Yerelin değeri turizmin geleceği

Türkiye’nin dört bir yanında yerel değerleri turizme kazandıran ve yerel kalkınmaya katkı sağlayan 'Gelecek Turizmde’, yeni projelerini arıyor.

Türkiye’nin dört bir yanında yerel değerleri turizme kazandıran ve yerel kalkınmaya katkı sağlayan ‘Gelecek Turizmde’, yeni projelerini arıyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile Anadolu Efes ortaklığında yürüyen proje, sürdürülebilir turizm fikirlerini Türkiye’nin başarı hikâyelerine dönüştürüyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Anadolu Efes’in ortaklığında yürütülen Gelecek Turizmde bugüne kadar 16 farklı sürdürülebilir turizm projesiyle yerel kalkınmaya destek oldu. Desteklenen projelerden kimi yörelerine özgü ürünleri veya geçmişten gelen tatları marka haline getirdi; kimi Anadolu’nun gizli kalan antik yerleşimlerinin tanınmasını sağladı, unutulmaya yüz tutan meslekleri yeniden canlandırdı… Türkiye’nin kelebek alanları ve yüzlerce kuş türünün yaşadığı coğrafyalar biyolojik çeşitlilikleriyle korunarak geleceğe aktarıldı, korunan yerel değerlerle kadınların iş olanakları arttı, lavanta bahçeleri yüzbinlerce turist tarafından ziyaret edildi. Türkiye’nin dört bir yanından sürdürülebilir turizm projeleri hayata geçti; yöre halkı geleceğe bir ışık yakıp, hem kendilerinin hem de bölgelerinin kaderini değiştirdi. ‘Gelecek Turizmde’ ile tam 12 yıldır, bizi biz yapan yerel değerler ortaya çıkarıldı, korundu ve Türkiye’nin turizmine yeniden kazandırılarak tanıtıldı.

YENİ SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZM PROJELERİ İÇİN BAŞVURULAR AÇILDI

Bölgelerinin doğasını, kültürünü, tarihi yerlerini ve ürün çeşitliliğini turizme kazandırmak, korumak ve aynı zamanda geleceğe aktarmak için yenilikçi fikirleri olanlar yeni dönem başvurularını, www.gelecekturizmde.com web sitesinde belirtilen detaylı adımları takip ederek yapabilecekler. Web sitesindeki başvuru formları doldurularak 14 Haziran 2019 tarihine kadar bilgi@gelecekturizmde.com adresine başvurular iletilebilecek.

GELECEK TURİZMDE İLE SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZM ALANINDA NELER YAPILDI?

Gelecek Turizmde kapsamında 12 yılda Türkiye’nin dört bir yanından 16 sürdürülebilir turizm projesi desteklendi. 2007-2012 yılları arasında Çoruh Vadisi’nin turizm potansiyeli açığa çıkarıldı. Projenin başarısı, Çoruh Vadisi’nin bulunduğu Uzundere’nin Bakanlar Kurulu tarafından turizm merkezi ilan edilmesi ve 2016 yılında cittaslow ilan edilmesiyle taçlandı.

Bursa’nın 2000 yıllık tarihi Misi Köyü’nde, yöre halkının en önemli geçim kaynağı olan ipekböcekçiliği yeniden canlandırıldı.

Mardin’de 22 yataklı İpekyolu Misafir Evi kurularak hem bölgesel turizm hem de tarihi İpekyolu canlandırıldı.

İzmir, Seferihisar’da kadınların öncülüğünde, yöreye özgü birbirinden farklı tatlar marka haline getirildi ve bölge turizminin gelişimine katkıda bulunuldu.

Şanlıurfa’da geleneksel taş işçiliğinin gelecek kuşaklara aktarılması ve iş alanlarının artması hedefiyle taş işçiliği atölyesi kuruldu; 6’sı kadın 21 kişi taş işçiliği eğitimi aldı.

Anadolu’daki ilk şehir devleti olan Malatya Arslantepe Höyüğü’nün UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınması için çalışmalar başlatıldı.

Safranbolu’da başlatılan proje kapsamında, yerel kültürel mirası yansıtan ve değerlerini taşıyan hediyelik eşyaların yerel esnaf tarafından üretilmesi sağlandı. Esnaf tarafından satılmaya başlanan hediyelik eşyalar, bölgeye gelir getirmeye başladı.

Isparta’nın Kuyucak Köyü’nde lavantadan elde edilen ürün çeşitliliğinin artırılarak turizmin canlandırılması hedeflendi; proje sayesinde sezonda bölgeyi 190 bin turist ziyaret etti.

Türkiye’nin 10 önemli kelebek alanı arasında gösterilen Adana’nın Saimbeyli ilçesinin tabiat parkı statüsüne alınması için çalışma başlatıldı. Bu doğrultuda kelebek gözlemciliği ile ekoturizmin geliştirilmesi çalışmaları yapıldı. Alan 2018’de Tabiat Parkı ilan edildi.

Balıkesir, Edremit’te yürütülen projede, zeytinyağı ile yapılan yöresel lezzetlerin marka haline getirilmesi amaçlandı; bölgede gurme turizmine destek sağlandı.

Denizli’ye bağlı Buldan Yayla Gölü’nün biyolojik çeşitliliğinin korunması için çalışmalar yapıldı. Ekoturizm potansiyeli canlandırılarak yerel ekonomiye katkı sağlandı.

Birincil geçim kaynağı turizm olan İzmir Foça’da turizmin dört mevsime yayılması, doğadan yana üretim ve işletme modellerinin yaygınlaştırılması hedeflenerek “Dört Mevsim Foça” markası oluşturuldu.

Antalya, Demre’de Hoyran ve Kapaklı köyleri, Türkiye’nin ilk uzun mesafeli yürüyüş rotası olan Likya Yolu güzergâhına kazandırıldı. Bu köylerde yöre halkı turizmden gelir elde etmeye başladı.

Antik yerleşimler, antik taş ocakları, köprüler, kaplıcalar, plajların olduğu Çanakkale’de, dünyaca bilinen mitolojiler şehri Troya’dan Assos’a kadar 120 kilometrelik “Troya Kültür Rotası” oluşturuldu.

Ordu’nun Sakin Şehir unvanına sahip Perşembe ilçesinde örnek bir pansiyon açıldı, kadınların hazırladığı yöresel ürünler satışa sunulmaya başlandı. Turizmi canlandırmak için gezi rotaları oluşturuldu.

İstanbul’a bağlı Şile’nin Ovacık Köyü’nde eski bir köy okulu restore edilerek tarladan sofraya yöresel lezzetlerin sunulduğu bir deneyim atölyesi tasarlandı. Atölyenin bahçesinde ekolojik üretim ve permakültür uygulamalarının deneyimlenebileceği bir alan oluşturuldu.

GELECEK TURİZMDE’NİN BUGÜNE KADAR ALDIĞI ÖDÜLLER

2017: The Stevie Awards 15. Uluslararası İş Ödülleri Avrupa’nın En İyi Sosyal Sorumluluk Projesi, Bronz Madalya, Hermes Creative Awards Altın Ödül, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Sürdürülebilirlik Refik Baydur Özel Ödülü, JCI Culture – Junior Chamber International En İyi Sosyal Sorumluluk Ödülü

2015: Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TUHİD) 14. Altın Pusula Halkla İlişkiler Ödülleri Jüri Özel Ödülü, The Stevie Awards 12. Uluslararası İş Ödülleri Avrupa’nın En İyi Sosyal Sorumluluk Projesi, Bronz Madalya En İyi Blog, Gümüş Madalya, Sürdürülebilirlik Akademisi, 2. Sürdürülebilir İş Ödülleri İşbirliği Kategorisi Ödülü, Bilkent Üniversitesi, II. Bilkent Marka Ödülleri Sosyal Sorumluluk Projeleri ile Bu Alana En Değer Veren Marka, PRNews, Digital PR Awards Kurumsal Blog, Onursal Mansiyon

2014: The Stevie Awards 11. Uluslararası İş Ödülleri Avrupa’nın En İyi Sosyal Sorumluluk Projesi, Bronz Madalya Toplum İlişkilerinde En İyi Halkla İlişkiler Projesi, Bronz Madalya

2011: The Stevie Awards 8. Uluslararası İş Ödülleri Avrupa’nın En İyi Sosyal Sorumluluk Projesi, Altın Madalya,CSR Europe “Skills for Jobs – İstihdam için Yetkinlikler” haritasında Türkiye’yi temsil eden ilk proje

2010:Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TUHİD) 9. Altın Pusula Halkla İlişkiler Ödülleri En İyi Sosyal Sorumluluk Projesi

İlgili Konular:
TOKİ Haber
TOKİ Haber

“Osmanlı evinin başarısı çok katmanlı yapısıdır”

Osmanlı Sanatı Uzmanı Serdar Gülgün, Osmanlı evlerinin karakteristik özelliklerini ve pek çok kültürü etkilemiş olan Osmanlı Sanatını anlattı.
Osmanlı Sanatı Uzmanı Serdar Gülgün, kendi yaşadığı Macar Feyzullah Paşa Köşkü’nden hareketle Osmanlı evlerinin karakteristik özelliklerini ve pek çok kültürü etkilemiş olan Osmanlı Sanatını anlattı. İstanbul’da Osmanlı’dan miras olarak günümüze gelmiş çok sayıda ev yer alıyor. Sofaların, sedirlerin, farklı renk ve desenlerdeki kumaşların, yastıkların, halıların, nakışların, hatların büyük bir zarafetle yan yana geldiği bu evler, Osmanlı sanatı ve kültürünün çok önemli bir parçasını oluşturuyor. İstanbul Valiliği internet sitesinde Doç. Dr. Özgü Yolcu imzalı röportajda; Osmanlı Sanatı Uzmanı Serdar Gülgün, kendi yaşadığı Macar Feyzullah Paşa Köşkü’nden hareketle Osmanlı evlerinin karakteristik özelliklerini ve pek çok kültürü etkilemiş olan Osmanlı Sanatını anlattı. Serdar Bey, Osmanlı Sanatı ile ilgili eğitim almaya ve bu alanda çalışmaya nasıl karar vermiştiniz? İstanbul doğumluyum. Saint Benoit Fransız Lisesi ve daha sonra İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde eğitim aldım. Osmanlı Sanatına çok büyük ilgim vardı. Üniversiteden mezun olduktan sonra Londra’ya gittim. Londra Üniversitesi’nin SOAS Doğu ve Afrika Sanatları Bölümü’nde Osmanlı Sanatı master’ı yaptım. Bir müddet Londra’da Osmanlı Sanatı experi olarak çalıştım. Daha sonra İstanbul’a geri döndüm. İstanbul’a döndükten sonra Osmanlı Sanatıyla ilgili sergiler yapmaya başladım. Sekiz tane Osmanlı Sanatı sergisi yaptım. Birincisi Dolmabahçe Sarayı Hareket Köşkü’nde oldu. Onu takip eden tüm sergilerim de Topkapı Sarayı Alay Köşkü’nde oldu. Onu takip

Sümela Manastırı, 4 yıl sonra kapılarını ziyaretçilerine açtı

Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden Trabzon'daki Sümela Manastırı’nın birinci etabı, restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından ziyarete açıldı.
Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden Trabzon’daki Sümela Manastırı’nın birinci etabı, restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından ziyarete açıldı. Sümela Manastırı’nda, 4 yıldır süren restorasyon çalışmalarının ardından ziyaretçi kabul edilmeye başlandı. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Trabzon Valisi İsmail Ustaoğlu, AK Parti Trabzon Milletvekili Salih Cora ve Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu ile birlikte restorasyon çalışmalarının bir bölümü tamamlanan Sümela Manastırı’nı gezerek incelemelerde bulundu. Bakan Yardımcısı Alpaslan, yaptığı açıklamada, manastırda restorasyon ve çevre düzenlemesi kapsamında patika yollarda duvar ve derz yapımı, döşemelerin ve merdivenlerin ahşapla kaplanması, mutfak, ayazma, papaz odası ve keşiş odalarını kapsayan bölümlerde askıya alma ve restorasyon imalatlarının tamamlandığını söyledi. Sümela Manastırı’nın, Türkiye’nin büyük kültürel varlıklarından biri olduğuna işaret eden Alpaslan, restorasyon çalışmalarının tamamlandığı birinci etabı ziyarete açtıklarını belirtti. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un, göreve başladığı günden itibaren Sümela Manastırı başta olmak üzere restorasyonu devam eden bazı yapıların ziyarete açılabilmesi için seferberlik başlattığını anlatan Alpaslan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bakanlık olarak ilgili kurum ve kuruluşların yanı sıra firmalarla yakın iş birliği içinde ‘en kısa zamanda bu eserleri insanların ziyaretine nasıl açabiliriz’ arayışı içinde olduk. Geçen hafta Bodrum Kalesi’ni açmıştık ve bu hafta da Sümela Manastırı’nı açıyoruz. Sümela Manastırı, ülkemiz ve Trabzon için önemli bir eser. 600 yılı

İstanbul fotoğrafları dünyayı geziyor

Duayen foto muhabiri Ara Güler’in fotoğrafları, Cumhurbaşkanlığı himayesinde dünyanın önemli kentlerinde sergileniyor.
Türkiye’nin ortak değeri, duayen foto muhabiri Ara Güler’in fotoğrafları, Cumhurbaşkanlığı himayesinde dünyanın önemli kentlerinde sergileniyor. İlk olarak Nisan ayında Londra’da sergilenen fotoğraflar, ikinci durağı olan Fransa’nın başkenti Paris’te sanatseverlerle buluştu. Türkiye’de fotoğraf denildiği zaman akla gelen ilk isim olan ve 17 Ekim 2019’da 90 yaşında kaybettiğimiz Ara Güler, bir asra yakın ömrüne sayısız kare sığdırdı. Magnum fotoğrafçısı Güler’in fotoğrafları, Cumhurbaşkanlığı’nın projesiyle Londra, Paris, Roma, New York, Kyoto ve Mogadişu kentlerinde sergilenecek. 23 Nisan’da ilk durak olarak belirlenen Londra’da sanatseverlerle buluşan serginin ana temasını, Ara Güler’in çektiği İstanbul fotoğrafları oluşturuyor. Sergide ayrıca; Güler’in objektifine poz vermiş Türkiye’nin ortak değeri olan isimler ve serginin gideceği her şehre bir jest olarak o ülkeden yine Güler’in çektiği önemli portreler yer alıyor. İSTANBUL FOTOĞRAFLARINA TÜRKİYE’DEN VE DÜNYADAN ÖNEMLİ PORTRELER EŞLİK EDİYOR Doğuş Grubu Sanat Danışmanı Çağla Saraç, Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi ile Ara Güler Müzesi’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı 2018 Yılı Kültür ve Sanat Özel Ödülü’ne layık görüldüğünü ve sergi projesinin de bu ödül dolayısıyla hayata geçirildiğini ifade ediyor. Serginin ilk turunu oluşturan şehirlerin G20 Zirvesi ve Birleşmiş milletler Toplantısı gibi önemli tarihlere denk getirildiğini belirten Saraç, hem ödülün hem de Cumhurbaşkanlığı himayesinde hayata geçirilen sergi projesinin kendilerini çok mutlu ettiğini ve bu