyatrolar temsiller verse de Süreyya Operası’nın yakın zamana kadar

İstanbul’da tarihte yolculuk: Tünel

İstanbul’un simgeleri arasında yer alan Tarihi Tünel, İstiklal Caddesi’nde hizmet veren nostaljik tramvaylarıyla bugün tarihi güzergahlarında yolcularını taşıyor.
İstanbul, tarihi boyunca genişleyen yerleşim alanıyla ulaşım araçlarının da günden güne dönüştüğü bir şehir. Taht-ı revanlardan yaylılara, atlı tramvaylardan troleybüslere ve günümüzde otomobiller, metrolar, otobüsler, minibüslere uzanan bir şehir içi ulaşım tarihine sahip olan İstanbul’da ulaşım ağları son derece gelişmiş durumda. İstanbul’un simgeleri arasında yer alan Tarihi Tünel, İstiklal Caddesi’nde hizmet veren Nostaljik Tramvay ve Nostaljik Moda Tramvayları bugün tarihi güzergahlarında nostaljik bir deneyim yaşamak isteyen yerli-yabancı turistleri ve İstanbullu yolcuları taşıyor. Bu ulaşım araçları aynı zamanda yerli ve yabancı turistlerin ilgisiyle karşılaşıyor. İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü Tünel Tramvay İşletme Müdürü Remzi Aydın, Tarihi Tünel’e ilişkin bilgiler paylaştı. Dünyanın ikinci metrosu unvanına sahip Tarihi Tünel, dönemin Osmanlı Padişahı Abdülaziz Han’ın talimatıyla 1874 yılında tamamlandı ve 1875 yılında görkemli bir törenle hizmete açıldı. 1 Mart 1939’da millileştirilen Tünel, aynı yıl İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Umum Müdürlüğü’ne devredildi. Uzun yıllar buharlı sistemle çalışan Tünel, 1971 yılında elektrikli hale getirildi. 2007 yılında araçlarının gövdeleri de dâhil olmak üzere tamamen yenilenerek şimdiki halini alan Tarihi Tünel, 350 beygir gücündeki elektrik sistemiyle 573 metrelik mesafeyi 90 saniyede aşarak 16 metrelik tek vagonuyla bir seferde 170 yolcu taşıyor. İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü Tünel Tramvay İşletme Müdürü Remzi Aydın, Tarihi Tünel’in, geçmişten bugüne Yüksek Kaldırım’ın