M. Sinan: Tarihsel ve Muhayyel

İstinye Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Uğur Tanyeli'nin "Mimar Sinan: Tarihsel ve Muhayyel" isimli yeni kitabı Metis Yayınları tarafından yayımlandı.
M. Sinan: Tarihsel ve Muhayyel

İstinye Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Uğur Tanyeli’nin “Mimar Sinan: Tarihsel ve Muhayyel” isimli yeni kitabı Metis Yayınları tarafından yayımlandı.

TURGAY BAKIRTAŞ

Uğur Tanyeli, Türkiye’de mimari, mimarlık, kent ve şehir planlaması üzerine yalnızca alanın disipliniyle sınırlı kalmayan, ele aldığı konulara çok geniş ve farklı perspektiflerden bakan bir isim. Bu zengin bakışını yazınsal üretimine de yansıtan Tanyeli, titiz bir emeğin ürünü olarak ortaya çıkan ve Metis Yayınları etiketiyle okurla buluşan son kitabı “Mimar Sinan: Tarihsel ve Muhayyel”de, mimarlık tarihine bakışta ortaya çıkan tüm problemleri Mimar Sinan’ı merkeze alarak tartışıyor ve yeni yaklaşımlar öneriyor.

Tanyeli’nin deyişiyle, “Bu kitap bir Mimar Sinan monografisi değil.” Çünkü zaten bu alanda yapılmış çok sayıda nitelikli çalışma var. Tanyeli’nin ortaya koyduğu bu metnin asıl ve öncelikli derdi, Mimar Sinan’a yönelik popülist, tarihçilikle uzlaşmayan ve pek tartışılmayan meseleleri gündeme getirmek. Tanyeli’ye göre tarihsel bir figürü mitleştirmek ve ona sahip olduğundan çok daha büyük anlamlar yüklemek, onun gerçekliğini örten bir perde vazifesi görüyor. Bu bağlamda, Mimar Sinan’ı ve eserlerini eleştirel bir yaklaşımla, efsanelerden arınmış biçimde yeniden ele alıyor yazar.

Popüler dilin karanlıkta bıraktığı noktaları aydınlatmaya ve doğrusuyla yanlışıyla “hakiki” bir portre sunmaya çalışıyor. Bu çabasını da kitaba yazdığı ön sözde şu cümlelerle dile getiriyor: “Sinan’ın 20. yüzyılda yeniden kurulan ‘modern’ olarak nitelenebilir şöhreti, onu historiyografik bir sükûnetle yazılamaz kılan en önemli etmen. Sorun şu ki onun şöhretini de aynı dönemde yazılan historiyografik çalışmalar inşa etti. Özetle, şöhret tarihyazım pratikleriyle kurulur, ama bir kez tesis edildikten sonra aynı şöhret o kişiyi taşlaştırır ve ikonlaştırır. O öylesine bilindik, öylesine yüce, hatta kutsal bir figürdür ki artık olağan bir insanın ve yaşadığı dönemin sınırlılıklarına, yanlışlarına, açmazlarına sahip olamaz.”

Kitap, uzunca bir girişin eşlik ettiği dört ana bölümden oluşuyor: “16. Yüzyıl Osmanlı Mimarlığı: Sinan’ın Bağlamı”, “Tarihsel: Osmanlı Sinan”, “Muhayyel: Çağdaşımız Sinan”, “Metodolojik Bir Deneme: Sinan’ı Olağanlaştırmak”.

Tanyeli bu bölümlerde Mimar Sinan’ı hem yaşadığı devrin gerçekleriyle, hem mimarlık tarihi içindeki konumuyla, hem de günümüzde inşa edildiğini söylediği “muhayyel” yaklaşımlarla birlikte ele alıyor. Kitap, yazarının da söylediği gibi bir Mimar Sinan monografisi değil ama onun sahip olduğu değere de savaş açmıyor; bugün bildiğimiz ama geçmişte bilinmeyen/mevcut olmayan imkânlar, düşünceler, teknikler ışığında gerçekle bağını koparmamış bir tarihsel anlatının nasıl inşa edileceğinin yollarını arıyor. Bu yönüyle çok ses getireceğine, tartışılacağına ve geçmişe yönelik modern bakışın sorgulanmasına yol açacağına şüphe yok.

Yazar: Uğur Tanyeli

Yayınevi : Metis Yayıncılık

Sayfa Sayısı : 544

Ebat : 13,5 x 21