Yerli otomobilin Gemlik inşaatı törenle başladı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Otomobili’nin Üretileceği TOGG Mühendislik, Tasarım ve Üretim Tesisleri İnşaatına Başlama Töreni’ne katıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin Otomobili’nin Üretileceği TOGG Mühendislik, Tasarım ve Üretim Tesisleri İnşaatına Başlama Töreni’ne katıldı.

Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 60 yıllık hayali gerçeğe dönüştürme yolunda tarihî bir adım atılan bir günde katılımcılarla beraber olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Türkiye’nin Otomobili’nin geçen aralık ayında tanıtıldığını, örnek modellerin kamuoyu ile paylaşıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin Otomobili sadece ülkemizde değil dünyanın birçok yerinde ses getirdi” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “60 yıl sonra bile olsa Türkiye’nin böyle bir hamleye girişmesi insanımız için nasıl umut olmuşsa içimizdeki bazı çevrelerin de âdeta kâbusu hâline geldi. Ülkemizin büyümesinden, güçlenmesinden, öz güveninin artmasından rahatsızlık duyanlar hemen yoğun bir karalama kampanyası başlattılar” diye konuştu.

Hayatlarında ülke ve millet hayrına bir tek çivi dahi çakmamış olanların koro hâlinde iftira üretme yarışına koyulduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 83 milyonun sevincine ortak olmak yerine menüsünden, başlatma tuşuna kadar komik gerekçelerle projede açık arandığını ifade etti.

“Otomobilin kaputu da farı da varmış” manşetleri atanların aslında kendi seviyelerini, cahilliklerini ortaya koyduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm çabalara, araştırmalara rağmen projeye kusur bulamadıklarını anlattı.

Milletin her bir ferdinin, Türkiye’nin gücünü ve üretim kapasitesini temsil eden bu projeyi sahiplendiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yıllardır içeriden ve dışarıdan sabotajlara maruz kalmış bir hayalin gerçeğe dönüşmesi karşısında milyonlarca yürek yeniden heyecana kapıldı. Biz de milletimizin bu beklentilerini boşa çıkarmamak için koronavirüs salgınına rağmen gece gündüz demeden çalıştık, çabaladık. Tüm dünyanın yatırımlarını durdurduğu veya askıya aldığı bir dönemde Türkiye olarak sağlıktan ulaşıma, tarımdan sanayi, enerji, çevreye kadar her alanda projelerimize hız verdik. Salgın döneminde hizmete aldığımız hastaneler, barajlar, sulama tesisleri, millet bahçeleri, ulaşım yatırımları eser ve hizmet siyasetimizin yeni nişaneleri olarak ülkemizin dört bir yanında yükselmiştir” diye konuştu.

“BUGÜN SALGINA RAĞMEN DEVASA BİR PROJEYİ HAYATA GEÇİRMENİN HAKLI GURURUNU YAŞIYORUZ”

Temeli atılan Türkiye’nin Otomobili Fabrikası’nın bu yatırım zincirinin altın halkası olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün sadece bir yatırıma başlamanın sevincini değil, salgına rağmen devasa bir projeyi hayata geçirmenin haklı gururunu yaşadıklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün inşaatına başlanacak tesisin sadece bir fabrika olmadığını, insanların zihnindeki fabrika algısını kökten değiştirecek, içinde farklı tesislerin olacağı devasa bir üretim kompleksi olacağını kaydetti.

Millî otomobillerin üretim öncesinden, üretim sonrasına kadarki tüm süreçlerinin buradan idare edileceğini, TOGG tarafından üretilecek tüm otomobillerin Ar-Ge’si, tasarımı ve seri üretiminin bu tesislerde yapılacağını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, test ve müşteri deneyim parkıyla da fabrikanın doğrudan vatandaşlara hizmet edeceğini, çocukların ve gençlerin yeni teknolojilerle burada tanışacağını söyledi.

Tesiste çevre hassasiyetinin de en üst düzeyde tutulduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üretim ve fabrikanın inşasında kullanacağımız çevre dostu teknolojilerle bu alanda çıtayı daha da yükseğe taşıyoruz. Büyük, güçlü ve yenilikçi ülke vizyonumuzun sembollerinden biri olacak bu eserin genç kuşaklara da ilham aşılayacağına inanıyorum” sözlerine yer verdi.

“DÜNYADA BÜTÜN BAŞARILARIN ARKASINDA AZİM, CESARET VE MÜCADELE VARDIR”

Projede emeği geçenleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Dünyada bütün başarıların arkasında azim, cesaret ve mücadele vardır. Unutmayalım başarıya giden yol çoğu zaman engellerle, mayınlarla, sabotajlarla, hatta ihanetlerle doludur. Türkiye’nin bir asra yaklaşan kalkınma mücadelesinde bunların hepsi fazlasıyla yaşanmıştır. Ülkemizin özellikle ekonomide, üretimde, sanayide, finansta, dış politika ve güvenlikte bağımsızlığını sağlamaya dönük tüm hamleleri gizli bir elin müdahalesiyle hep engellenmiştir. Nuri Demirağ’ın uçak fabrikası, Nuri Killigil’in modern silah ve cephane fabrikası, merhum Erbakan Hocamızın gümüş motor projesi birileri tarafından hep sabote edilmiştir. Otomotiv sanayinde ülkemizin önünde yeni bir yol açacak Devrim Otomobili girişimi de son derece basit sebeplerle rafa kaldırılmıştır. Rahmetli Erbakan Hocamızın ifadesiyle Türkiye’nin şeftali yerine motor üretmek istemesi daima birilerini endişelendirmiştir. Tasarlayan, geliştiren, üreten ve ürettiğini tüm dünyaya ihraç eden bir ülke idealimiz maalesef bir türlü gerçeğe dönüşmemiştir. ‘Başaramayız, üretemeyiz, üretsek de satamayız.’ diyen korku lobisi Türkiye’yi dışa bağımlı kılmak için her seferinde harekete geçmiştir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Devrim Otomobili’nin hazin hikayesini ve 1961 tarihli Otomotiv Sanayii Kongresi’ni hatırlatarak, kongreye ilişkin anekdot paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devrim Arabaları en başından itibaren öksüz kalmış, basın, bürokrasi ve siyasette güçlü uzantıları olan ithalatçı lobi tarafından basit gerekçelerle devre dışı bırakılmıştır. Türkiye’nin Otomobili’ni tanıttığımızda bizi eleştiren gazetelerin hemen hepsi 60 yıl önce de kalemşörleriyle Devrim Arabalarına aynen bu şekilde saldırıyorlardı” ifadelerini kullandı.

“BİZ TÜRKİYE’NİN POTANSİYELİNE İNANIYORUZ”

“Denizin dibinden inci çıkarmak isteyen vurgun yemeyi göze almalıdır” sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Ülkemizin bekası, milletimizin huzuru için kefenimizi giyerek çıktığımız bu kutlu yolda biz de vurgun yemeyi göze aldık ve alacağız. Son 18 senede neleri başardıysak sabotajlara, engelleme girişimlerine, tehditlere rağmen başardık. Attığımız her adımda paradan para kazanmaya alışmış tufeylilerin, krizden ve kaostan beslenen asalakların direnişiyle karşılaştık. Sadece vesayet odaklarıyla, bürokratik oligarşiyle, idare-i maslahatçı zihniyetle değil, aynı zamanda 80 senedir Türkiye’nin başına musallat olan ‘istemezükcü’ lobiyle de mücadele ettik. Nuri Demirağ, Vecihi Hürkuş, Nuri Killigil gibi vatan, millet âşıklarının projelerini sabote edenler, bizim çalışmalarımıza da mani olmaya çalıştı.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bayraktar İnsansız Hava Araçlarının hangi zorluklardan geçerek bugünlere geldiğine bizzat şahitlik ettiğini belirterek, hava araçlarının vatan savunması ve terörle mücadeledeki başarılarının altını çizdi.

Devletin hazinesinin de maliyesinin de bu işi bitirmeye yeterli olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “CHP’nin takoz siyasetine rağmen, sonuçta ülkemizi sanayiden üretime, sağlıktan millî teknolojiye kadar her alanda hayalleriyle buluşturduk. Çünkü biz bu ülkeye bu millete güveniyoruz. Biz Türkiye’nin potansiyeline, tarihi şanlı destanlarla dolu Türk milletinin zorluklar karşısındaki mücadele azmine inanıyoruz. Biz, fırsat verildiğinde insanımızın neleri başaracağını yakinen biliyoruz. Her zaman söylüyorum. Bugün Bursa’dan yine söylüyorum. Biz ‘İman varsa imkân da vardır’ şiarıyla hareket ediyoruz” şeklinde konuştu.

“ARACIMIZI 2022 YILININ SON ÇEYREĞİNDE BANTTAN İNDİRMEYİ PLANLIYORUZ”

Anketlerde milletin bu projeyi destekleme oranının yüzde 95’in üzerinde olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: “Bu tablo, hem bizim hem de bu işe gönül veren ekibin motivasyonunu daha da artırıyor. Salgın döneminde bir yandan fabrika inşaatına başlamak için tüm süreçleri tamamlarken, diğer yandan da 78’i Türkiye’de yerleşik firmalardan oluşan tedarikçi seçimlerinin yüzde 93’ünü tamamladık. Çin’de dış tasarım, Avrupa Birliği ülkelerinde ise iç ve dış tasarımımızın tescil işlemleri bitti. Rusya, Güney Kore, Japonya ve Amerika’daki tasarım tescil süreçleri devam ediyor. Kullanıcı araştırmaları ve mühendislik çalışmalarının tümü yine planlanan takvim çerçevesinde gerçekleşti. Bugün ise ‘Bismillah’ diyerek tesisimizin inşaatına inşallah birlikte başlıyoruz. Burası Bursa. Çok önemli bir yer. Sadece Yeşil Bursa değil, burası payitaht Bursa. Fabrikayı 18 ayda tamamlamayı ve aracımızı 2022 yılının son çeyreğinde banttan indirmeyi planlıyoruz. Böylece Avrupa’nın, doğuştan elektrikli ilk ve tek SUV modeli Türkiye’den yola çıkacak. Üretime geçtikten üç yıl sonra, binek otomobillerde ülkemizde en yüksek yerlilikle üretilen tek marka, Türkiye’nin Otomobili olacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, fabrika alanında 4 binin üzerinde vatandaşın istihdam edileceğini, dolaylı istihdam da düşünüldüğünde bu sayının çok daha fazla olacağını kaydetti.

“TÜRKİYE’NİN OTOMOBİLİ PROJESİ’NDEN HEP BİRLİKTE ALNIMIZIN AKIYLA ÇIKACAĞIZ”

Bölgedeki üniversitelerle iş birliği hâlinde sanayii kuruluşlarına nitelikli iş gücü kazandıracaklarının da altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tedarikçiler arasında daha önce büyük üretici için çalışmamış filiz girişimciler bulunduğunu, kendini TOGG ile ispat edecek bu şirketlerin, küresel tedarikçi olma potansiyeline sahip olduklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geri görüş kameralarında bir dünya markası çıkarabileceğimiz gibi, akıllı yaşam teknolojilerinde çığır açıcı işler Türk firmalarından çıkacaktır hiç endişe duymuyorum” dedi.

“Türkiye’nin Otomobili’nin alametifarikası elektrikli olmasıdır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Lityum, elektrikli otomobillerin bataryalarının hızlı şarj olmasını, ömrünün ve kullanım mesafesinin özellikle de uzamasını sağlar. Eti Maden İşletmemiz, bor kaynaklarından lityum üretilmesi için iki, üç yıldır Ar-Ge faaliyetleri yürütüyor. Projeyle rafine bor üretimi sırasında ortaya çıkan atıklar geri kazanılarak lityum üretilecek. Pilot üretim tesisinin projesini tamamladık, inşallah haftaya montaja, yılsonunda ise üretime başlıyoruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah, pek çok işimizden olduğu gibi, Türkiye’nin Otomobili Projesi’nden de hep birlikte alnımızın akıyla çıkacağız. Bu hayali gerçekleştirmek için yola çıktığımızda özel sektörün koordinasyonunu sağlama görevini Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğimize vermiştik. Bu kurumumuzun öncülüğünde bir araya gelen babayiğitler, hamdolsun işi bu noktaya kadar getirdi. Kendilerini bir kez daha şahsım, milletim adına gönülden tebrik ediyor, inşallah gerisini de aynı azim ve kararlılıkla yürüteceklerine inanıyorum” sözlerine yer verdi.

“SAHADAN ALDIĞIMIZ BİLGİLER EKONOMİDEKİ CANLANMAYI GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE TEYİT EDİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, koronovirüs salgınına da değinerek salgının yaralarını sarmaya başladıklarını, verdikleri destekler sayesinde ekonominin çok hızlı bir toparlanma sürecine girdiğini söyledi.

Türkiye’nin mayıs ayında küresel ölçekte en hızlı toparlanan ilk üç ülkeden birisi olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu performansla Amerika, Çin, Almanya, Güney Kore ve Rusya gibi ülkeleri de geride bıraktık. Tabii biz sadece endekslere bakarak konuşmuyoruz. Sahadan birebir aldığımız bilgiler de ekonomideki canlanmayı güçlü bir şekilde teyit ediyor. Verilerimize göre, ilk altı ayda sanayi siciline yaklaşık 7 bin işletme kaydoldu, yani üretime başladı. İstanbul, Bursa, Ankara, Konya ve İzmir başta olmak üzere yurdun dört bir yanında yeni işletmeler faaliyete geçti. Sadece haziran ayında ise bin 421 yeni sanayi işletmesi kuruldu. Bu sayı, geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 91’lik bir artışa tekabül ediyor” bilgisini paylaştı.

Yılın ilk yarısında sadece Organize Sanayi Bölgelerinde 606 üretim tesisinin faaliyete geçtiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, gıdadan kimyaya, mobilyadan makine imalatına varıncaya dek farklı sektörlere odaklanan bu fabrikalar için özel sektörün 9 milyar liraya yakın yatırım yaptığını kaydetti.

Haziran’da düzenledikleri 859 yatırım teşvik belgesiyle teşvik tarihindeki aylık belge rekorunu kırdıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özel sektörün 84 milyar liralık sabit yatırımı için teşvik belgesi verdik. Bu yatırımlar tamamlandığında 129 binin üzerinde vatandaşımıza yeni iş imkânı doğacaktır” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırımı, üretimi, yenilikçiliği, girişimi ve istihdamı çok farklı teşvik mekanizmalarıyla desteklediklerini dile getirerek, canlanmanın kalıcı hâle gelmesinde özel sektöre de sorumluluklar düştüğünü söyledi.

Reel sektörden üretime, ihracata, katma değeri yüksek ürünlere odaklanmalarını isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Günümüzün ihtiyaçlarını karşılayan ürünler üretmenin yanı sıra özellikle geleceğin taleplerini belirleyen yenilikçi projelere de yoğunlaşmanızı bekliyoruz. Tek sermayesi bu millete karamsarlık aşılamak olan şeamet tellallarına lütfen kulak asmayın” uyarısında bulundu.

“TÜRKİYE BÜYÜK VE GÜÇLÜ BİR ÜLKEDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye; tarihiyle değerleriyle coğrafyasıyla beşeri sermayesiyle üretim kapasitesiyle büyük ve güçlü bir ülkedir. Biz çalışırsak, gayret gösterirsek, devlet-millet olarak sırt sırta verirsek, Allah’ın izniyle aşamayacağımız hiçbir zorluk yoktur. Devrim Arabalarından tam 60 yıl sonra gerçeğe dönüştürdüğümüz başarı hikâyesi, bunun en güzel örneğidir. ‘Devrim Otomobili’ni’ müzeye mahkûm edenler, ‘Devrin Otomobili’nin’ yollarımızda kullanılmasına mani olmayacaklardır. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin Otomobili’nin hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, projenin bu aşamaya ulaşmasında emeği ve katkısı olan herkesi tebrik ederek; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu ve yönetimine, projeye yüreğini koyan babayiğitlere, gecesini gündüzüne katarak projenin bugünlere gelmesini sağlayan TOGG ekibine teşekkürlerini sundu.

Bu alandaki büyük beklentileri hayata geçireceklerine inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini “İnşallah bizler de projenin tüm saflarında yanınızda olmaya, sizleri desteklemeye devam edeceğiz. Mevla’m yolumuzu, bahtımızı açık etsin” diyerek tamamladı.

Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a; Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ve TOBB ve TOGG Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu tarafından yerli otomobilin maketi hediye edildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın beraberindekilerle “Ya Allah, Bismillah. Hayır olsun” diyerek butona basmasıyla fabrika temeline ilk beton döküldü. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve katılımcılar aile fotoğrafı çektirdi.

TOKİ Haber
TOKİ Haber

“Çevre Ajansının hedefi dışarıdan gelecek atıkların ortadan kaldırılmasıdır”

TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Muhammet Balta, Çevre Ajansının kurulmasıyla dışarıdan gelecek atıkların tamamen ortadan kaldırılmasının hedeflendiğini söyledi.
TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Muhammet Balta, Çevre Ajansının kurulmasıyla dışarıdan gelecek atıkların tamamen ortadan kaldırılmasının hedeflendiğini söyledi. Komisyon Başkanı Balta, Çevre Ajansının Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin tümü üzerindeki görüşmelerde milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Balta, Türkiye Çevre Ajansının, çevre kirliliğini önlemek ve yeşil alanların korunmasına, iyileştirilmesine ve geliştirilmesine katkı sağlamak, ulusal ölçekte depozito yönetim sistemi kurulmasına, işletilmesine, izlenmesine ve denetimine yönelik faaliyetlerde bulunmak üzere kurulmasını amaçladıklarını belirterek, çevre etiket sisteminin oluşturulması, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hariç çevre etiketi adı altında herhangi bir faaliyetin yürütülmemesinin amaçlandığını ifade etti. Poşetlerin ücretli hale gelmesiyle Türkiye’de poşet kullanımının yüzde 80 azaldığını kaydeden Balta, hedeflerine ulaşmak için Depozito Yönetim Sistemi ile birlikte, plastikleri atıktan çıkarıp ekonomiye kazandırmak ve çevre kirliliğini azaltmak için Türkiye Çevre Ajansını kuracaklarını dile getirdi. “Plastik ve ambalaj atıklarının çevresel kirliliğin oluşmasını engelleyeceğiz, diğer taraftan da ekonomiye kazandırıp çevresel sorunları çözmüş olacağız” diyen Balta, yerel yönetimlere de bir kolaylık sağlanacağının altını çizdi. Türkiye Çevre Ajansının yönetim kurulu üyelerinin konusunda uzman 4 yıllık fakülte mezunu kişilerden oluşacağını bildiren Balta, “Hem Sayıştay hem TBMM denetimine açık olacak” dedi. Çevre Ajansı Başkanının çift maaş alıp almayacağı yönündeki bir soruyu Balta, “Şu anda bir önerge var, düzeltiliyor. Tek maaş olacak. Çift görevi olan

Enerjide acele kamulaştırma kararları

Türkiye'nin çeşitli illerinde gerçekleştirilecek enerji projeleri için bazı taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verildi.
Türkiye’nin çeşitli illerinde gerçekleştirilecek enerji projeleri için bazı taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verildi. Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı kararları Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre, Gürsögüt barajı ve hidroelektrik santralinin yapımı kapsamında Ankara’nın Beypazarı ve Poliatlı ilçeleri ile Eskişehir’in Mihalıççık ilçesinde belirlenen taşınmazların, tapuda hazine adına tescil edilmek üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından acele kamulaştırılmasına karar verildi. Öte yandan Manisa ve Zonguldak’ta gerçekleştirilecek enerji nakil hatları için bazı taşınmazlar Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırılacak. Bu kapsamda Manisa’daki Tırazlar Kök Çanakçı Kök Enerji Nakil Hattı, Paşatımarı-1 ve Paşatımarı-2 Kök Çevre Hatları İrtibatı Enerji Nakil Hatları, Ilgın Kök Çevre Hatları İrtibat Enerji Nakil Hattı ile Zonguldak’taki Karasu Kök-Sabunlar Köyü Branşmanı Enerji Nakil Hattı’nın yapımı amacıyla söz konusu güzergahlara isabet eden taşınmazlarda pilon ve trafo yerlerinin mülkiyet şeklinde, hat emniyet sahalarının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle acele kamulaştırılması kararı alındı.

Rize-Artvin Havalimanı’nda altyapı çalışmalarının yüzde 85’i tamamlandı

Rize Valisi Kemal Çeber, Rize-Artvin Havalimanı'nın altyapı çalışmalarının yüzde 85 oranında tamamlandığını açıkladı.
Rize Valisi Kemal Çeber, Rize-Artvin Havalimanı’nın altyapı çalışmalarının yüzde 85 oranında tamamlandığını açıkladı. Rize-Artvin Havalimanı inşaatında incelemelerde bulunan Vali Çeber, yüklenici firma yetkililerinden çalışmalar ve son durum hakkında bilgi aldı. Pandemi sürecinin her şey gibi havalimanı inşaatını da etkilediğini söyleyen Çeber, “Projede pek çok aşama bulunmakta ve bu aşamalar zincir halkaları şeklinde birbiri ile bağlantılı. Bu doğrultuda atılan her adım bir sonraki süreci de etkilemekte. Geldiğimiz noktada burada çalışan tüm arkadaşlarımız gerekli hassasiyeti göstererek projenin başarılı bir şekilde sorunsuzca ilerlemesini sağladılar” dedi. Rize-Artvin Havalimanı dolgusunda zaman zaman 27-28 metre derinlikte deniz dibi akıntılarıyla mücadele edilerek dolgu yapıldığına işaret eden Çeber, çok özel teknikler uygulanarak çalışmaların devam ettiğini aktardı. Çeber, pandemi sürecinde öncelikle insan sağlığı ve can güvenliğine önem verdiklerini belirterek, şöyle devam etti: “İnşaat sözleşmesi 2022 yılı sonu itibarıyla yapılmıştı ama biz bu yıl sonunda bitirmeyi hedeflemiştik. Yeni pandemi tedbirleri ile birlikte 2021 yılı temmuz ayında açmayı hedefliyoruz. Şu anda geldiğimiz aşama altyapı inşaatlarında yüzde 85’lerdeyiz. Havalimanı inşaatının yüzde 90’dan fazlası altyapı inşaatı. Bir anlamda dolgu inşaatı. Üzerindeki inşaatlar havalimanı inşaatımızın yüzde 10’unu oluşturuyor. Üstyapı anlamında da yüzde 15’lere geldik.” Havalimanında yıllık 3 milyon yolcu kapasitesine ulaşmanın hedeflendiğini dile getiren Çeber, bu hedefe ulaşacaklarına inandığını kaydetti. Vali Çeber, son bir